YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Müştekiler 28 Şubat davasında sarsıcı ifadeler verdi
Müştekiler 28 Şubat davasında sarsıcı ifadeler verdi
04 Kasım 2014 14:06
Kurmay Yüzbaşı Şahin: "Darbenin tahribatını Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanları isteseler 50 yılda yapamazlardı."

28 Şubat Davası'nda "müşteki" sıfatıyla beyanda bulunan eski Jandarma Kurmay Yüzbaşı Kemal Şahin, "28 Şubat milletin tamamına yakınının üzerinde tahribat yapmıştır. Milletin, ordusuna, yargısına güvenini sarsmıştır. Bu darbenin tahribatını Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanları isteseler 50 yılda yapamazlardı" dedi.

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesindeki davada "müşteki" olarak ifadesi alınan Şahin, 1998'de jandarma kurmay yüzbaşıyken disiplinsizlik ve ahlaki durumunun gerekçe gösterilerek ordudan ilişiğinin kesildiğini, bu süreye kadar da Jandarma Genel Komutanlığının çeşitli birimlerinde görev yaptığını söyledi.

Eşinin, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni ve başörtülü olduğunu, Harp Akademisini kazanıncaya kadar doğrudan müdahaleye maruz kalmadığını belirten Şahin, Harp Akademisine kayıt yaptırabilmek için ve üstlerinden gelen baskılar sonucu eşinin başını açmak zorunda kaldığını anlattı.

Şahin, Harp Akademisinden mezun olduktan sonra Şırnak'a, ardından da çocuklarının sağlık sorunları nedeniyle Ankara'ya atandığını ve eşinin tekrar başını kapattığını söyledi.

"Eşimin başını inancı gereği kapattığını, tarikat, cemaat gibi bağlantım olmadığını defalarca üstlerime anlattım" ifadesini kullanan Şahin, şunları kaydetti:

"Batı Çalışma Grubu'nu (BÇG) biliyordum ama ne görev yaptıklarını bilmiyordum. Bana, BÇG toplantısına katılma talimatı verildi. Toplantıya katıldım, ama iddianameden tutanakların imha edildiği öğrendim. TSK'da genel bir ilke olarak çalışma grupları kurulur.

Yasalara uygundur. Ancak bu toplantıda yasal olmayan görevler verilmiştir. Bir kısmı darbe cuntasının üyesi olabilir. Son yapılan olağanüstü YAŞ toplantısı sonrasında ilişiğim kesildiğini öğrendim.

28 Şubat, milletin tamamına yakınının üzerinde tahribat yapmıştır. Milletin, ordusuna, yargısına güvenini sarsmıştır. Bu darbenin tahribatını Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanları isteseler 50 yılda yapamazlardı."

Şahin, müşteki avukatlarından Reşat Petek'in "BÇG toplantısına katıldığınızı söylediniz. Astların o toplantıya 'katılmıyorum' deme gibi bir durumu var mı " sorusuna "Öyle bir demokratik ortak yok" şeklinde yanıt verdi.

10 yıllık eğitim hayatıma mal oldu"

Müştekilerden Emel Cengiz de ifadesinde, 28 Şubat sürecinin 10 yıllık eğitim hayatına mal olduğunu ve Uludağ Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bölümünü bırakmak zorunda kaldığını söyledi.

Dindar kişilerin gazetelerde çıkan haberlerle eleştirildiği, Fadime Şahin ile Müslüm Gündüz üzerinden hedef alındığını öne süren Cengiz, "Dindar kişiler görevden alınmaya başlandı, darbe yapmak için zemin oluşturuldu, birçok kişi de ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Tornadan çıkmış gibi tek tip insan yetiştirilmek için çalışmalar yapıldı" dedi.

Üniversite sınavını kazınıp Bursa'ya gittiğinde sınıftaki tek başörtülü öğrencinin kendisi olduğunu belirten Cengiz, şunları anlattı:

"İlk derste hoca kılık kıyafet yönetmeliğini hatırlattı, ders sonunda da ismimi sorup işaretledi. Dindar bir ailenin kızı değilim, başörtüsünü sonradan isteğimle örttüm. Okumaktan vazgeçtim, okulumu bıraktım ve Ankara'ya döndüm. Devamsızlıktan kaldım.28 Şubat'ın askerin gerçekleştirmiş olduğu bir darbe olduğunu düşünmüyorum.

Bunun yanında yargı, medya ve iş dünyası var. Bunlardan şikayetçiyim, hak ettikleri cezayı almalarını istiyorum. İktidarı ele geçirmenin en kolay yolu olan darbelerin bir daha gerçekleşmemesi için sorumluların cezalandırılmasını talep ediyorum."

Sanıklardan Vural Avar'ın "Başörtülü olduğunuz için mi, tesettürlü olduğunuz için mi eğitim özgürlüğünüz engellendi " sorusuna Cengiz, "İkisi de aynı, başörtülüydüm" dedi.

Cengiz, müşteki avukatlarından Emrullah Beytar'ın da"Üniversitede ikna odaları kurulup kurulmadığı" yönündeki soruya "İkna odası duyumları aldım. Biliyorum, ben yaşamadım" dedi.

"28 Şubat dış odaklı"

Müştekilerden Ahmet Necip Boynueğri ise ifadesinde, Savunma Sanayi Müsteşarlığında uzman olarak çalıştığını, 28 Şubat sürecinde tayininin çıkartıldığı, mahkeme kararlarıyla geri döndüğünü belirtti.

Boynueğri, "28 Şubat'ı sadece BÇG ile sınırlamamak gerek. Arkasına iyi bakılmalı, araştırılmalı. 28 Şubat dış odaklı, askeri sanayimizi çökertmeye yönelik bir eylemdir. Askeri anlaşmalar incelenmelidir. Bu konuda sunduğum belgeler var" dedi.

Boynueğri, müşteki avukatlarından Yasin Şanlı'nın "Türk savunma sanayisinin çökertilmek istendiğini savundunuz, bunlar nelerdir " sorusuna "2006'da Genelkurmay Başkanlığına verdiğim belgede bunları belirttim. Tarih ve sırasıyla oradan alınabilir. Çok fazla sayıda" şeklinde yanıt verdi.

Duruşmaya ara verildi.

 

AA

 

komedi
 // aziz
28 şubatı hep onlarla özleştirdiler. Ama adamlar kalkıp ta 28 şubata müdahil olmaya geldik, en mağdur grup biziz, bizim iştirakimizle kim neymiş ortaya çıksın" dedikleri halde daha o zaman paralel old. bilinmeyen savcılar, emniyet bir kısmı müdahil ettirmediler hepimiz haberlerde izledik. Demek onları 28 şubatta lekelemek isteyen 28 Şubatta da aktif rol aldığı alenen ortaya çıkan F.G. grubu. bence aczimendiler meselesine el atılmadan 28 şubat asla çözülmeyecektir. ...
11 Kasım 2014 Salı 14:39
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler