YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"OHAL demek faili meçhul demek"
"OHAL demek faili meçhul demek"
27 Haziran 2010 10:18
Artan terör olayları 30 Kasım 2002'de kaldırılan Olağanüstü Hal (OHAL)'in tekrar gündeme gelmesine neden oldu. Fakat o dönemleri yaşayanlar OHAL kelimesini bile duyunca tüyleri diken diken oluyor.

Askeri seçenek ve OHAL’i gündeme getirenlere, dönemi yaşayanlar tepki gösteriyor. Babasını ‘faili meçhul’ cinayette kaybeden Dicle Anter de, “OHAL yerine TRT Şeş olsa kayıplar yaşanmazdı” diyenlerden.

OHAL, adı üstünde Olağanüstü Hal... Yaşayanlara göre, iletişimden seyahate kadar kişisel özgürlüklerin bir kenara bırakılıp ‘güvenlik’ öncelikli yaşamın sürdüğü ama gözaltı, mahkeme ve mezarlıklardan yaklaşık 100 bin örgüt mensubunun geçmesine rağmen terörün daha da arttığı bir yönetim biçimi. Hukukçu ve sosyologların araştırmasına göreyse, sorunun güvenlikle çözülemeyeceğinin ifadesi. Bazı kesimlerin yeniden gündeme getirdiği “OHAL” kelimesini duymak bile bölge halkının tüylerinin diken diken olmasına yetiyor. OHAL döneminde “faili meçhul” cinayete kurban giden Musa Anter’in oğlu Dicle Anter de bu kişilerden sadece biri.

ASTIĞIM ASTIK DENİLEN BİR ORTA

Dicle Anter, ‘OHAL’e neden hayır dediğini şu sözlerle anlatıyor: OHAL deyince akla kanunsuzluklar gelir. OHAL, faili meçhul, panzerlerler, eroin ticareti demektir. Yeni OHAL ilan edilirse, yeni Musa Anter cinayetleri yaşanır. O kadar olağanüstü bir durumdur ki insanı canından bezdirir. OHAL bir nevi devlet idaresi içinde ayrı devlettir. OHAL, JİTEM’in astığım astık, kestiğim kestik dediği bir ortamda yaşamaktır.

HERKES GEÇMİŞTEN DERS ÇIKARMALI

OHAL’e dönme tartışılırken, uygulamanın sonuçları ve dönemin analizi de yapılmalı. Geçmişten ders çıkarmak lazım. Olağanüstü Hal yönetiminde, insanların üzerinde korkunç bir psikolojik baskısı vardı. OHAL döneminde Kürt Aydınlarından Musa Anter’in öldürülmesiyle, ben babamı Türkiye ise çok kıymetli bir mozaik taşını kaybetti.Türkiye’de Musa Anter’ler kolay yetişmiyor.

ÖZGÜRLÜK VE HAKLAR VERİLMELİYDİ

Babam, Kürtlerin Kürtçe konuşabilmesini, kimliğiyle, kültürüyle toplumun içinde yaşanabilmesini istiyordu. O dönemde OHAL ilan edilmesi yerine yerine bugünkü TRT Şeş, üniversitelerde anadilde eğitim, siyasi partilere ana dilde progpaganda hakkı getirilseydi, belki bugünkü sorunların hiç biri yaşanmayacaktı.

DEVLET BU TARİHLE YÜZLEŞMELİ

Bir kere Kürt sorunu PKK’yla ortaya çıkmış değil. Bu 1959’da 49’lar davasıyla ortaya çıkmıştı. Ama 12 Eylül dönemi sonrası PKK’yı doğuran sebepler vardır. İnsalara dışkı yetidirseniz, insanlar buna tahammül edemez. Kürt sorunun çözümü için, Türkiye’nin önce bu sorunu biz yarattık ve çözeceğiz demesi, geçmişiyle yüzleşmesi gerekir.

 ÖCALAN’LA MASAYA OTURULMAZ

Şu gerginlik anında, bu taleplerin konuşulması mümkün değil. Önce barış sürecinin sağlanması lazım. Savaşın bitmesi için oturup konuşulması lazım ki zaten Öcalan’da kendisiyle konuşulduğunu söylüyor ve herkes bunu biliyor. Oturup çözün. Neden korkuyorsunuz. İnsanların ölmesi mi, yoksa bir çözüm bulunması mı iyi. Hangisi tercihiniz.

KART KURTLARDAN BURAYA GELDİK

Ben kızıma Kürtçe’de Ufuk anlamına gelen Asiwa adını koydum. Ama nüfusta bu kabul edilmedi ve Asive denmesi önerildi ama böyle olunca bir anlamı olmuyordu. Profösörlerin Kürtleri ‘Kart Kurt’’ olarak açıkladığı günlerden bugünlere geldik. Ancak açılımla gelen TRTŞEŞ’in bir yasal alt yapısı yok. Bir hükümet değişse, yayınına son da verebilir.

RAKAMLARLA OHAL

Eski Diyarbakır Baro Başkanı avukat Sezgin Tanrıkulu, Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı verilerinden avukat Serdar Yavuz’la birlikte hazırladığı raporda, OHAL’in çözüm olmayacağının rakamlarla ortaya konulduğunu söylüyor.

• Rapora göre, OHAL uygulaması sırasında yüzbinlerce insanın göç ettirildiği 4 bin köy boşaltıldı, 2 bin 735 kişi faili meçhul ve işkence mağduru oldu, 42 bin 795 kişi DGM’lerden geçti, 25 bin 344 örgüt mensubu çatışmalarda hayatını kaybetti, 2500’ü teslim oldu, 8358’i yakalandı, 772’si yaralı yakalandı.

• OHAL döneminde gözaltı, tutuklama, ‘ölü ele geçme’de toplam sayı 92 bin 345 oldu. Ama 15 yıl süren OHAL sonrasında, terör bitmedi. Milli Savunma Bakanlığı verilerine göre OHAL dönemi 3541 güvenlik görevlisi şehit oldu. İçişleri Bakanlığı verilerine göreyse bu karam 5 bin 52. İçişleri Bakanlığı verilerine göre yıllık ortalama şehit sayısı 336.

• OHAL sonrasıysa bu rakam 89. Yine resmi rakamlara göre, PKK’nin ilk silahlı eyleminin gerçekleştiği 1984’den geçen yıla kadar 29 bin 639 PKK’lı öldü. Sınır ötesi operasyonda ‘etkisizleştilenlerin sayısıysa 5374.

• Yine ilk PKK eylemi 1984’ten   Halkalı’daki bombalı saldırının yaşandığı 22 Haziran 2010’e kadar ki şehit sayısı şehit sayısı 6 bin 653. 1984’ten günümüz hayatını kaybeden veya yaralan ‘Türk vatandaşları’nın sayısıysa, 63 bin 433.

Star

başlık parasıyla satın alınan kızlar...
 // ibrahim çelikoğlu
Duyduk.Kullanıldıktan sonra sözde boşanıp başkasına satılanlar.Jitemin elinde uğuşturucu kuryeliği eşiğinde kötü yollara sevk edilip ailesinden koparılanları duyduk.Evli bölük komutanının evlendim diye lojmana getirdiklerinin şahitlerine rasladık vs..Bu vatana yazıktır.OHAL yanlız bunlarla kalmaz.Yabancı güçlere servistir.Yaptıklarını gizlemektir.Yabancılar bu durumu candan destekler......
27 Haziran 2010 10:51
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler