YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Nobel ödülünü sipariş üzerine veriyorlar!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, '30-40 bin mülteci alacağız' diyenin Nobel için adının geçtiğini, 2.5 milyon sığınmacının bulunduğu Türkiye'nin kimsenin umurunda olmadığını belirtti, "Nobel de siyasi" dedi.
Nobel ödülünü sipariş üzerine veriyorlar!
16 Ekim 2015 / 16:03 Güncelleme: 16 Ekim 2015 / 16:29

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Dini Liderler Zirvesi'nde konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

"Kesret içinde vahdet, birlikte düşünmek temasının eksikliğini hissettiğimiz bir zamanda bunun önemine işaret etmek istiyorum. Bu zirvenin sadece katılımcılar için değil, tüm İslam dünyası için hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum. Kuran'da ve hadislerde her işin başı istişare olarak aktarılmıştır. Şura suresinin 38'inci ayetinde, "Onların işleri, aralarında istişare iledir" buyruluyor.

"Allahuekber diyerek, Allahuekber diyen kardeşini öldürüyorlar"

Bir tarafta Müslümanım diyerek 366 bin vatandaşını katleden ve devlet terörü estiren biri var. Bir tarafta, Allahuekber diyerek, Allahuekber diyen kardeşini öldürenler var. Bu nasıl Müslümanlık? Ne yazık ki Müslüman toplumlar arasına yeni duvarlar, yeni sınırlar örülüyor. Nevzuhur terör örgütleri yüzünden, bir milyar 700 milyonluk İslam alemi töhmet altında bırakılıyor.

Müslümanlar arasında körüklenen ayrışmaların geleceğimize konulan ipotekler olduğunu çok iyi bilmeliyiz. Bize emanet kalan, Kuran ve sünnettir. Bir de Müslümanlar kardeştir, bu emirdir, istersem kardeş olurum, istersem olmam diyemezsin. Bir annenin çocukları anlamına da gelen "ümmet" anlamı, Müslümanlık ve kardeşlik hukukunun belirleyicisidir. Komşuyu komşuya, neredeyse birbirinin mirasçısı kılacak kadar yakınlaştırmaktır. Ümmet olmak, Senegalli Ahmetle, Arakanlı Hatice'yi, Haitili Muhammed ile, Açeli Hüseyin'i aynı ümmetin bir ferdi olarak görmektir.

"Fay hatlarıyla bilinçli bir şekilde oynanıyor"

Müslüman coğrafyanın fay hatlarıyla bilinçli bir şekilde oynanmaktadır. Kadim medeniyetin çocukları bugün bir beka mücadelesi vermektedir.

Biz bugün burada toplantı halindeyken, aynı anda, Suriye'de, Afganistan'da, Irak'ta bir kardeş, bir kardeşine kast ediyor. Yine Afrika'da bir baba, açlıktan eriyen bir baba çocuğuna yiyecek götürememekle kahroluyor. Şunu anlamamız lazım; uluslararası sistem, buna bir çözüm bulamıyor.

"Nobel'e meraklı olduğum için söylemiyorum"

"2,5 milyon insanı şu anda ülkemizde misafir ediyoruz ama birileri bakıyorsunuz 30 bin kişi alabiliriz diyor, öbür taraftan da hemen Nobel'e aday gösteriliyor. Bizde 2 milyon 500 bin insan var. Nobel'e meraklı olduğumuz için konuşmuyorum bunu, yani bu sistemin ne denli siyasallaştığını göstermek için söylüyorum. Lafını yaptıkları anda Nobel ödülü alıyorlar.

O ödül sizlerin olsun. Bugün sabah G20 öncesi Kadın 20 toplantısı vardı orada da söyledim. Sipariş üzere ödüller dağıtılıyor. Biz o ödülleri filan, böyle bir şeyi arzu etmiyoruz, biz sadece Allah'ın rızasını tahsil için bu yolda koşturuyoruz."

Her köken ve her mezhepten kişiyi misafir ediyoruz

"Ne Irak'ta ne Suriye'de ne Filistin'de ne de diğer bölge ülkelerinde hiçbir etnik kökene, hiçbir dine, hiçbir mezhebe karşı ön yargılı değiliz, mesafeli değiliz. Bugün ülkemizde ensar bilinciyle misafir ettiğimiz 2,5 milyon Suriyeli ve Iraklı'nın arasında her inançtan, her kökenden, her mezhepten insan var. Hiçbirine farklı gözlerle bakmadık, bakmıyoruz.

Biz, kurtuluş mücadelesi veren Suriyeli kardeşlerimize, demokrasi mücadelesi veren Mısırlı kardeşlerimize, Mescid-i Aksa'nın onurunu, kutsiyetini, mahremiyetini savunarak tüm Müslümanların izzetini koruyan Filistinli kardeşlerimize, onurlu bir yaşam mücadelesi veren Arakanlı kardeşlerimize, barış, huzur ve istikrar isteyen Afganistanlı, Yemenli, Libyalı kardeşlerimize, işte bu anlayışla sahip çıkıyor, destek oluyoruz."

 

 

iyi de
 // sami sedik
niye lafını ediyorsunuzki...
16 Ekim 2015 Cuma 21:12
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler