YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Müthiş iddia: Rapor değiştirildi
Müthiş iddia: Rapor değiştirildi
11 Ekim 2010 09:12
Eşref Bitlis'in ölümü ile ilgili sır perdesi aralanıyor. Emekli bir albayın şok iddiası, Bitlis'in ölümü ile ilgili suikast şüphelerini biraz daha arttırıyor...

Geçen haftaya damgasını vuran eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Eşref Bitlis olayında ikinci perde açılıyor. Emekli orgeneral Eşref Bitlis'le ilgili bazı ayrıntıların ortaya çıkmasından sonra arayan ve olaydan 2 ay sonra kaza raporunu hazırlayan ekibin içinde bulunan bir emekli albay Sabah gazetesine şok açıklamalarda bulundu. Emekli Albay "Peşimi bırkamazlar" korkusu ile isminin haberde yer almamasını istedi. Ankara dışında eşinin de bulunduğu ortamda gerçekleşen görüşmede emekli albay, kazanın olduğu 1993'te Etimesgut Havaalanı'nda önemli bir görevde bulunduğunu belirterek şu açıklamaları yaptı...

 17 YILLIK VİCDAN AZABI: Yazılanlardan sonra konuşma gereği duydum... Eşim karşı çıktı, "Bizi rahat bırakmazlar" dedi. Ama artık bunu taşımayacağımı anladım. Vicdanen rahatlamak istiyorum. 2 gündür gözüme uyku girmiyor. 17 yıldır içimde bir yara olarak duruyor. Hazmedemiyorum artık...

 O GÜN UÇUŞ YAPILAMAZDI: 16 Şubat akşamı şiddetli bir soğuk ve buzlanma vardı, 17 Şubat günü de yoğun bir tipi... Etimesgut'ta sabah erken saatlerde kalktım, gerekli kontrolleri yaptım. Meteoroloji ile görüştüm. "Bugün uçuş yapılamaz" raporunu verdikten sonra dinlenmek için eve gittim. Fakat 4-5 saat sonra şok haber geldi, "Bitlis Paşa uçak kazasında ölmüş" diye... Dondum kaldım, inanamadım önce. İlk tepkim, "Allah belalarını versin, paşayı bile bile ölüme göndermişler" oldu.

'BİZE BİLGİ VERMEDİLER'
 ÖZEL İZİN VERİLMİŞ: "Uçuş yapılamaz" uyarımıza rağmen Jandarma Genel Komutanı için uçak kaldırılıyor, hem de bize bilgi verilmeden. Sonra öğrendim ilgili komutanın yani Tuğgeneral Armağan Kuloğlu'nun özel izniyle uçuş izni çıkmış. Hemen üsse geldim, ekibi aldım, doğruca kazanın olduğu yere gittim.

 MANZARA KORKUNÇTU: Kalkıştan tam 7 dakika sonra düşen Beech Super King Air BE-200 çift motorlu uçakta Bitlis paşa ile birlikte Emir Subayı Albay Fahir Işık, pilotlar binbaşı Yaşar Erian, yüzbaşı Tuğrul Sezginler ve teknisyen Astsubay Başçavuş Emin Öner şehit olmuştu. Manzara ise çok korkunçtu. Bitlis Paşa'mın kolları bacakları kopmuştu. Diğer personelin durumu da pek farklı değildi.

 KİMSE YAKLAŞMASIN: Kazanın olduğu alana hiç kimseyi sokmadım. Hatta dönemin ANAP lideri sayın Mesut Yılmaz güvenlik bariyerinden ileri bir noktaya geçmek istedi, nazikçe geri çevirdim. İlk etapta olayın siyasi yönü olabileceği hiç aklıma gelmedi. Teknik açıdan bakıyordum olaya ve tek düşündüğüm şey, "Bu havada uçuşa nasıl izin verildi" sorusuna cevap bulmaktı.

'İDARE YÜZDE 40 HATALI'
 İDARİ KUSUR BÜYÜKTÜ: Teknik heyetin çalışması bir ayı aşkın sürdü. Son çalışmayı Genelkurmay Karargâhı'nda yaptık. Tespitlerimize göre idare yüzde 40 kusurluydu ve raporu bunun üzerine kurduk. En büyük oran buydu. Sonra diğer oranları sıraladık. Çok ayrıntılı olmuştu rapor.

 KARARGÂHA ÇAĞRILDIM: Raporu yazdıktan 1 veya 1.5 ay sonra Genelkurmay'a davet edildim. Rapor önümüze geldi, baktım değiştirmişler. İdari kusur oranını neredeyse sıfırlamışlar, yüzde 5'e düşmüş. İtiraz ettim. Ancak masanın karşı tarafında duran 4 general (Bu isimlerden birisi daha sonra kuvvet komutanı oldu) sert bir ifadeyle "Rapor bu, imzalayın" dediler. Şok içindeydim.

 RÜTBELERİMİ SÖKÜN!: Bu isteğe karşı çıktım. Bunun bir istek olmadığını "emir" olduğunu söylediler. Yutkundum ve "Komutanım isterseniz rütbelerimi sökün, ama ben raporu bu şekilde imzalamam" dedim. Çünkü önüme konan rapor bizim hazırladığımız rapor değildi, çok ciddi farklılıklar vardı. "SONUÇ" ve "KARAR" bölümlerini okudukça hayretim daha da arttı.

'ORGENERAL OLDULAR'
 ŞERH KOYMA ŞARTIYLA İMZALADIM: Karargâhta bulunduğum o süre içinde sert tartışmalar oldu. Üzerimde artık taşımayacağım kadar psikolojik baskı oluştu. Ben de "Ancak bir şartla, şerh koyarak imzalarım" dedim ve raporu o şekilde imzaladım. Eğer rapor değiştirilmemiş olsaydı o gün birçok komutanın görevden alınması gerekirdi. Ama maalesef o kişiler bir süre sonra tek tek terfi aldılar, orgeneral bile oldular. Ve sonuçta rapor değiştirilen son şekliyle dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş'e arz edildi. (Sabah)

inandık!
 // ERCAN YILGIN
bu millet bu kadar saf yerine konamaz! 17 yıldır horul horul uyuyan bir insan 2 gün mü uykusuz kaldı? bu komutanın da işin içinde olmadığı ne malum? okadar olaydan sonra ilk gözaltına alınacak olan sn albay olurdu. sn. albay nerede 2 gündür rahat yatağında uyuyamıyor. komik değil mi şimdi bu?...
11 Ekim 2010 19:46
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler