YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Nusaybin’de PKK’ya sınır ötesi desteği
Mardin’in, Suriye sınırına “sıfır” noktasındaki ilçesi Nusaybin, PKK yönetimince “son kale” olarak tanımlanıyor. İlçenin konumu, çatışmalarda PKK gruplarının “sınır ötesi lojistik almasına” olanak sağlıyor.
Nusaybin’de PKK’ya sınır ötesi desteği
10 Nisan 2016 / 07:45 Güncelleme: 10 Nisan 2016 / 13:04

Terörle mücadelede yeni döneme girilmesiyle birlikte operasyonlar il valilerinin koordinesinde TSK, MİT ve Polis kuvvetlerince yürütülüyor. Bu konuda Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun talimatını içeren genelge valiliklere gönderilmişti. 

PKK’nın taktik değişikliği sonrasında Doğu ve Güneydoğu’da başlattığı barikat ve hendek eylemlerine müdahale eden güvenlik güçlerinin örgütle büyük çatışmalara girdiği ilçelerden birisi Nusaybin oldu. 

Mardin’in, Suriye sınırına “sıfır” noktasındaki ilçesinde PKK’ya karşı başlatılan operasyonların uzaması ve beklenenin üzerinde şehit verilmesi, Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin dikkatlerini üzerine çekti. Nusaybin’de devam eden ve halen yarıya yakını tamamlanan operasyonlarda, son günlerde yaşanan şehit sayısındaki artışla ilgili güvenlik uzmanlarının önemli değerlendirmeleri var. 
Öncelikle belirtmek gerekir ki; Nusaybin’in coğrafi konumu operasyon yapılan diğer bölgelere göre çok farklı. 

Sınıra bitişik konum

Türkiye’nin Irak sınırı üzerindeki Habur-Silopi-Cizre-Nusaybin hattının en önemli noktası Nusaybin. İlçenin yerleşik konumunun aynı zamanda Suriye sınırı ile “bitişik” olması operasyonların uzamasındaki temel gerekçe oluyor. 

Örneğin, Yüksekova’da, Cizre’de, Silopi’de operasyon yapılması planlanan bölgelerin tamamının sınırdan içeride olması ve çembere alınarak kırsal kadrolarıyla doğrudan bağlantısının kesilmesi, güvenlik güçlerinin elini kuvvetlendiren hamleler oldu. 

Ancak, Nusaybin’in bir bölümünü Suriye’nin Türkiye sınırına en yakın yerleşim birimi olan Kamışlı’ya dayanması, devam eden çatışmalarda PKK gruplarının “sınırötesi lojistik almasına” olanak sağlıyor. Bu çerçevede, güvenlik güçleri kontrollü alan oluşturmakta zorlanıyor. 

Ayrıca, PKK’nın tüm uygulamalarında Cizre ve Yüksekova ile birlikte “laboratuvar” olarak kullanılan Nusaybin, bugün gelinen noktada PKK yönetimince “son kale” olarak tanımlanıyor. 

Bu tanım gereğince, örgüt yönetimi elinde avucunda ne varsa tüm gücünü Nusaybin’e verdi. 
Örgüt, Kuzey Irak’ta profesyonel biçimde yetiştirdiği bombacılarını Nusaybin’e gönderip hazırlık yaptı. 

İstihbarat birimleri halen ilçede 20 dolayında bombacının bulunduğunu değerlendiriyor. 
Kaldı ki; PKK’nın “öğrenen bir örgüt” olduğu değerlendirildiğinde; daha önceki operasyonlar sırasında eksiklerinden çıkarttığı dersleri Nusaybin’de uygulamaya koyduğunu söylemek yanlış olmaz. 

Sur'dan farkı

Sur’da dar sokakları nedeniyle güvenlik güçleriyle keskin nişancıların öne çıktığı çatışma biçimini tercih eden PKK’nın, geniş sokakları olan Nusaybin’de güvenlik güçlerinin zırhlı araçlarla müdahalesini engellemek ve varlığını sağlamak adına “bombalı tuzaklamaları” tercih etti.

PKK’nın, güvenlik güçlerini patlayıcı tuzaklarıyla durdurabileceğini keşfetmesi ve Nusaybin’in operasyon sürecinde sona kalması, PKK’nın çok farklı bombalı tuzakları hazırlayıp yerleştirmesine zaman yarattı. 

Evlerin duvarlarına, bahçelere, kilit parke taşlarının altına / arasına patlayıcı düzenekleri yerleştiren PKK, ne yazık ki bu patlayıcılarla güvenlik güçlerine zayiat verdiriyor. Üç gün önce bir bomba düzeneğini imha etmeyi başaran bomba imha uzmanı polis memurları Salih Taç ile Erkan Başpehlivan, aynı alanda farkedemedikleri başka bir bomba düzeneğinin patlamasıyla şehit oldular. 
Nusaybin’in, toprağından patlayıcı fışkıran bir yapıya dönüşmesi, operasyonların planlanan süreyi açmasına neden oldu.

Özellikle YDG-H’a yönelik operasyonlara başlandığı ilk aşamada Nusaybin’de temizlenen alanların kontrolünün uzun süre tutulamaması halen devam eden operasyonların uzamasına gerekçe olduğu söylenebilir. 

Nusaybin’deki ilk aşama sırasında Derik ve Dargeçit’te de operasyonların yürütülmesi için eldeki kuvvetin paylaşılmasının kaçınılmaz sonucu alan hakimiyetinin sağlanaması oldu. 

Operasyon sürecini uzaması, dışarıdan müdahalelerin de yoğunlaşmasının önünü açıyor. PKK içinde varlığı bilinen yabancı uyruklu militanların Türkiye’deki sahaya alışmasının yanısıra, örgütün elindeki patlayıcı miktarının ne olduğu, örgütün faaliyetlerine kimlerin katkı verdiği soruların yanıtlarının tam olarak bilinememesi Nusaybin’de bügün gelinen noktanın başka bir etkeni oldu. 

 

MİLLİYET

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler