22 Ocak 2017 Pazar
  • Altın146,530
  • BIST83.067
  • Dolar3,7912
  • Euro4,0490
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6628
  • İstanbul4 °C
  • Ankara-5 °C
  • İzmir4 °C
  • Konya-3 °C
  • Adana9 °C
  • Antalya9 °C
  • Diyarbakır5 °C
  • Bursa0 °C
  • Kayseri-6 °C
  • Kocaeli-3 °C
  • Şanlıurfa6 °C
  • Gaziantep6 °C
  • İçel9 °C
ABD GİZLİ BELGESİ VE REİNA SALDIRISI!
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mustafa Balbay umudunu yitirdi
İkinci Ergenekon davasının 8. duruşmasında söz alan Mustafa Balbay ''Biz bu mahkemede tarihleme umudumuzu yitirdik." dedi...
Mustafa Balbay umudunu yitirdi
12 Ekim 2009 / 14:17 Güncelleme: 12 Ekim 2009 / 14:18

İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanıklarından Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, ''4 aydır bir iddianame okunmasını beklerken, ekin de eki yaratıldı. Bu otoyol kenarında evi olan birinin bütün kazalardan sorumlu tutulmasına benziyor'' dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki ikinci ''Ergenekon'' davasının 8. duruşmasının sabahki oturumunda söz alan tutuklu sanık Balbay, davanın başladığı 20 Temmuz 2008'de dosyadaki delillere göre savunmaları hazırladıklarını belirterek, ancak yeni eklerde yeni savların ortaya çıktığını söyledi.

Balbay, Savcılık tarafından dosyaya yeni gönderilen eklerde delil üretildiğini gördüğünü savundu. 20 Temmuzda davaya gelirken diğer sanıklarla akıllarında bir takvim oluşturduklarını anlatan Balbay, ''Biz bu mahkemede tarihleme umudumuzu yitirdik. 4 aydır bir iddianame okunmasını beklerken, ekin de eki yaratıldı. Bu otoyol kenarında evi olan birinin bütün kazalardan sorumlu tutulmasına benziyor'' diye konuştu.

Gazetenin Ankara Bürosunun santralını kendi adına kayıtlı telefonmuş gibi dinlendiğini ifade eden Balbay, ''Bütün santral telefonlarının bana atfedilmesini beklemezdim. Bu kadarına 'pes' diyorum. Sorgu sırasında sorduklarında kendimden şüphelenmiştim, bu kadar görüşme yapmış olabilir miyim diye. Bir kişi ile 300 kez görüşmüşüm. İnanamadım. Sonra baktım ki santral telefonundaki tüm görüşmeler bana yazılmış'' dedi.

Devlet Güvenlik Mahkemelerinin (DGM) yerine özel yetkili mahkemeler kurulduğunu anımsatan Balbay, ''Cumhuriyet savcılarının yerini hükümet savcılığı mı, DGM'lerin yerini hükümet güvenlik mahkemeleri mi aldı'' şeklinde konuştu.

Duruşmada söz alan tutuklu sanık Emcet Olcaytu da dava açıldıktan sonra Savcılığın dosyaya ek klasör göndermesini eleştirerek, dava açıldıktan sonra Savcılığın delil toplamasının ''görev ihmali'' olduğunu ileri sürdü. Olcaytu, bu nedenle savcı hakkında suç duyurusu talebinde bulunduğu mahkemenin ise şu anada kadar bu konuda bir karar vermediğini ifade etti.

Bu ek klasörleri incelediğini ifade eden Olcaytu, savcının, yazı cevaplarını beklemeden seçim öncesi iktidara malzeme yaratma çabasıyla iddianame hazırladığının anlaşıldığını ileri sürdü.

Tutuklu sanık Adil Serdar Saçan da bu davada olağanüstü durumlar olduğunu belirterek, ''Mahkemenin Silivri'de olması, 2 heyetin bulunması olağanüstü bir durumdur. Böyle bir salon olağanüstülük değil mi? İddianameyi yazan ve duruşmaya katılan savcı niye aynı? Bu durumda savcı beraat talep edebilir mi? Taraf olan kişiler burada bulunuyor. Ben olağanüstü yargılanmak istemiyorum. 1 yıldır tutukluyum. Deniz Seki gibi 6 ay sonra bir günde ifademizi alın bitsin. 20 Temmuz tarihinden beri savunmamız alınmadı. Son derece rahatsızım. Mahkemenin bu konularda karar vermesini istiyorum'' dedi.

Emniyetin geçen yıl düzenlediği iftar yemeğine mahkeme heyetinin de katılmasını eleştiren Saçan, ''Görevdeyken 5 ramazan geçirdim. Şubemizin iftar yemeklerine geldiniz mi? İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'i davet ettim. 'Birlikte çalışıyoruz, etik değildir' dedi. O savcılar bu durumu nasıl etik görüyorlar'' dedi.
        
''ARTIK SİZE GÜVENMİYORUM''
         
Saçan, üye hakim Hasan Hüseyin Özese'ye hitaben, ''Sizin beraber yemek yediğiniz adamlar benim hakkımda sahte tutanak tuttular. Artık size güvenmiyorum. Savunmamı şevkle okuyamayacağım. Neden 5 sene benimle birlikte yemek yemediniz. Ben kötü adam mıyım? Ben sizden nasıl adalet bekleyeceğim'' dedi.

Hasan Hüseyin Özese, ''Sizin görevli olduğunuz zamanlarda davet etseydiniz uyardık'' dedi. Saçan, etik olmadığı için Aykut Cengiz Engin'in daveti kabul etmediğini hatırlattı.

''Polisin içinde bir örgüt bulunduğunu, zamanında bu örgüt için DGM'den çalışma izni aldığını'' ifade eden Saçan, bununla ilgili bir rapor hazırladığını kaydetti.

Gizli tanıkların bu davada verdikleri ifadeler nedeniyle kendi davalarında Pişmanlık Yasası'ndan yararlanıp yararlanmadıklarını öğrenmek istediğini kaydeden Saçan, gözaltına alındığında Terörle Mücadele Şubesinin nezaretine atıldığını, Mustafa Balbay ile birtakım paşaların ise hiç nezarete konulmadıklarını ileri sürdü.

Tutuklu sanık Tuncay Özkan da Ergenekon davasına bakan hakimlerin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesinin verdiği iftar yemeğine katıldığına ilişkin habere gönderme yaparak, ''Gelin F-12 koğuşunda bir akşam yemeği yiyelim. Deniz mi istiyorsunuz. Biz mavi patiskalardan deniz yaparız size. Gemi mi? Kağıttan gemiler yüzdürürüz. Oruç mu diyorsunuz. Şevval orucu var, Muharrem orucu var. Savcılar (Tuncay Özkan Alevidir) diyor ya. Ben sizi iftara
 çağırıyorum'' diye konuştu.
        
''HUKUK İSTİYORUZ''

         
Özkan'ın söz konusu iftar yemeğinin tarihini sorması üzerine üye hakim Özese, ''Yemeğin tarihi belli'' dedi. Bunun üzerine, ''Ben gözaltına alındıktan sonra mı yenildi bu yemek'' diye soran Özkan, ''Hukuk istiyoruz. Vicdanınızın sesini kaybettiniz. Kılavuzsuz kaldınız. Bu yemeğe Başbakan'ın gönderdiği Adalet Bakanlığı müsteşarı nasıl katılır? Savcı Mehmet Ali Pekgüzel, siz nasıl katıldınız bu yemeğe. Başsavcı umrede miydi?'' ifadesini kullandı.

Tutuklu sanık Fatma Cengiz de diğer tutuklu sanık İbrahim Şahin ile yemek yiyerek, çay içtiğini, ancak bunların suç olarak iddianamede yer aldığını belirterek, ''Mahkeme heyeti de polislerle beraber yemek yiyor. Siz bizden önce yemişsiniz o yemeği. Bizim gözaltına alınacağımız konuşulmuştur o yemekte. Sizin yemek yemeniz suç olmuyor, bizim yemek yememiz suç oluyor. Sizin davadan çekilmenizi istiyorum'' dedi.

Hasan Hüseyin Özese de ''O sizin yorumunuz'' karşılığını verdi.

Duruşmada söz alan bazı sanıklar da söz konusu yemek nedeniyle hakimlerin davadan çekilmeleri ve heyetin reddine ilişkin taleplerde bulundu.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler