YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Paralel medyanın muhabirinden Başbakan'a hakaret!
Başbakan Erdoğan'ı Danimarka Dışişleri Bakanı'na şikayet eden, alenen Başbakan'a hakaret eden Paralel medyasının muhabirine Davutoğlu'ndan tokat gibi bir cevap geldi...
Paralel medyanın muhabirinden Başbakan'a hakaret!
13 Mayıs 2014 / 21:28 Güncelleme: 14 Mayıs 2014 / 07:33

Davutoğlu, resmi temaslar gerçekleştirmek üzere Türkiye'ye gelen Danimarka Dışişleri Bakanı Martin Lidegaard ile Dışişleri Bakanlığında ortak basın toplantısı yaptı.

İkili basın mensuplarının karşına geçip sorularına cevap verdiği sırada ilginç anlar yaşandı.

Paralel medyanın muhabirinden küstahça tavır

Bir muhabirin Lidegaard ve Davutoğlu'na Türkiye'deki basın özgürlüğü ile ilgili soru sorayım derken hakaret dolu ifadeler yöneltmesi Ahmet Davutoğlu'nu çileden çıkardı. Davutoğlu malum medyanın muhabirine öyle bir cevap verdi ki muhabir ne yapacağını şaşırdı.

İşte basın toplantısında yaşanan o ilginç diyalog:

- Benim her iki bakana da birer sorum olacak.

- İlk sorum Sayın konuk Bakana olacak.

Başbakan Erdoğan uzun süreden beri Türkiye'de belli bir gruba yönelik çok ağır hakaretler yürütüyor. Son olarak hiçbir delil olmadan, hiçbir yargılama olmadan, sadece siyasi kanaatlere dayanarak bu gruba karşı cadı avı başlatacağını açıkladı, bizzat kendisi cadı avı ifadesini kullandı. AB'ye katılım müzakereleri yapan bir ülkede cadı avı gerçekleşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz.

- Efendim, ikinci sorum size olacak.

Basın özgürlüğü konusunda Türkiye'de çok canlı bir tartışma var, siz de az önce bu konudaki görüşlerinizi beyan ettiniz, ancak basın özgürlüğünün tanımı konusunda bir karmaşa yaşandığını görüyorum ben. Sizin basın özgürlüğü tanımınız ve anlayışınıza göre, bir Başbakanın bir medya grubuna bir yönetici atayıp haberleri ve altyazıları kontrol etmesi normal mi? Yine aynı Başbakanın bir başka medya grubu liderini arayıp, bir haberin kaynağıyla ilgili soru sorması, tehdit etmesi normal mi?

Ve son olarak, bir mitingde bir muhabirin sadece fotoğraf çektiği için gözaltına alınıp hürriyetinin ihlal edilmesi normal mi?

Danimarka Dışişleri Bakanı: Hiçbir bilgim yok

Sorunuza teşekkür ediyorum.

Korkarım ki şu anda söylemiş olduğunuz konuyla alakalı hiçbir bilgim yok, dolayısıyla bu konu üzerinde yorum yapamayacağım. Ama şunu söyleyebilirim: Danimarka basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü konusunda en savaşan ülkelerden bir tanesidir bu ister Türkiye'de olsun, ister Avrupa Birliği üyesi ülkelerde olsun.

Dışişleri Bakanı Ahmet davutoğlu'ndan sert tepki

Aslında bu arkadaşımızın sorusu Freedom House konusundaki soruya verilen en iyi cevaptı. Çünkü hiçbir ülkede eminim bir basın mensubunun ülkenin başbakanına ve bakanına böyle hakaret de ima eden bir soru yöneltebilecek hürriyete sahip olduğunu zannetmiyorum. Bu sorunun bu salonda yöneltilebilmiş olması dahi Freedom House'un raporunun ne kadar gerçek dışı, Türkiye'de her konunun her zeminde sorulabildiğinin en açık işareti oldu.

"Bir cevap vermeye ihtiyaç duymuyorum"

Ayrıca bir şey sormaya gerek yok, eğer bir dışişleri bakanının basın toplantısında bir basın mensubu o ülkenin başbakanına doğrudan veya dolaylı hakaret ederek bir soru sorabilecek bir hürriyete sahipse ve buradan rahatlıkla evine gidebilecekse, yarın görevini rahatlıkla yapabilecekse, başka bir basın toplantısında rahatlıkla bu soruyu soracaksa, sorabiliyorsa aslında bir cevap vermeye gerek yok. Türkiye'deki özgürlüğün en açık işareti budur, ben bu sorular dolayısıyla bu anlamda aslında daha önceki soruya da, kendi sorularına da cevap verildiğini, vermiş olduğunu düşünüyorum arkadaşımızın. Ayrıca bir cevap vermeye ihtiyaç duymuyorum.

STAR

22:36
 // MUHAFIZ
Önce o malum densiz basın mensubu neden soramıyor,pensilvanyadaki zata bir ceket parasıyla 400 gazeteciye nasıl dava açabiliyor?davalar açarak gazetecileri SUSTURMAYA çalışan zihniyet hangi BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDEN bahsediyor???...
13 Mayıs 2014 22:36
22:01
 // FIKRA GİBİ
Yoruma gerek yok. Ama şu fıkrayı da anlatayım da tatlı ikramım olsun.
Nasrettin Hoca parasız kalınca odunculuğa başlamış. Bir gün o sıcakta odun kırarken, gölgede oturan bir adam; Hoca, her baltayı oduna vurduğunda '' hıhh'' diye ses veriyormuş. Neyse, bu olay odun kırma işlemi bitene ve Hoca emeğinin hakkını alana kadar devam etmiş. Hoca tam parayı cebine koyacakken, hıhh diyen adam: dur hele hoca! Benim hakkım ne olacak? Sabahtan beri sana sesimle hıhh hıhh diyerek kuvvet veriyorum ver bakalım benim hakkımı! Demiş. Hoca da elini sakalına götürüp, haklısın demiş ve aç avcunu demiş. Ardından ağzıyla para sesi yapıp 5 defa çın çın demiş. Adam hani para dediğinde, 10 akce aldım 5ni sana verdin. Ihh ıhh'a çın çın. demiş....
13 Mayıs 2014 22:01
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler