YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Muhtarın kızı: Annem kendisini vuranı emzirmişti
44 kişinin öldüğü katliamın ANATOMİSİNİ okumak için TIKLAYIN
Muhtarın kızı: Annem kendisini vuranı emzirmişti
09 Mayıs 2009 / 14:07 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

Mardin'in Bilge köyündeki katledilenler için kurulan taziye çadırında matem sürüyor. Saldırı nedeninin namus davası olmadığını belirten öldürülen muhtarın kızı, annesinin kendisini vurana süt verdiğini söyledi.


Bilge köyünde 6 gün önce meydana gelen saldırı olayında hayatını kaybeden 44 kişiden 39'unun defnedildiği mezarlığı sabahın erken saatlerinden itibaren yine köydeki kadın ve çocuklar ziyaret etti. Gözyaşlarına hakim olmayan kadınlar, sürekli ağıt yaktı.


Bu arada köye taziye ziyaretleri de sürüyor. Kurulan çadırlara her yeni ziyaretçiyle birlikte acı yeniden yaşanıyor.


Çadırda sürekli Kur'an-ı Kerim okunup, ölenler için dualar ediliyor.


Jandarma ekiplerinin köy içerisindeki güvenlik önlemleri sürürken, Kızılay tarafından kurulan çadırlarda yemek dağıtımı yapılıyor.


Saldırıda öldürülen muhtar Mehmet Halim Çelebi'nin Diyarbakır'da ikamet eden kızı Melahat Akan, yaşananlara bir anlam veremediklerini söyledi.


Olayda hem annesini hem de babasını kaybettiğini ifade eden Akan, ''Ailemin tümünü kaybettim. Böyle bir vahşet olamaz. Bu, namus davası değildir. Yapılan haberler yanlış ve bizi çok üzüyor. Tutuklananlardan biri benim halamın oğlu. Annem, kendisini vurana süt vermişti. Bu nasıl insanlıktır. Namaz kılana yılan bile dokunmazken, bu kadar kurşun nasıl sıkılır. Ölenlerin hangi birine yanalım, hepsi bizim yakınımız'' dedi.


KATLİAMIN ANATOMİSİ
Mardin’de 44 kişinin katledilmesinin nedeni tam olarak belirlenemezken, birçok iddia ortaya atılıyor. Köyde yaşayanlar, katliama neden olan husumeti anlattılar.


Türkiye, Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge köyünde 44 kişinin yaşamını yitirdiği saldırının şokunu atlatmaya çalışıyor. Aynı soyadına sahip iki aileden birinin diğerini kökten yok etmeye çalışmasını nedenlerini bulmaya çabalıyor.


Akla gelen ilk soru "Katliamın nedeni kan davası mı?" oldu. Bu soruyu yanıtlayabilmek için önce ailenin, daha doğrusu köyün geçmişini bakmak gerekiyor.


Katliamın yaşandığı Bilge köyü, "Şeyh Şeyhmuz" türbesine bağlı yedi köyden biri. Köyün en büyük ailesine "Abdokoro" deniyor. Onların dışında Arı, Aras, Bulut, Yılmaz ve Akyol aileleri, köyün daha küçük toprak sahipleri.


1970'li yılların başında köye Çelebi ailesi geliyor. Köylüler daha çok çobanlıkla geçimlerini sağlıyorlar. Bilge köyünde yapılan yoğurtların, Mardin’in en beğenilen yoğurtları olduğu belirtiliyor.


KÖYÜN YANAŞMASI
Yakın köylerde yaşayanların “köyün yanaşması" olarak nitelediği Çelebi ailesi, çalışkan, cevval ve birbilerine çok bağlı bir aile olarak tanınıyorlar.


KAN DAVASI BAŞLIYOR
1985 yılında Çelebi ailesi ile Abdokorolar arasında güç savaşı başlıyor. Gerilim, Abdokoro ailesi büyüklerinden Kemal Bey'in öldürülmesiyle kan davasına dönüşüyor.


Abdokorolar cevap vermekte gecikmiyor; 2-3 ay sonra Çelebi ailesinden Şeyho öldürülüyor, kardeşleri Fesih ve Hacı Abdullah da yaralanıyor.


AİLEYİ BÖLÜNÜYOR
Ancak kan davasının vardığı nokta Abdokoro ailesinde bölünme yaratıyor. Ailenin bir bölümü , yaklaşık 20 aile, cinayetin ardından köyden ayrılıyor. Bölünen Abdokorular, diğer ailelerle birlikte köyü terk ediyor. Aileler, Bursa, İzmir, Mersin ve Mardin'in Kızıltepe ilçesine yerleşiyor.


Cinayet işleyen ailenin üyelerinin bir bölümünün köyü terk etmesi şaşırtıcı gelse de, köy sakinleri bu durumu "Zenginin kaybedecek çok şeyi var, ancak fakrin kaybedecek hiçbir şeyi yok. Kazanacağı şey ise koskoca bir köyün nimetleri" diye izah ediyorlar.


KÖY ÇELEBİ AİLESİNE KALIYOR
Ve böylece köy Çelebi ailesine kalıyor. Ancak son olayda ölen ve öldürülen aileler arasında ilk anlaşmazlık da tam bu dönemlerde ortaya çıkıyor.


KORUCU OLUYORLAR
Abdokorolar tarafından öldürülen Şeyho'nun çocukları (Saldırıyı gerçekleştirenler) Kado ve Velo, korucu olmak için başvuruda bulunuyor.


Devlet koruculuk için kendilerine köye 4 kilometre uzakta Diyarbakır-Mardin yolu üzerindeki jandarma binasının yanında yer gösteriyor. Böylece aileden 6 erkek, korucu oluyor.


Çelebi ailesinin diğer kolu ise PKK ile asker arasında tercih yapmayarak, köyde kalmaya karar veriyor. Bu iki grup, 9 yıl birbirlerinden uzak bir yaşam sürüyor.


1994'TEKİ BASKIN
1994 yılında köye bir saldırı düzenleniyor. Eski muhtar Cemil Çelebi'nin (Saldırıda öldürülen) oğlunun da aralarında bulunduğu 4 erkek ile 2 kadın öldürülüyor. Bu 6 kişinin ölümünden de PKK sorumlu tutuluyor.


PKK'nın o dönemde neden korucu olan Çelebi ailesine değil de kendilerine daha yakın duran köydeki Çelebi ailesini hedef aldığı şüphe yaratsa da, köydeki diğer Çelebiler de korucu olmaya karar veriyorlar. Daha sonra iki aile barışıyor ve ailenin diğer kanadı da köye geri dönüyor.


Yeniden köye dönen Çelebiler, nüfus olarak daha az ve daha fakir olsa da bu durum ilk başlarda sorun yaratmıyor. İki aileden korucular yaklaşık 16 yıl, bölgede birçok operasyona katılıyor.


YENİ GERİLİMİN İLK KIVILCIMI 2005'TE ÇAKILDI
Ancak 2005 yılında Cemil Çelebi'nin açtığı alabalık çiftliği, yeni gerilimin ilk kıvılcımı oluyor. Ceylan Alabalık Tesisleri çok iş yapıyor. Haftada 2 bin balığın satıldığı ve bugünün rakamlarıyla, ayda yaklaşık 40 bin liralık bir gelir elde edildiği söyleniyor.


Bunun üzerine ailenin diğer bölümü (Saldırıyı gerçekleştirenler) "Ömer Usta Alabalık Tesisleri'ni açıyor.


Bunun üzerine öteki aile de boş durmuyor ve “Merkez” ile “Reis” isimli iki tesis daha açarak işletme sayısını üçe çıkarıyor.


TOPRAK ANLAŞMAZLIĞI
Alabalık tesislerinin geliri, iki aile arasında sık sık sorunlara neden oluyor. Ancak asıl infial, yaz aylarında köye kadastronun gelmesiyle çıkıyor. Anlatılana göre; Çelebilerin büyük ailesi (Saldırıya uğrayanlar), 1985'te köyden ayrılan 6 aile ile anlaşma yapmak istiyor. Ancak küçük nüfuslu aile (Saldırıyı gerçekleştirenler) buna karşı çıkarak, "Kadastroya toprakların bizim olduğunu söyleyelim" diyor. Ancak hem eski muhtar Cemil Çelebi hem de yeni muhtar Mehmet Çelebi, bu formülü reddediyorlar.


Bunun üzerine, küçük Çelebi ailesinin lideri Mehmet Çelebi, –ki katliam emrini onun verdiği iddia ediliyor- "Biz bu topraklar için kan verdik; babam Şeyho öldü, toprak bizim hakkımız" diyor. Karşı taraf ise "Cansa, biz de 6 canımızı verdik" diye yanıt veriyor ve ortam geriliyor.


Cemil Çelebi'nin kızı Sevgi Çelebi'yi köyden ayrılan alelerden birinin oğluyla evlendirmek üzere harekete geçmesi ise belki de diğer ailenin tepkisini çekiyor. Çünkü anlatılanlara göre; her iki aile de köyde asıl toprak sahibi değil. Çelebi ailesinin büyük kolunun, köyden ayrılan ailelerden biriyle akraba olması, muhtemel kadastro pazarlıklarını daha zor bir hale getirecek.


Saldırıdan önceki hafta iki aile barıştılıyor. Ancak buna rağmen birkaç gün sonra katliam yapılıyor.


Ve sonuçta, tarihe kara leke olarak geçecek 44 kişinin öldüğü saldırı gerçekleşiyor. NTV


İLGİLİ HABERLER İÇİN TIKLAYIN


Saldırganların planını nöbetçi asker duyunca...       DETAY


14 aylık oğlunu geride bırakıp baba evine döndü  DETAY


Katliam 35 çocuğu hem yetim hem öksüz bıraktı  DETAY


Mardin'deki KATLİAM çizgilere böyle yansıdı  DETAY


Köy korucular tarafından öldürülen kişi sayısı ?      DETAY

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler