22 Kasım 2017 Çarşamba
  • Altın162,850
  • BIST105.268
  • Dolar3,9604
  • Euro4,6498
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin5,2364
  • İstanbul10 °C
  • Ankara-3 °C
  • İzmir0 °C
  • Konya-2 °C
  • Adana9 °C
  • Antalya8 °C
  • Diyarbakır4 °C
  • Bursa2 °C
  • Kayseri-1 °C
  • Kocaeli0 °C
  • Şanlıurfa4 °C
  • Gaziantep3 °C
  • İçel10 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mümtazer Türköne'den MİT için çirkin benzetme
Zaman Gazetesi yazarı Mümtazer Türköne, Bugünkü yazısında MİT'i hedefe koyarak, yasada yapılacak değişikliklerin MİT'i mafyaya çevireceğini söyledi.
Mümtazer Türköne'den MİT için çirkin benzetme
25 Şubat 2014 / 11:06 Güncelleme: 25 Şubat 2014 / 11:35

İşte Türköne'nin o yazısı,

Mafya ile MİT arasında ne fark olmalı?

Başlıktaki soruya açık bir cevap verelim: Şayet 2937 sayılı MİT Kanunu, önceki gün İçişleri Komisyonu'nda formüle edildiği şekilde değişirse, işte o zaman MİT ile Mafya arasında hiçbir fark kalmayacak.

Aslında yine de kalacak; kanunların arkasına sığınan ve kanun himayesinde icraatta bulunan bir mafya örgütlenmesi fark oluşturacak. Cinayet işleyen mafya tetikçisinin ezkaza polis tarafından yakalandığında, cinayet işlediği silahı çevresine hakaretler yağdırarak beline sokup, müdürün odasında kahvesini yudumladıktan sonra kayıplara karışması mümkün mü? Aynı işi yapan, kazayla birini -bu siz de olabilirsiniz- nahak yere öldüren bir MİT mensubunun veya irtibatlı üçüncü şahsın durumu aynen böyle olacak. Kanun MİT mensuplarına suç işleme özgürlüğü veriyor. Bu özgürlüğü en üst düzeyde dokunulmazlık zırhına büründürüyor. İsterseniz mafya yerine çete, daha oturmuş bir tabirle "devlet içinde çete" diyelim. Kanun açıkça devlet içinde cezadan masun bir çete oluşturmak için çelik duvarlarla örülü bir alan açıyor. Kime? Tabii Başbakan'a...

Racon kesen, racona uymayan kafaları kopartan mafya babası veya devlet içindeki çetenin reisi kim? Bu durumda Başbakan oluyor. Artık ihalelerden komisyon almasına, bu komisyonları havuzlarda toplamasına, bu havuzlardan medya karteli oluşturmasına gerek yok. Racon kesilecek, iki MİT görevlisi gidip haracı toplayacak, dinlemeyenlerin kafası kopartılacak. Nasıl olsa bütün bilgilere ulaşma imkânları var. Tehdit, şantaj, diz kapağından veya topuğundan vurmak ve belki de operasyonel yetkileri ile bir yurtdışı bağlantı iddiasıyla gözaltına almak ve sonra cesedini bir çukura bırakmak. Bir yığın şahit, bir yığın görüntü bir işe yarar mı? Başbakan'ın emri ile yapılan icraata, Başbakan hiç soruşturma izni verir mi? "Başbakan böyle şeyler yapmaz" diyebilirsiniz. "Oğlunu tutuklayacaklar" dendiği zaman hangi baba, siyasî hayatı sona erdiğinde hangi lider elindeki imkânları sonuna kadar kullanmaz?

Sıraladıklarımın hiçbiri hayal ürünü değil. Hatta tasarıdan doğrudan çıkartılması gereken maksat, başka herhangi bir şey olamaz. Demokratik-hukuk devleti, yönetme hakkını devrettiğimiz temsilcilerin yetkilerini suistimal etme ihtimalleri karşısında güvenceler temin etmek zorunda. Bu yasa çıktıktan sonra Başbakan'ın havuzunun fotoğrafını herhangi bir gazeteci çekebilir mi? İtirafta bulunacak veya tanıklık edecek birinin, ertesi güne sağ çıkma ihtimali var mı? Başbakan'ın yakınlarından birini hâkim karşısına çıkartacak bir delilin muhafaza edilmesi mümkün mü?

MİT, millî güvenliğe yönelik bilgi toplamak ve başkalarınınkine de engel olmakla görevli bir devlet kuruluşu. Kanun vazıh bir şekilde görevini bilgi toplamakla sınırlıyor. Dünyada benzer entelejans servisleri ile paralel bir örgütlenmesi var. Nitekim 1964'te çıkan 644 sayılı kanun CIA'yı model olarak alıyor; sonra 1983'te Avrupa örnekleri de gözden geçirilerek yeni bir kanun çıkartılıyor. Kanun titizlikle bu kuruluşa bilgi toplamak dışında bir görev verilemeyeceğini vurguluyor. Demokratik hukuk devletlerinin bu evrensel standardının sağlam bir mantığı var. Operasyon yetkisi ile bilgi toplama görevinin tek elde toplanması ortaya kaçınılmaz olarak bir suç bataklığı çıkartıyor. Meclis'teki tasarı Bakanlar Kurulu kararına dayalı operasyon yetkisi veriyor. Bu yetkinin sınırları gizli iç yönetmelikle belirleneceği için denetlemek mümkün değil. Ayrıca, yargı karşısında tanınan dokunulmazlığın hukuk devletinde yeri yok. Tuhaflığa bakın: Başbakan'ın izni ile sağlama alınan dokunulmazlığın kendisi Başbakan'da hatta Cumhurbaşkanı'nda bile yok.

Zannedildiği gibi bizim istihbarat teşkilatı Teşkilat-ı Mahsusa'nın devamı değil; Genelkurmay'a bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı bu geleneği sürdürüyor. Taslağın propagandası yalanlarla yürütülüyor. Bin Ladin operasyonu örneği yanlış; çünkü bu operasyonda sadece bilgiyi toplayan CIA, operasyonu yapan ise Amerikan ordusu. İrangate skandalı ve Yarbay North olayını hatırlayın, CIA'dan bahseden oldu mu?

Olan MİT'e olacak; kurum kaçmaktan kovalamaya vakit bulamayacak.

olsun
 // osman
sizin hadinizden gelsinde mafya olsun
ALLAH kötü emelleri olanıda ıslah etsin olmuyorsa kahrı perişan etsin...
25 Şubat 2014 Salı 11:26
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler