YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Paralel darbe Şemdinli‘de başladı
Ergenekon davası sanıklarından Oktay Yıldırım: "2005'teki Umut Kitapevi'nde yaşanan patlama PKK ile işbirliği yapan Paralel Yapı'nın ilk darbe girişimiydi."
Paralel darbe Şemdinli‘de başladı
17 Kasım 2014 / 08:25 Güncelleme: 17 Kasım 2014 / 08:40

Ergenekon’un 1 numaralı sanığı Oktay Yıldırım paralel kumpasın yıllar içinde adım adım hazırlanışını anlattı. Paralel yapıyla PKK’nın bağının olduğuna işaret eden Yıldırım, “Darbenin ilk adımı Şemdinli’de Umut Kitabevi’nin bombalanmasıyla atıldı” dedi. Yıldırım Paralel yapı hakkında şunları söyledi:

- Sizi 1 numaralı sanık yapan neydi?

Ümraniye’de 12 Haziran 2007’de bulunan ve Ergenekon örgütünün olduğu söylenen bombaların üzerinde güya parmak izim varmış. Parmak izimi, bombaların sarılı olduğu banda kopyalamışlar. Nerede bu bombalar? İmha edildi deniliyor ama imhanın bir fotoğrafı, kaydı yok. İmha tutanakları çelişkili. Modeller, sayılar, numaralar birbirine uymuyor. Parmak izi var diye 16 Haziran’da tutuklandım,  parmak izi var raporunun tarihi 18 Haziran çıktı.

Silahlar neden yok edildi?

- O kadar önemli bir delili neden imha etsinler?

Eğer iddianızı ortaya çıkaracak kadar güçlü bir kanıtınız yoksa, delil fos çıkarsa imha edersiniz. Ama kuraldır bir davanın kanıtı mahkeme önünde tartışılmadan yok edilemez. İstanbul TEM polislerinin talebiyle imha edilmiş. Cumhuriyet’e atılan patlamamış bomba, pimi çekili halde bile yıllarca saklandı ama bunlar nedense yok edildi. Yoksa kumpasları anlaşılacaktı.

- Darbe süreci sizce ne zaman başladı?

Planlanması çok daha önceydi ama süreç fiilen 9 Kasım 2005’teki Şemdinli olaylarıyla başladı. Şemdinli çok önemli. Paralel yapı ilk denemeyi orada yaptı. Bu olayda PKK’lı Seferi Yılmaz’ın Umut Kitabevi’ni bombaladılar diye astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz bir kumpasın mağduru olarak 40 yıl ceza aldılar.

Ferhat Sarıkaya’nın hazırladığı Şemdinli iddianamesi, Ergenekon iddianamesinin bir prototipidir ve doğrudan orduyu hedef alıyordu. Kullanılan kavramlar bile aynıdır. O gün orada sürüsünü idare eden çoban maharetiyle PKK teröristleri idare edildi birileri tarafından. Teröristlerin dinleme kayıtları vardı, dava dosyasına girmedi.

- Şemdinli’de kitleyi yönlendiren kim?

Ben paralel yapı ve PKK’nın birbirinden bağımsız olduğunu sanmıyorum. Günler önce Yüksekova ve Van’dan otobüslerle Şemdinli’ye adam taşımışlar. Bomba patlar patlamaz bir anda hareket geçiyorlar. Seferi Yılmaz dükkânın içinde ama bombadan zarar görmüyor nasılsa. Ali Kaya feryat etti, Seferi Yılmaz ve diğerlerinin telefon konuşmalarını dava dosyasına sokun diye. Şemdinli davası yeniden görülmeli, burası çok önemli. Çünkü yeniden ele alınırsa görülecek ki, kumpas orada başladı.

Oyunlarını örtmek istediler

- Darbe süreci aşama aşama mı gidiyordu yani?

Öyle. Her kurguladıkları olayda darbenin taşlarını döşediler. Şemdinli, Atabeyler, Küre-Sauna, Danıştay; böyle gider Ergenekon silsilesi. Bunlar aslında paralel örgütün kendi yaptıklarını örtme, başkaları yaptı diye gösterme oyunu ve kendi adamlarına yer açma çabasıdır.

- Ergenekon neydi?

Bir darbeydi. Hırsız bir apartmanı ele geçireceği zaman önce o binanın kapıcısını etkisiz hale getirir. Türk ordusunda dünya harbinde bu kadar general kaybı verilmedi. Ergenekon darbesinin arkasında paralel yapının olduğu ayan beyan ortada.

Adı konmadan Ergenekon'u biliyorlardı

- Neden adı başka bir şey değil de Ergenekon konuldu?

Paralel yapı devleti, orduyu ele geçirecekti. Ergenekon adı resmi açıklamalara göre, operasyon başladıktan 8,5 ay sonra Veli Küçük’ün evinde bulunan bir belgenin üzerinde yazdığı için konuldu. Oysa bundan 8,5 ay önce Ümraniye'de çekilmiş bir video kaydı var. Kumpasın delili bir kayıttır o.

Bombaların başındaki polislerden biri, ‘En sonunda mahkum olacaksınız’ deyince öbürü, ‘Yaa soruşturma Ergenekon olduktan sonra sinkaf ederim hakimini de savcısını da’ diyor. Küçük’ün evinin aranmasına daha 8,5 ay varken bu Ergenekon adını o polis nerden biliyor? Bu görüntüleri mahkemede 7-8 kez izlettim ve o polisin sorgulanmasını istedim. Bunu istedim diye bana dava açıldı. Buradan şunu anlıyoruz: Devletin içinde hakimi de savcıyı da kendine uyduracak kadar kendine güvenen ve olacakları önceden bilen bir yapı var. Olacakları kim bilir önceden? Yapan bilir.

Silahlı kuvvetler derin yapıya teslim olmazlar

- Darbeci yapı orduda ne kadar etkin sizce?

Belli yerlerde etkinler ama TSK’nın karakteri polise benzemez, TSK onlara teslim olmaz. Yıllarca dershanelerde askeri okullara çocukları hazırladılar. Ben astsubay olmak için dört yıl okudum ama şimdi sözleşmeli bile alınıyor. Türk ordusunun kaynakları çeşitlendi, bu da farklı niyetlere açık hale getirdi orduyu.

- Bugün TSK’yı paralel yapı ele geçirdi mi sizce?

Buna gücü yetmez. Ama kuşkusuz varlardır. TSK’yı polis teşkilatını yönlendirdikleri kadar olay yönlendiremezler. TSK’nın oturmuş bir karakteri vardır. Darbe planının akamete uğradığı kesin. Ama failleri tamamen etkisizleştirilmeli.

- Danıştay’da ne oldu?

Rahip Santoro, Zirve, Danıştay, Dink; bu olayları yapanların tamamı paralel yapıya bir şekilde yakın olmuş kişiler. Alparslan Arslan çocukluğunda paralel yapının yurtlarında kalmış. Onun şeyhi denen Salih Kurter gönderildi gitti, ilişkileri araştırılmadı, üzerine gidilmedi.  Garip ilişkileri var. Şeyh, Danıştay olayının en önemli yeridir.

- Onlarca davaya girdiniz. Garip şeyler de oldu mu?

Paralel yapının davalarda 25. kare tekniğini uyguladığını düşünüyorum. Ergenekon davaları, mahkeme salonunda bir powerpoint sunumuyla başladı. Bütün sanıklar tepki gösterdiği için yarıda kestiler. İstedik o sunumu ama alamadık bir türlü. STV’de haberlerde yayımlanan aynı sunumdu bu. Şimdi ise o görüntüler silindi diyorlar, vermemek için.

 

AKŞAM

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler