YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Müdahale yargıyı kilitler
Müdahale yargıyı kilitler
08 Haziran 2012 09:16
Kritik davalara müdahale yargıyı kilitler

Özel yetkili mahkemelerin yetkilerinin kısıtlanması ve kaldırılması yönünde hazırlanan yasa tasarısı, kamuoyunun gündeminden düşmüyor. Hukukçular, Balyoz, Ergenekon, 12 Eylül, 28 Şubat ve KCK gibi bir çok soruşturma ve davada sonuç alınmasını sağlayan ihtisas mahkemelerinin yetkilerinin kısıtlanmasının uygulamada kaosa neden olacağını anlatıyor.-Hukukçular, özel yetkili mahkemelerin Türkiye'ye özgü olmadığının unutulmaması gerektiğini söylüyor. Avrupa başta olmak üzere bir çok ülkede, alanında ihtisaslaşmış, benzer yapıdaki yargı organlarının bulunduğunu anlatıyor. AİHM'nin de bu mahkemelerle ilgili olumsuz bir görüş bildirmediği üzerinde duruluyor. Sorunun mahkemelerde değil, mevcut yasalarda olduğu ifade ediliyor. İşte o görüşler:

YARGILAMALAR ÇOK UZAYACAK

Emekli Savcı Mete Göktürk: "Bu iyi incelenmeden yapılan tepkisel bir girişim. Kendi istekleri dışında karar verildiği zaman, yargıya siyasi iktidar tarafından müdahale yapılıyormuş gibi bir izlenim var. Özel yetkileri kaldırılan Ağır Ceza mahkemeleri, normal davaların yanı sıra koskoca örgüt davalarına da bakmak zorunda kalacak. Mahkemeler, belki en çok polis fezlekelerini baz alarak karar verecek. Bunlar işin pratiğinden gelmeyen insanlar oldukları için, işin sakıncalarını göremiyorlar. Yargılamalar çok uzayacaktır. Yargılamaları Ağır Ceza'lara bıraktığınızda, davaların süresi çok mu kısalacak? Aksine, 1 haftada görülen dava 6 ayda görülecek. Bu değişiklikler çok zararlı olacak. Türkiye'de terör, darbe girişimleri, uyuşturucu ticareti ve organize suçlar mı bitti de bu mahkemeleri kaldırıyorsunuz? Bu Türkiye'yi geriye götürür. Bu mahkemelerin adı ağır ceza. 'Özel yetkili mahkeme' lafı bizim taktığımız bir isim. İş mahkemesi, çocuk mahkemesi, ticaret mahkemesi gibi isim. Bu mahkemeler de katalog ve terör suçlarına bakıyor. Asıl şikâyet konusu olan mahkemeler değil. Mahkemelerin uygulamak zorunda olduğu yasalar. Terörle Mücadele Kanunu'nda örgüt tanımı çok açık değil. Terör davalarında gözaltına alınanların sözlerinin, ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirebilecek şeyler olduğu ortaya çıkıyor. Sıkıntı orada. Bu mahkemeler, 'devlet için devlet olan yapıları ' devlet adına yargılayan mahkemelerdir. Bu hakimler dışarıda ithal edilmedi. Görevini kötüye kullanan varsa hakkında soruşturma açılır. Bu mahkemelere devlet içinde devlet derseniz burada görev yapanları incitirsiniz. Böyle söyleniyorsa bu hakimler nasıl görev yapacak. "

BU MAHKEMELERİN VARLIĞI SANIĞIN LEHİNE

Eski HSYK Başkan Vekili Hakkı Süha Terzibaşıoğlu: "Bunlar ihtisas mahkemeleridir. Her kademede ihtisas mahkemesi hem Türkiye'deki uygulamada hem de gerekse yurtdışındaki uygulamalarda vardır. Bu mahkemeler uzmanlaşmış mahkemelerdir. Daha dosyanın kapağını gördükleri zaman hangi maddenin uygulanması gerektiğini, içtihatların ne yönde olduğunu ve uygulamanın ne yönde geliştiğini bilen uzman ekiplerdir. Bu yargılamanın 'kısa sürmesi' açısından sanığında avantajınadır. Yargılamanın hızlı sonuçlanması, yargı kararlarında daha isabetli sonuca ulaşılması açısından ihtisas mahkemelerinin varlığı önemlidir."

İZİN ŞARTI, EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI

Eski Savcı Sami Gören: "DGM AK Parti tarafından 2004'te kaldırıldı, özel yetkili ağır ceza mahkemeleri kuruldu. Son yapılan değişiklikle ÖYM'lerin yetki alanının daraltılması düşüncesi ortaya çıktı. Akla şu soru geliyor: Neden kurdu, neden yetki alanını daraltıyor? Yapılacak değişiklikle devam eden davaların durumunun değişmeyeceğini söylemek, hukukî bir gafletten ya da cehaletten kaynaklanıyor. Zira herkes bilir ki, usul yasaları yürürlüğe girdiği andan itibaren uygulanmaya başlar. Ceza yasaları gibi değil. Yargılamada izne tabi olma konusuna gelince; evrensel hukukun temel ilkelerinde ve Anayasa'nın 10. maddesinde temel hususlardan biri de kanun önünde eşitlik maddesidir. Şimdi bir kısım kamu görevlilerini, askeri veya herhangi birini yargılamayı Başbakan'ın komutanların iznine tabi tutarsanız otomatik olarak onlara imtiyaz tanıyor konumuna gelirsiniz. Ve insanlar şunu sorar: "Siz mahkemelere güvenmiyor musunuz?"

YETKİLERİ SAYESİNDE BAŞARILILAR

Emekli Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu: "Bu mahkemeler geniş yetkileri sayesinde başarılı oldu. Mahkemenin, hakimlerin ya da savcıların yetkisini daraltırsan başarısını engellersin. Hele hele ortadan kaldırırsan diğer adliye mahkemeleri nasılsa onlarla aynı işi yapar hale gelir. Yılda 3 bin, 5 bin dosya bakacağım derken hiçbir şeye bakamaz. Yapılacak düzenleme bu mahkemelerin iş yükünü azaltmalı. Hakim ve savcıların yetkilerini daha da artırmalı. Ama buna denetim de getirmeli."

MEVCUT DAVALAR, İSTİSNA TUTULAMAZ

Boğaziçi Avukatlar Derneği Başkanı Avukat Fikret Duran: "Yapılan değişiklikte mevcut davaların istisna tutulması diye bir şey olamaz. Çünkü kanunlarda genellik prensibi vardır. Sadece birileri için kanun çıkamayacağı gibi, birileri muaf ve istisna tutularak da kanun çıkartılamaz. Bu mümkün değil. Bu düzenlemeyle, mevcut davaların istisna tutulduğu bir düzenleme yapılmış olsa bile, 'sanık hakkında lehte olanın derhal uygulanacağı' prensibi gereğince, iki norm kıyaslanacak ve yeni yapılmış, sanığın daha lehine olan düzenleme uygulanacaktır. Soruşturmalar 'il bazında' yapılırsa örgütlü suç çeteleriyle mücadele ciddi zaafa uğrar. (Zaman)

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler