30 Mart 2017 Perşembe
  • Altın145,846
  • BIST89.385
  • Dolar3,6324
  • Euro3,8967
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5403
  • İstanbul21 °C
  • Ankara18 °C
  • İzmir22 °C
  • Konya18 °C
  • Adana24 °C
  • Antalya21 °C
  • Diyarbakır13 °C
  • Bursa21 °C
  • Kayseri18 °C
  • Kocaeli21 °C
  • Şanlıurfa20 °C
  • Gaziantep16 °C
  • İçel21 °C
MONARŞİK AVRUPA’YA DEMOKRASİ GÖTÜRECEĞİZ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mete Yarar: Marmaris detayı beni şok etti
15 Temmuz'la ilgili kırılma noktasının Marmaris olduğuna işaret eden Mete Yarar, 'bu soruyu çok araştırdım, bulduğumda şok oldum' dedi.
Mete Yarar: Marmaris detayı beni şok etti
05 Ağustos 2016 / 06:57 Güncelleme: 05 Ağustos 2016 / 07:44

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar, Habertürk TV'de Veyis Ateş'in konuğu olduğu programda, Erdoğan'ın Marmaris'te bulunma sebebini öğrendiğinde şok olduğunu söyledi ancak müsade almadan açıklamayacağını ifade etti.

Erdoğan'ın oraya gidişinin planlı bir tatil olmadığını, kararın yarım saat içinde değiştirildiğini, güvenlik amaçlı da olmadığını belirten Yarar, "Sayın Cumhurbaşkanı’nın Marmaris’e neden gittiği sorusunu da çok araştırdım. Bulduğumda şok oldum" ifadesini kullandı. 

Mete Yarar şöyle konuştu:

Diyorlar ki Marmaris’e giden suikast timi acemi, otelin yerini sormuşlar falan… Anlatayım olanları. Ben buraya gittiğimde Sayın Cumhurbaşkanı’nın Marmaris’e neden gittiği sorusunu da çok araştırdım. Bulduğumda şok oldum.

Sayın Cumhurbaşkanı eğer o gün Marmaris’te değil de İstanbul veya Ankara’da olsaydı çoktan F-16’larla vurmuşlardı.

Çünkü koordinatını biliyor. Ama otelin olduğu yer 1000 dönümlük arazi. Bu otelde 2000 oda var. Sayın Cumhurbaşkanı aslında buraya gitmeyi planlamıyor. Müsaade aldığımda neden değiştiğini yazacağım. Buraya gitme kararı yarım saatte alınıyor. Güvenlik amaçlı da değil. Planlı bir tatil değil.

Başka bir şey daha ilginç. Yanına ekibinden çok az kişiyi alıyor. Yaverlerini hiç almıyor. Otelde de kalmıyor burada. İçinde kaldığı yeri bulamıyorlar. 

SUİKASTÇİLER HİÇ ACEMİ DEĞİLDİ

Oteldekiler bile bilmiyor nerede kaldığını. 4 gün boyunca nerede kaldığını bilmiyorlar. Buradan da Antalya’ya Eto’o maçına gidecek.

Cumhurbaşkanı’nın yaverinin yanında şoförlük yapan adamın ifadesine ulaştım: O her şeyi itiraf ediyor. Ona yardımcı olan şahıs özel kuvvetlerden yarbay. Yarbay itirafçı olmuş. O gün saat 14:30’da yarbayı muhafız alayına çağırıyorlar. Gittiğinde Özel Kuvvetler’i ele geçirmeye çalışan albay, yarbay ve yaver masada oturuyor. Masanın üzerinde haritalar serili. Haritalar Marmaris haritası. İşaretli yer bu otel. Burada olduğunu biliyorlar. Ama nerede olduğunu bilmiyorlar.

38 kişiyle girince 2000 odayı arayamazsın. Onu araştırıyorlar. O sırada emir verildi. 14:30’da yola çıkıyor. İfadesindeki “Genelkurmay Başkanı’ndan evrak vereceğim derim, yerini öğrenirim” kısmı doğru. Onu yapmak için Muğla’ya doğru yola çıkıyor. Antalya’ya doğru yola çıkmıyor.

Yani Marmaris’e gidiyorlar. Aslında otele gelecek ve Cumhurbaşkanı’nın kaldığı yeri öğrenecekler.

Bunların hepsi planlamaları sabaha karşı darbe yapılacağı şeklinde yapıyorlar. Fakat erkene alınınca yolda yakalanıyorlar. Hedef Sayın Cumhurbaşkanı’nı uykuda yakalamak.

Muğla’ya yaklaşınca telefon geliyor, yoldan dönüp Çiğli’ye gidiyorlar.

Hani bilmiyorlardı Sayın Cumhurbaşkanı’nın Marmaris’te otelde olduğunu.

İstanbul’dan gelecek bir ekip var biliyorsunuz, beklenen. Özel kuvvetçi değil bu adamlar. O ekip silahsız olarak Çiğli’ye geliyor. MAK timlerinden silah alıyorlar. 37 kişilik bir ekip olarak bekliyorlar.

ERDOĞAN'IN İLK KONUŞMASI SERVİS EDİLEMEDİ

Bu arada Sayın Cumhurbaşkanı darbe olduğunu öğrenmiş, Genelkurmay Başkanına MİT müsteşarına ulaşmaya çalışıyor. İki hamle yapılmıştı. 01:25’de TV’ye bağlanmadan önce, otelin girişine Marmaris’teki bütün basın mensuplarını çağırıyor. Hande Fırat’a yaptığı görüşmenin aynısını onlara yapıyor. Fakat hiçbiri servis edilemiyor. Ondan sonra TV’ye bağlanıyor.

MİT’in Külliye’ye gelip füze atan ekibi, darbe olacağı ortaya çıkınca, aynı zamanda Çiğli’den bir ekip tarafından uyarılıyor. Diyorlar ki, “Burada bir ekip var. Marmaris’e gidecekler, içinde operasyona gidecek bir ekip var. O ekip uyarıyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın otelden çıkması isteniyor.

Sayın Cumhurbaşkanı’nın gidebileceği 4 güzergah vardı. Fakat karayoluyla da gidebilir, havayoluyla da gidebilir veya deniz yolundan gidecek. Denizyolu tartışılırken Aksaz Üssü çok yakın. Oradan kalkan bir helikopter bizi yakalarsa durumu var. Bir tekne de ısıtılıp bekletiliyor. Dalaman’a denizden gitmek için. Karayolunu Muğla valisine soruyorlar. O da “Sayın Cumhurbaşkanım tüm yollar şu anda bizim tarafımızdan kapatılmış durumda” diyor. Tek seçenek helikopterle gitmek.

CUMHURBAŞKANI HELİKOPTERDE 20 DAKİKA BEKLEDİ

Sayın Cumhurbaşkanı saat 02:20’de helikopterin içine biniyor, saat 02:40’a kadar helikopter kalkmıyor. Birçok güvenlik görüşmesi yapılıyor o arada.

Biz sadece Atatürk Havalimanı’nı gördük. Halbuki havalimanlarından çatışmalar çıktı, darbeciler ele geçirildi.

02:30’da Sayın Cumhurbaşkanı’na Çiğli’den suikast timinin bulunduğu helikopterin kalktığı bilgisi geliyor. 02:40 ile 02:50 arasında Sayın Cumhurbaşkanı’nın helikopteri kalkıyor.

3 NOKTADAN OTELE GİRMEYE ÇALIŞIYORLAR

İlk gelen operasyon timinin indiği saat 03:20. Gittim bölgeyi gördüm. Adamlar doğru yere inmişler. Otelin hemen yanında otopark var. İlk helikopter oraya tozluk alan olduğu için inemiyor. Biraz daha ileri gidip mısır tarlasının üzerine halatlarla indiriyor. Bir diğer helikopter sahile indiriyor. 3 noktadan otele girmeye çalışıyorlar. Resepsiyondan girmiyorlar içeriye. Hepsi sahile iniyor. Sahilde buluşuyorlar. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı’nın kaldığı yer sahilden hemen ileride. Sahilden yürüyerek gidiyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı’nın koruma ekibi, özel kalem müdürünün ailesi de orada kalıyor.

1000 DÖNÜM ARAZİDE HİÇ KAYBOLMADILAR

Polisler 2000 odanın içerisinde kayıtlarını sildirerek çekiliyorlar. Pasif pozisyonda gizleniyor polisler. 2000 odanın içindeki 5 odanın kapısı kırılıyor. Polislerin kaldığı odalar onlar da.

1000 dönüm arazi içerisinde hiç kaybolmamış bu suikast timi. En kısa yoldan gitmişler, 2000 oda içinde polislerin kaldığı 5 tane odaya gitmişler. 1 polis şehit oldu, geri kalanlara da işkence yapmışlar. O polisler yoğun bakımda.

Sabaha karşı çekilip bölgeden çıkıp gidiyorlar.

2000 ODADA POLİSLERİN ODASINI NASIL BULDULAR?

2000 odada nasıl 5 tane odada kaldıklarını buldunuz? En kısa yolu nasıl bildiniz? Sayın Cumhurbaşkanı aslında gittiğinde iki yerde kaldı. Kendi tecrübeme dayanarak buldum. Kaldığı özel mülk ayrı. Kimin misafiri olduğunu vermiyor. Bir de misafir kabul ettiği 4 odalı bir odası var. Birbirinden farklı yerlerde bunlar. Koruma polisleri de ona yakın odalarda kalıyor.

Bu adamlar Sayın Cumhurbaşkanı’nın büyük misafirhanede kaldığını sanıp orayı basıyorlar, orayı kurşunlamışlar. Asıl kaldığı yere gitmiyorlar, çünkü bilmiyorlar. Buradan ne çıkartıyorum?

Muhtemelen misafir olarak kabul ettiği kişilerden bir tanesinin korumasından suikastçilere istihbarat gidiyor. Bunun hem polislere yakın olması gerekiyor ki odalarına girebilsin, hem de Sayın Cumhurbaşkanı’nın misafirhanesine giremesin. 

"O GECE MİT'TE DİRENEN KAHRAMAN BİR EKİP DE VAR"

Anlatmadığım bir bölüm vardı. MİT’ten bir ekibin yaptıklarıyla ilgili bir olayı anlatmamıştım. İsmini vermek istemiyorum. O gece özel kuvvetlerle ilgili bölümü anlatmıştım. O gece direnen birçok ekip var.

Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı’nın Külliyesi’ni koruyorlar. Uçaksavar füzelerini ele geçirip Külliye’ye gidiyorlar. Üçünü kullanıp F-16’ların Külliye’ye tekrar geri gelmelerini engelliyorlar. Yerden havaya uçaksavar füzesi.

Elinden geldiğince MİT’in karargahını koruyor. Bu ekip aynı zamanda özel kuvvetlerin ihtiyacı olan malzemeyi de onlara gönderiyor. Benim kurumum onun kurumu diye bir şey yapmıyorlar, mücadeleyi direnen diğer kurumlarla omuz omuza mücadele veriyor MİT ekibi.

MİT ekibi 10 tane füzeyi, biliyorsun o zaman Cumhurbaşkanı İstanbul’a geliyor, evine gidecek, evine gidebilmesi için emniyetinin sağlanması lazım, 10 füze Kısıklı bölgesine götürülüyor. Oradaki ekipler günlerce omuzlarında füzeyle bekliyorlar.

AMERİKALILAR 3.5 AY ÖNCEDEN TÜRKİYE'DEN ÇIKMAYA BAŞLADI

(26 Mart’ta Türkiye’deki bütün ABD askeri personelinin aileleriyle tahliyesi kararı üzerine 31 Mart’ta yazdığı ‘Acil Tahliye’ yazısı)

(ABD o günden beri bunu biliyordu da tedbirini mi alıyordu) Mükemmel cinayet yoktur, mutlaka bir iz bırakırsın. Libya, Mısır, Irak, Suriye örneğini inceledim. Libya’da 6 ay önce ABD şirketleri kapatılıp çıkıyor ülkeden. Bu olaylar başladığında beni kıllandıran şuydu:

İncirlik Üssü’ne gittim. Habertürk’te yayınladık. İncirlik Üssü o kadar korunan bir yer ki. 

Örnek anlatayım: İçerisinde ilerlerken arkadaşlar, iki kameraman arkadaşımızı uyardım, “Burası özel bir üstür, sakın kamerayı müsaade edilen bir yerin üstüne kaldırmayın. Kaldırırsanız 15 saniye sonra yanımızdalar” dedim. Kocaman bir üs, ilerliyoruz. Galaxy’ler duruyor, karemayı şöyle bir kaldırdılar refleksle. Gördüm, indirdim kamerayı, önümüzü kestiler üç arabayla.

Asker ailelerini buradan tahliye etmeleri neden olabilir diye düşündüm. Brüksel’de bomba patladığında NATO karargahını mı boşaltıyorsun. Bunu dediğimde, örnek bana başka ülkeleri gösterdi. Libya, Mısır…

Bir şey bekliyorlardı ve bu şey IŞİD saldırısı değil. 3.5 ay öncesinden tedbir alındı. Böyle başlar bu işler. Arkasından İstanbul’da oturuyor. Devamlı arkadaşlarımdan telefonlar geliyor. 

3 gün öncesinde beni arkadaşlar aradı. Suriye’ye giden NGO’lar yani yardım kuruluşları çıkmaya başladı, tahliye ediyorlar diye.

Gazeteci arkadaşlarımla beraberdik. Bana bir hikaye anlattı. Birisi şey söylüyor dedi: Son dönemde özellikle bazı gruplar evlerini satıp dışarı çıkıyorlar dedi. Birine sorduk dedi: Bunların hepsi darbeden 1 hafta önce konuştuğumuz mesele. Şöyle demiş konuştuklarında; Türkiye’de yaklaşık 4 sene bir iç savaş olması bekleniyor. Bize çıkın dediler. Şimdi satıyorsanız satın malzemelerinizi, daha sonra daha ucuza yine alırsınız 4 sene sonra demişler.

Hepsini koyuyorum üstüste. Bu işte bir tuhaflık var diyordum. “IŞİD Türkiye’de saldırıları neden üstlenmiyor” diyordum. Bu işte bir sıkıntı vardı. Dünyanın her tarafında terör saldırısı yaparken neden Türkiye’de siyasal saldırı yapıyorlar, seçimleri etkilemek için saldırıyorlar? O kadar spesikif saldırıyor ki, Türkiye’nin ekonomisiyle oynamaya çalışıyor. Rus uçağı düşürülüyor, Rus turistler Türkiye’ye gelmekten vazgeçiyor, 3 gün sonra Sultanahmet’te Alman turistlere saldırıyor. Bu işte bir tuhaflık vardı.

Herkesin uğraştığı o kadar çok şey var ki. Kafamızı kaldıramayacak kadar bizi boğdular. 1 yıl hendekleri konuştuk. Her gün IŞİD roket atıyor. PKK hayatımda görmediğim kadar saldırı yapıyor. Hepsi aynı anda. Darbeye hazırlık için güvensizlik ortamı yaratılmış. Bu kadar net.
Yaw kardeşim, PKK IŞİD’e saldırmış  22 Temmuz’da, 23 Temmuz’da Türkiye “IŞİD terörle mücadelede birinci önceliğimiz” demiş, ertesi gün PKK iki tane polisimizi uyurken şehit ediyor. Bir terör örgütü hoşlanmadığı iki tane grup grup çatışacak, yok diyecek siz çatışmayın bir de ben araya gireyim.

Çekili kenara bekler. Yok ama o da girdi araya. Üç cephede çatışıyoruz. Türkiye’deki saldırıların hepsinin IŞİD saldırısı gibi sunulduğunu söylüyordum o zamanki yazılarımda.
(Onların kim olduğu çıktı mı ortaya) Çok net: FETÖ.

SUİKASTÇİ DARBECİLER NEDEN KAÇAMADI?

Bunların kaçış planı yok. Çünkü bütün kaçış planlarını helikopterlerin gelip tekrar bunları alması üzerine kuruyorlar. C planları yok. C planı ne demek? Düşman topraklarında nereye kaçacaksın? Kendi ülkende vatan hainiysen nereye kaçacaksın. Bir defa bunun motivasyon eksikliği var. MAK'çılar çok uzun yürüme performansına sahip değiller, çünkü yetenekleri o değil. İlk yakalananlar da onlar oldular.

Hayatı idame, bir yerde yaşarken tuzak kurarak yapılır. Adam durmuyor ki, adam devamlı kaçıyor. Bulduklarınla yetinmeye çalışıyorsun. Kaçtığın yerde hayatı idame olmaz. 

Bu kaçma harekatı. Yılan peşinde koşmazsın. Yapacağın bir şey yok. Adi hırsız gibi kaçtılar. Düşman topraklarına atlamış bir asker gibi değil, kendi topraklarında adi bir hırsız gibi kaçtılar. Üstelik moral motivasyon sıfır.

Bu ekibin ifadeleri şunun için önemli. Giderken önceden hazırlık yapılmış. Kimin gideceği belli. Suikast timini organize eden Sönmezateş'in Silahlı Kuvvetler'deki görevi Kuzey Irak'a yaptığımız operasyonların başındaki adam gibi düşün.  

Uyduları kullanma, İHA'ları kullanma, her tarafı görüntüleme imkanları bunun elinde. 
Üç tane kritik adam var. Genelkurmay'da Partigöç, biri Semih Terzi, biri de bu adam. Üç operasyon bunlar için çok önemliydi. Üçü de kritik görevlerde. 

Oyun bozan bu halk olduğu sürece bir daha darbe yapamazlar. Yapma kabiliyetleri olmadığı anlamına gelmez. Bu halk olduğu sürece tankla halkı bezdiremeyeceklerini anladılar.

MUHSİN YAZICIOĞLU'NUN ÖLDÜRÜLMEMİŞ OLMASI MÜMKÜN DEĞİL

 

Bütün dosyayı inceledim. Muhsin Yazıcıoğlu'nun öldürülmemiş olması mümkün değil. Öldürülmeden önce ne demişti? "Meğer bizim bahçeye birileri bayağı çok şey ekmiş" demişti.

Adamların sokağı tutabilecek ve sokakta direnç gösterebilecek bir gruba ihtiyacı var. Bir üst akıl bunun en kolay olabileceği bir birimi ele geçirmeye çalışıyor. Adamlar Büyük Birlik Partisi'ni ve Alperenler'i ele geçirmeye çalıştı. Ama Alperenler bu tuzağa düşmedi. Özel Harekat'ın başındaki kişinin öldürülmesi olayı var. Onu bir okusunlar bakalım, intihar etmiş mi etmemiş mi? Kullanmadığın elinle mi intihar edersin. Yaptılar yaptılar, görmedik, görmedikçe daha da tuzağa düştük.
Bu adamların kullandıkları asıl güç, bizim ihmal ettiğimiz alanlar. 

 

HABERTÜRK

zamını değil
 // cemal
şimdi uluslararası kurumları aracı olarak kullanacaklar. Içeriden istediklerini alamayacaklar biliyorlar. NATO'dan TÜMÜNDEN çıkma zamanı hiç DEĞİL, entegre komutasından ayrılabiliriz, De Gaulle 1966'da fransa için yaptıgı gibi : dışarıdan müdahale edilirse Nato kalkanı işimize yarar, nato'nun mudahaleye katılmamızın kararını biz veririz, nato bize müdahale edemez.
Israel neden nato'da bir temsilcilik açtı acaba !!!
Bunu unutmayın Saddam'ın askeride dünyada önde gelenlerden idi !!!...
05 Ağustos 2016 Cuma 15:57
PEKİ NE ZAMAN
 // CEM
Peki ne zaman kurtulacağız bu ABD li pislikler ve Türkiyedeki işbirlikçi alçak adamlardan bunun çaresine bakma zamanı.Bu istihbarat ve güvenlik uzmanları karşı tedbir olarak ne öneriyorlar?...
05 Ağustos 2016 Cuma 12:40
 // Ömer
neticede Fetö ile birlikte geçmişteki hukuksuzlukları ve ihanetlerini örtbas etmek için büyük bir operasyon başlatmışlar . Sn.Cumhbaşkanı'nın geçmiş ile ilgili " pişmanlık ve helalleşme” söylemlerini iy oku( yun ) lütfen. Yoks sn yarar gibi herkesin düşüncesini ifade etmesi anayasal bir haktır....
05 Ağustos 2016 12:17
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler