18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul17 °C
  • Ankara6 °C
  • İzmir17 °C
  • Konya11 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır13 °C
  • Bursa12 °C
  • Kayseri4 °C
  • Kocaeli6 °C
  • Şanlıurfa15 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel20 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Resepsiyona neden gitmedi?
29 Ekim resepsiyonu ile ilgili tartışmaların pimini çeken isimdi CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce... Katılmadı da zaten resepsiyona ve neden katılmadığını da açıkladı İşte Muharrem İnce'nin resepsiyoan katılmamasının nedeni...
Resepsiyona neden gitmedi?
30 Ekim 2010 / 08:19 Güncelleme: 30 Ekim 2010 / 08:19

CHP Grup Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, ''İki oy alanların rektör yapıldığı, hemşehrilerinden oluşturulmuş bir Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) olduğu, yeteneğin, liyakatin geri plana atıldığı bir ülkede, sadece bizden mi değil mi diye atamaları yapan, herkesin Cumhurbaşkanı olamayan Gül'ün resepsiyonuna gitmem'' dedi.

İnce, partisinin Bozüyük İlçe Başkanlığınca bir otelde düzenlenen Cumhuriyet Balosu'na katıldı. CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, Bilecik İl Başkanı Erdoğan Tüfenkçi, Bozüyük İlçe Başkanı Hüseyin Elmas ve davetlilerin de hazır bulunduğu baloda konuşan İnce, günlerdir gazete ve televizyonlarda ''Gidecek mi, gitmeyecek mi, Muharrem İnce ne dedi, ne yapacak'' yönünde haberlerin yer aldığını belirtti.

''Ben size tekrar ediyorum. Resepsiyonlara gitmem demedim ki. Ben bütün resepsiyonlara giderim ama recepsiyonlara gitmem'' diyen Muharrem İnce, şöyle konuştu:

''Bu ülkenin Çankaya Köşkü'nde Atatürk'ün koltuğunda oturanlar... Peki ben niye gitmem? Sayın Cumhurbaşkanı'nın saygıdeğer eşlerinin başı kapalı olduğu için mi asla, asla. Böyle bir problemimiz yok. Hanımefendiye de Bozüyük'ten saygılarımı gönderiyorum. Ama son HSYK atamasına, son rektör atamalarına bakarsanız... İki oy alanların rektör yapıldığı bir ülkede, hemşehrilerinden oluşturulmuş bir HSYK'nın olduğu bir ülkede, yeteneğin, liyakatin geri plana atıldığı, sadece bizden mi değil mi diye atamaları yapan, herkesin Cumhurbaşkanı olamayan Gül'ün resepsiyonuna gitmem. Bu kadar. Biz oraya gitmediysek hanımefendinin başörtüsüyle ilgili değil sorunumuz. Uygulamalarla, icraatlarla ilgilidir problemimiz. Ne yazık ki Sayın Cumhurbaşkanı, AK Parti'nin eş başkanı gibi davranmaktadır. İşte bu gerekçeyle orası bir resepsiyon değildir. O bir recepsiyon projesidir. Onun için gitmiyoruz.

Biz bugün neyi kutluyoruz, biz bugün 87 yıllık sevincin neresindeyiz? Nedir bizi bu akşam burada buluşturan? Anadolu'nun ortasında bir köylü devletinden, gençlerini savaş meydanlarında kaybetmiş, 10 milyonluk nüfustan 1 milyonu çalışabilen, yüzde 2'si okuma-yazma bilen gençleri yok olmuş; yolu, köprüsü olmayan; ordusu perişan olmuş ve Anadolu'nun ortasındaki bu köylü devletinden köy enstitülerini kuran, Sümerbank'ı kuran, üniversite reformunu gerçekleştiren, şeker fabrikalarını kuran ve bu ülkeyi modern, laik bir Cumhuriyet haline getiren bu kadrolara Allah'tan rahmet diliyoruz. Hepsine şükranlarımızı, sevgilerimizi sunuyoruz.'' 
 
''CUMHURİYET OLMAZI OLUR KILMAKTIR, İMKANSIZI BAŞARMAKTIR'' 
 
İnce, Cumhuriyetin; isyan, destan, diriliş, direniş ve tarih yazmak olduğunu belirterek, şöyle devam etti

''Cumhuriyet olmazı olur kılmaktır, imkansızı başarmaktır, hukukun üstünlüğüdür, aydınlanmadır, fırsat eşitliğidir. Bugün kamyoncunun oğlu Milletvekili Muharrem İnce, kayıkçının oğlu Başbakan Recep Erdoğan, tornacının oğlu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül... İşte bu Cumhuriyet projesinin ürünüdür, fırsat eşitliğinin ürünüdür. Cumhuriyeti yıkmak isteyenlere bile bu Cumhuriyet, milletvekilliği, bakanlık, başbakanlık hatta cumhurbaşkanlığı yolu, şansını vermiştir. Fırsat eşitliğinin bundan daha önemli bir göstergesi yoktur. Şunu sorgulamalıyız aslında; 87 yıl önce sahip olduğumuz ya da sahip olamadığımız, o kıt kaynaklarla başardıklarımıza bir bakın, bir de bugün bu kadar olanaklarımıza rağmen başaramadıklarımıza bir bakın. Hayal kırıklıklarımıza bir bakın, olumsuzluklara bir bakın. Bunları düşündüğümüzde ister istemez 90 yıl öncesiyle bugün arasında bir bağ kurmak zorundayız. Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nden yola çıkarsak şunları söyleyebiliriz; iktidar sahipleri şahsi çıkarlarını milletin çıkarlarından daha üstün görebilirler, millet fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. İşte bu durumda dahi sizin göreviniz Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatmak ve CHP'yi iktidar etmektir. Muhtaç olduğunuz ilkeler 6 okta mevcuttur.'' (A.A.)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler