YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
MİT kanuna sert muhalefet
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MİT Kanunu'nda yapılan değişikliğin, ''anti-demokratik, siyasi ilkelliğin ve kabile mensubiyetinin bir görüntüsü'' olduğunu ileri sürdü...
MİT kanuna sert muhalefet
21 Şubat 2012 / 12:56 Güncelleme: 21 Şubat 2012 / 13:14

Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, ''kanama geçiren devlet sisteminin, ağır yara alan hukuk anlayışının, ölümcül virüs bulaşan düzen algısının ve yönsüzlüğün dibine batan iktidar yapısının'', karşılaşılan sıkıntıların temel başlıklarından yalnızca bir bölümü olduğunu söyledi...

Kamu İhale Kurumu'na yapılan operasyonların, yolsuzluk damarının ve ihaleye fesat karıştıran vurguncuların siyasi iktidara kadar uzandığını gösterdiğini savunan Bahçeli, ''Bozgunculuğun, nimet bilmezliğin ve düzensizliğin ibresi hep aynı yeri göstermektedir. Kabul ve tasdik edeceğiniz üzere burada da Adalet ve Kalkınma Partisi'nden başkası yoktur ve olmayacaktır'' diye konuştu.

''İnkar edilemeyecek bir biçimde ortadadır ki Adalet ve Kalkınma Partisi, devlet yönetimindeki keyfiliğin ve başıbozukluğun ismidir'' diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

''Yalanın, dolanın, hortumculuğun ve sahtekarlığın lisanslı ve sicili kabarık elebaşısıdır. Yıkımın, dağılmanın ve bölünmenin oyun kurucusudur. İmralı Adası'na milletimizin haysiyetini, Kandil'e izzet-i nefisini ve küresel güçlere yakasını kaptıran sorumsuzluk, ihanet ve vebaldir ve hukuksuzluğun, vicdansızlığın, gönülleri kırmanın 'one minute'çü kurnazlığıdır.

Özellikle, Türk devlet geleneğinde, geçmişin muhteşem sayfalarında adaletin bugün bile gıpta edeceğimiz birçok misallerine ve yansımalarına şahit olmak mümkündür. Mahkemenin kadıya mülk olmayacağını, üstünlüğün ve ayrıcalığın ancak ve ancak takvada bulunacağına iman ettik. Yüceler yücesi Peygamber efendimizin, 'bir günlük adalet, altmış yıllık ibadetten faziletlidir' sözünü hiç aklımızdan ve hatırımızdan çıkarmadık. İsminin başında adalet olan iktidar partisi, hukuk devletinin tüm icaplarını ve gereklerini berhava etmekte, tüm itiraz ve uyarılara rağmen rafa kaldırmaktadır.''

MİT kanunda değişiklik yapan kanun

''MİT mensuplarının kurtarılması ve korunması amacıyla alelacele bir yasal değişikliğe gidilmiştir'' ifadesini kullanan Bahçeli, ''Kararlılıkla ifade ediyorum ki bu yasal adım, anti-demokratiktir, siyasi ilkelliğin ve kabile mensubiyetinin bir görüntüsüdür. Adalet ve Kalkınma Partisi tribünlerindeki demokratikleşme tezahüratlarının, özgürlük tempolarının ve hakkaniyet sloganlarının kuru gürültüden ibaret olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Deyim yerindeyse yavuz hırsız ev sahibini bastırmıştır'' şeklinde konuştu.

AK Parti Hükümetinin, bu yasayla maç oynanırken kural değiştirdiğini, değişiklik teklifine Cuma günü karar verip, Salı'ya komisyona getirdiğini ve birkaç gün içinde de yasalaştığını ifade eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Böylece karşısına dikilen pürüzleri şimdilik teker teker bertaraf etmiştir. Ancak karşı hukuki mücadele yolları da henüz tükenmemiştir. İşin daha da manidar yanı ise büyük resim tutkunu Sayın Cumhurbaşkanı hızını alamayıp sanki arkasından yetişen varmışcasına değişikliği anında onaylamıştır. Anlaşılacağı üzere, AKP ile Çankaya arasında kurulan darağacında adaletin boynuna yağlı ilmek bir kez daha geçirilmiştir ama bu defa canı alınmış ve cesedi de 'Üstünlerin hukukuna son veriyoruz' yaygarası yapanların eşiğinde kalmıştır. Sayın Gül'ün, Adalet ve Kalkınma Partisine yelken olmasının, adaletsizliği düşünmeden ciro etmesinin ve adrese teslim uygulamayla hukuku yerle bir etmesinin en başta bulunduğu makamla bağdaşır bir yanı olmadığı aşikardır.

Kim ne derse desin, Adalet ve Kalkınma Partisi, süren bir soruşturma sürecine müdahil olmuş, kirli çamaşırlarının serilmemesi amacıyla panik halinde, işleyen yargısal sürece kilit vurmuştur. Böylesi akla ziyan bir uygulamaya ancak diktatörlükle yönetilen rejimlerde tesadüf etmemiz mümkündür.''

''Hakimiyetini kurmakla ve olgunlaştırmakla meşguldür''

''Bize göre Adalet ve Kalkınma Partisi, hukukun üstünlüğünü ve gücünü değil, kendi oluşturduğu imtiyazlıların hakimiyetini kurmakla ve olgunlaştırmakla meşguldür'' diyen Bahçeli, tüm gerçeklerin bastırılamayacak kadar meydanda olduğunu ileri sürdü.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''hiçbir zaman seçilmişleri, atanmışlara kul etmeyiz'' sözüne de değinen Bahçeli, şöyle konuştu:

''Bu sözler, boşlukta kalmış ve inandırıcılığın bereketli alanından tamamen uzak bir yere düşmüştür. Sandıktan çıkmış değerli vekilleri, Meclis'e buyur etme konusunda niçin aynı hassasiyeti ve azimkar tavrı göstermezsiniz, gösteremezsiniz  Sizin gözünüzde, mesela partimizin İstanbul Milletvekili Sayın Engin Alan seçilmiş değil midir  Özel yetkiyle donattığınız, özel görevle taltif ettiğiniz gayri meşru işlerinizi yaptıracağınız görevlilerin, karıştıkları veya iştirak ettikleri iddia olunan suçlardan dolayı mahkemeye çağrılmaları sizce hukuk dışıdır, fakat milletin oylarıyla seçilmişleri hapis hayatına çivilemek meşrudur. Bize bunu mu söylemeye çalışıyorsunuz  Şunu bilin ki gayri meşruluk, gayri millilik ve gayri ahlakilik ancak Adalet ve Kalkınma Partisini sıfatıdır.''

YARGI GÜVENİRLİLİĞİNİ KAYBETTİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''yargının, güvenirliğini Adalet ve Kalkınma Parti vasıtasıyla toptan kaybettiğini'' öne sürerek, ''Meselenin tehlikeli yanı ise hukuka itimadın ve inancın kaybolmasının, herkesi kendi hakkını arayamaya yöneltecek olmasıdır. Takdir edersiniz ki bu da orman kanunudur ve Adalet ve Kalkınma Partisinin de muradı ve yapmaya çalıştığı budur'' dedi.

Devlet Bahçeli, ''bir ülke düşünün ki ordularının başında bulunmuş bir kişi terör örgütü kurmak ve yönetmekle suçlansın ve hakkında hazırlanan iddianame kabul edilsin'' ifadesini kullandı. Bahçeli, ''Bir ülke düşünün ki bakanları sırayla Kürtçe konuşmak konusunda yarışsın, Başbakan'ı bunu seyretsin, haklarında hiçbir işlem yapmasın ve bu da yetmiyormuş gibi şehit ocağı olan polis teşkilatından bazı teşrifatçı görevlilere Kürtçe 'hoş geldiniz' anonsu yaptırılsın sonra da dönüp sözde KCK ile mücadele edilsin'' diye konuştu.

Konuşmasını, ''Bir ülke düşünün ki...'' sözleriyle sürdüren Bahçeli, şöyle devam etti:

''Demokrasinin sözde ilerisini savunan bir iktidar anlayışı, en geri demokrasilerde bile zor görülebilecek çiğlikleri, tahammülsüzlükleri anında göstersin, her şeyi işine geldiği gibi yorumlasın.  Lekeli zihniyetiyle savcıya el çektirsin, Emniyet Genel Müdürlüğünde temizlik harekatı başlatsın, yürüyen bir soruşturmayı geri aldırsın ve sorgulanması gereken ne varsa hasıraltı yapsın.

Yine bir ülke düşünün ki siyasi sorumluluk alan bir hükümetçe şuyu vukuundan beter ilişki ve irtibatların maskelenmesi ve ademe mahkum edilmesi için gözü dönmüşcesine kıvraklıklar sergilensin. İşte bu ülke maalesef Türkiye'dir. Azmettiricisi, kirli tezgahların hazırlayıcısı ve oyun yazarı da Adalet ve Kalkınma Partisi'dir. Üzülerek görüyorum ki yargı güvenirliğini Adalet ve Kalkınma Partisi vasıtasıyla toptan kaybetmiştir. Meselenin tehlikeli yanı ise hukuka itimadın ve inancın kaybolmasının, herkesi kendi hakkını arayamaya yöneltecek olmasıdır. Takdir edersiniz ki bu da orman kanunudur ve Adalet ve Kalkınma Partisinin de muradı ve yapmaya çalıştığı budur. Zira, MİT-AKP-KCK-PKK arasındaki ilişkilerin somutlaştığı ve bununla ilgili güçlü delillerin bulunduğu savcılık tarafından ileri sürülmesine rağmen, kuşkuların giderilmesi yerine iddiaların örtbas edilmesi başka türlü açıklanamayacaktır. İktidar hukukun başına çorap örmüş, adalet duygusunun üzerine tüy dikmiştir.''

Soruşturmaya izin verilmesini istedi

''Madem ki MİT Kanununda yeni bir düzenleme yapılmıştır ve bunu da Cumhurbaşkanı el çabukluğuyla uygun bulmuştur, bu durumda, Başbakan Erdoğan, mezkur Kanunun 26. maddesine göre savcılık talebine olumlu cevap vermelidir'' talebinde bulunan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Böylelikle MİT arınmalı, ilgili kişiler üzerinden yürüyen tartışmalarda son bulmalıdır. Hiçbir görev kimseye baki değildir. Sultan Süleyman'a kalmayan dünya, Başbakan'a ve bu devrin simalarına da kalmayacaktır ama millet ve devlet ebediyete kadar Allah'ın izni ve inayetiyle var olacaktır. Çeteleşmeyin, mafyalaşmayın, suç örgütü kurmayın, hatadan dönecek erdemi hemen gösterin. Türkiye'yi daha fazla yormayın, Türk milletini daha fazla zorlamayın.

Özellikle sütre gerisinde Adalet ve Kalkınma Partisinin durduğu, emniyet, yargı, MİT eksenindeki çekişmeler, çatışmalar ve güç mücadeleleri, üzerinde düşünülmesi gereken tartışmalara da hız vermiştir. Şurası bir gerçektir ki İstanbul Özel Yetkili Savcılığın, MİT görevlilerini şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırması birçok çevrede farklı değerlendirmelere yol açmış ve zemin hazırlamıştır.

Kaynatılan cadı kazanı, dedikodu okuyla rastgele yapılan talimler ve karşılıklı töhmet altında bırakan yaklaşımlar ibretlik bir tablonun belirmesine üst düzeyde katkı sağlamıştır. Bizim için önemli olan kimin kimle ihtilaflı olduğundan ziyade, özellikle devlet kurumlarının nasıl kontrolden ve denetimden çıkarak birbirine girdiği hususudur. Hepsinden önemlisi de yabancı servislerin, ajan provokatörlerin ülkemizi kolaylıkla karıştırabileceğine ve devlet organlarını birbirine düşürebileceğine yönelik kabuldür.''

''Devlet içinde muazzam bir koordinasyon bozukluğu ve şaşkınlığının sürekli ivme kazandığını'' öne süren Bahçeli, ''Eşgüdüm ve uyum tamamen kaybolmuştur. Kurumlar Adalet ve Kalkınma Partisi borsasında paylara ayrılmış ve siyasal menfaat karşılığı hissedarlara devredilmiştir'' dedi.

Rasmussen'in ziyareti

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'in Türkiye'yi ziyaretine de değinen Bahçeli, Rasmussen'in soru işaretleriyle dolu bir gündemi arkasında bırakarak Türkiye'den ayrıldığını ileri sürdü.

Gelişmelerden hem Suriye, hem Afganistan hem de küresel projeler kapsamında Türkiye'ye yeni görevler düşeceği sonucunun çıktığını savunan Bahçeli, şöyle konuştu:

''Bu itibarla, Adalet ve Kalkınma Partisinin sırtı sıvazlanmış, eli tutulmuş ve ağzına bir parmak bal çalınmıştır. Peygamberimize hakaret eden zihniyetin taltif ve ödüllendirmesiyle Adalet ve Kalkınma Partisi, NATO'da yeni bir konum elde etmiştir. Efendimize küstahça ve alçakça çirkin yakıştırmalarda bulunan karikatür krizinden dolayı, özür dilemeye bile tenezzül etmeyen Rasmussen'in, Adalet ve Kalkınma Partisinin desteğiyle NATO Genel Sekreterlik koltuğuna oturduğu hala unutulmamıştır. Kapanması mümkün olmayan bu derin yara ortada dururken, inancımıza ve değerlerimize küfredenlerin himayecisi olan bu zatın, Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından aşırı ilgi görmesi ve iltifata tabi tutulması bizce anlaşılamamıştır. Bu olsa olsa Cumhurbaşkanında hükümetine kadar Adalet ve Kalkınma Partisi cenahının, emperyalizmin dümen suyuna girdiğine, dünkü itirazlarını da iş olsun kabilinden yerine getirdiklerine işaret etmektedir.''

Bahçeli, AK Parti'nin, NATO aracılığıyla, adım adım İsrail ile aynı safa ve hizaya girdiğini ve yan yana geldiğini öne sürdü.

Arap Birliğinin, Suriye'ye ilişkin kararına da değinen Bahçeli, ''Endişeyle izliyoruz ki Suriye konusunda son virajlar dönülmekte ve son hamleler yapılmaktadır. Gidişat her açından tehlikeli ve her şeye gebedir. Korkumuz, önümüzdeki bahar aylarında, bölücü çevrelere, Ortadoğu'daki gelişmelerin emsal teşkil edebileceğidir. Nihayetinde siyasi bölücü BDP'nin, kifayetsiz ve çürümüş yöneticileri, ulu orta isyan davetleri yapmakta ve gelecek günlerle ilgili felaket telalığına soyunmaktadırlar'' diye konuştu.

Doğu Türkistanlılar grupta

Bu arada, Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği üyeleri de MHP Grup Toplantısına katıldılar.

Konuşması sırasında, dernek üyelerini fark eden Bahçeli, salondaki görevlilere, ''Misafirlerimizi rahat ettirin'' dedi.

Dernek heyetinden bir kişi de Bahçeli'ye, ''Sayın Genel Başkanım, size Doğu Türkistan'ın selamını getirdik'' diye seslendi. Bahçeli, ''Teşekkür ederim'' şeklinde karşılık verdi.

Bahçeli, grup toplantısının ardından, dernek üyeleriyle ayaküstü bir süre sohbet etti, hatıra fotoğrafı çektirdi. (AA)
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler