YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Provokasyona gelmeyin; hepimiz kardeşiz ve öyle k
"Provokasyona gelmeyin; hepimiz kardeşiz ve öyle k
"Provokasyona gelmeyin; hepimiz kardeşiz ve öyle k
06 Ekim 2008 / 08:29 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Şemdinli'den önceki gün gelen acı haber, ülkeyi yasa boğdu. Aktütün Sınır Karakolu'nda 15 kahramanını teröre kurban veren Türkiye, şehitlerini defnederken gözyaşları sel oldu.


Kırıkkale, Eskişehir, İzmir, Erzurum, Antalya, İstanbul, Denizli, Adana, Mersin, Siirt ve Osmaniye'de ay-yıldızlı bayrağa sarılı şehitler, İstiklâl Marşı ve dualarla uğurlandı. Yüz binler, teröre en önemli mesajı verdi: "Türkiye tek yürektir. Bu vatan bölünmez."
 


Yurdun neredeyse her bir köşesine yayılan şehit cenezaleri devlet-millet kaynaşmasını da beraberinde getirdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, şehit Hasan Önal'ı Eskişehir'de son yolculuğuna uğurlarken, şehit Hasan Aygör'ün Kırıkkale'deki cenazesine Başbakan Tayyip Erdoğan ve Kara Kuvvetleri Komutanı Işık Koşaner de katıldı. Şehit cenazelerinin yanısıra ülke genelinde teröre lanet mitingleri vardı. Yüz binler, ay-yıldızlı bayraklar ve "Türk-Kürt kardeştir" sloganları eşliğinde yürüdü. En anlamlı çağrı Siirt'ten yükseldi. Halk, Jandarma Onbaşı Davut İlbaş'ı Kürtçe ağıtlarla uğurlarken, şehidin yakınları kalabalığa şöyle seslendi: "Provokasyona gelmeyin. Hepimiz kardeşiz ve öyle kalacağız."


Türkiye, 15 fidanının şehadet haberiyle sarsıldı. Şemdinli'den gelen şehit haberleri yüreklere kor gibi düştü. Gözler doldu, yürekler burkuldu, kelimeler boğazlara düğümlendi. Aktütün Karakolu'nu korumakla görevli Bayraktepe'deki birliğe yönelik hain saldırıda şehit düşen ana kuzuları için dün düzenlenen cenaze törenlerinde teröre öfke vardı. Türkiye tek yürek oldu, 'Türk-Kürt kardeştir' sloganları attı. Yüz binler, ellerinde Türk bayraklarıyla terör örgütüne lanet yağdırdı, birlik ve beraberlik mesajları verdi.


Jandarma erler Çağlar Mengü (20) ve Oktay Karakelle'nin (20) cenazeleri İstanbul'da düzenlenen askerî törenle toprağa verildi. Şehit Mengü ve Karakelle için Maltepe'deki Yusuf Ziya Üçüncü Camii'nde öğle vakti tören düzenlendi. Şehitlerin Türk bayrağına sarılı cenazeleri cami avlusuna getirildiği sırada İstiklal Marşı okundu ve tekbir getirildi. Çok geniş katılımın olduğu cenaze töreninde, 'Her Türk asker doğar', 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' 'Türkiye', 'Meclis'te PKK istemiyoruz' ve 'Kahrolsun PKK' şeklinde sloganlar attldı. Çağlar Mengü'nün cenazesi Karacaahmet, Oktay Karakelle'nin cenazesi de gözyaşları arasında Kartal Soğanlık Mezarlığı'nda toprağa verildi. Jandarma Piyade Onbaşı Muhammet Aydemir'in cenazesi, Artvin'in Borçka ilçesinde toprağa verildi. Aydemir için düzenlenen törene, şehidin ailesi, 2,5 yaşındaki kızı Nisanur ve şehit olan arkadaşının ismini verdiği 40 günlük bebeği Mert ile birlikte binlerce vatandaş katıldı.


Çok sevinçliyim, dağa çıkıyorum


Şemdinli'de şehit olan Piyade Çavuş İlhan Küçüksolak'ın cenazesi, Kocaeli'nde toprağa verildi. İlhan Küçüksolak'ın cenazesi törenin yapılacağı Çoban Mustafapaşa Camii'ne getirildi. Şehidin annesi Kadriye, babası Kemal Küçüksolak ile kardeşleri, uzun süre tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Namazın bitmesiyle şehit babası Kemal Küçüksolak kendini tutamadı ve "Islandın mı oğlum, ıslattılar mı seni?" diye feryat etti. Oğluyla en son telefonla görüştüğünü anlatan şehit babası, "Telefonla görüştüğümüz gün yukarıdaki bölüğe geçeceklerinden bahsetti. Saldırının olduğu bölüğe. Arkadaşlarının yanına gideceği için çok mutlu olduğunu söyledi. Biz de asker çok ama ateş düştüğü yeri yakıyor. Döndüğünde evlendirecektik." dedi. Erzurumlu Uzman Çavuş Cahit Yıldırım (39), memleketinde on binlerce vatandaşın katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı. Vatandaşlar sık sık tekbirler getirirken, teröre lanet okundu. Törene Sağlık Bakanı Recep Akdağ da katıldı. Jandarma Piyade Onbaşı Davut İlbaş, memleketi Siirt'te gözyaşları ve Kürtçe ağıtlarla toprağa verildi. Mezarlıkta şehidin cenazesini gören eşi Asiye İlbaş, fenalık geçirdi. Şehit yakını Ali İlbaş, Davut İlbaş'ın Türkiye'nin şehidi olduğunu ifade ederek, "Siirt şehidine sahip çıkmıştır. Kamuoyuna farklı bir şekilde empoze etmeyelim. Kürt ve Türk halkı hep kardeştir. Günümüze kadar beraber yaşadık ve kardeş olarak yaşayacağız." diye konuştu.


Piyade Er Ramazan Yeşil'in cenazesi Antalya'nın Serik ilçesinde toprağa verildi. Cenaze töreninde görevli bir jandarma er, gözyaşlarını tutamayarak hıçkırıklara boğuldu. İzmir'de toprağa verilen Jandarma Uzman Çavuş Egemen Yıldız'ın evinde de hüzün vardı. Piyade Uzman Çavuş Selçuk Can'ın (30) cenazesi, Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde toprağa verildi. Şehidi on birlerce vatandaş dualarla uğurladı.


Yaralı asker anlatıyor: Teröristler dört yandan ateş ediyorlardı


Aktütün Jandarma Karakolu'na yönelik saldırıda askerin canı pahasına mücadele ettiği ortaya çıktı. Nöbet istirahatindeki çok sayıda Mehmetçik'in, silah seslerini duyar duymaz siperlere koştuğu öğrenildi. Bu erlerden biri de Vahdettin Karacadağ'dı. Çatışmada karnından vurulan Karacadağ, o anı şöyle anlatıyor: "Çok kalabalıklardı. Dört tarafımızdan ateş açılıyordu. Mevziye giderken vurulmuşum, sonradan fark ettim."


Edinilen bilgilere göre, teröristler Aktütün Karakolu'nu yukarıdan gören Bezele ve Bayraktepe mevkilerinden saldırdı. Mehmetçik'in kayıpların önemli bir bölümünü ilk anda verdiği öğrenildi. Çatışmada yaralanan askerlerin ifadeleri de teröristlerin dört koldan saldırdığını ortaya koyuyor. Yaralı askerlerden Diyarbakırlı Vahdettin Karacadağ'ın ifadeleri çatışma anında neler yaşandığını da ortaya koyuyor. GATA'da tedavi altında bulunan 7 aylık asker Karacadağ, kendisini ziyarete gelen akrabası Ferit Şeyhan'a o anı şöyle anlatıyor: "Nöbetimi bitirdim, istirahatteydim. Saat 12.00 gibiydi. Silah sesleri duydum. Hemen mevziye koştum. Yanıma 9 el bombası aldım. Dört tarafımızdan ateş açılıyordu. Bayağı kalabalıktılar. El bombalarım bitince MG3'ü aldım. Bir süre onunla ateş açtım. Mermim bitince komutanımdan izin alarak karakola gittim. Mevziye geri dönerken vurulmuşum."


Ayaşin'de PKK kampları vuruldu


Bu arada Genelkurmay Başkanlığı, Türk Hava Kuvvetleri'ne ait uçaklarının Irak'ın kuzeyindeki Avaşin Basyan bölgesinde bulunan PKK kamplarını vurduğunu duyurdu. Açıklamada sivil halk ve yerel unsurların gözetildiğine dikkat çekildi. Ankara, Cihan


Kırıkkale'nin şehidini Başbakan uğurladı


Jandarma Uzman Çavuş Hasan Aygör'ün cenazesi, Kırıkkale'nin Keskin ilçesi Armutlu köyünde toprağa verildi. Cenaze törenine, şehit Aygör'ün ailesi, yakınları, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bakanlar, kuvvet komutanları ve binlerce vatandaş katıldı. Cenaze, tören alanına getirilirken, Türk bayrakları taşıyan vatandaşlar, terör örgütünü lanetleyen ve Mehmetçiği destekleyen sloganlar attı. Aygör'ün cenaze namazı, çevre köylerden gelen vatandaşların da katılımıyla köy meydanında kılındı. Şehit Jandarma Uzman Çavuş Hasan Aygör, köy mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi. Cenaze töreni sonrasında gazetecilerin sorularını cevaplayan Erdoğan, hudut karakollarının özellikle fizikî şartlarının çok daha güçlü hale getirilmesine yönelik çalışmaların yapıldığını söyledi. Birlik ve beraberlik mesajı veren Başbakan Erdoğan, "Olayın sadece güvenlik boyutu yok. Olayın psikolojik, sosyolojik, sosyoekonomik, diplomatik bütün boyutlarını yeniden gözden geçirip atılması gereken adımları süratle, yoğun bir şekilde atacağız. Burada en önemli şey moral değerlerin yüksek seviyede tutulması. Bu noktada hep beraber, birlik beraberlik içinde, dirliğimizi, düzenimizi güçlü kılmamız lazım. Ve bu konuda yıpratmaya yönelik değil, onarmaya yönelik neler yapabiliriz, bunu düşünmemiz lazım." açıklamasında bulundu.


Süper Kobraları da düşürmek istemişler


Aktütün Jandarma Sınır Bölüğü'ne uçaksavar ve roketlerle düzenlenen saldırının detayları da ortaya çıkmaya başladı. Teröristlerin saldırısının hemen ardından Hakkari Dağ ve Komando Tugayı'ndan bölgeye Süper Kobra helikopterler gönderildi. Ancak değişik bölgelerde 350 kadar olduğu tahmin edilen teröristlerin hava harekatını da hedef aldığı ortaya çıktı. Teröristlerin bölgeye intikal eden Süper Kobra helikopterlerini de yoğun ateş altına aldığı öğrenildi. Teröristlerin açtığı ateş Süper Kobralara isabet etmedi.


Saldırının hemen ardından Şemdinli ve Yüksekova'da görevli polis özel harekat timlerinin çatışma bölgesine gitmek istedikleri öğrenildi. Hakkari Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şubesi'ndeki polislerin müdürlerine, "Aktütün'e gidelim, hainlerle çarpışalım" dedikleri, bunun üzerine bölgedeki komutanlarla görüşülerek 'ihtiyaç varsa özel tim emrinizde' mesajının iletildiği belirtildi. Ancak ilgili komuta kademesinin operasyona katılan asker özel timcilerin sayısını yeterli görerek polisin talebini beklemeye aldıkları belirtildi.


Önceki gün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan terör zirvesinin ardından Emniyet Genel Müdürlüğü de bölgeye özel harekat takviyesi yapma kararı aldı. 18. dönem özel harekat temel eğitim kursuna katılan 550 özel harekatçı, eğitimlerini tamamladı. 550 özel timcinin bugün düzenlenecek mezuniyet töreninin ardından Doğu ve Güneydoğu illerine gönderilmesi planlandı. Mezuniyet törenine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile tüm bakanlar davet edildi. İçişleri Bakanı Beşir Atalay ile Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal'ın hazır bulunacağı törende 550 özel harekatçı devlet erkanına yenilenen eğitim alanında helikopter eşliğinde özel bir gösteri yapacak.


Hedef karakolu ele geçirmekti


Aktütün Karakolu'na önceki gün kalabalık bir terörist grubun saldırısı sonucu şehit olan askerlerin büyük kısmını karakolun güvenliğini sağlayan Bayraktepe'deki askerler oluşturuyor. Teröristlerin hedeflerinin karakolu ele geçirmek olduğu belirtildi. Aktütün Karakolu aslında bir bölük komutanlığı. Bölükte 300 ile 400 arasında asker kalıyor. Bölüğü ele geçirmek isteyen terör örgütünün ilk hedefi Bayraktepe'deki koruma mevzileri oldu. Burada askerlerimizi şehit eden teröristler, daha sonra ağır silahlarla Aktütün'e saldırdı.


Baskında kafa karıştıran sorular


Aktütün Jandarma Sınır Karakolu neden derme çatma barakalar ve çadırlardan oluşuyor?


Aktütün Karakolu daha önceki saldırılardan sonra niye taşınmadı?


Karakolda gerekli uzman asker sayısı yeterli miydi?


Mayıs ayında 6 şehit verilen baskında 6 saat karakola yardım ulaşmamıştı. Bu saldırıda da benzer şeyler yaşandı mı?


Ağır silahlarla saldıran teröristler silahları nasıl geri götürdü?


Saldırı öncesi ABD'den istihbarat bilgisi ulaştı mı? Eğer bilgi akışı sağlandıysa müdahalede neden aksaklık yaşandı?


Vatandaş provokasyona gelmedi: Türk-Kürt kardeştir, kahrolsun PKK


Hakkari'nin Şemdinli ilçesi Aktütün Sınır Karakolu'na terör örgütünce düzenlenen saldırıda şehit olan Piyade Er Davut İlbaş'ın cenazesi, Siirt'te toprağa verildi. Merkez Çarşı Camii'nde kılınan cenaze töreninin ardından İlbaş'ın cenazesi, bayraklı kortej eşliğinde Aydınlar yolu üzerinde bulunan Zevye Mezarlığı'na götürüldü. Cenazeye katılanlar, 'Türk-Kürt kardeştir', 'Kahrolsun PKK' ve 'Şehitler ölmez' sloganları atarak yürüdü. İlbaş'ın cenazesi, saygı atışının ardından defnedildi. Şehitler için Mardin'de de 'teröre lanet' mitingi düzenlendi. Binlerce vatandaşın katıldığı mitingde 'Türk-Kürt kardeştir, bizi bölen kalleştir' sloganları atıldı.


Ankara'da da saldırıyı kınayan yaklaşık 30 kişilik bir grup, soluğu Meclis'te aldı. Meclis kapısına eşleri ve çocuklarıyla birlikte gelen vatandaşlar, 'Şehitlerin ocağına ateş düşmüşken bize uyku haram." diyerek hain saldırıyı protesto etti. Grup adına açıklama yapan Turgay Güneri, "Şehitlerimizin ocaklarına ateş düştü. Bu acıyı kendi evimde, ocağımda yaşıyorum. 15 şehit varken, ben karıma sarılıp rahat uyuyamam.'' diye konuştu. İstanbul Fatih'te de yaklaşık 100 kişi, Türk bayrakları açıp, terör örgütü PKK aleyhine slogan atarak yürüdü.


PKK'nın kökü kazınacaktır


Jandarma Uzman Onbaşı Rasim Eser (23) Mersin'in Silifke ilçesinde düzenlenen törenle toprağa verildi. Cenazeye katılan Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, "Biz bir ölür, bin diriliriz. Bu devleti bölmeye kimsenin gücü yetmez. Bu şerefsizlerin kökü eninde sonunda kazınacaktır. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın." şeklinde konuştu.


Kırıkkale'nin şehidini Başbakan uğurladı


Jandarma Uzman Çavuş Hasan Aygör'ün cenazesi, Kırıkkale'nin Keskin ilçesi Armutlu köyünde toprağa verildi. Cenaze törenine, şehit Aygör'ün ailesi, yakınları, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bakanlar, kuvvet komutanları ve binlerce vatandaş katıldı. Cenaze, tören alanına getirilirken, Türk bayrakları taşıyan vatandaşlar, terör örgütünü lanetleyen ve Mehmetçiği destekleyen sloganlar attı. Aygör'ün cenaze namazı, çevre köylerden gelen vatandaşların da katılımıyla köy meydanında kılındı. Şehit Jandarma Uzman Çavuş Hasan Aygör, köy mezarlığında gözyaşları arasında toprağa verildi. Cenaze töreni sonrasında gazetecilerin sorularını cevaplayan Erdoğan, hudut karakollarının özellikle fizikî şartlarının çok daha güçlü hale getirilmesine yönelik çalışmaların yapıldığını söyledi. Birlik ve beraberlik mesajı veren Başbakan Erdoğan, "Olayın sadece güvenlik boyutu yok. Olayın psikolojik, sosyolojik, sosyoekonomik, diplomatik bütün boyutlarını yeniden gözden geçirip atılması gereken adımları süratle, yoğun bir şekilde atacağız. Burada en önemli şey moral değerlerin yüksek seviyede tutulması. Bu noktada hep beraber, birlik beraberlik içinde, dirliğimizi, düzenimizi güçlü kılmamız lazım. Ve bu konuda yıpratmaya yönelik değil, onarmaya yönelik neler yapabiliriz, bunu düşünmemiz lazım.'' açıklamasında bulundu.


Şehit cenazesinde çirkin provokasyon


Jandarma Astsubay Çavuş Hasan Önal'ın cenazesi, Eskişehir'de düzenlenen askeri törenin ardından Kanlıpınar Şehitliği'nde toprağa verildi. Cenaze törenine, şehit Önal'ın ailesi, yakınları, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bazı bakanlar ve kuvvet komutanlarının yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Önal'ın cenazesi, çirkin bir provokasyona sahne oldu. Türkiye Gençlik Birliği (TGB) bayrakları açan bir grup, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül aleyhine slogan attı. Cenaze kortejinin geçişi sırasında TGB üyeleriyle, vatandaşlar arasında arbede yaşandı. Güvenlik kuvvetleri, vatandaş ile tartışmaya başlayan kişilerin ellerindeki pankartları alarak, bölgeden uzaklaştırdı. Cumhurbaşkanı Gül'ün Anadolu Üniversitesi Havaalanı'na gidişi sırasında ise yol kenarında bekleyen bir vatandaş, slogan atması üzerine gözaltına alındı.


'Terör, sosyal projeleri engellemesin'


Aktütün Karakolu'na yapılan hain saldırının ardından yapılan yorumlar, bölgeye yönelik toplumsal projeleri de yeniden gündeme getirdi. Aydınlar, bu tür saldırıların halka yönelik açılımları engellememesi uyarısında bulunuyor. Bölgede başlatılan sosyal sorumluluk projesinin çok önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Mehmet Altan, temel hak ve özgürlükler konusunda daha çok atılım yapılmasını istiyor. Gazeteci-yazar Mustafa Akyol da, PKK'nın bölgede çatışma ortamı istediğine işaret ediyor: "Gerilimden beslenen teröre en büyük darbe dostluk ve kardeşliği korumakla vurulur."


Erdoğan: Karakollar güçlendirilecek


Başbakan Erdoğan, 9 Ekim'de olağanüstü terör zirvesi yapacaklarını bildirdi. Hudut karakollarının fizikî şartlarının güçlendirileceğini belirten Erdoğan, morallerin yüksek tutulmasını istedi. "Terör örgütü kırılma noktasına doğru gidiyor." diyen Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız da, başta Aktütün olmak üzere bazı sınır karakollarının taşınacağını açıkladı.


Irak ve ABD'ye uyarı: Sınırınıza sahip çıkın


Türkiye, Hakkari'deki saldırının ardından Irak ve ABD'ye, 'sınırınıza sahip çıkın' uyarısı yaptı. Bağdat Büyükelçisi Derya Kanbay aracılığıyla Irak Dışişleri Bakanlığı'na verilen notada, 'olayın faillerinin yakalanması ve bundan sonra benzer saldırıların tekrarlanmaması için her türlü tedbirin alınması' istendi.


Genelkurmay: Aktütün gelecek yaz taşınacak


Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız, Aktütün Sınır Karakolu'nun 2009 yazında Berçar Tepe'ye taşınacağını açıkladı. Iğsız, Derecik üçgeninde bulunan Aktütün'ün yanı sıra Umurlu, Yeşilova ve Samanlı karakolları ile İran sınırındaki Alan karakolunun araziye hakim noktalara taşınacağını da bildirdi. Orgeneral Iğsız, Genelkurmay Karargahı'nda düzenlenen basın bilgilendirme toplantısında saldırı ve ardından çıkan çatışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Terör örgütü kırılma noktasına doğru gidiyor. Bu sadece bizim düşüncemiz değil." diyen Iğsız, örgütün çıkış yolu arayışı içinde ses getirecek eylemlere yöneldiğini belirtti. Mücadelenin terör örgütüyle güvenlik güçleri arasındaki olduğunu vurgulayan Genelkurmay 2. Başkanı, "Başka şeyler karıştırılmasın. Bireysel olaylar bireysel boyutta kalmalı." dedi. Çatışma sırasında irtibat kesilen iki uzman çavuşa ulaşılamadığını belirten Orgeneral, "İki uzmanımız şehit olmuş olabilir. Aramalarımız aralıksız devam etmektedir." dedi.


Televizyonlarda Aktütün'deki çatışma ve benzeri terör olayları tartışılırken, politik ve stratejik yönlerin ele alınmasından rahatsızlık duymadıklarını; ancak bilinmeyen bir durumun taktik açıdan değerlendirilmesinin yanlışa yol açtığını söyleyen Iğsız, "Bu şehitler vazifeyi kutsal bilip, hayatlarını vermişlerdir. Onları minnetle anıyoruz." diye konuştu. Ankara, aa


PKK saldırıları sosyal projeleri engellememeli


Terör örgütü PKK'nın hain saldırıları sonucunda, artan şiddet çözümlü söylemler, endişe uyandırıyor. Bölgenin istikrarının korunması gerektiğini belirten aydınlar hükümetin başlattığı sosyal projelerden geri adım atılmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Köşe yazarı Mehmet Altan, sosyal sorumluluk projesinin çok önemli olduğunu belirtiyor. Hükümetin bölgedeki su ve yol sorununu büyük oranda çözdüğüne dikkat çeken Altan, temel hak ve özgürlükler konusunda da daha çok atılım gerektiğini, bundan geri adım atılmamasını istiyor. Altan, "Yani öyle bir sistem olmalı ki Kürt halkı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan gocunmamalı. Avrupa Birliği standartlarında temel hak ve özgürlükler yerine getirilmeli." diyor. Altan, Kürt siyasi şahinlerin, 'bu iş siyasetle değil şiddetle çözülür' söylemlerine tepki gösteriyor. Kürt sorunu konulu kitabı da bulunan köşe yazarı Mustafa Akyol da, Güneydoğu'da başlatılan projelerden geri adım atılmaması gerektiğini kaydediyor. PKK'nın bölgede gerilim ve çatışma ortamının oluşmasını istediğini belirten Akyol'un düşünceleri şöyle: "Çünkü bu gerilimden besleniyorlar. Terör örgütüne en büyük darbe, dostluk ve kardeşliği korumaktır." Hüseyin Keleş, İstanbul


'Örgütün derin kanadı silahlı çatışma istiyor'


Hakkari'nin Şemdinli ilçesi Aktütün Jandarma Karakolu'na düzenlenen hain saldırının Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)'nin Irak'ın kuzeyine sınır ötesi harekat yapabilmesini öngören TBMM tezkeresinin uzatılmasının hemen öncesinde meydana gelmesi dikkat çekti. Terör uzmanları, bölücü örgüt PKK'nın derin kanadının çözümün çatışmada aranması düşüncesine yatırım yaptığını ve tezkerenin Meclis'ten geçmesini istediğini belirtiyor. Uzmanlar PKK'nın böylece bölgedeki gerilimin sürekliliğini sağladığı belirtiliyor.


Saldırının Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un bölgeye yaptığı ziyarete cevap olarak yapıldığını ileri süren uzmanlar, "Dağlıca baskını Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bölgeye ziyaretinin hemen ardından gerçekleştirilmişti. Aktütün baskını da Başbuğ'un bölgeye gidişi ve bölge halkıyla sıcak diyaloğunun ardından gerçekleşti. Devlet ne zaman bölgede yaşayan insanlara el uzatsa, PKK ben de buradayım mesajı veriyor." değerlendirmesinde bulunuyor.


Saldırının Altınova'da çıkan olaylarla bağlantısı konusunda ise soru işaretleri hakim. Uzmanlar terör örgütünün saldırı planlamasının buna uymadığını belirtiyor. Altınova olayı bir haftadır Türkiye'nin gündeminde. PKK ise eylemlerini en erken 15-20 gün içerisinde planlıyor. Terör uzmanlarına göre örgüt böylesine bir eylemin planlanması ve stratejinin belirlenmesi için en az 15 günlük süreye ihtiyaç duyar.


Bu arada saldırının Fehman Hüseyin'in başında olduğu PKK'nın Halk Savunma Güçleri'ne bağlı teröristler tarafından gerçekleştirildiği düşünülüyor.


Zaman



GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler