YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Polis hukuk dışına çıkmasın
Erdoğan'ın rektörlerle buluşmasını protesto eden öğrencilere polisin müdahale etmesiyle ortaya çıkan şiddet görüntüleri tepki çekti. Öğrenciler, polisler hakkında suç duyurusunda bulunurken, hukukçular ve STK temsilcileri "Polis hukukun dışına çıktı" dedi
Polis hukuk dışına çıkmasın
07 Aralık 2010 / 08:15 Güncelleme: 07 Aralık 2010 / 08:20

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Dolmabahçe Buluşmaları kapsamında rektörlerle yaptığı toplantıyı protesto etmek isteyen öğrencilere polisin müdahale etmesiyle ortaya çıkan görüntüler tepki topladı. Başbakan Erdoğan'a 'Gençliğin Gelecek Sorunu ve YÖK'teki Değişim Politikaları' başlıklı belgeyi iletmek isterken biber gazına maruz kalan ve coplanan öğrenciler, müdahale dozunu tutturamayan polis hakkında suç duyurusunda bulundu. Hukukçular ve STK temsilcileri ise "İfade özgürlüğü ve gösteri yürüyüşü en temel insan hakkıdır" diyerek kamu malına zarar verilmedikçe şiddet uygulanmaması gerektiğini ifade etti.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek ise Bakanlar Kurulu toplantısından sonra konuyla ilgili soruya şu cevabı verdi:

"Keşke bu tür görüntüler olmasa. Bazı talep, beklenti ve protestolar olabilir. Türkiye bir hukuk devletidir ve yerleşik kuralları vardır. Bu tür eylemler başkalarının huzurun kaçıracak mekanlarda değil, belirlenen yeryerde olsa sorun olmaz. Böyle fiili durumlar olunca sizin de sorularınıza muhatap oluyoruz."

TESEV Başkanı Can Paker de öğrenci hareketlerine müdahale eden polisin daha yumuşak davranması gerektiğini belirtti. "Öğrenci heyecanlıdır, farklıdır" diyen Paker, "Polis herhangi bir aşırı uç gösteriye yaklaşır gibi öğrenci eylemlerinde tavır alırsa bu doğru olmayacaktır" dedi.

 

İçişleri Bakanı müdahale etmeli

Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahit Bıçak, gösteri yapmanın en temel fikir beyanı olduğunu belirterek, "Barışçıl gösteri yapmak için herhangi izin gerekmez. İzinli veya izinsiz barışçıl gösteri yapanlar demokratik bir hak kullanıyorlar. Kamu mallarına zarar vermedikçe güç ve şiddet kullanımı olmamalıdır. Güç kullanımı ilk olarak orantılı olmalıdır. Burada direnç yok. Polisin tavrı hukuki çerçeve dışına taşmıştır. Aslında bu konuda polis çok ciddi eğitim de alıyor" diye konuştu.

Bıçak, 1 Mayıs'tan bugüne kadar polisin bu denli güç kullanımına gitmediğini ifade ederek, gösteri sırasında gaz sıkılmasının abartılı bir müdahale olduğunu söyledi. Bu tür sıkıntıların önüne geçilmesi gerektiğini kaydeden Bıçak, şöyle konuştu: "İçişleri Bakanı gaz kullanımına yönelik genelge yayınlaması lazım. İfade özgürlüğüyle ilgili eylemlerde gaz kullanımı yasaklanmalı. İkinci olarak bu konu İnsan Hakları Komisyonu'nda gündeme gelmelidir. Aksi takdirde polisin tavrı onaylanmış olacaktır."

 

Polisin inisiyatif alması gerekir

İHD İstanbul Şube Başkanı Abdülbaki Boğa ise bu tür olaylarda sürekli 'orantısız güç' tartışmasının söz konusu olduğunu ifade ederek, "Sonuçları ağır olan bir müdahale oldu. Bu olayla polisin öğrencilere karşı kin ve nefretle yaklaşması söz konusu. Öğrenciler demokratik bir şekilde haklarını kullanmışlardır. Polis olaya daha iradeli yaklaşabilirdi. Onlar bizim çocuklarımız sonuçta" diye konuştu. Bu tür olaylarda polisin inisiyatif alması gerektiğini sözlerine ekleyen Boğa, şöyle devam etti: "İlla ki hükümet tarafından 'Polis şiddet uygulamasın' denmesi mi gerekiyor? Başbakan'ın ocak ayında öğrencilerle görüşecek olması da Başbakan'ın bir art niyeti olmadığını gösteriyor."

 

Aşırı güç kullanan kurum değil birey

Polis Akademisi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. İdris Bal, Ankara, Eskişehir veya başka bir ilden binlerce kişinin geleceği istihbaratı alındıysa ve ciddi bir huzursuzluk çıkarılacağı öğrenildiyse, polisin görevinin bunu engellemek olduğunu söyledi. Bal, "Yetkisini kullanırken yanlış yapan, aşırı güç kullanan kurumdan bahsetmiyoruz, bireylerden bahsediyoruz" dedi. Yanlış yapanların hukuksal denetime açık olduğunu dile getiren Bal, "Herkes hesabını vermelidir. Polis sadece bir olay çıktıktan sonra onun peşinden koşmaz aynı zamanda önleyici misyonu vardır. Polis önleyici misyonunu yerine getiriyor" dedi.

 

Anayasal hakkımızı kullanamadık

Protestocu grupta yer alan ve müdahale sırasında yerde tekmelenirken görüntülenen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi öğrencisi Işıl Kurt, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Kabataş'ta buluşup Başbakanlık Ofisi önünde açıklama yapmak, Başbakan'a 'Gençliğin Gelecek Sorunu ve YÖK'teki Değişim Politikaları'nı anlatan dosyayı iletmek istedik. Kendilerine eylem yapmanın anayasal hak olduğunu söyledik. Ancak sert müdahaleye uğradık. Çok yakın mesafeden biber gazı kullandılar, göz gözü görmüyordu. Yaka paça gözaltı minibüsüne götürürken kafamıza vurdular. Araç içinde darp edildim." (Yeni Şafak)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler