YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
O'nu da öldürmek istemişler
İçişleri eski bakanı Abdülkadir Aksu kendisini öldürmek isteyenleri başvurduğu yolu Bugün Gazetesi'ne anlattı.
O'nu da öldürmek istemişler
12 Ocak 2010 / 09:39 Güncelleme: 12 Ocak 2010 / 09:39
İçişleri eski bakanı Abdülkadir Aksu, kamuoyunun pek bilmediği bir konuyu ilk kez paylaştı, kendisinin de öldürülmek istendiğini açıkladı. Aksu: 'Öldürmek için bana da bomba yolladılar' dedi.. Bugün Gazetesi'nden Seda Şimşek, Aksu'ya o olayı sordu, Aksu da başından geçenleri anlattı.

O röportaj:

*Neden bazı çevrelerde AK Parti'yi hükümetten indirme planları yapılıyor, darbe planları ortaya çıkıyor?

AK Parti ezberleri bozdu. Bugüne kadar görülmek istenmeyen sorunları gördü ve üzerine gidiyor. Biz "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" alışkanlığını bozduk. "Sorunu süpür, halının altında dursun" zihniyetini yıktık. Ülkede sorun varsa üzerine gittik, bu da birtakım çevrelerin hesabına gelmez.

* Sivil bir hakimin, kozmik odaya girip araştırma yapması Türkiye'de yeni bir dönemin başlangıcı mı, yoksa bütün geleneklerin ve teamüllerin yıkılması mı?

Türkiye şeffaflaşıyor, yapılan yanlışlar araştırılıyor, üzerine gidiliyor. Önemli olan şu: Yapılanların hepsi hukuki. Türkiye bir hukuk devletidir. Genelkurmay Başkanımız bir açıklama yaptı, aramaların hukuki olduğunu söyledi.

*Bir asker - hükümet gerginliği söz konusu mu?

Hayır, Türkiye'de son günlerde bu moda oldu. Böyle bir şey yok. Birtakım olaylar yaşanıyor, bu olaylar hakkında karşılıklı görüşmeler yapılıyor. Bir olay olunca, görüşmeler yapılması en normal olanıdır. Hatırlayın, geçmişte bu görüşmeler yapılamıyordu. Şimdi hiç olmazsa bir olay olunca anında Sayın Başbakan Genelkurmay Başkanı ile görüşür. Bu diyalog yolunun açık olması güzeldir.

BU YAŞANANLAR GÜZEL GÜNLERİN HABERCESİ

* Herkes Türkiye'de neler oluyor sorusunun cevabını arıyor, sizce Türkiye'de neler oluyor?

Türkiye'de iyi şeyler olacak ve inşallah 2010 yılı 2009'dan daha parlak, daha aydınlık olacak.  Biliyorsunuz, denizler dalgalanır, ondan sonra durulur. Bunlar güzel şeylerin habercisi.

* Demokratik açılım süreci gündeme getirildi. Neden böyle bir sürecin başlatılmasına ihtiyaç duyuldu?

Demokratik açılım sürecinin amacı, demokrasimizin standartlarının yükseltilmesidir. Esasen bu zaten bizim partimizin programında vardır. Demokrasimizin standartlarının yükseltilmesi AK Parti'nin vizyonudur.

* Bu süreç daha önceden mi düşünülmüştü?

2001 yılında parti programımızda biz, "Herkes özgür olmadıkça kimse özgür değildir" dedik. Bizim rehberimiz bu olmuştur. Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi adeta bir şemsiye. Bunun altında Türkiye'nin bütün bu sorunlarının çözümü var. Sayın Başbakanımız demokratik açılım süreci ile adeta bir çözüm seferberliği başlattı.

Fendoğlu'nu öldüren bomba Bana da gönderildi

*Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast girişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Benim için o konuda yetkililerin yaptıkları açıklamalar önemlidir. Bir ihbar üzerine hukuki bir süreç başlatılıyor. Yargı sürecinin tamamlanmasını beklememiz lazım. Şimdi her kafadan bir ses çıkıyor. Bu bir bilgi kirliliği de yaratıyor.

* Bu tür olayların aydınlatılmasında gerek Emniyet Teşkilatı gerekse TSK içinde kurumsal taassup ortaya çıkmıyor mu?

Bir kişinin hatasını bütün kuruma mal etmek çok yanlış olur. Ben geçmişte bunun sıkıntısını yaşadım. İl Emniyet Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı, valilik yaptım. Bazı olaylara karışan polislerimiz olurdu, "Bir polis yanlış yaptı diye aman bütün bir polis teşkilatını kimse karalamasın" diyordum. Bu arada, kurumsal taassuba kapılıp da, "bunlar suç işlemez" demek de yanlış. Suç işlendiği konusunda bir emare varsa, o kurumun kendisi de üzerine gidip, gerekli incelemeleri yapmalıdır, bir suç işleyen varsa bunları temizlemelidir.

Hesap soracağım diyordu

*Siz hiç suikast girişimi ile karşı karşıya kaldınız mı?

Oldu tabii. Emniyet Müdürlüğü, kaymakamlık, valilik, İçişleri Bakanlığı gibi görevlerin gereği hep terör örgütleriyle, organize suç örgütleriyle, çetelerle, mafyayla uğraşıyoruz. Bunlardan bir kısmı tehditlerini çok açık yapıyordu. Mesela, son bakanlığım döneminde İstanbul'da önemli bir operasyonda yakalanan bir çete reisi, savcılığa götürülürken, "Ben, bu İçişleri Bakanı'ndan hesap soracağım" diye bas bas bağırıyordu. Bazıları da duruşmada, hakimin huzurunda bunları söylüyorlar.

*Doğrudan böyle bir girişimin hedefi oldunuz mu?

Bana bir paket bomba gönderildi. Hatırladığım kadarıyla 1978 yılı Nisan ayının ilk günleri idi. Rahmetli Hamit Fendoğlu'na gönderilen bombanın aynısı bana da gönderildi. .Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu'na gönderilen bombanın patlaması sonucu Fendoğlu, gelini ve iki torunu feci şekilde hayatlarını maalesef kaybetmişlerdi. O tarihte rahmetli Hamit Fendoğlu olayını inceleyen polis, o paketin Ankara Emek Postanesi'nden postaya verildiğini tespit ediyor. Postanedeki memur sorgulanırken, "bir kişi geldi, iki paket getirdi" diyor. İkinci paket olunca Emniyet alarma geçiyor ve ikinci paketin benim adresime Adıyaman'a gönderildiği tespit ediliyor.

O DÖNEMDE ANNEMİ KAÇIRMAK İSTEDİLER

* O zaman Adıyaman'da hangi görevdeydiniz?

Rahmetli Bülent Ecevit'in kısa dönem iktidarı oldu, beni vali vekilliği görevimden aldılar, 1. Sınıf Emniyet Müdürü iken Adıyaman'a Emniyet Şube Müdür Muavini olarak tayin ettiler. Hiç görülmemiş bir tayin tasarrufu, tabi yargıdan döndü. Danıştay iptal edinceye kadar birtakım sıkıntılar yaşadım. İşte o dönem Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu'na gönderilen bombanın eşi, bana Adıyaman'a gönderilmişti. Ben göreve gidip başlamamış olduğum için paket bomba postanede bekliyor. Alınıp Ankara'ya getirildi.

*Daha sonra benzer olaylar yaşadınız mı?

İlk İçişleri Bakanı olduğum dönemde annemi kaçırmaya geldiler. Rahmetli anacığım Diyarbakır'daki evinde otururken, bir terörist o civarda bir ev kiralamış, yine birtakım bilgiler toplanmış, annemin fotoğrafları verilmiş kendisine. İlk bakanlık görevimden ayrıldıktan sonra 1991 yılında Kavaklıdere semtindeki çalışma ofisimde otururken o zamanın Ankara Emniyet Müdürü Mehmet Canseven telefon etti, "Yerinizdeyseniz geliyorum" dedi, geldi, "Sizin için Muş kırsalından gelmiş 3 kişilik bir suikast timini yakaladık" dedi. PKK militanı 3 kişinin üzerinde büromun adresini gösterir kroki, benim giriş çıkış saatlerim, bürodayken hangi odada oturduğum, korumalar, sekreter nerede oturuyor gibi bilgiler çıktı. Annemi kaçırma teşebbüsünde bulunan terörist ve suikast timi, Emniyet İstihbaratı'nın başarılı çalışmaları sonucunda yakalandılar. Her iki olayın failleri yargılandılar. Ben bunları o dönem kimseye anlatmadım.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler