YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
O çağrıyı üstüne alma Özkök!
Gazeteci - Yazar Kurtuluş Tayiz, "Başbakan olarak son günümde musafaha için elimi uzatıyorum" sözlerini üzerine alan Ertuğrul Özkök'e karşı bir yazı kaleme aldı.
O çağrıyı üstüne alma Özkök!
30 Ağustos 2014 / 08:16 Güncelleme: 30 Ağustos 2014 / 10:20

İşte Akşam Gazetesi yazarı Kurtuluş Tayiz'in o yazısı:

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti Kongresi'nde "Başbakan olarak son günümde musafaha için elimi uzatıyorum" sözünü ilk olarak üzerine alan isim Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök oldu.

Erdoğan'ın bu çağrısı kuşkusuz bu ülkede yaşayan herkesi kapsıyor; ancak ben yine de o elin Özkök ile tokalaşmak için uzatılmadığını düşünüyorum. O el, Doğan medyasının yıllardır korkutup etkilediği, toplumun muhafazakar kesimlerine karşı önyargı ile doldurduğu, seçilmiş iktidarı devirmek için kışkırttığı geniş bir çevreye uzanıyor, Özkök'e değil.

Erdoğan'ın çağrısı, kendisine, partisine ve seçmenine karşı düşmanca duygular besleyen laik beyaz Türkleri, ulusalcıları, solu ve diğer kesimleri kapsıyor; bu çevreleri dolduruşa getiren, holding çıkarları için bu kitlelerin hislerini silaha dönüştüren Özkök'ü ya da Pensilvanya'yı, paralel çeteyi kapsamıyor.  

Erdoğan, kendisine oy vermeyen herkese barış elini uzattı, Yeni Türkiye'yi birlikte kurmayı teklif etti. Küskünlükler eski Türkiye'de kalsın istedi. Erdoğan, kendisinin ipe götürülmesini, darağacında sallandırılmasını bayram havasında kutlayacak kadar kendisini kaybetmiş durumdaki geniş bir çevreye elini uzatacak kadar olgun davranıyor. Büyük liderlerin toplumun bir kesimine karşı kin tutması elbette düşünülemez. Ancak bu kitleleri istismar eden darbecilere el uzatması biraz aşırı bir beklenti olur.

17-25 Aralık darbesinin ortaklığını yapan Doğan Grubu’nun da "barış" beklentisi içinde olması kuşkusuz normal. Özkök'ün yaptığı da kurnazca ileri atılıp başkasına uzanan eli sıkmaya benziyor. Her zaman kurnaz ve atılgan biri oldu Özkök; çalıştığı holdingi hükümetlere, bakanlara, milletvekillerine yaptığı şantajlarla oldukça zenginleştirdi. 28 Şubat darbesinin suç ortağı olarak yargılanmalarını engelledi. Tabii bu nedenle gayrimeşru ilişkilere girmek zorunda kaldı, çok kirlendi. Doğan Grubu için bilemem ancak Özkök için deniz bitti... 

Erdoğan'ın barış eli daha güçlü bir demokrasinin kurulması için uzandı, ülkede demokrasiyi katledenlerle uzlaşma için değil. Erdoğan, çıkar hesapları yüzünden zeytin dalı uzatmıyor kimseye; iç barışı sağlama adına, ülkenin birliğini güçlendirme adına sesleniyor bütün Türkiye'ye. Yeni Türkiye'nin kuruluşu için gerekli olan bir çağrıydı bu. Cumhuriyet'in yarım kalan projesini, eksik kalan yanını tamamlama adına yapıldı bu çağrı; darbeye kalkışarak ülkeyi ateşe atan çetelere yeniden yol vermek için uzatılmadı o el.  

Acımasızca saldırdığınız, tutuklamaya kalktığınız, ailesini hedef aldığınız, siyasi tarihin gördüğü en ahlaksız iftira kampanyasıyla devirmeye çalıştığınız bir liderle barışmak için can attığınızı elbette biliyoruz. Ama Erdoğan'ı lider yapan özelliklerin başında çetelerle, darbecilerle mücadele geliyor, uzlaşma değil. O kadar zayıf olsaydı Erdoğan, tarihin gördüğü en büyük saldırı kampanyası karşısında zaten uzlaşma arar, teslim olurdu; ama onun başarısı, darbelere karşı cesaretle durmasından, geri adım atmamasından ve uzlaşma aramamasından ileri geliyor.  

Ertuğrul Özkök ve grubu, öncülüğünü üstlendiği, kışkırttığı çevreler adına kurnazlık yaparak masaya oturmak istiyor. Yanlış anladınız Sayın Özkök, o davet size değil, o el de size uzanmadı. Dolayısıyla lütfen üstünüze alınmayınız. Yeni Türkiye'de her türlü muhalefete elbette yer var ama kışkırtıcılara ve darbecilere artık yer yok. Tarih o defteri kapattı.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler