YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Minare yasağı için ne dedi?
Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'dan İsviçre vurgusu..
Minare yasağı için ne dedi?
03 Aralık 2009 / 23:34 Güncelleme: 03 Aralık 2009 / 23:34

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, TBMM'deki kadın temsil oranının yüzde 4'lerden 9'lara ulaşmasının büyük bir aşama olduğunu'' ifade ederek, ''Ancak bizden 20 yıl, 30 yıl sonra kadınına seçme ve seçilme hakkı tanıyan ülkelerin parlamentolarında yüzde 50'lere yaklaşan kadın temsil oranlarını dikkate aldığımızda, halen kat etmemiz gereken ve kapatmamız gereken önemli bir mesafe olduğunu düşünüyorum'' dedi.

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca ''5 Aralık Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı'' tanınmasının 75. yıl dönümü dolayısıyla parti genel merkezinde etkinlik düzenlendi.

Programa, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Devlet bakanları Egemen Bağış ve Selma Aliye Kavaf, Parlamento'da görev yapmış ve halen görev yapmakta olan kadın milletvekillerinin yanı sıra KKTC ve Avrupa Parlamentosundan kadın parlamenterler, eski bakanlardan Işılay Saygın ve İmren Aykut ile Brüksel Parlamentosu Milletvekili Mahinur Özdemir katıldı.

Etkinlik, 1935 seçimlerinden sonra Meclis kürsüsünden ilk konuşan kadın, 5. Dönem Erzurum Milletvekili Nakiye Elgün'ün konuşmasının temsili olarak sunumuyla başladı.

Emine Erdoğan, programın açılışında yaptığı konuşmada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasına yönelik yasanın kabulünün ardından yaptığı konuşmayı hatırlatarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir çok Avrupa ülkesinden çok daha önce kadınlarına bu hakları tanıdığını belirtti.

Erdoğan, ''Kadınların seçme ve seçilme hakkına Fransa'da 1944, İtalya'da 1945, Yunanistan'da 1952 ve 'çok medeni' dediğimiz İsviçre'de ise 1971 yılında kavuşabildiklerine özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Elbette kadınına bu değeri ve önemi veren Cumhuriyetimize minnettarız ve Türkiye Cumhuriyeti'nin mensubu olmaktan dolayı hepimiz gurur duyuyoruz'' diye konuştu.

Cumhuriyetin kuruluşunda büyük emeği geçen Anadolu kadınını şükran ve minnetle anan Erdoğan, şunları söyledi:

''Türkiye'nin demokrasi sınavında, Türkiye'nin kalkınma yarışında, istikametinde dün olduğu gibi bugün de Türk kadının eli vardır. Bugün buradaki şu manzara da bunun bir tezahürüdür. İşte o yüzden diyorum ki kadınsız siyaset, kadınsız demokrasi, kadınsız yönetim sadece kadınlar için değil, bütün toplum için eksikliktir, hem de büyük bir adaletsizlik ve haksızlıktır. Kadının eğitimden, üretimden, iş gücünden, toplumdan, adaletten, siyasetten dışlanması, kadının toplumsal süreçlerin, demokratik mekanizmaların dışında tutulması toplumun yarısını yok etmek, yok saymak anlamına gelir.''

 -''CUMHURİYET TARİHİNDEKİ EN YÜKSEK TEMSİL ORANI''-

Emine Erdoğan, yasal değişikliklerle kadınların fırsat eşitliğinin hukuki zeminde daha da güçlendirildiğini, ''Haydi Kızlar Okula'', ''Ana Kız Okuldayız'' kampanyalarıyla yaklaşık 350 bin kız çocuğunun okulla buluşturulduğunu, TBMM'deki Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun da kadınların sorunlarını Türkiye gündemine taşımak ve çözmek adına önemli bir fırsat teşkil ettiğini söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bunlar yeterli mi? Elbette değil. Gelişmiş ülkelerin, gelişmiş demokrasilerin bir çoğundan önce elde ettiğimiz hakların hayata geçirilmesi noktasında geriden geldiğimiz aşikardır. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının, demokratik katılım olmaksızın hiç bir anlam ifade etmeyeceği açıktır. Seçme ve seçilme hakkını elde etmemizin ardından ilk seçimlerde 18 kadın milletvekili seçildi. Böylece Cumhuriyetin ilk kadın milletvekillerinin Meclis'teki temsil oranı yüzde 4,6 oldu. Bu dönem TBMM'de 50 kadın milletvekilimiz görev yapıyor. Bu sayede kadın milletvekillerimizin oranı yüzde 9 ile Cumhuriyet tarihindeki en yüksek temsil oranına ulaştı.

Yüzde 4'lerden bugün 9'lara gelmemiz... Evet, büyük bir aşamadır. Ancak bizden 20 yıl, 30 yıl sonra kadınına seçme ve seçilme hakkı tanıyan ülkelerin parlamentolarında yüzde 50'lere yaklaşan kadın temsil oranlarını dikkate aldığımızda, halen kat etmemiz gereken ve kapatmamız gereken önemli bir mesafe olduğunu düşünüyorum. Bu bakımdan ben Avrupa Birliği ile müzakereleri bir çok alandaki standartların yükseltilmesi için olduğu kadar, kadınlarımızın AB ülkelerindeki temsil oranlarına ulaşmaları bakımından da çok önemsiyorum.''

Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ı, Bakanlığındaki Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinde bulunan 16 üst düzey görevden 9'unu kadınlara verdiği için tebrik etti ve alkışladı.

-''HALA ARZU ETTİĞİMİZ NOKTADA DEĞİLİZ''-

 Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, ''Kadınların Seçme ve Seçilme Hakkını kazanmasının 75. yıl dönümünde ülkenin ilk kadın Milli Eğitim Bakanı olarak sizlere hitap etmekten büyük bir mutluluk duyuyorum'' sözleriyle konuşmasına başladı.

Türkiye'de kadın hareketi açısından Cumhuriyet yıllarını ''Birinci Dönem'', AK Parti Hükümeti yıllarını ise ''İkinci Dönem'' olarak tanımlayan Çubukçu, AK Parti döneminde kadınlara yönelik pek çok yasal düzenleme yapıldığını, böylece kadınların yasal zeminde evrensel normlarda haklara sahip olduğunu söyledi.

''Siyasette kadın temsili noktasında önemli bir sıçrama yapmış olmakla birlikte gerçekten hala arzu ettiğimiz noktada olmadığımızın altını çizmek isterim'' diyen Çubukçu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Her alanda, bürokraside ve siyasette kadının katılımının önünde sadece yasal engeller yok, görünmeyen cam duvarlar var. Hepimiz gibi kadınlarımızın da toplumumuzun da siyasetimizin de toplumsal dönüşüme ihtiyacı var. İşte bu dönem o kadar da kolay gerçekleşmiyor. Dolayısıyla son 7 yılda yapılan bu reformlar, bir taraftan kadınlarımızın bilinç düzeyini yükseltirken, bir taraftan da kadınlarımızın siyasete katılım oranlarını artırıyor.''

Kadınların temsil mekanizmalarına katılmalarında ve kadın sorunlarının altında eğitimin çok önemli bir rolü bulunduğunu vurgulayan Çubukçu, eğitim ve cinsiyet ayrımcılığının, AK Parti Hükümetinin göreve geldiği günden bu yana çok önemli iki gündem maddesini oluşturduğunu belirtti. Çubukçu, ''Eğitimli kadınlar oluşturmak, siyasette katılım başta olmak üzere tüm kadın sorunlarının çözümünde anahtar rol oynuyor'' dedi.

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, ''Kadının katılımı olmaksızın demokrasinin olmayacağını, bir ülkede demokrasinin yerleşmesinin da ancak kadınların karar alma mekanizmalarında var olmalarıyla mümkün olabileceğini'' ifade etti.

Türkiye'nin bu konuda kat ettiği mesafenin yadsınamayacağını dile getiren Kavaf, ''siyaset keskin bir alan. Kadının bu alanda ayakta kalabilmesi kolay değil. Ancak AK Parti olarak kadının siyasete katılımının sağlanmasına yönelik çalışmalarımız kurumsallaştı'' diye konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar, kadınların siyasette bazı zorluklar yaşadığına dikkati çekerek, kadınların bu alanda var olabilmesi için katkı sağlayanlara teşekkür etti.

AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı ve Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin, partisinin kadın kollarının 1 milyon üyesiyle dünyanın en büyük kadın örgütü olduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından Emine Erdoğan, Egemen Bağış'a Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinde 16 üst düzey görevin 9'unu kadın yöneticilere verdiği için plaket sundu.

KKTC Parlamentosunda temsil edilen Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Şerife Ünverdi de Emine Erdoğan'a hediye verdi.

Program, Hatay Medeniyetler Korosu'nun konserinin ardından verilen yemekle basına kapalı devam etti.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler