29 Temmuz 2017 Cumartesi
  • Altın143,977
  • BIST107.700
  • Dolar3,5286
  • Euro4,1426
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6300
  • İstanbul26 °C
  • Ankara26 °C
  • İzmir32 °C
  • Konya25 °C
  • Adana34 °C
  • Antalya34 °C
  • Diyarbakır37 °C
  • Bursa30 °C
  • Kayseri28 °C
  • Kocaeli29 °C
  • Şanlıurfa37 °C
  • Gaziantep34 °C
  • İçel31 °C
"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR"
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Öcalan'dan tehdide devam
Öcalan'dan tehdide devam
21 Mart 2011 09:26
Müzakere süreci gelişmezse çatışma süreci kaçınılmaz!

Öcalan, devletle görüşmelerin devam ettiğini söyleyerek, “Bu diyalogla sonuç alınmazsa 2011 yılının ikinci yarısından itibaren direniş sürecinin gelişeceğini” söyledi.

İmralı’da tutuklu bulunan Abdullah Öcalan, devlet ile görüşmelerin devam ettiğini belirterek, çözüme ilişkin 2011 yılının yazını işaret etti. Öcalan’ın avukatları ile gerçekleştirdiği haftalık olağan görüşmesinin notları dün Fırat Haber Ajansı’nda yayımlandı. Öcalan’ın değerlendirmeleri şöyle:

İŞBİRLİKÇİ KÜRTLER: Niye son dönemlerde kendine ‘aydınım’ diyen kimi Kürt çevrelerinden medet umuyor, bunlarla görüşüyor? Türkiye’deki onurlu Kürtleri tasfiye edeceksin, diğer taraftan bu kişilere ‘Türkiye’ye dön’ çağrısı yapacaksın. ‘Kürt aydını’ diye yansıtılan bu kişiler direkt AKP ile bağlantılıdır. Alttan alta bu kesimler örgütlendirilmeye çalışılıyor. Bu kesimler ‘Apo, PKK bizi kendi vesayetine almaya çalışıyor’ diyorlar. Ben de şunu diyorum, ‘bizi vesayetiniz altına alın deseler’ bile kabul etmeyiz. Bir de diyorlar ki “bütün Kürtler sizin gibi düşünmüyor, bunlar da Kürt değil mi?” Bu kesimler de ‘biz farklı Kürtleriz, farklı Kürt çevreleriyiz’ diyorlar, ‘kabul edin’ diyorlar bize. Doğrudur onlar da Kürttür. Bizim öyle bir sorunumuz da yok. Evet bunlar farklı Kürtlerdir, ancak bunlar işbirlikçi Kürtlerdir. Bu ‘aydınım’ diyen Kürtler AKP ile ne görüştü, kapalı kapılar arkasında neyin pazarlığını yaptılar? Bunları niye çıkıp kamuoyuyla paylaşmıyorlar?

ROLÜMÜ FARK ETTİLER: Devletin kimi girişimlerinin sonucunda vardığı kanaat, sorunun çözümünün pratik olarak yürümesi için benimle de görüşmelerin gerekli olduğu yönündedir. Benim üzerimden sürecin yürütülmesinin daha pratik ve hızlı sonuç alıcı olduğu kanaatindeler. Devletin, Kürt sorununun çözümünde rolümü fark ettiğini düşünüyorum. Şunu da belirteyim; ‘Ben çekileceğim’ derken bu bir şantaj olarak algılanıyor, böyle sanki yap-boz oyunu gibi görülüyor. Ciddi konulardır, basit ele alınmamalıdır. Eğer diyalog ve müzakere yöntemiyle sonuç alınamazsa, benim de burada görüşme yapmamın anlamı olmayacaktır. Diğer çözüm olasılıkları devreye girecektir. Burada bir diyalog devam ediyor. Burada yapılan görüşmeler tarihi önemdedir. Görüşenlerin yaklaşımlarının ciddi olduğunu düşünüyorum. Bu görüşmelerde bulunanlar devletin önemli ve ciddi kurumlarının temsilcileridirler.

ÇATIŞMA SÜRECİ KAÇINILMAZ: Kimi pratik öneriler aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Bu pratik öneriler çerçevesinde yaz başına kadar gelişmeleri takip etmek gerekiyor. Diyalog ve müzakere yöntemine şans veriyoruz. Bu yöntem pratikleşirse, 2011 yılı çözümün geliştiği yıl olacaktır. Eğer bu diyalog ve müzakere yöntemiyle sonuç alamazsak, 2011 yılının ikinci yarısından itibaren topyekün direniş ve özgürlüğünü sağlama süreci gelişecektir. Bu yol da çözümü getirir ama tercihimiz değildir. Müzakere süreci gelişmezse, çatışma süreci kaçınılmazdır. Böylesi bir ortamda da geçmişten farklı olarak üç-dört misli kayıplar yaşanabilir.

SEÇİM TAKTİĞİ: Batı illerinde BDP’nin oyları yerinde sayıyor. Bunun nedeni de Batı’nın boş bırakılmasıdır. BDP tarafından bazı milletvekillerine yeni dönemde görev verilmeyebilir, milletvekili olarak bugüne kadar yapmış oldukları hizmetler yeterli görülebilir. Alınganlık içine girmemelidirler. Bu seçimde BDP’liler paralel sandık sistemi geliştirebilirler. Oyunu BDP’ye kullanan her seçmen oyunu kullandıktan sonra BDP’nin uygun yerlerde kendi oluşturduğu sandıklara da giderek oraya da oy kullanabilir. Ya da bu sistemi uygulamak zor gelirse, onun yerine her oy kullanan seçmen, BDP görevlilerinin yanına gidip BDP’ye oy verdiğini göstermek için BDP’nin hazırladığı kağıtlara imza atabilirler. Kendi oylarına sahip çıkmak için paralel sandık sistemi ya da daha pratik benzer önlemler üzerine çalışabilirler. Seçmen kütüklerine kaydı olmayanlar mutlaka kayıtlarını yaptırmalıdırlar. (Vatan)

demek libya yı takip edebiliyor...
 // ibrahim çelikoğlu
ABD'nin güçlü olması koltuklarını kabartıyor.Demek tutukluluk yakında bitecek Kıral olacağım hesabı yapıyor.Bunda suç yok.İşbirliği yaparak vatanını satanlarda suç.Doğu kabarıyor,taşmak üzere.Çocuk katili keyiflenmesinde kim keyiflensin???...
21 Mart 2011 10:18
ne diyo bu!
 // süvari
ne diyo bu bu cezaevinden nasıl konuşabiliyor ya... bu tutklu değilmi. cezası kesinleşmedimi... bu devlet bu nasıl müsaade ediyoo..bunu anlamıyorum yaa... Türkiye Cumhuriyetini türk insanını nasıl tehdit eder yaa.. çok dan çok azdan az gider hadi başlayın bakalım....görelim . analar neler doğurmuş bakalım.....
21 Mart 2011 10:14
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler