YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Özgecan Aslan davasının gerekçeli kararı hazırlandı
Özgecan Aslan davasının gerekçeli kararı hazırlandı
15 Aralık 2015 11:18
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi, üniversite öğrencisi öğrencisi Özgecan Aslan'ın öldürülmesiyle ilgili 3 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdiği kararın gerekçesini açıkladı.

Mahkeme tarafından hazırlanan 74 sayfalık gerekçeli kararda,  savcılığın davaya ilişkin iddianamesine, sanıklar Ahmet Suphi ve babası Necmettin  Altındöken ile Fatih Gökçe ve tanıkların ifadeleri ile delillere yer verildi.

Olayın detaylarıyla anlatıldığı kararda, okuldan çıktıktan sonra bir  arkadaşıyla Tarsus ilçesindeki alışveriş merkezine giden Özgecan Aslan'ın, evine  dönmek üzere yolcu taşımacılığı yapan sanık Ahmet Suphi Altındöken'in minibüsüne  bindiği, aracın normal seyrinde E-5 karayoluna çıktığı, daha sonra Mersin  istikametine doğru ilerlerken birden sanığın aracı otoban bağlantı yoluna doğru sürdüğü belirtildi.

Sanık Ahmet Suphi Altındöken'in Aslan'ın tepkisine rağmen aracın  kapılarını açmadığının anlaşıldığı ifade edilen kararda, "Sanığın aracı yolun  kenarına tenha bir yere çekerek durdurduğu, böylelikle mağduru hürriyetinden  yoksun kıldığı, akabinde maktule nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu" bilgisine  yer verildi.

Maktulün sanığa direndiği ve yüzünü tırnakladığı kaydedilen gerekçeli  kararda, sanığın Aslan'ı darbettiği, bu darbelerin etkisiyle genç kızın aracın  koridorundaki demir aksamlara çarparak baygınlık geçirdiği bildirildi.

Kararda, "Nitelikli cinsel saldırı suçu için maktulün hürriyetini  tahdit ettiği de dikkate alındığında sanık Ahmet Suphi'nin cinsel amaçlı, cebir,  tehdit ve hile kullanarak hürriyeti tahdit ile insanların toplu yaşama  zorunluluğunda bulunduğu halk otobüsü gibi bir yerin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği anlaşılmaktadır"  değerlendirmesinde bulunuldu.

Öldürüp, delilleri yok etmeye çalıştılar

Panikleyen Altındöken'in daha sonra arkadaşı Fatih Gökçe'yi aradığı ve  ne yapacaklarına karar vermek üzere üniversite yerleşkesi yakınlarındaki ıssız  alana gittikleri belirtilen kararda, sanıklardan Gökçe'nin, olaydan haberi  olmadığı kanaatine varılarak hakkında ek takipsizlik kararı verilen tanık Osman  T'den benzin istediği, şahsın benzini getirmesinin ardından sanıkların,  Altındöken'in babası Necmettin Altındöken'in evine gittikleri kaydedildi.

Altındöken'in, babasına, "Arabada kavga ettiğim birisi yatıyor, öldü  mü, kaldı mı, bilmiyorum" dediği, yaptıkları kontrolde Aslan'ın halen yaşadığı ve  kendisinden gelen hırıltıyı fark ettikleri aktarılan kararda, Ahmet Suphi  Altındöken'in eve çıkarak üzerini değiştirip, elini ve yüzünü yıkadığı bilgisine  yer verildi.

Kararda, Gökçe'nin minibüse girdiği ve nitelikli cinsel saldırı suçunu  işlediği belirtilerek, şunlar kaydedildi: 

"Sanık Gökçe cinsel saldırı suçunu işlemediğini belirtmiş ise de sanık  Ahmet Suphi Altındöken ile eskiye dayalı sıkı dostlukları bulunması, başının  belada olduğunu duyduktan sonra bir telefonla hemen yardımına gitmesi nazara  alındığında, sanık Altındöken'in, sanık Gökçe'ye iftira atması için sebep  bulunmadığı, ayrıca olayı haber almasından sonra özellikle maktulün öldürülmesi, bileklerinin kesilmesi ve yakılarak suç delillerinin gizlenmesindeki gayreti,  hayatın olağan akışına göre maktule karşı suç işlemeyen kişinin sırf arkadaşı  için yapabileceği yardım olarak değerlendirilememiştir." 

Gerekçeli kararda, sanıkların maktulü öldürme ve delilleri yok etme  konusunda hep birlikte plan yaptıkları aktarılarak, sanıklardan Gökçe'nin  minibüste maktule cinsel saldırı eylemini gerçekleştirmesi karşısında kendisinin  de delil bırakmış olabileceği şüphesiyle sanık Ahmet Suphi Altındöken'e,  "Başladığın işi bitir, öldür, sen kimliğini kızın parmakları arasında bıraktın,  oradan her türlü seni bulurlar, bileklerini kes" dediği, sanık Necmettin  Altındöken'in bu sözü duymasına rağmen karşı davranış göstermediği, sanıkların  hepsinin maktulden gelen hırıltıyı duydukları vurgulandı. 

Maktulün yakılması konusunda da sanıkların fikir birliğine vardığı  bildirilen kararda, şu ifadelere yer verildi: 

"Sanık Ahmet Suphi'nin işlemiş olduğu cinsel saldırı ve hürriyeti  tahdit suçlarını gizlemek için canavarca hisle ve eziyet çektirerek, baygın  olması sebebiyle kendisini savunamayacak durumdaki maktule karşı kasten öldürme  suçunu işlediği, sanık Gökçe'nin işlemiş olduğu nitelikli cinsel istismar suçunu  gizlemek için canavarca hisle ve eziyet çektirerek, baygın olması sebebiyle  kendisini savunamayacak durumda bulunan maktule karşı kasten öldürme suçunu  işlediği, sanık Necmettin'in ise yine diğer sanıklarla konuşmalarında müsnet  cinsel saldırı suçunu gizlemeye dönük öldürme fiillerinde bizzat yanlarında  bulunarak, maktulün sanık Ahmet Suphi tarafından bıçakla boğazının ve  bileklerinin kesildiği sırada can çekişme seslerini duymasına rağmen engel olmayarak, maktulün kesilen bileklerini saklayarak, öldürülme fiilinin başından  sonuna kadar diğer sanıklarla fikir birliğiyle hareket edip fiile ortak hakimiyet  kurarak, diğer sanıklarla, onların cinsel saldırı suçlarını gizlemek için  canavarca hisle, baygınlığı sebebiyle kendisini savunamayacak durumdaki maktule  karşı kasten öldürme suçunu işlediği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur." 

Gerekçeli kararda, sanıklara verilen cezalara ilişkin detaylar da yer  aldı. 

Verilen cezalar

Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 3 Aralık'taki duruşmada, sanıklardan  Ahmet Suphi Altındöken'in "canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme, bir  suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak  amacıyla öldürme, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme,  nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve cinsel saikle kişiyi hürriyetinden yoksun  kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve çeşitli suçlardan 27 yıl hapisle  cezalandırılmasına karar vermişti. 

Mahkeme heyeti, Fatih Gökçe'nin "canavarca hisle veya eziyet  çektirerek öldürme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek  ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, nitelikli cinsel saldırı, başka bir suçu  işleyememekten kaynaklanan infialle öldürme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet  ve çeşitli suçlardan 24 yıl hapisle cezalandırılmasını kararlaştırmıştı. 

Mahkeme, baba Necmettin Altındöken'i ise "canavarca hisle veya eziyet  çektirerek öldürme, bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek  ya da yakalanmamak amacıyla öldürme, başka bir suçu işleyememekten kaynaklanan  infialle öldürme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına  çarptırmıştı. 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler