YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
MİT için sıfır risk 'teklifi'
MİT için sıfır risk 'teklifi'
13 Şubat 2012 08:04
MİT kanunun 26. maddesini değiştiren yasa teklifinde revizyona gidiliyor. Hükümet en ufak bir boşluk istemiyor. MİT'çilerin CMK 250. maddenin yanı sıra 251'e karşı da korunması, değişikliğin mevcut soruşturmayı kapsaması planlanıyor

AK Parti, ifade krizi sonrası hazırlanan, MİT mensupları ve Başbakan'ın özel olarak görevlendireceği kişilerin, özel yetkili mahkemelerde yargılanmasını Başbakanlık iznine bağlayan yasa teklifini revize etmeyi planlıyor. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in altyapısını hazırladığı teklif, yeni tartışmalara zemin hazırlamayacak şekilde değiştirilecek.

BOŞLUK İSTEMİYORUZ
AK Parti, CMK 250. maddenin yanı sıra, görev suçu olmasa dahi 'görev sırasında veya görevden dolayı işlenen' suçlarda özel yetkili savcılığa doğrudan soruşturma yetkisi tanıyan 251. madde kapsamındaki soruşturmaları da Başbakan'ın iznine bağlamaya hazırlanıyor.
Teklifin, Meclis Adalet Komisyonu veya Genel Kurul'da görüşülmesi sırasında verilecek önergelerle, MİT Kanunu'nda yapılacak değişikliklerin devam eden soruşturmaları kapsaması da sağlanacak. Böylece 'usul hukukunda yapılan değişiklikler geriye işlemez' itirazlarının önü kesilmiş olacak. Teklifin sahibi AK Parti Milletvekili Recep Özel, 'Komisyonda değişiklik yapabiliriz. Boşluk bırakmak istemiyoruz' dedi. Özel planladıkları yol haritasını da şöyle anlattı: Büyük ihtimalle perşembe günü Genel Kurul'a gelir ve aynı gün geçer. Teklif kişiye özel değil. A şahsına, B şahsına özel düzenleme getirmiyoruz. Bu görevi  kim ifa edecekse, ediyorsa, etmişse onlarla ilgili bir düzenleme getiriyoruz.

YASAYA ÜÇLÜ RÖTUŞ YOLDA
Recep Özel, kimi hukukçuların itirazları ekseninde değişiklik olabileceğini vurguladı. Özel, yapılabilecek değişiklikleri özetledi:
1TV'de Prof. Dr.  Ersan Şen'i izledim. 'Usul hükümleri geriye doğru yürümez, ileri doğru yürür' dedi. Yani şu anda MİT Müsteşarı ve emekli MİT Yöneticileri hakkındaki soruşturmanın bu yasa teklifinden etkilenmeyeceğini iddia etti. Bize göre soruşturma hangi aşamada olursa olsun, Başbakanlık izni gerekir. Mevcut yasada da Başbakanlık izni arandığını belirten hüküm vardı. Ama uygulamada yanlış anlaşıldığı için ayrıntılı olarak yazıp bu teklifi yaptık. Yeni tartışmalara kapı aralamamak için teklifin 'Devam eden soruşturmalar için de geçerli olduğunu' belirtip bu yönde bir ilave yapabiliriz.
2'MİT mensupları veya Başbakan tarafından özel bir görevi ifa etmek üzere görevlendirilenlerin, görevlerini yerine getirirken, işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı ya da CMK 250. (terör, çete, kaçakçılık) maddesinin 1. fıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçları işledikleri iddiasıyla haklarında soruşturma yapılması, Başbakan'ın iznine bağlıdır' dedik. 251. maddenin 1. fıkrasında '250. maddeden işlenen suçlar, görev sırasında veya görevden dolayı işlenmişse, Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma açılabilir' diyor. Bazı hukukçular MİT'çilere yönelik soruşturmanın devam edeceğini iddia ediyor. Hazırladığımız teklife 251. maddenin 1. fıkrasını ekleyebiliriz.
3Gerekçe bölümünü ayrıntılı hale getirebiliriz. Teklifimizde, özel yetkili savcıların görev alanına giren tüm suçlar için Başbakanlık izninin aranacağını belirtiyoruz.

MUHALEFET: KARŞI ÇIKACAĞIZ
AKP İl Başkanı da yargılanmayacak mı?
Muharrem İNCE (CHP Grup Başkanvekili):
Eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanması gerekirken, 'darbe yapmak görev suçu değildir' diyorlardı. Soruyoruz. PKK'ya CHP'yi şikayet etmek ve PKK'nın isteği üzerine kaymakam, valileri görevden almak Hakan Fidan'ın görevi mi? AKP'nin il Başkanı, özel görevde yer aldığı zaman yargılanmayacak mı? Yasa, kamu görevlilerinin yanı sıra özel şahısları da kapsıyor mu? Tutuklu vekillere gelince, 'yargıya müdahale edemeyiz' diyeceksiniz. Hakan Fidan ifadeye çağrılınca, özel yasa çıkarıp bu yetişmezse diye de savcıları görevden alacaksınız.

Dokunulmaz grup oluşuyor
Hasip KAPLAN (BDP Grup Başkanvekili):
MİT mensupları ve Başbakan tarafından görevlendirilen kişilerin yargılanmasının Başbakan'ın iznine tabi tutulması, Başbakan'ın dokunulmaz grubunun oluşturulmasıdır. Artık bu grup istediği gibi yargıdan kurtulup, istediği yasaları ihlal etmeye başlar. Kişiye özel düzenlemelerin hukuk devletinde yeri yoktur. Milletvekili dokunulmazlığına karşın, vekillere dokunuluyor, tutukluluklarına son verilmiyor. Ama Başbakan'ın çevresine kim dokunuyorsa görevden alınıyor.

Bu çifte standart kabul edemeyiz
Oktay VURAL (MHP Grup Başkanvekili):
Bu teklif, Türkiye'de hukuk devletini yok saymak, hukuk meşruiyetini ortadan kaldırmaktır. Komisyonda sert bir şekilde karşısında olacağız. Böyle bir girişimin kabul edilmesi mümkün değil. AK Parti'nin demokrasi ve hukuk devleti söyleminin içi boş bir laftan ibaret olduğu bu teklifle ortaya çıktı. Genelkurmay Başkanı içerde. Çifte standart tekilfidir bu. Başbakan, Esad rejimi özlemindedir.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler