YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Öcalan'a ev hapsi yok"
İçişleri eski Bakanı Beşir Atalay, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın ev hapsine alınacağı yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı...
"Öcalan'a ev hapsi yok"
10 Haziran 2011 / 14:56 Güncelleme: 10 Haziran 2011 / 14:56

İçişleri eski Bakanı Beşir Atalay, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın ev hapsine alınacağı yönündeki iddialara ilişkin ''Hiçbir çalışmamızda Öcalan'ın başka bir yere götürülmesi, ev hapsi gibi bir konu geçmemiştir'' dedi.

Atalay, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı Bakanlar Kurulu'nun yeni yapısına yönelik eleştirilerin haksız olduğunu belirtti.

Hükümetin Meclisten, tatile girmeden yetki aldığını hatırlatan Atalay, ''KHK çıkarmak için yetki aldık. Bunun içinde ne yapacağımız yazılı. Burada yeni hükümet oluşmadan önce bu konularda çalışma yapacağımızı ifade ettik. Bilinmeyen, bizim yeni yaptığımız bir şey değil bu. Meclis çalışırken hükümetin böyle bir şey yapacağını zaten biliniyordu. Sanki beklenmeyen bir şeyi yapıyormuşuz gibi değerlendirmeler yapıyorlar. Başbakanın şu anda açıklaması tam zamanıdır. Yeni hükümet buna göre kurulacak, kabine düzeninin açıklanması gecikseydi sorun olurdu'' dedi.

Kılıçdaroğlu'un seçimden önce yeni kabine yapısının açıklanması konusundaki eleştirilerine ilişkin de Atalay, devlet bakanlığı sisteminin sadece Türkiye'de bulunduğunu ifade ederek, ''Diğer ülkelerde devlet bakanlıklarının muhatabını bulmak bile zor oluyor... Zaten bütün kamuoyu yoklamaları AK Parti'nin tek başına iktidar olacağını gösteriyor. Sayın Kılıçdaroğlu'nun böyle şeyler söylemesi çok ayıp. Onların son araştırma sonuçlarını ben biliyorum. Sadece bizim milletvekili sayımız belli değil. Bunu da muhalefetin ne kadar oy alacağına bağlı olduğu için net bilmiyoruz. Bunlar seçim ortamının renkleri gibi görüp geçmek lazım'' şeklinde konuştu. 
 
 ÖCALAN'A EV HAPSİ İDDİALARI
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin terör örgütü ele başı Abdullah Öcalan'nın ev hapsine alınacağı yönündeki iddialarını Atalay, ''MHP'nin başka konusu yok ve bunlarla siyaset yapıyor'' sözleriyle cevap erdi.

Atalay, şunları kaydetti:

''Bu konuları ajite ederek, sürekli gündemde tutarak siyaset yapıyor. Bazı kesimler bu konulardan nemalanır. İçlerinde bir ukde vardır MHP'nin, çünkü bu terörist başı yakalandıktan sonra yargılandı ve ceza verildi. Cezayı uygulamadı MHP. MHP bununla ilgili sürekli bir kompleks içindedir, sürekli bir savunma refleksi içindedir. Bu kompleksini böyle suçlamalarla gidermek istiyor.

Bizim ne terör örgütüyle ne başka bir illegal yapıyla bu konularda hükümet olarak, parti olarak bir kez bile görüşmemiz olmamıştır. Hiçbir çalışmamızda Öcalan'ın başka bir yere götürülmesi, ev hapsi gibi hiçbir konu geçmemiştir, çalışmalarımızın hiçbirinde böyle bir şey geçmemiştir. Hükümetin gündemine böyle bir konu asla gelmemiştir.''

AK Parti hükümetlerinin bugüne kadar ki çalışmalarının özünü, Kürt kökenli vatandaşların devlete güvenini tekrar sağlamak ile terörün zeminini kurutmanın oluşturduğunu anlatan Atalay, ''Bizim muhatabımız millettir, çözüm yeri Meclistir. Seçim ortamında aslı olmayan, zerre kadar doğruluğu olmayan ifadelerin kullanılmasını kınıyorum. Bunları seçim döneminin umutsuzlukları, çaresizlikleri olarak değerlendiriyorum'' dedi.

''Bizim çalışmamızın özünde kardeşlik var, bunu yaparsa AK Parti yapar'' diyen Atalay, ''Bölgeye dönük projelerle sorunları çözmek istedik. AK Parti'nin politikası bütünlüğü sağlamaktır. MHP'nin yöntemi olan kin ve nefret duygularıyla bu sorunları çözemezsiniz. O şaşkınlıkla böyle iftiralarda bulunuyorlar'' şeklinde konuştu. 
 
''ANAYASA HAZIRLIKLARINDA AZAMİ MUTABAKAT ARAYACAĞIZ'' 

 
Yeni anayasa çalışmasının AK Parti'nin seçimden sonraki en önemli ajandası olduğunu belirten Atalay, şu anda çok sayıda sivil toplum kuruluşunun anayasa taslağı üzerinde çalıştığını anlattı.

Seçim çalışmalarında, Türkiye'nin ilk sivil anayasanın içeriğine ilişkin açıklamalarda bulunmadıklarını kaydeden Atalay, ''Anayasanın özüne ilişkin çok şey söylemedik, istiyoruz ki mutabakatlarla olsun. Bizim de hazırladığımız taslak var. Bütün kesimlerin taslakları toplansın, mümkünse anayasa Meclis dışında olgunlaşsın. Meclis sadece yasalaştırsın'' dedi.

Atalay, seçimden çıkaracakları milletvekili sayısına bakmadan anayasa hazırlıklarında azami mutabakat arayacaklarını belirterek, şunları kaydetti:

''Çünkü ülkenin anayasasını yapıyorsunuz. Ne kadar büyük temsil olursa ömrü uzun olur ve kabul edilirliği de geniş olur. Daha fazla işbirliğini nasıl yaparıza kafa yormak lazım. Türkiye'nin kronik sorununun çözümü kaçınılmazdır, Türkiye başka türlü büyük devlet olamaz. Ne zaman muhalefet partileri iç siyasette vatandaşların duygularını ajite etmezlerse sorunlar o zaman daha kolay çözülür. Terör örgütünün ve bugünkü BDP'nin tutumu sorunu çözdürmez, zorlaştırır. Çünkü bu sorunların çözümü siyasetin içindedir. BDP'nin yaptığı gibi terör örgütünün gölgesinde siyaset yaparsa Kürt sorunu çözülmez. Şiddetin ve terörün olduğu yerde çözüm asla konuşulamaz. Onların, sorunu çözme niyeti olduğuna inanmıyorum sadece derinleştiriyorlar. MHP'nin ve BDP'nin tavrıyla bu sorunlar sadece derinleşir, çözülmez.Türkiye'nin gerçek demokrasiye kavuşması için bu anayasanın bu dönem mutlaka değişmesi lazım. Türkiye çok rahatlayacak, dünyada büyüyen Türkiye'yi daha farklı göreceğiz. Kavgayı artırarak Türkiye'nin geleceğine hizmet etmeyiz.'' 
 
SİYASETE BASKI İDDİALARI

 
Son günlerde, 2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçiminde ''siyasete baskı'' yapıldığı yönünde tartışmalar yaşandığını da hatırlatan Atalay, ''Sadece siyasete baskı yapılmadı, olmadık şeyler oldu milletin gözü önünde'' dedi.

O dönem Anayasa Mahkemesi'nin baskı nedeniyle tuhaf kararlar almak zorunda bırakıldığını bildiren Atalay, ''27-28 Nisan 2007 tarihleri Türkiye'nin siyasi tarihi açısından çok belirleyicidir, değiştirendir, en önemli kırılma noktalarından biridir. Yani bugüne kadar ki trendi değiştirmiştir. Benzer uygulamalar olmuş, birileri şapkasını almış gitmiş. Gereken cevap verildi, kırıp dökmeden açıklama yapıldı ve Türkiye yoluna devam etti. Ondan sonra çok şey değişti'' dedi.

Cumhurbaşkanlığı seçimin yapılacağı gün olağanüstü şeylerin olduğunu kaydeden Atalay, ''Çok kötü acı tecrübeydi. Türkiye antidemokratik uygulamalara sahne oldu. Daha sonra yapılan seçimlerde milletimiz bize daha fazla destek verdi ve anayasayı değiştirdik. Bir daha cumhurbaşkanı seçiminde kriz olmayacak'' diye konuştu.

Atalay, cumhurbaşkanının vatandaş tarafından seçilecek olmasının hem vesayet mekanizmasını kırdığını hem de cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin tartışmaları bitirdiğini söyledi. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler