YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"O Sokullu tipi devlet adamıdır"
"O Sokullu tipi devlet adamıdır"
05 Eylül 2014 00:29
Ali Bayramoğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu 'Sokullu tipi devlet adamı' olarak değerlendirdi ve "Muazzam çalışkan birisi" dedi.

24 TV'de Ali Bayramoğlu'nun moderatörlüğünde 'Yeni Türkiye' programında Mustafa Karaalioğlu ve İbrahim Kiras ile gündeme ilişkin önemli konular masaya yatırıldı.
 
"Davutoğlu muazzam çalışkan biri"
 
Mustafa Karaalioğlu, Ahmet Davutoğlu’nun muazzam çalışkan biri olduğunu, Başbakan olanın da çalışkan olmak zorunda olduğunu belirtti.
 
“İyi bir Başbakan nasıl olur? Bir kere Başbakanlığa layık bir kariyerin olması gerekir ki Davutoğlu’nda bu var. Basit bir formülüm var; yüzde 75’i, 85’i çalışkanlık. Başbakan çalışkan olmak zorunda. Davutoğlu’nda bu var. Muazzam çalışan birisi ve Erdoğan’la birbirlerini ne zaman arasalar bundan sonra da telefonları açık olacaktır.”
 
‘"Sokullu tipi devlet adamı: Davutoğlu"
 
Ahmet Davutoğlu’nu Sadrazam Sokullu’ya benzeten Ali Bayramoğlu, Davutoğlu’nun sisteme büyük katkılarda bulunacağını belirtti.
 
“Ben Davutoğlu’nu biraz Sokullu tipi bir devlet adamı olarak görmüştüm ilk dönemlerinde. Sokullu devleti ihya eden, sistemi güçlendiren, kurumsallaştıran, atanmayla gelip o atanmanın liyakatıyla sisteme büyük katkılarda bulunan en büyük sadrazamlardan biri. Davutoğlu’nun böyle bir boyutu olduğunu görüyorum. Olmasını da diliyorum. Çünkü bu çok önemli.”
 
“Önümüzdeki dönemde Davutoğlu açısından önemli meseleler olduğunu düşünüyorum. Bunlardan bir tanesi; çözüm süreci. Çözüm süreci Türkiye’nin önündeki en önemli mesele ve muhtemelen Ekim ayından itibaren geri dönüşlerle hızlanacak. Ve burada çözüme ne kadar yakınlaşılırsa Türkiye’deki gerginlikler o kadar absorbe olur diye düşünüyorum ve bu konuda da umutlu olmamak için hiçbir neden yok.”
 
"Yeni CHP'nin toplumda karşılığı kalmadı"
 
CHP açısından ciddi problemler olduğunu belirten Mustafa Karaalioğlu, vaat edilenlerin toplumda karşılığı olmadığını söyledi.
 
“Kılıçdaroğlu CHP’nin sorununu iyi kötü tespit etmişti aslında. Klasik eski CHP ile gidilemeyeceğini görmüştü fakat bunu nasıl değiştireceğini bilemedi, değiştirme cesaretini, liderliğini de gösteremedi. Şuanda yaşanan; liderlik noksanından kaynaklanan süreçler.
 
Kongreyi Kılıçdaroğlu’nun kazanacağı görünüyor. Tabi kongrelerin ne olacağı bilinmez. Fakat her durumda, yani Kılıçdaroğlu kazansa da kaybetse de CHP açısından böyle bir problem var ki; Muharrem İnce kazansa, İnce’nin vaat ettiği şey; “biz eski CHP olalım, yenilirsek kendi bildiğimizle yenilelim” tavrı. Bildiğimiz Kemalist, Laik bir çizgi ve bu çizgi ulusalcı tonları güçlü bir çizgi. Beri tarafta Sayın Kılıçdaroğlu’nun temsil ettiği şey; melez bile olmayan bir karışım.

Tam olarak ne vaat ettiği konusunda ciddi endişeler var. Çeşitli girişimleri başarısızlıkla sonuçlanmış bir girişim. Dolayısıyla CHP adına kongrenin ertesi günü güçlü bir depar görünmüyor. Kemal Bey’in yeni CHP arayışları da bu vaatte bulunmuyor. Kaldı ki toplumda da karşılığı kalmadı. Yapmak için zamanınız vardı, yapmaya da çalıştınız. Olmayınca bu sefer; “bunu yapacak bir lider kadrosu yok ki, bunlar olmuyor” izlenimini uyandırıyor.”
 
Gerginlik ortamı olmazsa CHP bu kadar oy alabilir mi?
 
İbrahim Kiras, CHP’nin Erdoğan nefretini, karşıtlığını kendi tabanlarını konsolde edebilmek için kullandıklarını ifade etti.
 
“Bu gerilim dili, bu gerginlik, bu kutuplaşma ortamı söz konusu olmazsa CHP bu kadar bile olsa oy alabilir miydi? Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi kendi tabanlarını konsolde edebilmek için Erdoğan nefretini, karşıtlığını kullanabiliyorlar. Buna ihtiyaçları var ve asıl önemlisi bundan daha fazlasını yapabilme imkanına sahip değiller.”

 

STAR GAZETE

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler