YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Müdahaleyi doğru bulmayız ama...'
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 'Libya'ya askeri bir müdahaleyi doğru bulmayız. Ama uluslararası camianın duyarlılıklarıyla, Libya halkının talepleri örtüşürde yeni gelişmeleri beklemek doğaldır.' dedi.
'Müdahaleyi doğru bulmayız ama...'
01 Mart 2011 / 20:17 Güncelleme: 01 Mart 2011 / 20:24

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Libya'ya yönelik olası bir askeri müdahaleyle ilgili olarak, ''Hiçbir ülkeye dışarıdan bir müdahaleyi ilke olarak doğru bulmayız. Ama uluslararası camianın duyarlılıklarıyla, olayların çıktığı ülkedeki halkın talepleri örtüşürse yeni gelişmeleri beklemek doğaldır'' dedi.

Kılıçdaroğlu İngiltere'nin başkenti Londra'da konakladığı otelde bir basın toplantısı düzenledi. Türk gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, ''terör örgütü PKK'nın ateşkes ilanını ertelediği açıklaması'' ve ''hükümet ile PKK arasında görüşme'' iddialarına ilişkin bir soru üzerine, şöyle konuştu:

''Çalışmaların, görüşmelerin ayrıntılarını bilmiyoruz. Görüşmeleri yapan hükümet yetkilileri, onların iradesiyle bu görüşmeler oluyor. Dolayısıyla görüşmelerin alt ayrıntılarını bilmediğimiz için yorum yapmakta zorlanıyoruz. Ama arzumuz, Türkiye'de terörün bitmesi, insanların ölmemesi. Eğer PKK, 'ben yeniden elime silah alıyorum' diyorsa, herhalde Başbakan kamuoyuna bir açıklama yapar. Görüşmeler hangi noktada tıkandı diye Sayın Başbakan'ın açıklama yapması lazım.''

Bir gazetecinin, CHP milletvekili Çetin Soysal'ın ''Öcalan'ın ev hapsinin mümkün olabileceği'' yönünde bir açıklama yaptığını söylemesi üzerine Kılıçdaroğlu, ''Eğer bir yargılama süreci gerçekleşmiş ve bu kesinleşmişse bununla ilgili uygulamanın sürdürülmesi lazım'' dedi.

Kılıçdaroğlu, Libya'ya askeri müdahale olasılığına ilişkin bir soruyu yanıtlarken, hiçbir ülkeye dışarıdan müdahaleyi ilke olarak doğru bulmadıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

''Ama uluslararası camianın duyarlılıklarıyla, olayların çıktığı ülkedeki halkın talepleri örtüşürse yeni gelişmeleri beklemek doğaldır. İnsanların öldürülmesine 21. yüzyılda insanlar seyirci kalmazlar, baskıcı rejimler olmamalıdır. Demokrasi, insan hakları özgürlükler herkesin hakkıdır. Yoksa gidilip müdahale edilsin ya da edilmesin, bu konuda görüş bildirmek için çok erken.''


-''TEZKERENİN HANGİ GEREKÇEYLE GELECEĞİNİ GÖRMEK LAZIM''-


Kılıçdaroğlu, ''Türkiye Afganistan'da NATO çerçevesinde asker bulunduruyor. Bunu da bir tezkere sonucunda bulunduruyor. Benzer bir tezkere Libya için gelirse, CHP'nin tavrı ne olur?'' sorusuna, ''Önce tezkerenin hangi gerekçeyle geleceğini bir görmemiz lazım'' karşılığını verdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, NATO çerçevesinde olursa ve konu parlamentoya gelirse, durumun değerlendirileceğini ifade ederek, ''Önce Sayın Başbakan imza atacak mı atmayacak mı, kabul edecek mi etmeyecek mi, hangi gerekçeyle kabul, hangi gerekçeyle reddedecek, bunu görmemiz gerekiyor'' dedi.

''Siz de NATO'nun Libya'da ne işi var der misiniz?'' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, ''(NATO'nun Libya'da ne işi var) diye bir cümleyi ben kurmam'' dedi. Türkiye'de yetkililerin kendi içinde görüşmeleri yapması ve Başbakanı bilgilendirmesi gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, ''Geçmişte de Sayın Başbakan Rasmussen'e karşı çıkmıştı hatırlarsanız, sonra gitti imza attı. Şimdi iradesini açıkça söyledi, önümüzdeki süreci göreceğiz'' diye konuştu.


-''ERBAKAN RENKLİ BİR KİŞİYDİ''-


Saadet Partisi Genel Başkanı ve eski başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın vefatına ilişkin ise Kılıçdaroğlu, Erbakan'ın Türk siyasetinde önemli bir isim olduğunu söyledi. Başbakanlığı döneminde Erbakan'ın Türkiye'ye hizmet ettiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları ifade etti:

''Dünya görüşlerimiz farklıydı. Belki ortak paydamız, onun millici olmasıydı. Kendisi siyasette kararlı bir çizgi hep gösterdi. Umuyoruz, ondan sonraki çalışma arkadaşları aynı kararlılığı sürdürmüş olsunlar. Siyasal İslamı Türkiye'de gündeme getiren, konunun arkasında kararlılıkla duran renkli bir kişiydi.''


-''TÜRKİYE, AB SÜRECİNE HIZ VERMESİ GEREKİYOR''-


Kemal Kılıçdaroğlu, Londra'daki temasları çerçevesinde görüştükleri yetkililerin kendilerine Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinin yavaşlamasından kaygı duyduklarını ilettiklerini belirterek, ''Biz de aynı kaygıları paylaştığımızı, Türkiye'nin AB sürecine mutlaka hız vermesi gerektiğini söyledik. İlk Ankara Anlaşması'nı ikinci genel başkanımız İsmet İnönü'nün 1963 yılında imzaladığını, bu süreci büyük bir dikkatle takip ettiğimizi, yavaşlamanın bizi de kaygılandırdığını aktardık'' dedi.

Görüştükleri yetkililere AB'yle ilişkilerin yavaşlamasının sadece Türkiye'yle ilgili bir olay olarak görülmesinin doğru olmayacağını söylediklerini belirten Kılıçdaroğlu, AB yetkililerinin de üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesini, Türkiye'ye karşı çifte standart uygulamalarının doğru olmadığını belirtti. Kılıçdaroğlu, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin tutumunu eleştirdiklerini kaydetti.

Yeni CHP'nin Türkiye'deki alışık olunan söylemleri büyük ölçüde bozduğunu ve bozmaya devam etiğini savunan Kılıçdaroğlu, Londra'da yaptıkları görüşmelerin de bu ezberleri bozma sürecinin devamı olduğunu söyledi.


-''ORTADOĞU HALKLARI TÜRKİYE'NİN BATILI KİŞİLİĞİNE ÖZENİYOR''-


Temasları sırasında Kuzey Afrika'daki olayları ve Türkiye'nin model ülke olup olmayacağıyla ilgili sorularla karşılaştıklarını belirten Kılıçdaroğlu, Ortadoğu haklarının Türkiye'nin Batılı kişiliğine özendiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, 21. yüzyılda demokrasi ve özgürlüğün artık bütün toplumların hakkı olduğunu ifade ederek, ''Ortadoğu'da, Kuzey Afrika'da, dünyanın değişik yerlerinde insanlar özgürlük ve demokrasiyi istiyorlarsa, insan haklarının daha fazla gelişmesini istiyorlarsa, gelişmesini tamamlayan ülkelerin buna katkı vermesi gerektiğini söyledik. Türkiye özü itibarıyla demokrasiyi özümsemiş, yönünü Batı'ya çevirmiş olan bir ülkedir. Laikliği benimsemiştir, inançlara saygılıdır'' diye konuştu.

Görüşmelerde Türkiye'deki sorunların da gündeme geldiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Medya üzerindeki baskıları dile getirdik. Medya üzerindeki baskıları dikkatle izlediklerini ifade ettiler. Bu arada yüzde 10 barajı konusundaki düşüncelerimiz soruldu. Yüzde 10 barajının demokrasinin sağlıklı çalışması açısından ciddi bir engel oluşturduğunu, halkın iradesinin parlamentoya tam yansıtmadığını, barajın 12 Eylül ürünü bir yasa olduğunu ve bunun değiştirilmesi konusunda CHP'nin kanun teklifi verdiğini fakat AKP tarafından bunun kabul edilmediğini ifade ettik.'' AA

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler