18 Ocak 2017 Çarşamba
  • Altın147,524
  • BIST82.524
  • Dolar3,7783
  • Euro4,0415
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6603
  • İstanbul7 °C
  • Ankara0 °C
  • İzmir8 °C
  • Konya-3 °C
  • Adana13 °C
  • Antalya11 °C
  • Diyarbakır2 °C
  • Bursa7 °C
  • Kayseri-1 °C
  • Kocaeli6 °C
  • Şanlıurfa8 °C
  • Gaziantep7 °C
  • İçel14 °C
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI!
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Özgecan Davası başladı, işte katilin ilk sözleri
Mersin’de üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın vahşi bir şekilde öldürülmesiyle ilgili tutuklanan 3 sanık hakim karşısına çıktı.
Özgecan Davası başladı, işte katilin ilk sözleri
12 Haziran 2015 / 11:05 Güncelleme: 12 Haziran 2015 / 16:46

Dava için Tarsus Adliye Sarayı konferans salonu, duruşma salonuna çevrildi. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Ahmet Suphi Altındöken, babası Necmettin Altındöken, arkadaşı Fatih Gökçe, sanıkların avukatı ile Türkiye'nin birçok yerinden gelen 100'ün üzerinde avukat, baro başkanları, sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin ve kadın örgütlerinin temsilcileri katıldı.

Bu arada sanıklardan Fatih Gökçe'nin avukatı Nazmi Karataylı'nın baro tarafından atanmayıp Gökçe'nin savunmasını kendi isteğiyle üstlendiği, Suphi Altındöken ile babası Necmittin'in avukatlarının ise Mersin Barosu tarafından yasa gereği atandığı belirlendi.

Duruşmaya ara verilmesi üzerine Tarsus Adliyesi'nin kafeteryasının balkonunda bahçedekileri izleyen sanık avukatı Nazmi Karataylı'yı gören Pir Sultan Abdal Derneği Tarsus Şube Başkanı Cuma Erçe, "Nazmi, defol oradan. Sabahtan beri oradan millete bakarak herkesi tahrik ediyorsun' diyerek tepki gösterdi. Bu tepki üzerine Mersin Barosu Tarsus Temsilcisi avukat Duran Çalışır, Nazmi Karataylı'yı kolundan çekerek içeri aldı.

Çoğunluğu avukat olan çok sayıda katılımcı da salonda yer kalmadığı için duruşmayı koridorlardan izleyebildi. Duruşmada polis tarafından ses ve görüntü kaydı yapıldı.

Gazeteciler de üst araması yapıldıktan sonra salonda kendilerine ayrılan camlı bölümden duruşmayı izledi. Duruşma başlamadan önce gazetecilerin bulundukları yere ses gelmemesi üzerine arada bulunan cam söküldü.

Duruşmaya Özgecan Aslan'ın annesi Songül Aslan ile baba Mehmet Aslan katılmazken amca Yaşasın Aslan ile ailenin avukatları salonda hazır bulundu.

Kimlik tespiti sırasında sanık Altındöken ile babası Necmettin Altındöken sabıkaları olmadığını söylemelerine rağmen yapılan konrolde çıkması üzerine, bir avukat sanıkların yalan söylediğinin zapta geçirilmesini istedi. Hakim Ercan Kumhak, avukatın henüz müdahil olmadığını belirterek kendisinin izni dışında kimseye mikrofon uzatılmamasını söyledi.

Sanık Ahmet Suphi Altındöken, savunması öncesinde salonda görüntülü ve fotoğraflı kayıt alınıp alınmadığını sordu. Mahkeme Başkanı Ercan Kumhak, "Bu senin yargılanmanla alakalı değil" dedi. Sanık Altındöken, "Sadece merak ettim" karşılığını" verince Hakim Kumhak, detayları avukatına sorması gerektiğini bildirdi.

Kimlik tespitinin ardından iddianame sanıklara okundu.

- İddianameye karşı çıktı

Savunmasını yapan Altındöken, Özgecan Aslan'ı, Tarsus'taki bir alışveriş merkezinin önünden aldığını ve ilk olarak nöbetçi dolmuşçuya götürmek istediğini anlattı. Daha sonra genç kızın acelesinin olduğunu söylediğini ve 100 lira karşılığında onu gideceği yere direkt götürebileceğini teklif ettiğini söyleyen Altındöken, şunları anlattı:

"Parayı aldıktan sonra kimse görmeden otoban yoluna girdim. Sonra giderken 'sen bu yola neden girdin' diyerek arkadan kafama vurdu. Sinirlenmesine gerek olmadığını belirttikten sonra yoldan geri dönüş yaptım, bu sefer de saçımı çekti. 'Bayan niye öyle yapıyorsunuz' dedim. Çantasından bir şey çıkardığını görünce sinirlendim. İddianamedeki gibi bir şey sıkmadı. Zaten sıksa arabayı kullanamam. El frenini çekerek aşağıya inmesini söyledim. İnmeyince arkaya geçtim. Yüzümü cırmalamaya başladı. Ben de karşılık verdim, sonra aracın boşluğuna düştü. Demir parmaklıklara geldi sanırım, isteyerek yapmadım."

Ahmet Suphi Altındöken, Aslan'ın yerden kalkmadığını görünce önce hastaneye gitmek istediğini, daha sonra babası ile arkadaşı Fatih Gökçe'yi aradığını belirterek, "Fatih'i arayarak, 'başım belada' dedim. Benle buluşmaya arkadaşıyla geldi. Arabayı süremiyordum, Fatih'e verdim. Sonra Fatih'in arkadaşının aracıyla babamın yanına gittik. Aracın içerisindeki kan bulanan koltuk başlıklarını topladım" dedi.

- Cinsel saldırı iddası

Sanık Altındöken, araçtan koltuk başlarının sökülmesinin ardından eve girdiğini, çıktığı sırada Fatih Gökçe'nin araçtan kemerini düzelterek indiğini öne sürdü. Altındöken, "Bunu ilk kez söylüyorum. Araçtan inerken Fatih kemerini, fermuarını düzeltiyordu. Ne yapıyorsun diye sordum 'bir şey yok' dedi" diye konuştu.

Altındöken, evlerinin önünde minibüste sanık Gökçe'nin yönlendirmesiyle Aslan'ın öldürülmesine karar verildiğini öne sürerek, bunu nasıl yaptığını anlattı.

Sanık, yine Fatih'in yönlendirmesiyle yüzündeki çiziklerden dolayı maktulün bileklerini kestiğini belirtti.

Altındöken, Hakim Kumhak'ın "Öldürdüğün sırada baban orada mıydı" diye sorusuna "Dışarı çıktı, görmedi. O sesi arabadan geliyor sandı" diye cevap verdi. Hakimin, "İfadelerinde babanın araçta olduğunu söylemişsin" demesi üzerine Altındöken, "Öyle mi söylemişim" diye cevap verdi.

Sanık Ahmet Suphi Altındöken, cesedi alıp evden ayrıldıklarını, gömmek konusunda kararsız kaldıklarını bildirdi. Cesedi yakmaya karar verdiklerini, bu sırada kendisinin yine bidonla uğraştığını söyleyen Altındöken, "Fatih yine araçtan inerken 'kız güzelmiş' dedi. Bir şey yaptın mı diye sordum. Sakın ağzını açma, seni ihbar ederim diye cevap verdi" dedi.

- "Şu ağlamaları geçelim"

Savunması sırasında sık sık ağlayan Altındöken'e, Mahkeme Başkanı Kumhak, "Şu ağlamaları geçelim" diyerek karşılık verdi. Altındöken ayrıca Fatih Gökçe'nin, olayı ortaya çıkarırsa ailesine zarar vereceği yönünde kendisini tehdit ettiğini ileri sürdü.

Altındöken'in savunmasının ardından, sanığın jandarmadaki ifadeleri banttan okunmaya başlandı. Bu sırada kayıtta arıza çıktı. Hakim Kumhak, duruşmaya 10 dakika ara verdi.

- Sorular

Mahkeme ara verilmesinin ardından Gaziantep Barosundan bir avukat salondaki güvenlik güçlerin fazla ve silahlı olduklarını, silahlı olarak giremeyeceklerini belirtti. Mahkeme Başkanı Kumhak, silahlı güvenlik güçlerinin salonda bulunabileceğini bildirerek talebi reddetti ancak polislerin üçte birinin salonu boşaltmasını istedi.

Heyet üyesi Nesibe Çınar, sanığa "Götürme karşılığı 100 lira istemişsin. Niye taksi tutmasın bu paraya" diye sordu. Sanık Altındöken, onu bilemeyeceğini ancak bu tür yolcuların olduğunu kaydetti. Altındöken, Kumhak'ın "5 liralık benzin niye getirildi" sorusu üzerine onu bilmediğini, Fatih Gökçe'nin benzini getirdiğini kaydetti.

Altındöken, "Madem anlaşmışsın niye sana saldırdı kız" sorusuna "Onu da siz araştırın. Belki de yol ıssız geldi bilemiyorum. Normal giderken zaten yola girdiğimde tepki vermedi, çok sonra tepki verdi. Alnım açıktır" diye cevapladı.

- Hakimden ikaz

Altındöken, Nesibe Çınar'ın "Mahkemede 'biber gazı sıkmadı' dedin ancak jandarmadaki ifadelerinde sıktığını söylemişsin" diye hatırlatması üzerine "Ses geldi, isabet etmedi. Yüzüme sıkılmadı. İyi dinleyin. Doğru, dürüst konuşuyorum" dedi.

Bunun üzerine Hakim Kumhak, "Öyle konuşma. Emir tarzında konuşma" dedi. Altındöken, ilk defa böyle bir mahkemeye çıktığını belirterek özür diledi.

Sanıklardan Necmettin Altındöken'in avukatı İbrahim Kaplan, "Maktul size hakaret etti mi, daha önceden yaşadığınız bir psikolojik ve sinir rahatsızlığı var mı" diye sordu.

Suphi Altındöken'in beyin ameliyatı geçirdiğini söylemesi üzerine hakim Kumhak, "Kemik eksikliği olmuş. Raporun geldi. Askerlik yapamaz ama seferberlikte görev alır raporun var" dedi. Sanık, bunun üzerine "İş dolayısıyla uykusuz ve yorgun dolayısıyla sinirli olabiliyorum" dedi.

Sanık ayrıca daha önce mahkeme heyetine saygısızlık olur diye Özgecan Aslan'ın kendisine söylediği şeyleri söylemediğini, Aslan'ın kendisine "Şerefsiz, köpek" gibi sözlerle hakaret ettiğini ileri sürdü.

Fatih Gökçe'nin avukatı Nazmi Karataylı da "Şoförler arasında bu tür yüksek fiyatla nakil talepleri karşısında bazı yolcuların cinsel birliktelik vaadinde bulundukları söyleniyor. Aslı var mı?" sorusuna "hayır" diye cevap verdi.

Karataylı ayrıca cinayette kullanılan bıçağın sanığa gösterilmesini talep etti. Altındöken, bunun üzerine "Sarı bir bıçaktı. Yaklaşık 15 santimetre" dedi, avukata hitaben "Rahatlasın yani" diye sözlerine ekledi.

Sanık, maktulü neden bağlamadığı sorusuna ise önce hastaneye götürme düşüncesi olduğunu kaydetti.

Altındöken "Fatih'in fermuarını düzelttiğini söyledin. Bu bir tecavüz iması mı" sorusuna "Öyle bir şey görmedim. Yeltendiğini biliyorum" dedi.

Sanık Altındöken, Kayseri Barosundan bir avukatın da aynı konuyu hatırlatması üzerine "Arabada bir şey yaptın mı diye sordum. Yok gibi cevap verdi" diye konuştu.

Maktulü öldürdüğünde Fatih Gökçe'nin güldüğünü anlatan Altındöken, "Ben de tekrar bir şey yaptın mı diye sordum. Ben de seni ihbar ederim dedi" ifadesini kullandı.

Gaziantep Barosundan bir avukat, "Çocuğun kız mı" diye sorunca Altındöken, "Erkek" diye cevap verdi. Avukatın, maktulü öldürürken çocuğunun yüzünün gözünün önüne gelip gelmediğini sorması üzerine Altındöken, "Allah kimseye vermesin o acıyı. Böyle olmasını kimse istemezdi. Ben de çoluk çocuk sahibiyim" diye konuştu.

Soruların ardından hakim Kumhak, öğle arası verilmesi istedi. Müşteki avukatları ifadelerin bitirilmesini, sanıkların birbiriyle temas etmemesini istedi. Kumhak, öğle arası verilmesini, sanıkların ayrı ayrı tutulmasına karar verdi.

FATİH GÖKÇE'NİN AVUKATINA TEPKİ

Sanıklardan Fatih Gökçe'nin avukatı Nazmi Karataylı'nın baro tarafından atanmayıp Gökçe'nin savunmasını kendi isteğiyle üstlendiği, Suphi Altındöken ile babası Necmittin'in avukatlarının ise Mersin Barosu tarafından yasa gereği atandığı belirlendi.
 
Duruşmaya ara verilmesi üzerine Tarsus Adliyesi'nin kafeteryasının balkonunda bahçedekileri izleyen sanık avukatı Nazmi Karataylı'yı gören Pir Sultan Abdal Derneği Tarsus Şube Başkanı Cuma Erçe, "Nazmi, defol oradan. Sabahtan beri oradan millete bakarak herkesi tahrik ediyorsun' diyerek tepki gösterdi. Bu tepki üzerine Mersin Barosu Tarsus Temsilcisi avukat Duran Çalışır, Nazmi Karataylı'yı kolundan çekerek içeri aldı.
 
Bu gelişmenin ardından adliyeden çıkıp bahçeye inen Mersin Baro Başkanı Alpay Antmen ise, Erçe ve beraberindekilere açıklama yaparak, "Her suçlunun savunma hakkı vardır. İllaki bir avukat onu savunacak. O yüzden tepkinizi avukatlara değil katil zanlılarına göstermenizi rica ediyoruz. Lütfen sakin olun" diye konuştu.
 
'OLAYI, SOĞUKKANLILIKLA ANLATTI'
 
Alpay Antmen, daha sonra gazetecilere duruşmayı değerlendirdi. Antmen, şunları söyledi: "Yaklaşık 700 civarında avukat Mersin Barosu'nun listesinde yetki belgesi için başvurdular. Bugün de salonda en az 150 avukat ayakta ve oturarak davayı takip ediyorlar. İlk anda kimlik tespitlerinden sonra sanık Suphi'nin sorgusu ve savunmaları yapıldı. Suphi olayı soğukkanlılıkla anlattı. Ağladı ama bunu biraz da iyi niyet indirimi için düşündüğü, kendince bir yol ve yöntem. Ama savunmalardaki verdiği detaylar bunun pek de işe yaramayacağını gösteriyor."
 
İleri aşamada dava ile ilgili önemli detayların ortaya çıkacağını kaydeden Antmen, "Sanık Fatih Gökçe'nin savunması alınırken daha da açıklığa kavuşacak her şey. Sanık Suphi Altındöken, Fatih'in kendisini suça yoğunluklu olarak azmettirdiğini, hatta belki de bir cinsel saldırıda bulunmuş olabileceğini ya da buna yeltendiğini söyleyecek ifadelerde de bulundu. Yani dava daha önemli bir boyut kazanacak" diye konuştu.
 
ATICI, DURUŞMADAN FOTOĞRAF PAYLAŞTI
 
Duruşmayı takip edenler arasında CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı da yer aldı. Duruşma süresince attığı tweetler ile salondaki gelişmeleri paylaştı. Atıcı, "Özgecan'ın katili şimdi de Özgecan'ı nasıl yaktığını anlatıyor. Kanımız dondu" tweeti ile de Suphi Altındöken'in askerler arasında ifade verirken çektiği bir fotoğrafı paylaştı.
 
TWİTTER'DA İKİNCİ SIRADA
 
Özgecan Aslan'ın Tarsus 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın görülmeye başlamasının ardından Twitter kullanıcıları #ÖzgecanAslan hashtagı ile tweet atmaya başladı. Saat 14.00 itibariyle Twitter'den 22 bin 458 kullanıcı #ÖzgecanAslan hashtagı ile 37 bin 110 tweet attı. Bu rakam, gün içinde dünyada en çok tweet atılan 2'inci, Türkiye'de ise birinci konu oldu.
 
POLİS, ETTEN DUVAR ÖRDÜ
 

Öte yandan adliye bahçesinde KADEM ile diğer sivil toplum örgütlerinin birbirlerine laf atması devam ediyor. Zaman zaman da tartışmaların yaşanması üzerine polis, KADEM ile diğer sivil toplum örgütleri arasında polis etten duvar oluşturuldu.
 
ADLİYE BAHÇESİNDE GERGİNLİK
 
Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın öldürülmesiyle ilgili görülen dava sırasında Tarsus Adliyesi bahçesinde basın açıklaması yapan Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) üyelerine, alanda bulunan bazı kadın gruplarınca tepki gösterildi.
 
KADEM Başkanı Sare Aydın Yılmaz, adliye bahçesinde Özgecan Aslan'ın öldürülmesini kınayan açıklamasında, kadın cinayetlerine son vermek için Tarsus'a geldiklerini söyledi. Artık görevin yargıda olduğunu belirten Yılmaz, şöyle devam etti: "Gerek Özgecan'ın ailesinin ve gerekse toplumsal adalet duygusunun tesisi için faillerin hukukun sınırları içinde en kısa sürede hak ettikleri biçimde cezalandırılmalarını beklemekteyiz. Bu vesileyle şiddet mağduru olarak hayatını kaybeden kadınlarımıza Allah'tan rahmet diliyor, kadına yönelik şiddete karşı mücadele eden istisnasız tüm sivil toplum kuruluşlarımıza kişisel çaba gösteren vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz."
 
Yılmaz basın açıklamasını sürdürürken alanda bulunan diğer bazı kadınlar, sloganlar atarak açıklamaya müdahale etti. Grupların, KADEM üyelerine doğru yönelmesi üzerine polis ekipleri araya girerek gerginliği önlemeye çalıştı. Polis, iki grubu sakinleştirmeye çalışırken gruptan bazı kadınlar tepkisini arttırdı.
 
Bu sırada KADEM Başkanı Yılmaz, AA muhabirine, kadına yönelik şiddetle mücadele eden bir dernek olarak toplam 20 kişi davayı takip etmek için Tarsus'a geldiklerini ve demokratik haklarının diğer bazı kadınlar tarafından engellendiğini söyledi.
 
Olayı kınadıklarını belirten Yılmaz, şöyle devam etti: "Bizim alandan dışarıya çıkmamızı istediler. Ben şimdi bu meydana gelen tüm kadın derneklerine soruyorum; 'Bu mudur sizin kadına yönelik şiddetle mücadele anlayışınız? Bu mudur sizin demokratik hakları kullanmaya karşı göstereceğiniz demokratik tavır? Bu mudur sizin kadına yönelik, Özgecan'ın masum davasını takip edeceğiz diye İzmir'den Ankara'dan otobüslerle buraya gelip hemcinslerinizi dışarı çıkarmak istemek? Bu mudur adalet? Bu mudur demokratik tavır? Neden bahsediyor bu kadın dernekleri, neresi demokratik tavırdır? Benim savunduğum fikri, derneğimin amacını beğenmiyor olabilirsin, ben seninkini beğenmiyor olabilirim ama ben sana 'buradan dışarı çık' deme haddini kendimde görmem. Çünkü ben demokrasiye inanmış bir insanım. Demokrasiye inanan bir derneğin başkanıyım. Demokrasi diye üzerimize gelirken demokratik hakların ne olduğunu bilmeyen birden fazla kadın derneği var burada. Kadına yönelik şiddetle mücadele eğer tüm kadın dernekleriyle ortak yapılacaksa bu tavrı kınıyorum. Bu tavrı kendilerine iade ediyorum."
 
Kendisinin bir kadın olarak onlara 'git' demeyeceğini belirten Yılmaz, "Sonuna kadar hakkınızı savunun, sonuna kadar da üzerimize gelebilirsiniz. 20 tane KADEM'in üyesi burada Türkiye'nin geri kalan sivil toplumu burada, biz azınlık da olsak ne hakkımızdan ne de Özgecan'ın masum davasından vazgeçmeyeceğiz" dedi.
 
Özgecan'ın ailesiyle dünden bu yana irtibatta olduklarını da belirten Yılmaz, aileyle görüşeceklerini ve ailenin bir tek kendilerini kabul ettiğini söyledi.
 
Yılmaz, eğer Türkiye'de kadın hakları savunulacaksa önce insanların birbirine tahammül etmeyi öğrenmesi gerektiğini vurgulayarak "Bu ülkede tahammül etmeyi öğrenmedikten sonra bir arada kavga gürültüyle yaşamak zorunda kalırız. Bu KADEM'in asla tevessül edeceği bir araç değildir" diye konuştu.
 

 

Etiketler:
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler