YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Olayda çelişkiler artıyor
Olayda çelişkiler artıyor
31 Temmuz 2010 09:49
Hatay'da 4 polisin şehit olduğu saldırıda gasp ederek kullandıkları otomobilin sahibi MHP'li Kılınç, gasp olayından önce yaptığı buluşma kafalarda soru işareti bıraktı...

Hatay’ın Dörtyol ilçesinde 4 polisin şehit edilmesiyle başlayan ve bölgeyi karıştıran olayların altından Şemdinli’de Umut Kitabevi’nin bombalanmasına benzer izler çıktı. Saldırıdan provokasyona kadar her adımda sivil giyimli üç şahsın etkinliği tespit edildi. Gözaltına alınan Ahmet Büyük isimli kişi de uzman çavuş çıktı. Saldırının yapıldığı Passat’ın sahibi MHP Belediye Başkanvekili ve PM Üyesi Bestami Kılıç’ın rehin alınmasıyla ilgili anlattıkları da çelişkili.

MHP’Lİ KILIÇ BULUŞMAYI DOĞRULADI

Olaylardan sonra Hatay İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat birimlerince hazırlanarak 2.Ordu Komutanlığı’na gönderilen rapordaki bilgilere star ulaştı. Raporda, “Olay günü Kozludere’deki Maden Ocağı’nda 14:00’de Isuzu kamyonetle Jandarma İstihbarat Şube’de çalışan biri astsubay iki uzman çavuş Bestami Kılıç’la buluştu. Kılıç buradan ayrılınca rehin alınarak Passat marka aracına el koyuldu” bilgisi yer aldı.  star’a konuşan Kılıç, “Saat 14.00 sıralarında Paşa Yaylası’ndaki evime doğru gidiyordum. Yolda askerlerle karşılaştım. Tanıdığım askerlerdi. Bir süre birbirimize hal hatır sorduk. İlçeye dönerken rehin alındım. Beni serbest bıraktıklarında Yayla evine gelip kıyafetlerimi değiştirdikten sonra hemen ilçedeki Jandarma’ya giderek olayı anlattım” diye konuştu.

Olayla ilgili konuşan Payas Belediye Meclisi Üyesi MHP’li Bestami Kılınç, “Keşke 4 polis yerine ben ölseydim” dedi. Payas’ta nakliye şirketi sahibi olan evli, 3 çocuk babası Bestami Kılınç (45), 26 Temmuz’da beldede alışveriş yapıp Volkswagen Passat marka otomobiliyle Paşa Yaylası’ndaki ailesinin yanına giderken uğradığı saldırıyı anlattı...

 

 

Ormanlık ve tenha bölgeden geçerken 13.30 sıralarında silahlı 5 kişinin önüne çıkıp zorla durdurduklarını belirten Kılınç, şunları söyledi:

Ahmet Türk’e yumruk

“Beni otomobilden indirdiler. ‘Senin aracını alacağız. Otomobilini gasp ediyoruz. Erzak alacağız. Daha sonra arabanı sana tekrar getireceğiz’ dediler. Telefonumun sim kartını ve bataryasını çıkardılar. Üzerlerinde tüfek, bomba, roketatar, mermiler vardı. Kıyafetleri dağda yaşayan teröristler gibi değildi, şehirli kıyafetleri vardı. Kendi aralarında Kürtçe konuşuyorlardı. 2’si benim yanımda kaldı, 3’ü otomobili alıp gitti. Beni orman içinde görünmeyecek yere götürdüler. Biri gazeteyi okurken, diğeri çok kısık sesle radyo dinliyordu. Elimi, ayağımı bağlamadılar. Bana, ‘Bizim sivil vatandaşla ilgimiz yok. Asker, polis ve devletin memuruyla bizim işimiz. Seni öldürmeyeceğiz. Bu savaşı kazanacağız. 8 ay silah bırakmıştık. Ama eşbaşkanımız Ahmet Türk’e yumruklu saldırı, belediye başkanlarımızın gözaltına alınmasıyla biz tekrar harekete geçtik. Bu dağlar bizim’ dediler.

Radyodan dinlediler

İskenderun’da Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı İlboğa Kışlası İkmal Destek Komutanlığı’nda 6 askerin şehit olduğu saldırıyı arkadaşlarının yaptıklarını söylediler. Beni rehin tutan teröristlerden biri de 2008’de Denizciler Beldesi’nde otoyol turnikelerinde 2 polisin şehit edildiği saldırıya kendisinin de katıldığını söyledi. Polis aracına saldırı olduğuna dair haberleri dinledikten sonra beni bıraktılar. Arabamı getiren olmamıştı ama beni rehin tutan 2 kişi, beni serbest bırakıp gitti. Yaklaşık 5 saat rehin tutuldum.

O arabayı istemem

Serbest kaldıktan sonra yola çıktım. Bir tanıdığım durup beni aldı. Arabaya biner binmez bana, ‘Sen manyak mısın, ne geziyorsun buralarda yaya halinle. Dörtyol karıştı, polisimizi şehit ettiler. Bir Passat’la yapmışlar’ dedi. Passat deyince benim otomobilimle bu eylemin yaptıkları aklıma geldi. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Sonra jandarmaya gittim, ifade verdim. Partimden dolayı aracımın gasp edilip eylemin yapıldığının planlandığını sanmıyorum. Orası yayla yolu. Herkes arabasıyla geçebilirdi. Tesadüfen ben denk geldim. Zaten üzerimi aramadılar. Arasalardı, MHP’li Belediye Meclisi üyesi olduğuma dair kimliğim vardı. MHP’li olduğumu bilmiyorlardı, bilselerdi sonuç bu olmazdı, beni de öldürebilirlerdi. Arabayı o günden beri bir daha görmedim ve görmek de istemiyorum. Keşke o dört polis yerine ben ölseydim. Dört yuva yerine bir yuva yıkılırdı.”

Kaymakam doğruladı

Dörtyol Kaymakamı Hayri Sandıkçı da gaspı doğruladı, Kılınç’ın ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldığını belirtti.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler