YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Özal'ın naaşı neden bozulmadı?
Özal'ın naaşı neden bozulmadı?
05 Ekim 2012 15:30
Merhum Turgut Özal'ın defin sürecine tabib binbaşı olarak tanıklık eden Mustafa Sarsılmaz “Şüphe duyduğum için otopsi yapılmasını isteyenlerdenim. Sanki rahmetli 19 yıldır orada bekliyormuş” dedi.

Suikast iddialarını araştıran savcılığın talimatıyla 8. Cumhurbaşkanı Merhum Turgut Özal’ın kabrinin açılması ve naşının kısmen bozulmaması, bilimsel ve metafizik açıdan Özal’ın defin sürecine tabip binbaşı olarak tanıklık eden, katafalka kaldırılmadan önce cesede tahnit işlemi uygulayan Prof. Dr. Mustafa Sarsılmaz tarafından yorumlandı. Sarsılmaz; “Şüphe duyduğum için otopsi yapılmasını isteyenlerdenim. Sanki rahmetli 19 yıldır orada bekliyormuş” dedi. 
 
Devlet Denetleme Kurulu (DDK)’nın verdiği "şüpheli ölüm raporu" ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal'ın kabrinin açılması ve naşının kısmen bozulmadığına yönelik ifadelerin kamuoyunda yer alması sonrasında açıklamada bulunan Prof. Dr. Mustafa Sarsılmaz konunun bilimsel ve metafizik yönünde açıklanmasının mümkün olduğunu söyledi. Bilimsel olarak naşa tahnit uyguladıklarını ifade eden Sarsılmaz; “ Konunun bilimsel olarak mümkün olan tarafı şu: Uygulanan forman diyet, bozulmayı ve kokmayı önleyen bir ilaçlamayı bize yaptırdılar. Tahnit yapılmasına karar verilirken itirazlar geldi. Vücut bütünlüğü bozulur mu diye? Biz de kısmi tahnite karar verdik. Tam bir tahnit değil kısmi bir tahnit. Karın ve leğen- pelvis dediğimiz bölgesine, göğüs boşluğuna ve kaslara enjekte ettik. Ancak 19 yıl olmuş, bir ümit olur mu bu incelemelerde? diye düşünürken yapılan incelemede forman diyet korumuş olabilir ama nereye gömüldüğünü bilmediğimiz için toprakla temasının da nasıl olduğunu bilmediğimiz için net bir şey konuşmak mümkün değil” dedi.
 
Metafizik açıdan Özal’ın naşının kendisini korumasına yönelik konuşan Sarsılmaz görevi başında hayatını kaybedenlerin şehit olduğunu hatırlatarak; “Formal diyetle bunu koruyabiliriz ancak formal diyeti vermediğimiz yerler var. Mesela beyin. Beynin büyük oranda sağlam kaldığını söylüyorlar. Perdenin aralanma meselesi bu. Vefat eden görevi başında şehit olanların kendine mahsus bir korunma şeklinin olduğunu biliyoruz. Bilimsel olarak burada tıkandığımızı görüyorum. Her şey bilimsel olarak açıklanamayabilir. Hepimizde akıl ve ruh var ancak göster derseniz gösteremeyiz. Bunun var olduğunu biliyoruz. Bu noktada olaya baktığımız zaman rahmetli üzerinde bir sır perdesini metafizik olarak açıklıyorum. Bu ölümün üzerinde hep şüphe duydum. Şüphe duyduğum için otopsinin yapılmasını isteyenlerdenim. 19 yıl aradan sonra cesedin bozulmadığına dair ifadeler var. Sanki rahmetli 19 yıldır orada bekliyormuş. Sonuçlar umarım kaybolmaz. Birileri müdahale etmez” diye konuştu.
 
‘SEMRA ÖZAL’A SORDUM’
 
Özal’ın defin süreci öncesinde hastane işlemlerini tek tek not ettiğini kaydeden Sarsılmaz, Özal’ın vücudunda herhangi bir darp izi ya da düşme belirtisi görmediğini ifade ederek; “En son görenlerden biri benim. İmamla birlikte yıkadım. Hepsi tutanak halinde kayıtlara karıştı. En son hali gözlemlenerek bizzat anotomist olarak yaptım. Rahmetlinin naaşını inceledim ve tek tek kaleme aldı. Tek bir darbe itme bir yerden düşme yok. Ceset bu manada normal Ancak bu demek değildir bir şey olmamıştır. Bu noktada niçin otopsi yapılmamıştır? Sorusunun cevabını bir türlü alamıyoruz.Semra Özal’ın katıldığı bir televizyon programında kendisine sordum: ‘Otopsiyi aile olarak siz istememişsiniz? Diye sordum. Semra Hanım’da bu ifadeye kızdı. Yalandır’ dedi. Neticede bir otopsi yapılmadı. Şimdi bir otopsi devletin başında bulunan bir büyük vefat ettiğinde hiçbir şüphe olmasa bile yapılır. En azından inceleme tetkik yapılır. Böyle bir ortada bulunmuşluk gibi süreç yaşandı” dedi.
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler