YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Nesrin Hanım modeli uygun!
Kılıçdaroğlu: Hatırlayın MHP’den bir dönem milletvekilliği yapan Nesrin Hanım’ı. Kendisi dışarıda örtülü bir hanımefendiydi. Ama Meclis’e geldiğinde başını açıyordu...
Nesrin Hanım modeli uygun!
25 Mart 2011 / 08:37 Güncelleme: 25 Mart 2011 / 08:47

Çarşamba günü İstanbul. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekonomi gazetecileriyle buluştuğu toplantı. Kurmaylarıyla beraber katılıyor toplantıya. Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, ekonomi kurmayları Faik Öztrak, Umut Oran. Son dönem “daha az konuşan” Süheyl Batum.

Beraberce giriyorlar salona. Kılıçdaroğlu tüm masaları gezip yaklaşık 100 gazetecinin teker teker elini sıkıp benim de oturduğum masaya geliyor. Yapacağı konuşmadan önce sohbet etme imkanı doğuyor.

Koyu renk takım elbise giymiş, ceketinde ay yıldızlı bir rozet var.

“Formda” gözüküyor. Referandum öncesi doktorların kendisine “sebze, meyve, kuruyemiş ağırlıklı” bir diyet listesi uyguladığını şu an özel bir “reçete” takip etmediğini söylüyor. Önüne gelen “meze tabağından birkaç parça” yiyor, az da su böreği.

‘Kıyafet şartları belli’

Gündemin önemli konularından biri. “Meclis’te türbanlı vekil” olur mu tartışması. Yardımcısı Tekin’in bir gece evvel yaptığı konuşma hatırlatılarak soruluyor: Gürsel Bey’in “türbanlı vekile yeşil ışık yakan” açıklamalarını gördünüz mü? Siz ne düşünüyorsunuz?

Yanıtlıyor: “Gürsel Bey’in ne dediğini bilmiyorum ama size görüşümü söyleyeyim. Meclis’te giyilecek kıyafet şartları bellidir. Ben kravatsız genel kurula giremem. Ya da jeans’le. Milletvekili olan hanımefendiler pantolonla gelemezler. Burada kurallar bellidir. Dışarıda kimin nasıl giyindiği kendisini ilgilendirir. Hatırlayın MHP’den bir dönem milletvekilliği yapan Nesrin Hanım’ı. (21. dönem MHP milletvekili Nesrin Ünal.ms) Kendisi dışarıda örtülü bir hanımefendiydi. Ama Meclis’e geldiğinde başını açıyordu. Meclis’in kurallarına uyuyordu. Nesrin Hanım’ın tavrı önemli bir örnektir.”

CHP ezber mi bozuyor?

Kılıçdaroğlu kendi anlatımıyla “CHP ile ilgili kafalardaki ezberleri bozmaya” çalışıyor. Gerek masadaki sohbette gerek kürsüden yaptığı konuşmada sık sık “Yeni CHP” tanımını kullanıyor. “Sadece eleştiren değil proje üreten bir parti” yaratmaya çalıştıklarını söylüyor. Hem içeride hem yurtdışında “AK Parti demokrasiyi, ekonomiyi iyi götürür, CHP yapamaz” diyenlerin fikrini değiştirmek için çaba sarfettiklerini bunda da başarı sağlamaya başladıklarını belirtiyor. Özellikle iş dünyası ile ilişkilere de özel önem veriyor.

“Bugüne kadar TÜSİAD hiç ziyaret edilmemiş olur mu? Gittiğim her ilde mutlaka iş dünyasının temsilcileriyle, oda, borsa yöneticileriyle buluşuyorum. Anlatıyorum. Şaşırıyorlar. Biliyorum bir kere de olmaz. En az üç kere ziyaret etmek gerekir. Bunu da yapacağım. Bizi anlayacaklar.”

Kılıçdaroğlu “Kayseri dosyasının da” peşini bırakmıyor:

Gitti. Savcıların önüne kondu. Ve bizim ulaşamadığımız görüntüler savcılara ulaştı. Biz orayı saniye saniye takip ediyoruz.

Kayseri dosyasını savcının önüne koyarken emekli bir kaç mülkiye müfettişiyle, emekli Sayıştay denetçileriyle, emekli hesap uzmanlarıyla çalıştık. Ve savcının önüne 35 soru 35 yanıttan oluşan bir savcının hazırlayabileceği iddianameden çok daha güzel bir dilekçe sunduk. Hepsinin altında ekler var. Ne diyorsak ekleri var. Şimdi bu kadar karmaşık olayı kamuoyuna anlatmak çok zor. Savcının önüne koyduk ve savcı üç savcı görevlendirmek zorunda kaldı. Bizim ulaşamadığımız belgelere, hatta görüntülere de ulaşıldı.

Biz o kişilerin mal varlıklarını da araştırdık. Savcının yapması gerekenleri yaptık. Kısa dönemde nasıl zenginleştiklerini fotoğraflarıyla anlattık.

‘Sunum manyağı olduk’
Kılıçdaroğlu günde 16 saat çalışıyor. Tüm örgütlere de en az kendisi kadar çalışmaları konusunda sık sık uyarıda bulunuyor. Çalışanların ne söyledikleri konusunu önemsediği için de “parti içi eğitimi” sıkı tutuyor. Bu işin başında da Sencer Ayata var. Kılıçdaroğlu şaka yollu kimi partililerden gelen bir şikayeti bizimle paylaşıyor: Sayın Genel Başkan. Sencer Hoca bizi sunum manyağı yaptı. Ne olur bir şey söyleyin.” (Milliyet)

özgürlük anlayışları acayip
 // yusuf kılınç
islam ın hükümlerinin birinin reddi islamı reddetmektir gerisini okuyucular düşünsün...
25 Mart 2011 13:01
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler