YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Paksüt'ün AYM üyeliği sıfatını kullanması yargıyı
"Paksüt'ün AYM üyeliği sıfatını kullanması yargıyı
"Paksüt'ün AYM üyeliği sıfatını kullanması yargıyı
30 Ağustos 2008 / 13:59 Güncelleme: 30 Ağustos 2008 / 00:00

Ferda Paksüt'ün ifadesini alan savcı Mustafa Bilgili'nin 'Ben İstanbul'dan gelen talimat doğrultusunda ifade almak için sizi aradım. Ancak bunu basınla paylaşmanız şık olmadı' dediği öğrenildi


Ergenekon soruşturması kapsamında önceki gün "şüpheli" sıfatıyla sorgulanan, Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt'ün eşi Ferda Paksüt'ün ifadesi özel kuryeyle İstanbul'a gönderildi. İstanbul Savcısı Zekeriya Öz'ün, savunmadan tatmin olmaması halinde Paksüt için dava açabileceği öğrenildi.


Öz, Paksüt'ün ifadesinin alınması için özel yetkili Ankara Başsavcı Vekilliği'ne gönderdiği yazıda, soruşturmanın kapsamıyla ilgili ipucu vermekten kaçındı. Talimat yazısında, Paksüt'e yöneltilen suçlamanın ne olduğu belirtilmedi. Paksüt'e 6 saat süren sorguda yöneltilen sorular da Ergenekon soruşturmasında "örgüt üyeliği"yle suçlanan zanlılarla yaptığı konuşmalar üzerinde yoğunlaştı.


Konuşmaların çoğu AKP aleyhindeki kapatma davası
Paksüt'e soruşturma kapsamında tutuklanan emekli Org. Hurşit Tolon ve soruşturma kapsamında aranan eski AKP milletvekili Turhan Çömez’le yaptığı görüşmeler başta olmak üzere çok sayıda telefon konuşması soruldu. Ergenekon zanlıları ile telefon görüşmelerinin içeriği okunarak, bu konuşmaların neden ve hangi amaçla yapıldığı sorusu da yöneltildi.


Konuşmaların çoğunun AKP aleyhindeki kapatma davasına yönelik olduğu, bazı konuşmalarda Anayasa Mahkemesi üyelerinin hangi yönde oy kullanabileceğine ilişkin ifadeler bulunduğu kaydedildi. Paksüt'ün bu konuşmalarda kişisel görüşlerini aktardığını söylediği bildirildi. Paksüt ve avukatı Bülent Acar'a verilen ifade tutanağında, soruşturmaya konu telefon görüşmelerinin içeriği yer almadı.


'Paylaşmanız şık olmadı'
Sorgu sırasında Savcı Mustafa Bilgili'nin Paksüt'e sitemde bulunduğu da öğrenildi.  Bilgili, Paksüt'e "Ben İstanbul'dan gelen talimat doğrultusunda ifade almak için sizi İzmir'den telefonla aradım. Ancak sizin bunu basınla paylaşmanız şık olmadı" dedi. Bilgili'nin sitemi ve Acar'ın "Basına konuşmayın" telkini,  Ferda Paksüt'ün sessiz kalmasına yol açtı.


Bu arada, Ferda Paksüt'ün telefonları için dinleme kararı alınıp alınmadığı merak konusu oldu. Kaynaklar "şüpheli" sıfatıyla ifade veren Paksüt'ün sadece bir başka zanlıya söyledikleri nedeniyle sorgulanamayacağını, mutlaka hakkında dinleme kararı çıkartılmış olması gerektiğini savundu.


Öz, Paksüt'e yöneltilecek soruların gizli kalmasına büyük özen gösterdi.Öz,  İstanbul Emniyeti’nden özel bir kurye  vasıtasıyla kapalı zarf içindeki soruları Ankara Cumhuriyet Savcısı Bilgili’ye teslim etti. Paksüt'e bu soruları yönelten Bilgili de ifade tutanağını yine kapalı zarfla İstanbul Başsavcılığı'na gönderilmek üzere polise teslim etti.


Sorguya ‘Paksüt’ ayarı
‘Şüpheli’ sıfatıyla sorgulanan Ferda Paksüt’ün sorgusuna 2 saat ara verilmesi, sorgu odasına iki kez Osman Paksüt’ün de alınması soru işaretlerine yol açtı. Anadolu Ajansı’nın haberine göre, ‘şüpheli’ sıfatıyla ifadesi alınan kişilerin sorgusuna sadece zorunlu ihtiyaçlar için ara veriliyor. Öte yandan Paksüt’e ifade sırasında 20 soru yöneltildiği, ancak sorulara kaynak oluşturan dinleme kayıtlarının ayrıntılarıyla okunması nedeniyle sorgunun uzun sürdüğü bildirildi.


Osman Paksüt'ün sorguya katılmasıyla ilgili olarak, Ferda Paksüt'ün hatırlayamadığı bazı konularda savcının izniyle eşinden yardım aldığı öne sürdü" denildi. Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya, Paksüt'ün ifadesi sırasında eşinin de odaya girdiği iddialarını değerlendirerek şunları söyledi: "İddia edildiği gibi Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ifade sırasında odada bulunuyorsa bu usule uygun bir işlem olmamıştır. Paksüt'ün ifade sırasında odada bulunması ëyargıya müdahale şeklinde' algılanabilir.


Ayrıca, ifadenin sağlıklı bir şekilde alınmaması halinde ifadenin geçerliliği de tartışma konusu olur. Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 147 ve devamı maddelerinde ifadenin ne şekilde alınacağı düzenleniyor. İfade alınırken kimlerin bulunması gerektiği açıkça sayılıyor. Bu kişilerin dışındakiler ifade alınırken bulunamaz.


İstifa etmesi gerekir


Dolayısıyla şüphelinin yakınlarının ifade alınırken yanında bulunmaması gerekiyor. Bu kişi Anayasa Mahkemesi Başkanvekili olsa dahi. Ayrıca, üçüncü bir kişinin bulunması halinde soruşturmanın gizliliği ilkesi de ihlal edilmiş oluyor. Osman Paksüt'ün Anayasa Mahkemesi üyesi sıfatını kullanılmış olması yargı adına doğru bir davranış değildir. Yargıyı yıpratacaktır.


Daha önceki olaylar, açıklamaları, telefon konuşmaları ve eşinin de bu olaylara karışması düşünüldüğünde yargıya güvenin zedelenmemesi için ve kendisine ve yargıya daha fazla zarar vermemesi için istifa etmesi gerekir."


Milliyet


Savcı Bilgili'nin Paksüt'e sorduğu can alıcı soru


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler