YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mete Yarar: 'Nusaybin'de temizliği yapmayanlar 15 Temmuz'da FETÖ'cü çıktı'
Güvenlik Uzmanı Mete Yarar darbe girişiminin ardından tutuklanan 2 tugay komutanının Nusaybin'den temizlik harekatının yönetip başarısız olduğunu belirtti.
Mete Yarar: 'Nusaybin'de temizliği yapmayanlar 15 Temmuz'da FETÖ'cü çıktı'
16 Ağustos 2016 / 07:31 Güncelleme: 16 Ağustos 2016 / 09:08

Mete Yarar'ın konuşmasından satır başları şöyle: 

"ÜST AKILIN KOORDİNE ETTİĞİ ÜÇ GRUP: PKK, FETÖ, IŞİD"

Bir üst akıl, üç grubu çok iyi koordine etmiş; PKK, FETÖ ve IŞİD. Sebebi de çok net ve açık, Türkiye'de darbe öncesi psikolojik olarak alt yapıyı hazırlamaya çalışmış. Bu üç örgütü birleştiren bir üst akıla ihtiyaç var. Ben FETÖ'nün bu puzzle'da yalnızca küçük bir bölüm olduğunu söylüyorum. 
Yaklaşık iki yıldan beri farklı ülkelerde Türkiye ile ilgili çıkan yazıları tarasınlar. Neredeyse büyük kısmının darbeyi teşvik ettiğini görecekler. Batı coğrafyasında. Burada hatamız var, biz kendi içimizde yarattığımız kaosun bedelini ödetiyorlar. 

Bizde hiç günah yoktu, diyemeyiz. Bizim Yenikapı'daki ruha ve uzlaşıyla ihtiyacımız var. Bu oyun planında biz o kadar çok karşı tarafa malzeme verdik ki, bu malzemelerin her birini üstümüze attılar. Siyaset kendi özeleştirisini yapmaya başladı. Herkes birbirini affetti, mahkemeler geri çekildi. Toplumsal tabanda da bu uzlaşmaya ihtiyacımız var. 

Ne olursa olsun topluma parçalanmayacağını gösteren bir siyasi iradeye ihtiyaç var; TBMM'den bahsediyorum. Toplumun kendini kaşıyabileceği alanlara müsaade edilmemesi lazım. Toplumsal anlamda yüzde 80'leri bulamıyorsak anketlerde, erteleyelim sorunları. Bugün alınan tedbirlerin gerçek boyutunun anlaşılabilmesi için tehlikeyi doğru anlatmak gerekiyor. 

İnsanlar diyor ki, bunu anlatsak Avrupa bize nasıl bakar? Avrupa bize zaten öyle bakıyor. Sen bana grip dedin ama kanser tedavisi yapıyorsun, denir. Ama kansersin dediğinde, toplum kendini hazırlar. Toplumsal anlamda teşhisi doğru koyalım. 

Sayın Başbakan'ın söylediği rakamlar; akademik anlamda yüzde 90-95 diyor, bunun neresi grip? Bu işi kısıtlı personelle değil, gerekirse gücü daha da arttırarak, gerekirse farklı yerlerden göreve çağırarak yapmak durumundasın. OHAL içerisinde bu işi çözebilecek adamların sayısı çok az. Bu kadar az kişiyle yapılacak bir organizasyon yapısı değil bu. 

Bu adamlar cuntacıydı, silahları eline aldılar gitti, bu icebergin üst kısmı. İfadelerde kimse bir sonraki bağlantıyı vermiyor. Kripto örgütün bağlantılarını bulup itiraf ettirmeye çalışıyorlar. 

"TEHLİKENİN BOYUTUNU SÖYLEYECEĞİZ Kİ HERKES UYANIK OLSUN"

Uyanık olmak başka, tedirgin olmak başka. Ben bilginin verdiği korkaklığı tercih ederim, cahilliğin verdiği cesaretten çok. Tehlikenin boyutunu söyleyeceğiz, herkes tedbirini alsın, uyanık olsun. 

"KARA PROPAGANDANIN ZİRVE YAPTIĞI BİR DÖNEM YAŞAYACAĞIZ"

Bu örgütün elinde Türkiye'nin 30 yıllık arşivi var. Her gün Türkiye'yi kara propagandaya sokacak kadar malzemeleri var. Bugün yaşayacağımız süreç, kara propagandanın zirve yaptığı bir dönem olacak. Ellerindeki arşivi deşifre edecekler. 

Hulusi Paşa'nın emir subayı ne dedi? Ellerinde her gün ne konuşulduysa arşiv var, bir de bunları montajla, komuta kademesini birbirine düşürürsün. 

Bu ülkede sehven yükleme yapılarak insanlar yıllarca içeride yattı. Olmayan isimli adreslerle insanlar içeri atıldı. Bu işte en öne çıkmış adamlar hedef alınacak. Çünkü oyun suyu bulandırmak üzerine kurulu. 

"ÖRGÜTÜN PES ETMİŞ HALİNİ GÖRMÜYORUM, YENİ TALİMATLAR VERİYOR"

Sosyal medyaya bir evrak düşsün, okuyanı da bakanı da çok olur. Okçular Tepesi'ne adam çıkaralım dedim bak, adam sayısı azaldı görüyorum ben. Niyet üzerine gitmem ben, eylem üzerine giderim. Eylemim, sayıyı arttırmak. İnanan adama ihtiyaç var. Çok kalabalığa ihtiyaç yok. Yürüyüşte, bu kalabalığa katılacak adamlara ihtiyaç var. Biz erken zafere giriyoruz. Daha ilk raundu aldık, örgütün pes etmiş bir halini ben görmüyorum. Yeni talimatlar veriyor, yeni eylem planları kuruyor. 

DİYARBAKIR'DAKİ HAİN SALDIRI

Çukurun derinliği 7 metre. Bir kamyon ve arkasında binek otomobille iki araba yanaşıyor. Otomobilden ateş ediyorlar, kamyon şoförü atlıyor, araç yokuş aşağı gidiyor. Araç duvara çarptığında uzaktan kumandayla patlatıyor. Aslında orada bu kadar polis arkadaşın olmaması gerekiyor ama bugün değişim olduğu için ilişik kesmeye gidenler var. Şehit olan küçük kızımız da babasıyla ilişik kesmek için gidenlerden biri. Normalde burada 10 kişiyi geçmeyen polis olur, bugün 40 kişilik ekibin olduğu biliniyor. İstihbarat alınmış ve saldırı yapılmış. Bütün beton bloklar uçmuş, uçarak binaya çarpmış. 4-5 tondan aşağı olmayan patlayıcı kullanılmış.

Belli bir gücün üstündeki grupla saldırıyorlar, belli ki Türkiye'de infial uyandıracak bir eylem yapmak istiyorlar. 5-6 yerde onu denediler şu anda. Sayılara, kıyafetlere, sızma girişimlerine baktığınızda, bu tamamen bir müddet orayı ele geçirme tarzı eylem olduğunu görüyorsunuz. Böyle bir eylem yaptıklarında infiali düşünebiliyor musun? Anında sorgu sual başlayacak. Suyu bulandırmaya çalışan sadece FETÖ değil, PKK da elinden geleni yapıyor. 

"NUSAYBİN'DE TEMİZLİĞİ YAPMAYANLAR 15 TEMMUZ'DA FETÖ'CÜ ÇIKTI"

22 Temmuz'dan sonra ben 10 bölüm program çektim, bütün çatışma bölgelerine de girdim. Tabii bunun bir kısmını o dönemde söyleme şansına sahip değildik. Benim önce bilgilerim, tecrübelerim gelir. Susmamız gereken bazı yerler vardır. Nusaybin'le ilgili bir olay anlatayım; çatışmalar başladı ve ilk olarak bir tugay komutanı yönetiyordu. Bir tugay komutanı daha verildi. Bu ikisiyle ilerleme döneminde 60'a yakın şehit verdik ve ilerlenemiyor. O sırada, Hulusi Akar Paşa bölgede denetlemeler yaptı. Arkasından Tunceli'den tugay komutanı bölgeye gitti. Nusaybin üç sektöre bölündü. O general geldikten sonra, hiç şehit vermeden büyük bir bölümü temizledi. O temizliği yapmayanlar daha sonra, 15 Temmuz'dan sonra FETÖ'cü olarak tutuklandı. 

O dönemde ben çekim için bölgeye gittiğimde, bütün valilikler ile görüşüyordum. Mardin Valisi o dönemki, rica etti dedi ki, benim bölgemde çok büyük sıkıntı var, gelin topluma anlatalım. Bir vali gerçekten de yardım istedi. Gittim, alana indik, alanda çekimler yaptık, bütün çatışma bölgelerini gezdim. Çıktık, çıkmak üzereyken telefon açtılar dediler ki Sayın Vali sizi görmek istiyor. Gittik yanına, misafir etti. Dedi ki, hem eski askersiniz hem çekim yaptınız, bir şey rica ediyorum, biz nerede hata yapıyoruz, bize söyler misiniz? Ben dedim ki, gıybet yapmam, iyileri söyleyeyim, söylemediğim yerde kötü bir şey olduğunu anlayın. 

Bu vali arkasından oradaki iki general tarafından potaya kondu, görevden alınması için. Bir tek vali kaldı, bütün ekip tutuklandı. Bizim o dönemde dost ateşi tabir edilen, yani karşı taraftan bir ateşle değil de kendi ateşinle ölen adamımız var mı diye sorgulama zamanı. İhanetin yalnızca o gün olmuş olması mümkün değil. 

"BİR DARBEDEN ÇOK BİR CUNTANIN İÇ SAVAŞA ULAŞACAK SONUÇLARINA GİTMEKTİ"

Bu sürecin planlananı, darbenin iç çatışmaya yol açacak başarısı üzerine kurulu demiştim. Darbecilerle TSK mensuplarının uzun süre çatışması, iç savaş sürecinin topluma yansıtılması, onların kafasında süre için 4-5 ay yeterdi. Bir darbeden çok bir cuntanın iç savaşa ulaşacak sonuçlarına gitmekti. Cumhurbaşkanı'na suikast girişimi bu ülkede iç savaş çıkarır. Bir Cumhubaşkanı'nın öldürülmesine sessiz kalmayacak bir çoğunluk var. 

İnsanlar nereye dönerse dönsün, sırtlarını dayayacakları bir yere ihtiyaçları var. Biz sırtımızı doğuya dayamak zorundayız. Batı ise benim için bir yol haritası. Ben doğudan vazgeçemem ki. Batı benim için bir proje, bir model, ister alsınlar ister almasınlar, ben modeli uygulamaya çalışıyorum. 
10 sene sonra AB olmayabilir, ama AB kalitesinde bir ülkemiz olabilir. O normlara ulaşmış bir ülke olacağım. Şu an bankacılık güvenilirlik anlamında kriterlerimiz Avrupa'nın iki katına ulaştı. Demokrasim de öyle olabilir. 

 

HABERTÜRK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler