YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Muhalefet aklını başına alsın!
TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar'ın hazırlayıp sunduğu "Ankara'nın Gündemi" programına konuk olan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, muhalefetten çözüm sürecine destek istedi.
Muhalefet aklını başına alsın!
25 Nisan 2013 / 10:13 Güncelleme: 25 Nisan 2013 / 10:35

Herkesin aynı gemide olduğunu belirten Eroğlu, "Muhalefetin de aklına başına alıp çözüm sürecine destek vermesi lazım. Taviz yok, pazarlık yok, muhalefetin bu tavrını anlamak zor" dedi.

İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol ve Habertürk Televizyonu Ankara Temsilcisi Alican Türkoğlu'nun da sorularını cevaplayan Eroğlu, gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Programın başında çözüm süreciyle ilgili konuşan Bakan Eroğlu, çözüm sürecinin birlik, beraberlik ve kardeşlik projesi olduğunu belirtti. Türkiye'de "huzur iklimi"nin olmasını arzu ettiklerini vurgulayan Eroğlu, "Türkiye'nin buna ihtiyacı var. Herkes de bunu istiyor zaten, istememek zaten saçmalık olur. Her şey milletin göz önünde cereyan ediyor" dedi.

Bu konuda itiraz edenlerin olabileceğini, muhalefetin de bu konuda vatandaşın aklını karıştırmak istediğini dile getiren Eroğlu, "Bize, 'Pazarlık mı yapıldı?' diye soruyorlar. Kesinlikle taviz yok, pazarlık yok. Muhalefet hala duymadıysa buradan tekrar duyuralım. Bizim kırmızı çizgilerimiz var. 'Tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet' diyoruz ve bunu her yerde haykırıyoruz" diye konuştu.

"Bölgedeki özel sektör yatırımlarında patlama yaşanıyor"

Süreçle ilgili bir problemin olmadığını belirten Eroğlu, "İnşallah bu süreç hayırlı bir netice ile sonuçlanacak. Bu sürecin çok büyük bir faydası da var. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde özel sektör yatırımlarında büyük bir patlama yaşanıyor. Oradaki insanların daha çok mutlu olduğunu biliyoruz. Maksadımız Türkiye'ye huzur iklimini getirmek, Türkiye'yi daha da büyütmek ve 2023 hedeflerini gerçekleştirmektir. Bu süreç, hükümeti, partiyi, kendi nefsini değil; ülkeyi düşünmenin açık bir göstergesidir" ifadelerini kullandı.

"Güzel bir hava esmeye başladı"

Bakan Eroğlu, bir soru üzerine ise Akil İnsanlar Heyeti'nin oluşturulmasını değerlendirdi. Halkın Akil İnsanları gittikleri her yerde sevgiyle karşıladığını kaydeden Eroğlu, "Bu insanlar AK Parti'li değil, Türkiye'nin mozaiğini teşkil eden farklı zihniyetteki insanlardır. Ama Gerçekten bu insanlar, bu işe soyunmuş, katkı vermek isteyen güzel insanlardır. Akil İnsanların getirdiği tavsiyeler değerlendirilecektir. Sürece çok büyük bir faydası oldu diye düşünüyorum. Akil İnsanlar her yerde kucaklanıyor yani güzel bir hava esmeye başladı. Artık huzur iklimi esmeye başladı. Bunun önüne kimse geçemez" dedi.

"Muhalefetin aklını başına alması lazım"

Bakan Eroğlu, çözüm sürecinde muhalefetin rolüyle ilgili de konuştu. Herkesin aynı gemide olduğunu ve bu konunun çözülmesi gerektiğini vurgulayan Eroğlu, "Muhalefetin de aklına başına alıp çözüm sürecine destek vermesi lazım. Taviz yok, pazarlık yok, muhalefetin bu tavrını anlamak zor" dedi.

"Barajların doluluk oranı son 30 yılın ortalamasından daha fazla"

Programda barajların durumuyla ilgili konunun da gündeme gelmesi üzerine Bakan Eroğlu, "Barajlarımız büyük ölçüde dolu. Hatta barajların doluluk oranı son 30 yılın ortalamasından daha fazla. Barajlarda içme suyu açısından da hiçbir problem yok. Vatandaşımız rahat olsun. Yeterli miktarda, uygun kalitede suyu temin etmek devletin asli vazifesi. Dolayısıyla biz de bu anlayışla bakıyoruz. Bu sene de susuzluk yaşanmayacak" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın "Su, medeniyettir" sözlerini hatırlatan Eroğlu, "Hedefimiz 30-40 yıl sonrası. Su problemi olmayacak şekilde planlamalar yaptık, yatırımlar devam ediyor. 58 tane şehir ve büyük ilçenin su problemini çözdük, 41 milyon nüfusa ilave su getirdik. Susuz çok yer vardı ama şimdi suyu olmayan yer kalmadı" dedi.

Güneydoğu Anadolu Projesi

Bakan Eroğlu, GAP'a ilişkin de şunları kaydetti:

"GAP, kör topal yürüyen bir projeydi, yavaş gidiyordu. Sulamalardaki ayrılan ödenek geçmişe göre 13 kat arttı. Şu anda GAP'ta muazzam bir seferberlik var. Hatta firmalara, 'ödenek sıkıntısı yok, 3 vardiya çalışacaksınız' diyoruz. GAP'ta barajların yüzde 75'i bitti. Büyük barajlardan Ilısu ve Silvan Barajları kaldı. Ilısu Barajını 2014 sonunda, Silvan Barajını da 2015 yılında bitireceğiz."

KKTC'ye içme suyu

Eroğlu, Türkiye’den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne su taşınmasını sağlayacak "Asrın Projesi" olarak nitelenen "KKTC Su Temin Projesi" ile ilgili de bilgi verdi. Projede çok ileri teknolojilerin kullanıldığını ve zamanla yarışıldığını belirten Eroğlu, "Anamur'da Dragon Çayı üzerine Alaköprü Barajı'nı inşa ediyoruz ve 7 Mart 2014 tarihinde, saat 12.59'da hazır olacak. Alaköprü Barajı'ndan Anamur sahiline kadar kara hattı var. Oradan deniz yüzeyinin 250 metre altında boruyu 80 kilometre askıda götürüyoruz. Girne'de de Geçitköy Barajı inşa ediyoruz. Yani 80 kilometresi denizde olmak üzere toplam 107 kilometreyi aşarak Alaköprü'den 'yavru vatan' Kıbrıs'a suyu aktaracağız" ifadelerini kullandı.

HES projeleri

Bakan Eroğlu, HES projeleri ile ilgili soruları da cevapladı. Eroğlu, HES'lerin Türkiye için çok önemli olduğunu, elektriğin sigortası olduğunu ifade etti. "Türkiye'de sular akıyordu, biz de sadece bakıyorduk" diyen Bakan Eroğlu, şöyle konuştu:

"Yabancılar da bizimle alay ediyordu. 2003 yılında Başbakanımız 'Hidroelektrik santrallerini hızla yapalım' diye talimat verdi. Devlet ve Su İşleri bir taraftan baraj ve hidroelektrik santrali yaparken bir taratan da 'özel sektörün potansiyelinden istifade edelim' diye düşündük ve ilk defa 2003 yılının Haziran ayında Su Kullanım Hakkı Anlaşması yönetmeliği çıkardık. Özel sektöre şeffaf bir şekilde açtık. İlan ettikten sonra birden fazla müracaat olursa şeffaf bir şekilde ihale ediyoruz. Devlete en çok katkı payı verene o ihaleyi veriyoruz. Şu anda 1-1.5 milyar TL katkı payı gelecek. Şu ana kadar bin 500 tane müracaat var. Bir kısmı yapıldı, bir kısmı inşa halinde, bir kısmının da projeleri yapılmaya devam ediliyor. Yaklaşık olarak 30 bin megawatt kurulu güce talip var şu anda ve 120 milyar kilovat saatlik elektrik üretecekler. Bu da temiz enerji, yerli enerji demek ve dışarıdan yılda 18 milyar dolarlık petrol veya doğalgaz alımının önüne geçmek demektir. Ayrıca, dışa enerji bağımlılığını azaltmak için ve enerji çeşitliliğini arttırmak açısından son derece önemlidir."

"Tahribat söz konusu değil"

Bakan Eroğlu, HES projeleri ile ilgili yaptığı açıklamalar sırasında, HES'lere yapılan tepkileri de değerlendirdi. HES'lerin ormanları ve çevreyi tahrip ettiğini söyleyenlerin olduğunu kaydeden Eroğlu, "HES'ler için ormandan verdiğimiz izinler orman alanının binde biri kadar. Kaldı ki o alanda 1 ağaç kesilmişse 5 ağaç dikiliyor ve o alan yeniden canlanıyor. Dolayısıyla bir tahribat söz konusu değildir" dedi.

Eroğlu, can suyu bırakılmadığı yönündeki iddialarla ilgili ise bunun gerçek olmadığını, can suyu bırakma mecburiyetinin olduğunu vurguladı.

"Çıkan su, giren sudan çok daha temiz"

Eroğlu, HES'lerden çıkan suyun zehirli olduğu iddialarına da cevap verdi. Bakan Eroğlu, "Bunlar da tamamen kuyruklu yalan. HES'ten çıkan su, giren sudan çok daha temiz, oksijeni daha boldur. Bunları kontrol ediyoruz" dedi.

Orman yangınları

Programda orman yangınları konusu da gündeme geldi. Yaz aylarının yaklaşmasıyla oluşabilecek yangınlara karşı hazırlıkların tamamlandığını dile getiren Eroğlu, "Bütün arkadaşlarımız eğitimden geçti. Antalya'da Uluslararası Yangınla Mücadele Eğitim Merkezi kurduk. 50'ye yakın havadan söndürme araçlarımız var, kara ekiplerimiz tamam, yangın işçilerimiz tamam, yangınla mücadele için teknoloji tamam, Yangın Harekat Merkezimiz var sürekli takip ediyor, kameralı takip sistemimiz var. Hatta ben yangın mevsiminde bakanlıktaki odamdan takip ediyorum. Hazırlıklarımız tamam ama burada vatandaşlarımıza çok önemli vazife düşüyor. Çıkan yangınların yüzde 80'i ihmalden meydana geliyor. Vatandaşımız sigara izmaritini arabasından yola atıyor, bunun yapılmaması gerekir. Piknik yapan vatandaşlarımız ateş yakarken dikkat etmeli ve mutlaka iyi söndürmeli. Kırsal alanda anız yakılıyor, bu da rüzgarla ormana sıçrıyor. Bu da çok büyük bir sıkıntı. Bunlara vatandaşlarımız dikkat ederse isabet olur. Bir yangın çıktığı zaman "ALO 177" hattı devamlı açık, en yakın birimlere haber verilirse mutlu oluruz" şeklinde konuştu.

"Ormanlarımızın yüzde 75'inin tapusunu aldık"

Bakan Eroğlu, orman alanlarının tapusunun olup olmadığı sorusunu da cevapladı. AK Parti Hükümetine kadar ormanların tapusunun olmadığını, Tapu Kadastrosu ve Orman Kadastrosu'nun ayrı ayrı çalıştığını ifade eden Eroğlu, "Haritaları üst üste koyduğumuz zaman uyum yoktu. Orman Kadastrosu ile Tapu Kadastrosu ayrı ayrı çalışmasın dedik ve birleştirdik, birlikte çalışmaya başladılar. Arkadaşlara, '31 Aralık 2014 saat 16.59'a kadar bütün ormanların tapusunu istiyorum' dedim. Şu ana kadar ormanlarımızın yüzde 75'inin yani 18 milyon 750 bin hektar alanın tapusunu aldık. Tapusu olan yere hiç kimse giremez girerse de çıkartılır. Önceden tapu yoktu genişletiliyordu araziler ama şimdi öyle bir şey olamaz, yerimiz belli" şeklinde konuştu.

Bakan Eroğlu, 2B'nin bir daha olup olmayacağı ilişkin bir soru üzerine ise, 2B diye bir şeyin artık olmayacağını, bittiğini bildirdi. 2B arazilerinden gelen parayla 2B alanlarının en az iki katı kadar orman alanlarının oluşturulacağına vurgu yapan Eroğlu, "O para yine millet için kullanılacak" dedi.

Programın son bölümünde ise TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, izleyicilerin sorularını Bakan Eroğlu'na yöneltti. Personel alımlarına ilişkin bir soru üzerine Eroğlu, "Personel alımları Mayıs ayı içerisinde belli olacak. Alınacak sayı ile ilgili Maliye Bakanlığı'na tekliflerimiz var. Biz de o zaman ilan edeceğiz" dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın eylem planları

Eroğlu, bakanlığının 2013-2017 eylem planlarını açıkladı. Bakanlığının 3 tane eylem planı olduğuna dikkati çeken Eroğlu, bunlardan birincisinin Erozyonla Mücadele Eylem Planı olduğunu söyledi. Bu eylem planında Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na bağlı bütün birimlerin çalıştığını söyleyen Eroğlu, "1 milyon 400 bin hektarlık alanda 2017 sonuna kadar erozyonla mücadele çalışması sürdürülecek. Teraslama, ağaçlandırma, yeşillendirme gibi muazzam bir eylem planı hazırlıyoruz" dedi.

Diğer bir eylem planının ise Yukarı Havza Sel Kontrollü Eylem Planı olduğunu kaydeden Eroğlu, "Sel baskınları bütün dünyada artıyor. Bunun sebebi yağış rejiminde de küresel iklim değişikliği nedeniyle bir değişiklik var. Yani 3-4 ayda yağacak yağmurun 24 saatte düştüğünü görüyorsunuz. Bu da sel baskınlarına sebep oluyor. Bunu önlemenin yolu yukarı havza dediğimiz yani nehirlerin yukarı kısımlarında bu suyu tutmak için sel kontrolü için ağaçlandırma, sel kapanları gibi birtakım çalışmaları yapacağız. Toplam 257 sel havzasında çalışma yapacağız. Çok ciddi bir çalışma yapacağız" diye konuştu.

Üçüncü eylem planın da Baraj Havzaları Yeşil Kuşak Ağaçlandırma Eylem Planı olduğunu ifade eden Eroğlu, "Sulama temin edilen veya sulama için kullanılan baraj havzaları var ama bunların etrafları çıplak. Biz bu barajların etraflarında 'yeşil kuşak ağaçlandırması' yapacağız. Hatta burada o civardaki köylülere ceviz, badem gibi gelir getirecek meyve veren ağaçlar dikeceğiz. Hem yeşil bir kuşak oluşturacağız hem de vatandaşa destek vereceğiz. Yarın da ilk defa Sivas'taki 4 Eylül Barajı'nda bu eylem planını başlatacağız" şeklinde konuştu.

Zirai don uyarısı

Eroğlu, programın sonunda zirai don uyarısı ile ilgili soruları cevapladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün zirai don ile ilgili ciddi çalışmalar yaptığını belirten Eroğlu, "İsteyen çiftçilere de don durumu varsa gerekli tedbirleri alması için bölgeye bağlı olarak bunları ikaz ediyor. Bir hafta önce bazı bölgelerde zirai don problemi vardı, vatandaşı da uyardık. Havalar yavaş yavaş ısınıyor ama bazı bölgelerde devam ediyor. Ama Meteoroloji bu konularda gerekli uyarıyı yapıyor" dedi.

Bakan Eroğlu, ayrıca Meteoroloji'de muazzam bir teknolojik dönüşüm yapıldığını ve dünyanın sayılı kurumları arasına girdiğini de belirtti.

 

İHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler