29 Temmuz 2017 Cumartesi
  • Altın143,977
  • BIST107.700
  • Dolar3,5286
  • Euro4,1426
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6300
  • İstanbul26 °C
  • Ankara26 °C
  • İzmir32 °C
  • Konya27 °C
  • Adana33 °C
  • Antalya34 °C
  • Diyarbakır39 °C
  • Bursa28 °C
  • Kayseri29 °C
  • Kocaeli29 °C
  • Şanlıurfa41 °C
  • Gaziantep35 °C
  • İçel33 °C
"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR"
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Önce aynaya baksınlar"
Yalova Marina'da toplu açılış töreninde gündemi değerlendiren Başbakan Erdoğan 12 Eylül'de siz ne yaşadınız diyenlere cevap verdi...
"Önce aynaya baksınlar"
23 Temmuz 2010 / 14:42 Güncelleme: 23 Temmuz 2010 / 14:47

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yalova Marina'da toplu açılış törenine katıldı. Erdoğan açılışta gündeme dair açıklamalarda bulundu. İşte Erdoğan'ın açıklamasından satır başları:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Bize diyorlar ki 'Siz 12 Eylül'de ne gördünüz, ne yaşadınız?' Bunu bize söyleyenler önce aynaya baksınlar. Biz 12 Eylül'ün öncesinin acılarını da yaşadık, biz 12 Eylül zulmünü de yaşadık, biz 12 Eylül sonrasının baskılarını da bütün ruhumuzda, bedenimizde hissettik” dedi.

Yalova Marina'da toplu açılış törenine katılan Başbakan Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, devlet-millet kaynaşmasını tesis ettiklerini belirterek, buyurgan, hükümran bir devlet yapısını ellerinin tersiyle ittiklerini vurguladı.

Milletle bütünleşen, milletle kucaklaşan, millete hizmetkarlık yapan bir devlet anlayışını ülkeye kazandırdıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bir ülkede demokrasi yoksa, demokrasi eksikse, demokrasi modern standartlarda değilse o ülkede yatırım olmaz, üretim olmaz, istihdam olmaz. Bunu biz çok uzun yıllarca yaşadık. Bir ülkede hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku hakimse orada yoksulun derdine çare bulunmaz, fakir-fukaranın sorunu çözülmez, yetim-öksüzün feryadı duyulmaz. On yıllar boyunca hukuk sistemindeki sorunlar nedeniyle biz bunu iliklerimize kadar yaşadık. Bir ülkede söz milletin değilse, karar milletin değilse, siyaset vesayet altındaysa, çeteler siyasete yön veriyorsa o ülke büyümez, kalkınmaz, ilerlemez.

Biz ülke olarak ne yazık ki bunu da yaşadık. Çetelerin provokasyonlarında nice gençlerimizi yitirdik. Askeri darbelerde nice delikanlılarımız dar ağacında sallandırıldı, asıldı. Siyasete yapılan müdahalelerle Türkiye her 10 yılda bir geriye gitti, tüm kazanımlarını heba etti. Şimdi bize diyorlar ki 'Siz 12 Eylül'de ne gördünüz, ne yaşadınız? Bunu bize söyleyenler önce aynaya baksınlar. Biz 12 Eylül'ün öncesinin acılarını da yaşadık, biz 12 Eylül zulmünü de yaşadık, biz 12 Eylül sonrasının baskılarını da bütün ruhumuzda, bedenimizde hissettik. Bizi sadece 12 Eylül vurmadı. 27 Mayıs'ı da biz yaşadık, 28 Şubat'ı da biz yaşadık, 27 Nisan'ı da biz yaşadık. Bunlarda da biz hedef olduk.”

27 Mayıs'a çanak tutanların kendilerinin neler yaşadığını anlayamayacaklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

“28 Şubat'a alkış tutanlar bizim neler yaşadığımızı anlayamazlar, 27 Nisan'da dut yemiş bülbüle dönenler bizim neler yaşadığımız bilmezler. Ama bizim bir farkımız var. Biz onların 12 Eylül'den sonra yaptıkları gibi mağduriyet edebiyatına sığınmadık. Darbeleri kendimiz için, şahsi çıkarlarımız için ranta çevirmedik, darbelerden nemalanmadık. Biz bütün darbelere karşı nasıl onurlu, nasıl dik bir duruş sergilediysek, bugün de yeniden müdahaleler yaşanmaması için dik ve onurlu bir duruş sergiliyoruz.

“GEÇMİŞLE YÜZLEŞMEYENLER AYDINLIK BİR GELECEK İNŞA EDEMEZLER”

Bizi samimiyet testine tabi tutanlara ben Yalova'dan sesleniyorum. Madem 12 Eylül'ün acısını yaşadığınızı, bedelini ödediğinizi söylüyorsunuz, neden 12 Eylül öncesi meydanları kan gölüne çeviren çetelerle, mafyayla, hukuk dışı örgütlenmelerle, onların benzerleriyle, onların uzantılarıyla mücadeleyi bugün desteklemiyorsunuz? Neden o çetelerin avukatlığını yapıyorsunuz? İşte 12 Eylül 2010 iki seçenek önümüze koyuyor. Ya darbecilerin anayasasından yana olacağız, ya milletten yana olacağız. Onun için diyoruz ki, sevdamız millet, kararımız evet. Bizim derdimiz bu. Bugün tek tek ortaya çıkan o kirli senaryoların üzerine neden bizim kadar gitmiyorsunuz? Hadi bu kirli senaryoların üzerine gitmiyorsunuz, hadi bu cesareti gösteremiyorsunuz, neden yargıya bu konuda yardımcı olmuyorsunuz?

12 Eylül'de acı çekmiş bir insan, bedel ödemiş, fatura ödemiş, o acıyı yüreğinde hisseden bir insan kalkar da Danıştay saldırganlarının yargılandığı davada avukatların bölümüne oturur mu? 12 Eylül'den gerçekten rahatsız olanlar kalkıp da Ergenekon'a avukatlık yapar mı? Madem 12 Eylül'ün acısını yaşadınız neden bugün 12 Eylül ile hesaplaşmıyorsunuz? Niçin askeri vesayet yerine milli iradenin üstünlüğüne vurgu yapmıyorsunuz? Niçin her sıkıştığınızda askere davetiye çıkaran yorumlar yapıyorsunuz? Madem 12 Eylül'de bedeller ödediniz, neden bugün yeniden 12 Eylül'lerin yaşanmaması için Anayasa değişikliğine 'Evet' demiyorsunuz? Çünkü siz rantını yersiniz, rantını yediniz. Siz istismar edersiniz, siz edebiyatını yaparsınız, ama biz samimi bir şekilde mücadele ediyor, acılarla yüzleşiyor, tekrar bu acıların yaşanmaması için samimi bir irade ortaya koyuyoruz. Geçmişle yüzleşmeyenler aydınlık bir gelecek inşa edemezler.”

AÇILIŞLAR

10 milyon dolarlık bedelle tamamlanan Yalova'daki yat limanının 243'ü denizde, 97'si karada olmak üzere 340 yat kapasitesine sahip olduğunu belirten Erdoğan, “2003 yılından itibaren arka arkaya yatırımlarını gerçekleştirdiğimiz ve hizmete aldığımız yat limanlarıyla bugün artık Türkiye bu sektörde dikkatleri üzerinde toplayan bir konuma yükseldi. Şu anda yat kapasitemiz Türkiye genelinde 15 bine ulaşmış durumda. İnşaatı bitenler hizmete alındığında, ihalesi devam edenler tamamlandığında kapasite 25 bin adede ulaşacak” diye konuştu.

Türkiye'nin şu anda yat turizminden 3,5 milyar dolar gelir elde ettiğini belirten Erdoğan, bunu 2023 yılında 10 milyar dolara çıkarılacağını söyledi.

Erdoğan, “Bu muhteşem eserin bir kez daha hayırlı olmasını, Koç Ailesi ile SETUR'un böyle bir yatırımı gerçekleştirmedeki katkısından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Ulaştırma Bakanıma ve özellikle ekibime özellikle teşekkür ediyorum” dedi.

Atılacak adımların çok çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Yalova terminal binasını 2008 yılında yenilemeye aldık. 13 milyon liralık bir yatırım gerçekleştirdik. Terminal binamız 2000 metrekaresi kapalı olmak üzere 2500 metrekareden oluşuyor. Yolcular için her türlü imkan sağlıyor. Yalova'ya çok çok yakışan bir eseri tamamladık ve bugün hizmete alıyoruz” diye konuştu.

Açılışı yapılacak bir diğer eserin ise Kızalay'ın bölge deposu olduğunu söyleyen Erdoğan, Kızılay'ın sadece yurt içindeki hizmetleriyle değil, yurt dışındaki hizmetleriyle de her zaman gururumuz olduğunu ifade etti.

Erdoğan, bugün hizmete açılacak Kızılay bölge deposunun 240 bin Türk Lirası harcamayla her an hizmete hazır bir depo olduğunu belirtti.

Açılışı yapılacak diğer bir eserin Çınarcık Hükümet Konağı olduğunu ifade eden Erdoğan, Altınova Müftlük Binası'nın da hizmete açılacağını belirtti.

KÖYDES kapsamında 2005 yılından beri yaklaşık 19 milyon Türk Lirası harcandığını anlatan Erdoğan, Yalova dahilinde yolu ve suyu olmayan köyün kalmadığını bildirdi.

Yalova'da yapılan yatırımları anlatan Erdoğan, yatırımlarla Yalova'nın Marmara Bölgesi'ndeki en dikkat çeken illerden biri haline geldiğini söyledi.

Öğleden sonra Aksa'nın Karbon Elyaf Üretim Tesisi'nin açılışının da yapılacağını belirten Erdoğan, bu yatırım ile Türkiye'nin karbon elyaf yatırımında dünyanın 9 ülkesinden biri haline geldiğini söyledi.

20. yüzyılın demirçelik yüzyılı olduğunu, ancak 21. yüzyılın karbon elyaf yüz yılı olacağını ifade eden Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün halatlarının karbon elyaf halat olduğunu belirtti. Erdoğan, Türkiye'nin bu alana Yalova'dan dev adımlarla giriş yaptığını belirtti.

“Bu iş aşk işidir, sevda işidir, bu iş yürek işidir yürek” diyen Erdoğan, millete hizmet için yüreğin ortaya konulmaması halinde milletle bütünleşilemeyeceğini, aynı frekansın tutturulamayacağını ifade etti.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler