YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mumcu ve Karadayı kasetle ilgili birbiriyle örtüşmeyen açıklamalar yaptılar
Mumcu ve Karadayı kasetle ilgili birbiriyle örtüşmeyen açıklamalar yaptılar
Mumcu ve Karadayı kasetle ilgili birbiriyle örtüşmeyen açıklamalar yaptılar
30 Ocak 2009 / 07:51 Güncelleme: 30 Ocak 2009 / 00:00

Mumcu, ses kayıtlarının ortaya çıkmasıyla bir açıklama yaparak, ‘o görüşme’nin ayrıntılarını anlattı.


Mumcu, "Şahsıma yönelik hakaret içeren sözler dolayısıyla gerekli ve mümkün olan tüm hukuk yollarına başvuracağım" dedi.


Mumcu, ses kayıtlarının o günlerde söylediklerinin delili olduğunu belirterek şunları ifade etti: "Karadayı ile hayatımda bir kez havalimanında karşılaştım. Bunun dışında Karadayı DP ile bütünleşme kararımızı tebrik etmek amacıyla beni aramıştır. 3 dakika kadar süren bu telefon görüşmesinde birleşme kararımızı kutlamış, konuşmanın devamında 367 tezine destek vereceğimizi umduğunu beyan etmiştir. O konuşmada seçimi halk yapsa da yine AKP'li bir ismin seçilebileceği yönündeki kaygısını ifade etmiş ve benden 'demokrasi böyle bir şey halk kimi isterse onu seçsin' yanıtını almıştır.


İçine sindirememiş


Karadayı kendisine atfedilen ses kaydı gerçek ise bizim bu tutumumuzu anlayamamış veya içine sindirememiş olmalı ki hakkımızda hakaretamiz sözler sarfediyor. Her söz sahibinin seviyesini gösterir ve sahibine aittir. 2 yıldan beri anlattığım şeylerin gerçekliğinin böyle bir kayıtla da ortaya çıkması benim için şaşırtıcı değil. Ne pişmanlık duyarım ne de sitem ederim. Kararlarımı vicdanımla verdim ve dimdik ayaktayım.” 


İŞTE O KASET:


Karadayı'dan Mumcu'ya görülmemiş HAKARET 


Gündeme bomba gibi düşen kasetli ilgili Milliyet gazetesinden Fikret Bila'ya konuşan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı kaseti inkar etmedi ama kasete montaj yapıldığını iddia etti.


İşte Fikret Bila'nın bugünkü yazısı:


Bir internet sitesinde yayınlanan ve Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’ya ait olduğu öne sürülen ses bandı tartışmaya yol açtı.
Söz konusu bantta Karadayı olduğu iddia edilen kişi, biriyle konuşuyor ve cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında Erkan Mumcu’ya Meclis’e girmemesi gerektiğini, girse bile çekimser oy kullanmasını söylediğini ifade ediyor. Ayrıca bazı bakanlarla da konuştuğunu, onların da milletvekilleriyle konuşacağını belirtiyor. 367 nedeniyle Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı vermesi ve yeniden seçime gidilmesi veya cumhurbaşkanını halkın seçmesi olasılığı üzerinde duruyor. Seçimlerde yeniden iktidarın kazanması ve cumhurbaşkanını halkın seçmesi halinde ise Genelkurmay’ın devreye girmesinden söz ederek, “TSK’nın bu işi halletmesi lazım, temizlemesi lazım” diyor. Ses kaydında Erkan Mumcu’yla ilgili olarak küfürlü bir ifade de yer alıyor.


Ses bandının internet sitesinde yayımlanmasından sonra Karadayı ile konuştum. Karadayı, sorularıma şu yanıtları verdi:


İnternet sitesinde yayımlanan ses bandını dinlediniz mi? Banttaki ses size mi ait?
- Dinledim. Tam anlaşılmıyor. Başka sesler var. Biri daha konuşuyor. Bence bazı yerleri montaj yapmışlar.


‘Asker müdahale etsin, demedim’
AKP’nin seçimi yeniden kazanması, Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesi halini kastederek, ‘o durumda TSK’nın müdahale etmesi lazım’ biçimindeki konuşmanın size ait olduğu iddia ediliyor?
- Hayır. Bu sözler bana ait değil. Ben tam aksine, toplantılarımızda askerin tümüyle siyaset dışında kalması gerektiğini savunmuşumdur.
Bu sohbet toplantılarının birinde cumhurbaşkanlığı seçimleri konuşuluyordu. O günlerde herkes bu konuyu konuşuyordu. Ben tam aksine, askerin siyasete karışmaması gerektiğini her zaman savunuyordum. ‘Ben 27 Mayıs’ı gördüm, 12 Eylül’ü gördüm, askerin siyasete müdahale etmesine karşıyım’ dedim. O zaman Prof. Dr. Memduh Yaşa, o yaşında, kalktı yanıma geldi ve ‘Paşam sizi tebrik ediyorum. Bir asker olarak bunları sizin ağzından duymak bizi çok memnun etti’ dedi.
Bu konuşmaya şahit olan birçok kimse de gösterebilirim. Halen de bu görüşü savunuyorum. Ordumuz güçlü olmalı ama siyasetin dışında kalmalı. 13 ülkenin bizden toprak talebi var. Bu nedenle güçlü bir ordumuz olmalı fakat siyasetin dışında bulunmalı görüşünü savunuyorum. Bu bakımdan o sözler bana ait değil. Dediğim gibi, bazı yerleri montajlamışlar.


‘Erkan Mumcu’yu tanırım’
Dönemin ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu’ya, küfürlü bir ifadeyle, Meclis’e girse bile çekimser oy kullanmasını istediğiniz iddiası da var? Erkan Mumcu’yla konuşmuş muydunuz?
- Erkan Mumcu Bey’i eskiden beri tanırım. Bakan olduğu dönemden tanırım. Parti kurduğunda arayıp tebrik etmiştim. O da beni aradı. Çok memnun olduğunu söyledi. Eşlerimiz de konuştular. Sonra Bodrum’da da bir arada olduk. Erkan Mumcu’yla bu konuları konuşmuş olabilirim. Erkan Mumcu’ya hakaret edecek bir ifadem, saygısız bir sözüm olmaz. Küfürlü ifadeler de bana ait değil. Ben küfürlü ifadeler kullanmam. Bu mümkün değil.


Mumcu’yla ne konuştuğunuzu hatırlıyor musunuz? DP-ANAP birleşmesiyle ilgili konuşmuş muydunuz?
- Ben sade bir vatandaş olarak görüşlerimi söyledim. Birçok kişiyle de konuştum. Benim söylediğim, DP-ANAP birleşmesinin siyasetteki denge bakımından yararlı olacağıdır. Hâlâ da aynı fikirdeyim. Sade bir vatandaş olarak bunda fayda görüyordum ve savunuyordum.
Birçok kişi de savunuyordu. Basında da savunan çoktu. Siyasette merkez sağ ve merkez sol dengesi olmasını faydalı buluyordum. Eski DP zamanında bu denge yoktu ve birçok sorun doğdu.


‘Beni siyasete davet edenler oldu’
Bu görüşleri cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında mı savunuyordunuz?
- Bunlar her zaman savunduğum görüşlerdir. Ben merkez sağ, merkez sol dengesine sahip 3-5 partili bir tablonun istikrar açısından yararlı olduğu görüşündeydim. Ama askerin siyasete karışmasına karşıydım, bugün de karşıyım. O dönemde beni de siyasete davet edenler oldu. Reddettim.
Ben siyasetin dışında kalmayı tercih ettim, ancak her vatandaş gibi fikrimi söylerim. Bunda ne mahzur var?


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler