17 Ocak 2017 Salı
  • Altın147,316
  • BIST82.391
  • Dolar3,7666
  • Euro4,0271
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6494
  • İstanbul8 °C
  • Ankara2 °C
  • İzmir9 °C
  • Konya4 °C
  • Adana15 °C
  • Antalya11 °C
  • Diyarbakır9 °C
  • Bursa9 °C
  • Kayseri4 °C
  • Kocaeli10 °C
  • Şanlıurfa11 °C
  • Gaziantep9 °C
  • İçel16 °C
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI!
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Saftirik' bir ülke değiliz
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Türkiye'nin 'saftirik' bir ülke olmadığını söyledi.
'Saftirik' bir ülke değiliz
21 Mart 2012 / 15:43 Güncelleme: 21 Mart 2012 / 15:48

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Türkiye'ye Suriye'ye girme konusunda ''gaz verenler''in olabileceğini belirterek, ''Biz 'saftirik' bir ülke değiliz, kimsenin sözüyle de bir ülkeye askeri harekat falan yapacak değiliz. Sayın başbakan 'Bıçak kemiğe dayandı, yapılması gereken yapılacak' derken birilerinin aklına askeri harekat gelebilir. Ancak bugünkü dünyada yumuşak güç, silahlı güçten çok daha etkilidir. Türkiye bunu sonuna kadar kullanıyor'' dedi. 

Çelik, Aydın Üniversitesi'nde düzenlenen ''Bürokratik Cumhuriyetten Demokratik Cumhuriyete'' konulu konferansın ardından öğrencilerin sorularını yanıtladı.

''Suriye'deki olaylar konusunda ne söyleyeceksiniz '' sorusuna Çelik, şöyle cevap verdi:

''Türkiye'ye 'aman girelim' diye gaz verenler olabilir. Biz 'saftirik' bir ülke değiliz, kimsenin sözüyle de bir ülkeye askeri harekat falan yapacak değiliz. Sayın başbakan 'Bıçak kemiğe dayandı, yapılması gereken yapılacak' derken birilerinin aklına askeri harekat gelebilir. Ancak bugünkü dünyada yumuşak güç, silahlı güçten çok daha etkilidir. Türkiye bunu sonuna kadar kullanıyor. 'Bize ne Suriye'den' diyebilir birileri. Bizim hemen bitişiğimizde bir ev var. Evin sahibi olan deli, ben evimi yakıyorum derse 'bana ne' diyebilir misiniz  O ev yanarsa, benim evime sıçrama ihtimali yüzde 1500'dür. Dolasıyla 'bu ev benimdir, istediğim gibi yakarım' diyemezsiniz. Sonuçta evini yakan Beşşar Esad'ın çıkardığı yangından benim ülkeme sıçramalar şimdiden başladı. Dün itibariyle 17 bin sınırına dayandı. Bu 170 bin de daha fazla da olabilir. Ancak biz onların hepsine insani yardım yapıyoruz. Sadece rejim muhaliflerine değil, Beşşar Esad'ın görevlendirdiği kamu görevlileri de bize sığınıyor, onlara da can güvenliği sağlıyoruz. Bizim Beşşar Esad ve Suriye yönetimi ile ilgili antidemokratik, kendi halkına saldıran yönetimiyle ilgili derdimiz var ama bizim Suriye halkı ile bir derdimiz yok. Ancak Beşşar Esad'ın daha fazla dayanabileceği kanaatinde değilim.''


-''Esad'ın akıbeti ya Kaddafi gibi olacak ya da kaçıp bir ülkeye gidecektir''-


Çelik, şu an Esad'ı ayakta tutanın Rusya ve Çin olduğunu belirterek, Beşşar Esad'ın akıbeti ya Kaddafi gibi olacak ya da kaçıp bir ülkeye gidecektir. Bunu keşke baştan yapsaydı. Sayın Başbakan kendisini defalarca aradı. 'Kendi halkının değişim taleplerine kulak ver' dedi. Sürekli olarak herkesi oyaladı, gerekeni yapmadı. Suriye meselesinin bize çok büyük bir sıkıntı çıkaracak bir mesele olmadığını düşünüyorum. Bütün Arap Ligi bu konuda Türkiye gibi düşünüyor. Türkiye eskisi gibi yönlendirilen, gündemi belirlenen, sürüklenen bir ülke değil, dünyadaki yöneten ve yönlendiren iradenin çok asli unsurlarından biridir. Arap Baharı, Arap halkının diktatör yönetimlere başkaldırmasıdır. İnşallah bu coğrafyada da insan hakları ve demokrasi hakim olacak. O insanların huzuru ve mutluluğu için biz elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz'' ifadelerini kullandı.   

 

-''Demokratikleşme denince akla sadece Kürt meselesi gelmesin''-


 Çelik, ''Demokrasinin terörün çözümüne katkısı nasıl olabilir '' sorusu üzerine demokratik ve hukuk devleti olmak için Türkiye'nin atmosferine daha fazla oksijen pompalamak gerektiğini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Yeni hazırlanacak olan anayasada, 'bu ülkenin sahibi Türkler, Kürtler ya da şunlar bunlardır' demenin çok büyük bir cinayet olduğuna inanıyoruz. Bir tek vatandaşı bile dışarda bırakamazsınız. Demokratikleşme denince akla sadece Kürt meselesi gelmesin. Biz Türkiye'de demokratikleştikçe PKK ve ona bağlılar dedi ki, 'Biz kan döküyoruz bunun sonucu hak alıyoruz'. Bu hastalıklı bir ruhtur. Kürt meselesiyle ilgili bu hükümetin yaptığı açılımlar PKK ya da BDP memnun olsun diye değil, olması gereken bu olduğu ve hukuk devleti bunu gerektirdiği için oldu. Bu arada terörle mücadelede devam edecektir''diye cevap verdi.


-''Bahar sadece bir etnik grup için değil, tüm insanlık için geliyor''-


Hüseyin Çelik, Nevruz kutlamalarıyla ilgili soru soruya karşılık, Nevruz'u bayram olarak gören herkesin bayramını kutladığını belirterek, şunları kaydetti:

''BDP genel başkanı bir açıklama yaptı, 'Nevruz sadece bir günün adı değil, bir mücadelenin adıdır' diye. Bahar sadece bir etnik grup için değil, tüm insanlık için geliyor. Siz bu günü Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün temin edileceği gün olarak ilan edeceksiniz, bir kalkışma günü haline getirip polise taş atıp ortalığı yakıp yıkacaksınız, sonra da diyeceksiniz ki 'bize mani oluyorsunuz'. Polisin kimseyi dövmesini ve orantısız güç kullanmasını istemem. Ancak demokrasi her isteyenin, istediği yerde, istediğini yapması değildir. Siz başkasının özgürlüğüne engel teşkil ettiğiniz zaman sizin özgürlüğünüz biter.''


-''Afganistan halkının en büyük güvencesi askerimizdir''-


Hüseyin Çelik, bir gazetecinin ''Afganistan'da ölen bir gazetecinin değeri ne kadar ve Türk askerinin Afganistan'da ne işi var gibi eleştiriler var. Bu konuda ne söyleyeceksiniz '' sorusu üzerine de Türkiye'nin dünyanın 28 ülkesinde asker bulunduran bir ülke olduğunu dile getirerek, ''Netice olarak biz oraya muharip olarak gitmedik. Afganistan halkının en büyük güvencesi bizim askerimizdir. Oradaki askerlerimize Afgan halkı tarafından gösterilen sevginin bizzat görülmesi lazım. Siz bir dünya devleti olma iddiasındaysanız bir bedel varsa bu bedeli ödemek zorundasınız. Ben bedel derken bir maddi bedelden söz etmiyorum. 'Bizim bir askerimizin bedeli ne kadardır ' sözü soruyu soranlara aittir. Afgan halkı bizim milli mücadelemizde hanımının kolundaki bileziği verdi. Biz onlara yardım için oradayız. Bizim askerimiz, Afgan halkı ile savaşırken değil, bir kaza sonucunda düşmüştür. Buradaki bir tatbikat sırasında da olabilirdi.'' AA
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler