YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ne söylediysek arkasındayız
CHP lideri Baykal Anayasa değişiklik teklifi ile ilgili, "Biz pazartesi gününe kadar tekliflere açığız" diye konuştu...
Ne söylediysek arkasındayız
16 Nisan 2010 / 14:32 Güncelleme: 16 Nisan 2010 / 16:29

CHP’nin bu süreçteki tavrının anlaşılmasından rahatsızdırlar. CHP’nin tavrının anlaşılmasına engel olmak istemektedirler. Bu bir demagoji ortamıdır.

Anayasa değişikliğinin bir partinin kendi mutfağının ürünü olmasının çok yanlış olduğunu hep söyledik. Böylesine önemli bir düzenlemenin mutlaka bir siyasi partiyi aşan bir şekilde hazırlanmasını söyledik.

Anayasa Mahkemesi Başkanı daha en başta “uzlaşmayla bunu yapın yoksa bizim önümüze gelin” dedi. Anayasa değişikliğini mutabakatla yapmayacağız da neyi mutabakatla yapacağız.

Anlaşıldı ki AKP yönetimi bir şekilde nu anayasa değişikliğini, Anayasa'ya aykırı da olsa, bunu geçirmeyi deneme kararlılığındadır.

HALK İRADESİNE UYGUN DEĞİL

Bu değişikliklerin bir kısmı AKP üst yönetiminin kişisel ihtiyaçları gözetilerek düzenlenmiş düzenlemelerdir.

Bir kısmı ise toplumun hiçbir kesiminin itiraz etmeyeceği düzenlemelerdir ve bunların arasında hiçbir bağ yoktur.

Bu maddelerin aynı paket içine koyulması demokrasiye de, halk iradesine de uygun değildir.

HAYIR DENECEK DE VAR

Sana 27 soru soracağım ama tek cevap istiyorum demek olmaz. Bunların arasında hayır denecek de var, evet denecek de var

AB’de, Venedik Komisyonu raporlarında böyle bir şey var mı? Aralarında ilişki olmayan maddeler ayrı oylanmalı deniyor.

TARİHİ BİR ÇAĞRI YAPTIK

Biz burada tarihi bir çağrı yaptık. Dedik ki 3 maddeyi ayrı tutalım. Geriye kalan maddeleri ayrı bir paket halinde beraber yapalım.

Bu ayrımı yaparsanız CHP olarak her türlü katkıyı yapmaya hazırız dedik.

Önerilerimizin arkasındayız

NE SÖYLEDİYSEK ARKASINDAYIZ

Tartışmayı büyütmeyin, bakın ihtilaf 3 noktada bunu sınırlayalım geri kalan kısımda istediğinizi yapalım.

Hatta anlaşabileceğimiz maddeler varsa bunları da ekleyelim.

Bunu yapalım dedik. Ne zaman dedik 6 Nisan’da. Bugün 16 Nisan. CHP 6 Nisan’da ne söylediyse bugün de aynen onun arkasındadır.

Bizimle ilgili kimse tereddüt yaratmasın. Yapar mıyız yapmaz mıyız denersiniz görürsünüz. Kimsenin CHP’nin iyi niyetini sorgulama hakkı yoktur.

Bu öneriyi 6 Nisan’da yaptık Sayın Başbakan 11 Nisa’da ABD’ye giderken bizim önerimizle ilgili gereksiz polemikler yaptı. Şark kurnazlığı dedi. Sonra da “Eğer yasal imkan varsa değerlendirebiliriz” dedi.

Sayın Başbakan 14 Nisan’da döndü döner dönmez “Bu sulandırmadır” dedi.

Yasal imkan varsa dedi. Hiçbir sıkıntı yok.

DEĞİŞEN CHP DEĞİL BAŞBAKAN

Herkes şu fotoğrafı iyi çekmeli. Değişen CHP değildir. Sözünün arkasında duran CHP’dir.

Değişen Başbakan olmuştur. Giderken başka gelirken başka şey demiştir. Bu çelişki çok net görülmelidir.

Başbakan giderken gazetecilere “Ben şimdi kabul edebiliriz dedim ama bakın muhalefete kabul etmeyecek” demiş.

Başbakan’ın bizim kabul etmeyeceğimizi düşünerek söylediği bu sözden vazgeçme noktasına gelmiştir.

Şu anda dahi, biz gene aynı anlayışta olduğumuzu söylüyoruz. Yasal imkan da zaman da vardır. hiçbir engel yoktur. Eğer samimiyet varsa bunun gereği olur. Bizde siyasi irade var AKP’de bu siyasi irade yok.

HALKA TUZAK KURULMAMALI

CHP halka gitmekten çekiniyor diyorlar böyle bir şey yok. Halka ayrı ayrı giderse de desteğimizi veririz.

Halka tuzak kurmadan bu konu halka götürülmelidir. Bu halkında iradesinin çarpıtılmak istenmesidir.

Başbakan giderken ayıralım dedi gelirken vazgeçti.

O üç maddeyi halka götürelim. Tartışmamız olan maddeleri ayıralım ve halkın karar almasını sağlayalım.

Neden orada görüntüyü bozmak istiyorsunuz. Niye kaçak güreşiyorsunuz. Niye milletin önüne çıkıp açıkça “Yarın bizi yargılayacak olan Anaysa Mahkemesi’nin yapısını değiştirmek istiyoruz” demiyorsunuz.

AKP’NİN DÖNÜŞÜMÜNÜN SEBEBİ BİZ DEĞİLİZ

Ortada AKP’nin yaşadığı dönüşümün sebebi biz değiliz. Bizden bir bahane bularak dönüşümlerini izah etmeleri mümkün değildir.

Bizim yaptığımız ikinci öneri 6 Nisan’da yaptığımız öneriyi engelleyen bir şey değil. Değerlendirmeleri mümkün değilse onu bırakın o zaman.

Halkın önüne o 3 maddeyle çıkın. Bu çok net bir şekilde anlaşılmalıdır.

Bizim 3 maddeye muhalefetimiz var ve çok haklı nedenlerimiz var.

ANAYASA MAHKEMESİ RTÜK’E DÖNECEK

Anayasa Mahkemesi yeni düzenlemeyle RTÜK’e dönecektir, YÖK’e dönecektir. Hem de muhalefetin temsil edilmediği.

Oylama sistemi ince ince planlanmış. Bu gösteriyor ki seçilecek adaylardan tümü AKP’ye yakın isimlerden oluşabilir.

Şimdi bu gelecek Yüce Divan olarak gerekirse Cumhurbaşkanı, Başbakanı Bakanları yargılayacak. Siyasi partiler arasındaki ihtilaflara hakem olacak. Kim? Bir partinin oluşturduğu Anayasa Mahkemesi.

PARTİ KAPATMA

Yeni düzenlemede eğer bir parti milis de yetiştirse, parti binasını bombalarla da doldursa, şiddeti de teşvik etse o partinin kapatılması mümkün değildir.

Diyorlar ki “tüzüğüne bölücülüğü koymasını yasakladık.” Bir siyasi partinin bölücülük yapması için tüzüğüne yazmasına gerek yok.

Bir siyasi partinin yaz aylarında Edremit ve Ayvalık da gençlere silahlı eğitim verilir diye yazmasına gerek yok.

Herkesin bunun böyle olduğunu bilmesini özellikle istiyorum. Bizim tavrımız baştan beri bizim izlediğimiz tavırdır.

Bizim destek vermeyeceğimiz 3 konudur. O üç konuya karşıyız. Milletimize bunu anlatacağız. Millete bunu anlatma zemini verin. Araya birilerini koymayın.

Bugün ortaya çıkan çelişki ve tutarsızlık bizimle değil, AKP ile ilgilidir.

AKP bu tutarsızlığı CHP’ye yansıtma konumunda değildir. Herkesin bunu bu şekilde bilmesini istiyorum.

SORU-CEVAP

Soru: Cumhurbaşkanı’nın ‘Demokrasilerde her kara konsensüsle alınmayabiliyor’ sözü sizin çağrınız olumsuz bir cevap olarak mı görüyorsunuz?

Cevap: Demokrasilerde kararlar nasıl alınır konusu önemlidir.

Hangi demokraside böyle tartışmalı bir konuda bir siyasi partinin iç işi anlayışıyla Anayasanın temel maddeleri değiştirilmiştir. Bunu Sayın Cumhurbaşkanı’na sormak lazım.

Ortada biz uzlaşma ortamı var. Ama burada “Uzlaşmaya ihtiyaç yoktur” demek demokratik siyasi anlayışın ne kadar içindedir herkesin takdirine bırakıyorum.

Siyasetçilerin uzlaşmayla ilgili sorunlarla karşılaştığında Cumhurbaşkanlığını görevi “Uzlaşmaya gerek yok” demek değildir.

“Uzlaşmaya gerek yok” demek Cumhurbaşkanlığının henüz hala bir siyasi partinin temsilci gibi hissetmesinden kurtulamadığını göstermiştir.

BİZ HAZIRIZ

Soru: Uzlaşmadan yana hala umudunuz var mı?

Cevap: Şark kurnazlığı diye gitti. Sulandırmayla geldi. Bizim teklifimiz ikili. Ne kuru ne sulu. Neyse ilki şimdi de öyle ama bunu reddetti. Bir teori blöf yapıyor Sayın başbakan. Küçük siyaset yapıyor. Bizim vazgeçeceğimizi umut ederek bunları söylüyor. Öyle değil. Bunu görünce o vazgeçti.

Topluma yanlış bir umut vermek istemem. Verebilmeyi çok isterim ama söyleyebileceğim sadece şudur: Biz hazırız.

Pazartesiye kadar her an “Gelin ayıralım bu paketleri” denmesine açığız.

Soru: 3 madde dediler 11 maddeye çıktılar deniyor.

Cevap: Bizim teklifimiz bellidir. 3 maddeyi her zaman söyledik. Eğer bahane arama, çamura yatma derdinde değilsen, iş birliği istiyorsan hiç kıvranmana gerek yok. İş birliğini derhal istiyoruz.

Bizim siyasi müzakere olayı olarak gördüğümüz o üç nokta.

Soru: Önce hiç destek vermeyiz dediniz sonra uzlaşı çağrısı yaptınız bu bir çelişki mi?
Cevap: Hayır bir çelişki değil. Bir partinin Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum edilmesini bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledik.

Getirilen paketin Anayasaya aykırı olan 3 noktadaki düzenlemesini diğer düzenlemelerden ayrılmasını düşünüyoruz.

Yapabileceğimiz şeyleri gelin beraber yapalım. Yapılmayacak şeyleri de bunu yapmayın diyoruz.

Böyle bir girişimini sakıncalı olduğu yönündeki uyarımızı yapıyoruz.

Biz AKP’nin bir daha anayasa ve hukuk zemini dışına çıkmasını istemiyoruz.

ÇILGINCA BİR SİYASİ ORTAM YARATILMAK İSTENİYOR

Anayasayı ihlal etmek serbest. Anayasayı ihlal etmeye itiraz etmek suç.

Böyle çılgınca bir siyasi ortam yaratılmak isteniyor. Anayasayı ihlal ederek siyaset yapmayı meşru sayıyorlar.

Bu gerçekten bir sapkınlık. Bu bir demokrasi,  bir hukuk sapkınlığıdır.

KUTLU DOĞUM GECESİ’NDEKİ KONUŞMA

Çok farklı toplum kesimlerinde çok olumlu tepkiler aldım ve gördüm ki Türkiye’de çok büyük bir mutabakat var.

Her kesimdeki siyasetçiden bunun çok doğru bir yaklaşım olduğu tepkisini aldım.


Daha gelmeden evle Rize’deki bir cami imamı acele bana CD’sini gönderin diye mesaj aldık. (Hürriyet)
 

TEKLİFİMİZDİR HEPSİNİ KABUL ET !
 // İLYAS
Hayrola nedir bu panik saltanat sallandımı istersen tamamına karşı çık istersen bırak şu yavru yasa bize gelsin.Nasıl olsa senlik birşey kalmadı merak etmeyiniz,vatandaşa gelince biz gereğini yaparız siz gider ayak rahatınıza bakınız paniğe gerek yok,şayet olmazsa cübbe kavuk giyde çık cuma günü mimbere hutbe ver belki AK Partililer sana oy veriler....
16 Nisan 2010 14:47
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler