29 Mart 2017 Çarşamba
  • Altın147,216
  • BIST90.182
  • Dolar3,6478
  • Euro3,9515
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5552
  • İstanbul8 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir5 °C
  • Konya1 °C
  • Adana10 °C
  • Antalya10 °C
  • Diyarbakır4 °C
  • Bursa3 °C
  • Kayseri-2 °C
  • Kocaeli-2 °C
  • Şanlıurfa8 °C
  • Gaziantep9 °C
  • İçel13 °C
MONARŞİK AVRUPA’YA DEMOKRASİ GÖTÜRECEĞİZ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Poyrazköy Davası'nda son durum
Poyrazköy Davası'nda son durum
30 Nisan 2012 20:11
''Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat'' davasında son durum...

''Kafes eylem planı'', ''Amirallere suikast'', ''Gölcük'te ele geçirilen belgeler'' ile ''ÇYDD ve ÇEV yöneticileri hakkındaki iddialar''a ilişkin dosyaların birleştiği 11'i tutuklu 85 sanıklı ''Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat'' davasında, tanık olarak dinlenilen Astsubay Hüseyin G, Gölcük'te bu davanın sanığı 2 teğmenin evinde yapılan aramada, polis kameralarının aramanın tamamını çekmediğini ve dijital verilerin kopyalanmadığını söyledi.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden duruşmada, tanık olarak dinlenilen ve sanık teğmenler Alperen Erdoğan ile Burak Düzalan'ın Gölcük'teki evinde aramaya katılan Merkez Komutanlığı inzibat görevlisi Astsubay Hüseyin G, ''Ben gittiğimde arama başlamıştı. Bazı odalardaki arama bitmişti. Bize kendisi de emekli personel olan ve aramalara tanıklık etmesi için eve çağrılan komşu haber verdi. Evde yaklaşık 20 polis vardı. Her odada aynı anda arama yapılıyordu. Daha sonra aramaların başında bulunan amire telefon geldi, Faruk Akın ve Efe Noyan'ın evinde TNT bulunduğuna dair bilgi verildi'' dedi.

Tutuksuz sanıklardan Faruk Akın'ın, ''Bizim evde arama yapılırken Merkez Komutanlığı yetkilisi var mıydı '' diye sorduğu tanık Hüseyin G, şöyle konuştu:

''TNT kalıbı bulunduğu bilgisi geldiğinde evde askeri yetkili yoktu. Biz diğer teğmenlerin evinde toplanmıştık. Merkez Komutanımız kolluğun başındaki amirle, aramaya başlamadan haber verilmemesi konusunu görüştü, kolluk yetkilisi de böyle bir zorunluluklarının olmadığını söyledi. Tutanak evde hazırlanmaya başladı ama Merkez Komutanlığı'nda imzalandı. Aceleye geldi. Bir koşuşturmaca vardı. Benim olmadığım sırada bulunan malzemelere imza attık, ilk defa başımıza böyle bir şey geldi. Daha sonraki aramalarda ise dikkat ettik, aramalara polislerle birlikte gittik.Aramaları bir kamera kaydediyordu. Aramanın tamamını çekmiyordu. Uyuşturucu paketinin bulunduğu odada ben de vardım. Memur arama yaptı sonra kameraya 'gel gel' diye seslendi. Kamera çekerken paketi tekrar çıkardı. Paketin bulunmasını görüntülemek için böyle bir şey yaptı. Ben ilk bulunuş anını görmedim ama memur 'gel gel' diye seslenince dikkatimi çekti. Dijital deliller kopyalanmadı. Bu konuyu da biz dile getirdik ama yeterli ekipmanlarının olmadığını söylediler.''

Tanık anlatımından sonra ara verilen ve öğleden sonra yeniden başlayan duruşmada söz alan bu davanın tutuksuz, ''Balyoz Planı'' davasının tutuklu sanıklarından Albay Ali Türkşen, bilgisayar yardımıyla yaptığı sunumda Poyrazköy'de yapılan kazılara ilişkin polis kamera kayıtlarını mahkeme heyetine izletti.

Türkşen, görüntülerde olan ve aramalara katılan 5 polis memurunun tanık olarak dinlenilmesini talep etti.

Feyyaz Öğütçü taleplerini yineledi

İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli ve soruşturma döneminde ev aramalarına katılan 3 polis memurunun da tanık olarak dinlenildiği duruşmada söz alan bu davanın tutuksuz, ''Balyoz Planı'' davasının tutuklu sanıklarından emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü'de, adil yargılanma ve maddi gerçeğin ortaya çıkması için, daha önceki duruşmalarda talep ettiği ve reddedilen hususların yeniden değerlendirilerek kabul edilmesini istedi.

''Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve esasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na karşı organize bir suç örgütü tarafından düzenlendiği net olan bir komplo var'' ifadesini kullanan Öğütçü, bu duruma görevde olan bazı komutanların ses çıkarmamasının kabul edilebilir olmadığını da söyledi.

Öğütçü, mahkeme heyetine, tuzak kurmayla ilgili Kur'an-ı Kerim'deki Enfal Süresi 30. Ayeti de okudu.

Duruşmada söz alan bazı sanıkların avukatlarından Murat Ergün, mahkemenin dava dosyasının uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesi talebini, yasayı yanlış değerlendirerek reddettiğini belirterek, bu davanın Askeri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nı da ilgilendirdiğini ve mahkemenin reddine gerekçe gösterdiği CMK'nın 10. maddesinin son fıkrasında, ''itiraz yolu kapalıysa uyuşmazlık mahkemesine gidilemez'' şeklinde bir ifadenin olmadığını söyledi.

Avukat Ergün, mahkemenin davanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesi talebinin reddi kararını, geri çekmesini talep etti.

İnterpol'un Gülseven Yaşer'le ilgili kırmızı bülten talebini reddettiği iddiası

Söz alan tutuklu sanıklardan Koramiral Deniz Cora da, mahkemeye sunulan 3 bilirkişi raporuna göre davaya konu 5 no'lu harddiskteki dijital verilerin sahte olduğuna dair tespitler bulunduğunu belirterek, mahkemenin bu bilirkişi raporlarını dikkate almasını, aksi taktirde 5 no'lu harddiskle ilgili yeni bir bilirkişi heyeti oluşturarak inceleme yaptırmasını talep etti.

Duruşmada konuşan, bu davayla birleşen ÇYDD ve ÇEV üyelerine ilişkin davanın firari sanıklarından Gülseven Yaşer'in avukatı Hasan Gürbüz de, müvekkili hakkında kırmızı bülten talebinin İnterpol tarafından reddedildiğine dair medyada haberlerin yer aldığını belirterek, bu hususun araştırılmasını ve doğruysa gerekçeli kararın getirtilerek müvekkili hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasını talep etti.

Bu arada duruşmayı, bu dava kapsamında kendisine suikast girişimi yapılacağı iddiaları da bulunan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit'in de izlediği öğrenildi.

Duruşmaya 2 Mayıs Çarşamba günü devam edilecek. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler