YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Neden 3 bakan? İşte kulislerde yapılan yorumlar...
Siyasi kulislerde, operasyonla oğulları gözaltına alınan Güler, Çağlayan ve Bayraktar'la Türkiye'yi eski günlere döndürmek isteyen lobilerin uğraştıkları yorumu yapılıyor.
Neden 3 bakan? İşte kulislerde yapılan yorumlar...
19 Aralık 2013 / 23:04 Güncelleme: 19 Aralık 2013 / 23:05

İstanbul merkezli rüşvet operasyonunda çocukları gözaltına alınan 3 bakanın hedef seçilme nedenleri siyasi kulislerin önemli gündem maddesi oldu. Adli sürecin isnat edilen suçlara ilişkin gerçekleri ortaya çıkaracağı belirtilirken üç bakanın son dönemdeki çalışma konularının bu operasyonda başka kurgu olabileceği ihtimalini akla getirdi. Kulislerde bu 3 ismin neden hedef seçildiklerine dair yapılan yorumlar şöyle:

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan: Göreve geldiği andan itibaren bölge ve çevre ülkeleriyle ticaret stratejisi geliştirerek Türkiye'nin ihracatına büyük bir hamle yaptıran Çağlayan, faiz lobisine karşı sert mesajlar verirken, İran'la ticaretin de önemli savunucusu oldu. Cenevre mutabakatıyla İran'a ambargonun gevşemesinin hemen ardından 15-16 Ocak'ta İran'a gitmeyi planlayan Çağlayan, "İran'a ambargolar kaldırılıyor. Bu ambargoların maliyetini en iyi yaşayan bakanlıklardan birinin başındayım. Ambargoların önümüze koyduğu seti kaldıracağız. Türkiye, altın ve kıymetli madenler başta olmak üzere diğer ihraç ürünlerini de İran'a yeniden sevk edebilecek. Bundan sonrası için Türkiye, İran'a her malını ihraç edecektir. Önümüzdeki 6 ayı en iyi şekilde değerlendireceğiz. Bu nedenle İran'a yapacağımız seyahat büyük anlam taşıyor" açıklaması yapmıştı. Merkez Bankası'nı faiz artırımına zorlayan finans lobisini her fırsatta eleştiren Çağlayan, daha birkaç ay önce "Türkiye'yi ekonomik ve siyasi açıdan sıkıntıya sokarak eski günlere döndürmek isteyenler yeniden piyasaya çıktılar" mesajı vermişti.

İçişleri Bakanı Muammer Güler: Muammer Güler, ocak ayında yapılan kabine değişikliğiyle içişleri bakanı oldu. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "asıl hedef bendim" dediği 7 Şubat 2012 MİT krizi ve müsteşar Hakan Fidan'ın KCK soruşturması nedeniyle ifadeye çağrılmasının ardından başlayan süreçte kilit bir konuma geldi. Özellikle Başbakan Erdoğan'ın evine böcek konulduğunun ortaya çıkması üzerine Emniyet İstihbarat'ta yapılan soruşturmayı ve yeniden yapılanmayı bizzat yürüttü. 45 ilde yapılacak emniyet müdürü atamaları ve değişiklikler konusunda da öncü rol oynadı.

Çevre Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar: Hükümetin en önemli gücü olan
TOKİ'yi yıllarca yönetti. Çevre Şehircilik Bakanlığı döneminde deprem riski altında olan 7 milyon konutun tekrar yapılması ve büyük kentsel dönüşüm projelerine imza attı. 2013'te 253 bin konutun dönüşümünü başlatan, 2014'te 500 bin konutun dönüşümünü başlatacak olan Bayraktar, Cumhuriyetin 100. yılına kadar 3.5 milyon konutun, 20 yıl içinde ise 6.5 milyon birim konutun dönüşümünü gerçekleştirmeyi planlıyordu. Operasyonun inşaat ve finans sektörüne uzanmasının ekonominin üretim ve istihdam yönüyle lokomotifini durdurabileceği ve piyasalarda güvensizlik yaratabileceği belirtildi.

Soruşturmaya 2 savcı eklendi

Soruşturmaya savcılar Mustafa Erol ile Ekrem Aydıner dahil edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında koordinasyonu üstlenen Başsavcı Turan Çolakkadı tarafından yapılan yazılı açıklamada, şüpheli sayısının fazla olması, gözaltı süresinin ise kısa olması, soruşturmanın kısa sürede tamamlanabilmesi için kamu görevlilerinin suçlarını soruşturmakla görevli Memur Suçları ve Özel Soruşturma Bürosu'ndan 2 cumhuriyet savcısının daha görevlendirildiği belirtildi. Açıklamada 13 Eylül 2012, 21 Eylül 2012 ve 14 Şubat 2013 tarihlerinde 3 ayrı soruşturma başlatıldığı hatırlatılarak şöyle denildi: "Bu savcılardan önce başka cumhuriyet savcıları da aynı soruşturmaları yürütmüş, büro değişikliği ve benzer sebeplerle savcı değişikliği olmuştur. Dosyalardan biri 12 Temmuz 2013 tarihinde, diğeri 22 Temmuz 2013 tarihinde şu an iki dosyanın soruşturmasını yapan cumhuriyet savcısına tevzi edilmiştir. Üçüncü dosya ise 2 Aralık 2013 tarihinde şu an soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısına tevzi edilmiştir." Bu soruşturmalarda sivil vatandaşlarla birlikte kamu görevlilerinin de adının geçmesi, imar kanunu ve kıyı kanuna muhalefet etmek, kamu görevlilerinin rüşvet aldığı ve görevlilerini suistimal ettiği iddialarının bulunması nedeniyle soruşturmanın birisinin Memur Suçları, diğer iki soruşturmanın ise Kaçakçılık-Narkotik Suçlar Bürosu tarafından yürütüldüğü vurgulandı. Yanlış anlamalara sebebiyet vermemek ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla açıklama yapıldığı kaydedildi.

Şener: Cemaat vesayeti

Oda TV davası kapsamında tutuklanan ve 1 yıl 9 gün kaldığı cezaevinden tahliye edilen Nedim Şener, "Bana yapılan operasyon ile bu operasyonu yapan polis müdürleri aynı, savcılar aynı. Bir zamanlar askeri vesayet vardı, şimdi cemaat vesayeti var" dedi. "Emniyetin içinde cemaatçi yapı olduğu çok açık" diyen Şener, şöyle konuştu: "Zaten bugün görevden alınan polislerden biri, bana karşı o saçma sapan fezlekeyi hazırlayan polislerden. İstanbul Emniyeti'nde sabaha karşı Hüseyin Çapkın'ın bile haberi olmayan bir operasyon yapılıyor. Yemekhanede polislere zarflar içinde hangi adreslere gidileceği söyleniyor. Ankara'da yapılacak operasyonda Ankara polisine bilgi verilmiyor. Devlet içinde devlet budur. Bir zamanlar askeri vesayet vardı, şimdi cemaat vesayeti var. Resmi makamlar dosyaya nüfuz edip o insanlarla ilgili doğru bilgiler vermeden insanları linç etmenin anlamı yok. Politik sonuçlar elde etmek için yolsuzluk dosyasına bakarsanız, bundan sağlıklı sonuç elde etmek mümkün değil."

Aslan'ın eşi serbest bırakıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar dün sağlık kontrolünden geçirildi. Aralarında İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar, işadamları Ali Ağaoğlu, Reza Zerrab, Emrullah Turanlı ile Osman Ağca, Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ve bürokratların da olduğu gözaltındakiler geceyi İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde geçirdi. Dün sabah itibariyle de sağlık kontrolünden geçirildi. İki ayrı sivil polis minibüsüyle hastaneye götürülen şüpheliler, üçerli gruplar halinde hastaneye alındı. Daha sonra da tekrar İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Geceyi nezarethanede geçiren 3 bakan oğlu ile Mustafa Demir, emniyet şube müdürlerinin görevden alınmasından sonra emniyetin bodrum katında bulunan nezarethaneden alınarak şubelerin emniyet amirleri odasına konuldular. Midesinden rahatsız olduğu öğrenilen Reza Zerrab'a nezarethanede diyet yemekleri verildi. Savcı, dün emniyette işlemleri devam eden 28 şüpheli hakkında mahkemeden ek gözaltı süresi istedi. Şüphelilerin bugün adliyeye çıkarılması bekleniyor.

Kutudaki paralar

Gözaltına alınan Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın eşi Gülbahar Aslan, emniyetteki ifadesinin ardından savcının talimatıyla serbest bırakıldı. Süleyman Aslan'ın evinde yapılan aramada ise kütüphanedeki 3 ayakkabı kutusu içinde 4.5 milyon TL bulundu.

Gerekçe: Görevi kötüye kullanma soruşturmaları

Ankara ve İstanbul'daki operasyon sonrası dün önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde görevli 5 şube müdürü, 4 yardımcısı ile 2 il emniyet müdür yardımcısı görevden alındı. İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nden sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Hamza Tosun, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nden sorumlu İl Emniyet Müdür Yardımcısı Mahir Çakallı, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Yakub Saygılı'nın Yardımcıları Kazım Aksoy ve Yasin Topçu ile Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç'ın Yardımcıları Ahmet Kalender ve Şenol Demir görevden alındı. Operasyonu yapan Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Yakub Saygılı ile Organize Şube Müdürü Nazmi Ardıç'ın yanı sıra teknik dinleme ve izleme yapabilen Asayiş Şube Müdürü Ertan Erçıktı, Terörle Mücadele Şube Müdürü Ömer Köse ile Kaçakçılık Şube Müdürü Tuğrul Turhal'a görevden el çektirildi. Saygılı'nın yerine Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğü'nde görevli Hakan Sıralı, Ardıç'ın yerine Fatih İlçe Emniyet Müdürü Ömer Burak Aktaş, Erçıktı'nın yerine müdüriyet emrindeki Yusuf Bengül, Turhal'ın yerine Aydın Yılmaz ve Köse'nin yerine ise Serdar Ali Sekkin atandı.

Ankara'da 18 değişiklik

Ankara'da görev yerleri değiştirilen 9 şube müdürünün yerine yeni atamalar yapıldı. Böylece 18 şube müdürünün yeri değişmiş oldu. Kayseri, Bursa, Trabzon ve Kocaeli'deki bazı şube müdürlüklerinde de görev değişiklikleri oldu. Emniyet Genel Müdürlüğü ise "Bazı illerimizde emniyet personelimizin görev yerleri, haklarındaki görevi kötüye kullanma iddiaları ile ilgili soruşturmalar nedeniyle değiştirilmiş, bazı illerde ise personelimiz, idari gereklilik nedeniyle farklı yerlerde görevlendirilmişlerdir" açıklamasını yaptı.

'Kaynak aynı'

Soruşturma ile ilgili medyaya yansıyan haberlerde aynı bilgilerin birbirlerine çok benzer cümlelerle yer alması dikkat çekti. Hürriyet, Milliyet, Vatan, Radikal, Zaman ve Bugün gazeteleri "rüşvet ve yolsuzluk" operasyonu olarak verirken, Yurt, Aydınlık, Cumhuriyet ve Birgün gazeteleri "Cemaat- Hükümet" kavgası olarak yansıttı. Ayrıca Zaman ve Bugün gazeteleri Sadullah Ergin'in resmiyle "Savcılara Baskı İddiası" haberine yer verdi.

Ergin: Savcılar işine bakıyor

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, "İstanbul merkezli operasyonda HSYK'nın savcılara görevden el çektireceği ya da yeni savcılar atanacağı" iddialarına ilişkin "Bu konuda herhangi bir şey olmadığını akşam açıkladık, HSYK da açıkladı biz de açıkladık, herkes kendi işine bakıyor" dedi.

Dış basın

Operasyonun ardında Gülen var

Times:
Polisin yürüttüğü operasyonun Türk siyaseti ve iş dünyasının en üst basamaklarına ulaşması, Erdoğan ile Gülen hareketi arasındaki derinleşen kavganın ürünü. Gülen, hükümete düşman kesildi.

New York Times: Operasyon Başbakan Erdoğan'a tehdit oluşturuyor. Erdoğan ile Gülen hareketi bir zamanlar Türk siyasetini ordunun etkisinden kurtarmak için siyasi ortaklar idi.
Wall Street Journal: Operasyon ülkede şok dalgaları yarattı. Ekonomik istikrarı ve yatırımcı güvenini tehdit eden bu gelişmelere Erdoğan'ın karşılık vermesi bekleniyor.

The Guardian: Baskınlar, geçen yaz protestolardan sonra Erdoğan'ın otoritesine yönelik en büyük saldırı gibi görülüyor.

Bloomberg: Gülen hareketinin sistemli bir şekilde devleti kontrol edebilmek için devlet kurumlarına sızdığı söyleniyor.

Financial Times: Başlatılan yolsuzluk soruşturmasının arka perdesinde AK Parti ile başta emniyet ve yargı olmak üzere Türkiye'nin birçok kurumuna sızan Fethullah Gülen hareketi arasında derinleşen kriz var.

Washington Post: Erdoğan ile Gülen hareketi arasındaki gerginlik tırmanıyor. Analistlere göre bu operasyon, Gülen hareketinin eğitim kurumlarına karşı Erdoğan Hükümeti'nin kapatma girişimine bir cevap olarak değerlendiriliyor.

BBC: Analistler bu soruşturmanın özel eğitim kurumlarının kapatılması gündeme gelen Gülen hareketiyle bağlantılı olabileceğini ifade etti.

 

SABAH

06:38
 // Suçlu kimse cezayı o çeksin
و لا تزر وازرة وزر اخري
nass-i kat'îsiyle Kur'anin bir kanun-u esasîsi muhabbet ve uhuvvet-i hakikiyeyi temin eden ve bu millet-i Islâmiyeyi ve memleketi büyük tehlikeden kurtaran bu kanun-u esasî ki: Birisinin hatasiyla baskasi mes'ul olamaz. Kardesi de olsa, asireti ve taifesi de olsa, partisi de olsa o cinayete serik sayilmaz. Olsa olsa o cinayete bir nevi tarafgirlikle yalniz manevî günahkâr olup âhirette mes'ul olur; dünyada degil....
20 Aralık 2013 06:38
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler