YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Paralel Yapı Bediüzzaman'ın yolundaysa neden kaçıyor?
Araştırmacı - Yazar Said Alpsoy, Koza-İpek Grubu'na kayyum atanmasından önce ve sonra Paralel Yapı'da başlayan kaçış hareketi hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı. Alpsoy, Bediüzzaman ve Paralel mensupları arasındaki farkı da ortaya koydu.
Paralel Yapı Bediüzzaman'ın yolundaysa neden kaçıyor?
31 Ekim 2015 / 05:36 Güncelleme: 31 Ekim 2015 / 07:23

Gözden Kaçanlar programında Kanal A Yayın Koordinatörü Fahrettin Damga'nın konuğu olan Gazeteci-Araştırmacı Yazar Said Alpsoy, Paralel Yapı'nın neden kaçtığını ahlak anlayışı çerçevesinde izah etti.

Alpsoy, Paralel Yapı ve örnek aldıklarını söyledikleri Bediüzzaman'ın arasındaki çarpıcı fark ve tespitleri örnekler üzerinden açıkladı.

İşte Said Alpsoy'un o açıklaması:

Paralel Yapı'nın ahlak anlayışı ne?

"Ben var oluşsal olarak Paralel Yapı deyince şu üç kavrama dikkat çekmek istiyorum. Bir, ahlaki. İki, İslami. Üç, hukuki hiçbir çekincesi yoktur.

Paralel Yapı'nın kurulmaya başlandığı günden itibaren kişisel bazı istisnalar hariç, Paralel Yapı içerisinde şöyle bir durum olmamıştır. Diyelim ki Paralel Yapı adına karar mekanizmasında olan 5 kişi bir araya geldi ve bir konu üzerine istişare ediyorlar. Diyorlar ki iki şıktan birisini tercih etme durumu ile karşı karşıyayız. Bu şıklardan bir tanesi Paralel Yapı'ya maddi ya da başka şekilde kazanç olarak, yani diğer şıkka göre çok daha fazla şey kazandıracak.

Ama diğer şıkka göre ahlaki açıdan problemli. Yani o şıkkı tercih ettiğinizde ahlaksız bir işlem yapılmış olacak. Ya da İslami açıdan problemli. İslam fıkhına göre yapacağınız o işten 'olur' almanız mümkün değil. İslam hukukuna göre o tercih net olarak haram ya da hukuken suç teşkil eder. O suçun tespit edilmemesi ve açığa çıkartılmaması da garanti altına alınmış ise bu üç kavram standart bir Paralel Yapı mensubunun bilincinde hiçbir anlam ifade etmez.

Şimdi 17 senenin verdiği nihai tecrübe ile sizlere şu cümleyi rahatlıkla kurabilirim. Paralel Yapı baştan itibaren kendisini İslami bir yapı olarak tarif etmiş olsa bile, kesinlikle eminim Paralel Yapı'nın İslam fıkhından anladığı sadece bir cümledir. 'Hizmetin çıkarına olan her şey helaldir. Hizmetin zararına olan her şey haramdır.'

"Ben Paralel Yapı'ya 20'li yaşlarımın başlarında dahil oldum. Yapıya ilk dahil olduğum zamanlar bir üniversite öğrencisiyim. Kaldığımız evlerde ağabeylerimizden aldığımız kesin telkin şu idi; "Coca-Cola içtin, Pepsi içtin ya da şarap içtin arasında fark yok. Kesin olarak haram." Niçin dediğimizde ise, "İşte onun içine de alkol konuluyor" deniliyordu.

Ama sonraları benim vicdan muhasebesi yapıp, burada daha fazla duramayacağım dediğim tarihlerde, 2002 Dünya Kupası esnasında o yapının şirketlerinden birisinde yayın danışmanı olarak çalışıyorum. Coca-Cola ile Zaman Gazetesi ortak fikstür yayınladılar. Ben o zaman etrafımdaki insanlara hep sordum, belki benim göremediğim bir şeyi hatırlatırlar. İçimdeki bu isyan duygusunu bende bastırırım diye.

Dedim ki, "Biz gençliğimizde senelerce Coca-Cola'da haram, alkol de haram telkini ile yetiştik bizim gazetemiz şimdi ortak fikstür yayınlıyor..." Burada mantıken iki ihtimal var. Ya Coca-Cola değişti formülünden alkolü çıkardı. Ya da hayır kolanın hiçbir şeyi değişmedi biz değiştik."

Paralel Yapı neden kaçıyor?

"Şimdi buradan çıkış yaptığımız somut noktaya İpek-Koza Grubu Kayyum atanması meselelerine geldiğimizde ben kısaca şunları toparlamak isterim. Kaçmak suçunu kabul etmenin karinesidir. Yani İpek-Koza Grubu'na kayyum atanması ve onu takip eden somut uygulamalar, şu sıralar Paralel Medya ve işbirlikçisi Doğan Medya'nın iddia ettiği üzere tamamen, manipülatif, hukuk dışı şeyler idiyse o zaman haftalar öncesinden büyük patron neden kaçtı? Kaçmak suçluluğun karinesidir. Bunu en en iyi Paralel Yapı mensupları bilir.

Yanlış anlaşılmasın ama arkada bıraktığımız Ergenekon, Balyoz soruşturması... Bu soruşturma sürecinde sanık olan insanlar benim siyasi görüşümün antitezinde olan insanlardı. Ama bu başka bir şey. Atasözü var, 'Yiğidi öldür hakkını yeme.' Benim ideolojik olarak karşıtım olsa bile o soruşturmalarda bunu gördük. Yurtdışında görevli askerler bile kaçmadı. Adam bileklerine kelepçe vurulacağını bile bile geliyordu."

Bediüzzaman kaçtı mı? 

"Neden kaçtınız sorusuna kendi adamlarını tatmin etmek ve içerideki çatlaklara mahal vermemek adına bir cevap vermek zorundaydılar. Diyorlar ki, "kaçıyoruz çünkü çıkartılacağımız mahkemeler adil değil. Bunlar Tiran'ın emri ile hukuku bir tarafa kaldırmış.

Kaçıyoruz suçlu olduğumuzdan değil, Türkiye'de hukuk mekanizması devre dışı bırakıldığı için..." Çok basit bir cevap verelim. Bediüzzaman kaçtı mı? 1930'lu, 1940'lı yılların Türkiye'sinde hukukun bir çenteği var mıydı? Yoktu. Hukuksuzluk ve mahkemelerin objektif olmaması Müslüman bir topluma kaçışa mazeret teşkil ediyorsa, Bediüzzaman'ın kutuplara kaçması gerekirdi."

 

KANALAHABER.COM / ÖZEL İÇERİK

nur talebesi
 // zülfikar
"Menfaat-i maddiye cihetinden gelen rekabet ihlası kırar, hem netice-i hizmeti de zedeler..." İhlas Risalesi- Bediüzzaman bir fethullahçı ile nur talebesi arasında dünyalar kadar fark vardır. ...
31 Ekim 2015 Cumartesi 15:36
Malumun İlanı
 // Musa Ademoğlu
Psikolojik olarak kullanılmaya müsait olan etkin birisi, bunu farkeden bir yapı tarafından kontrol edilmeye başlanırsa ortaya fetö çıkar....
31 Ekim 2015 10:41
islami istismar edenler
 // nurcan
Bunlar herhalde bir yerlerde çarpılmış ,islamı istedıkleri bir şekilde , kendilerine uyduruyorlar,inşallah hocam sizin gibileri çokca çıkar....
31 Ekim 2015 08:58
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler