YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Millet getirir millet götürür'
Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu. CHP'nin başörtüsü sorununu referandumda istismar ettiğini söyleyen Erdoğan"CHP lideri partisinin ideolojik kodlarını okumadan vaatte bulundu. Ama sonra bunun altında kaldı"dedi.
'Millet getirir millet götürür'
26 Ekim 2010 / 11:39 Güncelleme: 26 Ekim 2010 / 12:46

Başbakan Erdoğan, Meclis'te olağan grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin başörtüsü sorununun çözümünde en büyük engelin CHP'nin ortaya koyduğu statükocu yaklaşım olduğunu ileri süren Erdoğan"CHP lideri referandumda başörtüsünü istismar etmişse bunun bedelini öder"dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:

Milletin iradesine zincir vurmak isteyen yönetimler milletten gereken dersi almıştır.

Cumhuriyet ve demokrasi asla beli bir zümreye ait değildir. Sahibi sadece bu aziz millettir.

Cumhuriyetimiz 87 yıllık süreçte önemli mesafeler katetti.

Cumhuriyeti zayıf bir varlık olarak görüp müdahale etmek isteyenler en büyük zararı vermiştir.

Bunlar ekonomiye de iç politikaya da en büyük zararı vermiştir.

Cumhuriyetin sahibi olmak noktasında kimsenin birbirine karşı bir üstünlüğü olamaz.

21.yüzyılda Tükiye'nin kalkınmasını, en önemlisi de daha demokratik ve özgür bir ülke olmasını isteyemenler cumhuriyetten nasibini almamış olanlardır.

Halka rağmen halkın iradesine rağmen haklıçılık yapılmaz.

Türkiye bugün geçmişle kıyaslanamayacak kadar gelişmiştir.

Fakat Ankara'dan çıkamayanlar bunu hissedemezler. Bizim hedefimiz ülkemizi 2023 yılında dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi arasına sokmaktır.

Cumhuriyeti halktan ve milli iradeden kopuk olarak yücelttiğini zannedenler büyük bir yanlış içindeler.

Hiç kimse her şeyi, milleten daha fazla bildiğini iddia ederek demokrasi üzerinde cumhuriyet üzerinde vesayet kuramaz, operasyon yapamaz.

Biz köksüz bir devlet değiliz, kabile devleti değiliz.

Bir devletiz ve bir milletiz biz.

Korkuların egemen olduğu sindirme politikalarının en ağır dönemlerde yetiştik biz.

Her şeyin yasaklandığı dönemler oldu bu ülkede.Tek parti yönetimini olduğu dönemlerdi bunlar...

Yanı CHP döneminin iktidar olduğu dönemler bu dönemler.

Biz modern bir Türkiye'nin temel taşlarını oluşturuyoruz.

Ankara'nın Ulus semtinde kılık kıyafetinden dolayı alınmayanlar oldu.

Aynen şimdi olduğu gibi üniversite kapılarında kızların başörtüsüne getirilen yasaklar gibi...

Cunhuriyeti korumak ve rejime sahip çıkmak adıyla bunları yapanlar aslında cunhuriyeti küçülttü.

Cumhuriyet bugün halkla yükselmektedir.

Eskiden başımıza gelen her musibetin ardından hep dışarda dış mihrak arardık.

Şimdi tam bir özgüvenle muhataplarımızla görüşüyoruz.

8 yıl önce iktidara yürürken 3 Y ile mücadele sözü verdik.

Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar...Hala bunlarla mücadelemeiz sürüyor.

Günlük yaşantısında vatandaşlarınmıza  hayatı zehir eden nice yasağı bu yasağa son verdik.

Cumhuriyet bugün 8 yıl öncesine kadar daha mı zayıf yoksa daha mı güçlü?

Balını alsın iki elinin arasına bir düşünsün bakalım...

Türkiye'nin ay-yıldızlı bayrağı, pasaportu, ulusal parası daha mı değerli yoksa daha mı değer kaybetti?

Kaldırdığımız her yasağın ardından korkuların ne kadar değersiz olduğu ortaya çıktı.

Attığımız her adımda karşımıza dikilip cumhuriyet yıkılır diyorlardı..Ne oldu? Yıkıldı mı?

Biz bu evhamlara prim vermedik. Reformlarımızı yaptık yapıyoruz...

Bu cumhuriyet çıt kırıldım bir cumhuriyet değildir.

Bu cumhuriyet kökü derinlerde büyük bir ülkenin kurduğu bir cumhuriyettir.

Hangi yetkiyi nereden alıpta Meclis'e karışma hakkı buluyorsunuz?

Hangi vasfınızla kendinizi milli iradenin üzerinde görüyorsunuz?

Milleti küçümseme milletin vekillerini küçük görme hakkını nereden alıyorsunuz?

Cumhuriyet işte sizin bu vesayetçi anlayışınızı test ediyor.

Şimdi Cumhur, cumhuriyetine sahip çıkıyor.

AK Parti kendi yargısını kuruyor dediler. Aradan 1,5 ay geçti. İddiaların gerçek olmadığı ortaya çıktı.

HSYK seçimlerde aday oldular. Kendi camialarında itibar görülmedi. Kaybettiler.

Bir avuç insan nasıl binlerce insanın hakkına ipotek koyar?

Şimdi Türkiye'ye demokrasi geldi. Ama birilerinin bundan haberi yok...

Kimse demokratikleşmeden muaf değildir. Kimse kusurabakmasın.

Bizim birilerinin iddia ettiği gibi gizli planlarımız yok gizli görüşmelerimiz yok.

Demokrasinin en güzel yanı seçilenin seçene hesap vermesidir.

Siz halkın iradesinme sahip çıkmazsanız başkaları gelir..

Yani millet getirir millet götürür. Biz bu makamları hizmet makamı olarak görüyoruz.

Bizim içim en büyük paye en büyük makam milletimizin gönlünde yer edinmektir.

Yasaklar noktsaında ideal bir noktaya ulaşmış değiliz.Ama samimi bir mücadele veriyoruz.

Birileri istemiyor diye mücadelemizden vazgeçmeyiz.

CHP'nin yeni genel başkanı başörtüsü yasağını gündeme taşıdı. Biz kimsenin niyetini sorgulamayız.

Biz 8 senedir bunun mücadelesini veriyoruz.

Bu konuda milletimizden de destek aldık. Aslolan yaşamaktır.

Yaptıklarınızı söylemektir aslolan...Yakışan budur.

Biz ayıbı ortadan kaldırmak için çaba gösterdik.

Hatırlayın...Birkaç yıl önce MHP ile yaptımız çalışma CHP'nin davasıyla başlamadan bitti.

Biz AK Parti olarak CHP'nin başörtüsü konsundaki açıklamalarına destek verdik. Lokomotif olsun dedik hatta...

CHP lideri başörtüsü konusunu referandum öncesi istismar etmişse bunun bedelini öder.

Türkiye'nin başörtüsü konusundaki en büyük engeli CHP'nin bu konuda ortaya koyduğu statükocu yaklaşımlarıdır.

Yargıtay Başsavcısının açıklaması CHP'ye de bir açıklama değil midir?

Yargıtay Başsavcısının açıklamasını CHP içine sindirdi.

CHP lideri Partisinin ideolojik kodlarını okumdan başörtüsü vaadi verdi.. Ama sonra bu vaadin altında kaldı.

CHP Genel başkanı CHP'nin geleneklerini hesaba katmadan vaatte bulunmuştur.

CHP makus tarihine uygun bir biçimde yine cumhuriyeti bir adım öteye taşıma gücünü gösterememiştir.

MHP'nin tavırları da güven vermemektedir.

MHP referandumdaki hayır tavrı yüzünden tabanından büyük bir darbe almıştır.

AK Parti yasaklarla mücadelesinde birkez daha yalnız kalmıştır ama milletiyle başbaşa kalmıştır.

Biz mücadelemize yolumuza devam edeceğiz.

Bundan sonra da aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz.

2011 seçimleri ve ardından başlanacak yeni anayasa çalışmalarıyla bu yasaklarla mücadele edilecek.

Yeni anayasa çalışmaları her türlü problemi ele alacak.

Biz önümüze çıkan engeller karşısında her zaman milletimizin huzuruna gittik...

Bundan sonra hakem milletir. Son kararı yine millet verecektir.

Bu meseleyi milletimize havale ediyoruz.

Son yaşananlar kimin samimi, kimin sözlerinin arkasında durduğunu gösterdi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler