YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
O hakimler Haşhaşiler gibi Alamut Kalesi'nden aşağı atladı
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir, "Cumartesi günü hukuk skandalına imza atan o hakimler bir emirle Alamut Kalesi'nden aşağı atladı. Bu bir intihar saldırısıdır. Bu hareketin DHKP-C'nin cezaevinden adam kaçırmasından farkı yok" dedi.
O hakimler Haşhaşiler gibi Alamut Kalesi'nden aşağı atladı
27 Nisan 2015 / 08:08 Güncelleme: 27 Nisan 2015 / 08:22

25 Nisan Cumartesi gecesi Türkiye hukuk tarihine geçecek bir skandala sahne oldu. İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Metin Özçelik , Sulh Ceza Hakimlerinin tamamını devre dışı bırakarak 75 polisin tahliye talebinin İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Mustafa Başer tarafından karara bağlanacağını açıkladı.

Bu karardan birkaç saat sonra Hakim Mustafa Başer Tahşiyeciler kumpasından tutuklu 75 sanığın tahliyesine karar verdi. Tamamen hukuksuz olarak alınan bu karar 10. Sulh Ceza Hakimliği'nin verdiği bir kararla "yok hükmünde" kabul edildi. 

Paralel Yapı'nın bir kumpası daha boşa çıkarken kamuoyu, Paralel Yapı'nın hala yargıda operasyon gücünün bulunduğunu gördü. 

Cumartesi günü yaşanan bu hukuk skandalını, yargıdaki Paralel suç örgütünün nasıl temizleneceğini cesur çıkışları ile tanınan İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir'e sorduk. 

Sabah'tan İsa Tatlıcan'ın röportajı;

Böyle bir yetkileri yok

Geçtiğimiz Cumartesi günü Asliye Ceza Hakimi reddi hakim talebini yerinde bularak bütün Sulh Ceza Hakimliklerini devre dışı bırakarak davayı Asliye Ceza Hakimliğine verdi. Böyle bir yetkisi var mı? 

Yasa tahliye ve tutuklama görevini Sulh Ceza hakimliğine vermiş. Ancak 27. maddeye göre Sulh Ceza Hakimi reddedilirse buna Asliye Ceza Hakimi karar veriyor. Ama bir hakim için karar verebilir. Cumartesi günü yaşanan olayda bütün Sulh Ceza Hakimleri'nin reddedilmesine karar verildi. Bakacak hakim yok denilerek tahliye taleplerini karara bağlaması için başka bir Asliye Ceza Hakimi görevlendirildi. 

Böyle bir karara yetkisi yok mu? 

Bütün Sulh Ceza Hakimlerini reddedemez. Veremez ama diyelim böyle bir garip karar verdi. Böyle bir durumda HSYK'ya yazması ve oradan bir Sulh Ceza Hakimi görevlendirilmesi talebinde bulunulması gerekirdi. Keyfine göre hakim belirleyemez. 

Tamamen bir tezgah kurulmuş

Peki davayı Sulh Ceza Hakimlerinden alıp Asliye Ceza hakimlerine vermek ne anlama geliyor? 

Buradaki olay tamamen tezgah kurmaya yönelik. Tamamen keyfi ve amaca yönelik bir uygulama ile karşı karşıyayız. Hiçbir hakim kanunu, yasayı, hukuku eğip bükerek kendi yandaşlarına menfaat sağlayamaz. 

Yandaşları derken Paralel örgütü mü kastediyorsunuz? 

Örgüt var mı, yok mu diyorlar ya. Buyurun işte size örgüt. Bu örgüt o kadar pervasız ve çekincesiz davranıyor ki. Önceden tedbirli davranırlardı. Artık açık oynuyorlar. 1,5 yıldır devletle savaşan bir grup kendi sağlamasını yapıyor. 

75 kişinin tahliye etmeyi amaçlayan bu operasyon planlı bir hareket miydi sizce? 

Bu iki Asliye Ceza hakimi herkes tarafından bilinen ve aynı doğrultuda hareket eden isimler. Belki de aylar önce hesaplanmış kurgulanmış bir örgütsel faaliyet. Bu arkadaşların yaptıkları işlem Ceza Muhakemesi yasasının bütün hükümlerine aykırıdır. En hafif deyimiyle görevi kötüye kullanmaktır. Bunu da bir örgüt faaliyeti içerisinde yapılmıştır. Derhal görevden el çektirip yargılanmaları gerekir. 

Hakim adeta canlı bomba gibi davranmış  

Peki yargıdaki son operasyon sizce ne anlama geliyor? 

75 kişiyi hukuk dışı yöntemlerle cezaevinden kurtarmaya çalışmak bir kamikaze hareketidir. Bu bir canlı bomba tavrıdır. Bu tamamen haşhaşi örgüt faaliyetidir. Bu çılgınlığı başka türlü açıklayamayız. Okyanus ötesindeki "üstad"larından kesin talimat almışlar. Kendi hakimlik kariyerlerini bitirecek kadar bu talimatı önemli görmüşler . Bu yüzden harekete geçmişler. 

Hakim Alamut Kalesi'nden atladı 

HSYK 3 gün önce bu hakimler hakkında bir karar alsaydı Paralel medyanın şov yapmasının önüne geçilebilir miydi? 

HSYK bu kadar ileri gideceğini tahmin edememiştir. Hiçbir hukukçu bu kadar ileri gideceklerini tahmin edemez. Bu yapılan hareket Alamut Kalesi'nden atlamak gibi bir şeydir. HSYK bu konuyu hukuki çerçevede çözmek istemiştir. 

Sizce bundan sonra bu tür intihar saldırıları yapabilirler mi? 

Şimdi bu tür olayları önceden kestirmek çok zor. Bu tür taarruzlarda bulunabilirler ama artık hukuksuz her tür girişim akamete uğrayacaktır. Karşılarında paralel cuntaya bağlı olmayan çok değerli hakim ve savcı grubu vardır. HSYK buna dahildir. Bu yapı olduğu sürece Paralelci cuntanın her türlü girişimi akamete uğrayacaktır. 

DHKP-C'nin cezaevinden adam kaçırmasından farkı yok 

75 polis hakkında verilen bu karar basit bir görev kusuru ya da yetki gaspı olarak görülebilir mi? 

Bu arkadaşların yaptığı hareket kesinlikle hukuki ve yasal bir hareket değil. Tamamen mensup oldukları örgütün elemanlarını cezaevinden kaçırmak için bir taarruz hareketidir. Etrafı çevrilmiş bir örgütün çemberi yarma hareketidir bu. Örgütün serbest üyeleri tutuklu üyelerini cezaevinden kaçırmaya çalışmaktadır. DHKP-C'nin kendi elemanlarını kurtarmak için cezaevinden örgüt üyelerini kaçırması gibi bir harekettir. 

Paralel örgütün bu operasyonu başarılı olsaydı ne olurdu? 

Başarılı olsa diye bir şey olmayacaktı. Bunun başarılı olma ihtimali yoktu. Yetkisiz makamların verdiği kararlar savcılık tarafından infaz edilmez. Cumhuriyet Başsavcılığı infaz için kendisine gönderilen kararın yasaya uygun mu, yetkili merciler tarafından verilmiş mi bunu kontrol eder. Usule uygun değilse Savcılık bunu yerine getirmez. Bu kararın doğrusunu ister. Hata olarak Cezaevi yetkilileri tahliyeyi yerine getirseydi bile yeniden tutuklama kararı çıkartılırdı. 

Sonuç alamayacaklarını bile bile neden böyle bir operasyona giriştiler? 

Bunların hesapladıkları bir netice almak değil. Bunların hesapladıkları tamamen bir algı operasyonudur. Bunlar tamamen biz bir örgütüz, gücümüz budur mesajını veriyor. Bu tamamen bir illegal örgüt tavrıdır. Buradan bir netice alınmaz. 

Masum aileler kendilerimi kullandırmasın

Kararın "yok hükmünde" olduğunu bildikleri halde aileleri Silivri Cezaevi önüne getirerek ne yapmak istediler? 

İnsanların duyguları ile oynuyorlar. Zaten cezaevinden çıkmayacaklarını bildikleri halde insanları kandırarak Cezaevi kapılarına götürüyorlar. O insanlar da artık düşünsün. Kendilerini bu örgütsel yapılarının kullanmasına izin vermesin. Eğer samimilerse bu cunta ile örgüt ile arasına mesafe koysunlar. 

 

SABAH

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler