YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Merve Kavakçı için kim ne demişti?
Merve Safa Kavakçı, Fazilet Partisi'nden 18 Nisan 1999 seçimlerinde İstanbul milletvekili olarak seçildi.
Merve Kavakçı için kim ne demişti?
01 Kasım 2013 / 19:35 Güncelleme: 01 Kasım 2013 / 19:46

2 Mayıs 1999'da TBMM'de and içme törenine başörtülü gelince meclisten protestolarla çıkartıldı. İşte o günkü yazarların Merve Kavakçı hakkında yazdığı yazılardan çarpıcı bölümler..

Abbas Güçlü: Yıllardır gençler neden Meclis´e girmiyor diye yakınıp duruyorduk. Nihayet biri girdi hem de bir girdi pir girdi. Adı da Merve Kavakçı. Sanki Türkiye´de gençlerin başka hiçbir sorunu yokmuş gibi türbanıyla ortalığı kastı kavurdu.

Can Ataklı: Gerçekten bir ajan provokatör olan Merve Kavakçı, Meclis´teki tüm partilerin gafletinden yararlanarak, çağdaş ve laik Türkiye´yi yaralayan eylemini gerçekleştirdi. Meclis Genel Kurulu´na girmesi, yemin ettirilmese bile uzun süre oturması rezalettir, skandaldır. Buna neden olan tüm siyasi partileri kınamak gerek

Emin Çölaşan: Belli kesimler şimdi bir tantana yapıyor: ‘Merve milletvekili seçilmiş, mazbatasını almıştır. Yemin etmese bile milletvekilidir. Bütün özlük haklarından yararlanır, maaşını alır, sadece türbanıyla genel kurul ve komisyon çalışmalarına katılamaz.´ Hayır! Anayasa´nın 81. maddesi aynen şöyle başlıyor: ‘TBMM üyeleri göreve başlarken aşağıdaki şekilde ant içerler...´ Demek ki göreve başlaması için milletvekilinin ant içmesi gerekiyor. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına göre Meclis önünde ant içmeyen Cumhurbaşkanı göreve başlamış sayılmayacak ama Merve isimli kadın, milletvekili olacak! Herkesi uyarıyorum. Bu oyuna gelinmesin.

Enis Berberoğlu: DSP´nin milliyetçi Meclis´te tek başına sergilediği tutum, bize göre de doğrudur: Türbanlı Merve dışarı!

Ertuğrul Özkök: (Ecevit) İspanya Meclisi´ni basan askerlerin önüne çıkan o meclis başkanı gibi. Meclis´i basan bir zihniyetin karşısına dikildi. Ecevit´in bu çıkışının ve orada yaptığı konuşmanın ne kadar tarihi bir öneme sahip olduğunu, o gece o konuşmanın Türkiye´de neleri önlediğini tarih yazacak. Merve Hanım´ın çocuklarını almak için gittiği okulda küçücük öğrencilerden aldığı dersler, bu haddini bildirme sürecinin ilk işaretleridir.

Fatih Altaylı: Şimdi Amerikan vatandaşlığından da atılırsa iyi olacak. Kala kala çok sevdiği ve onu çok seven İran vatandaşlığı kalacak. Gitsin Tahran´a canı çektiği gibi yaşasın. Yarın öbür gün İran da insani bir yönetime geçerse, oradan da Afganistan´a geçer. (´Hadi kızım İran´a!´)

Ferai Tınç: TBMM´nin koşullarını hiçe sayarak, kendi doğrusunu zorla dayatmaya kalkıştı. TBMM´nin toplumsal uzlaşmayı yansıtan eğilim ve uygulamalarına omuz silkerek, milletin Meclis´ine sızmaya çalıştı.

Fikret Bilâ: Merve Kavakçı olayı, cumhuriyet kurulduğundan ve laik içerik kazandıktan bu yana süregelen rejim karşıtı akımın yansımasıdır.

Güneri Civaoğlu: Bir geceyarısı oldu bittiye getirilerek, Merve Kavakçı´nın Meclis kürsüsünde başörtüsüyle yemin etmesi sağlanırsa ne olur? Kimilerinin geceyarısı ne yapacağı belli olmaz.

Güngör Mengi: Merve Kavakçı´ya okutulan metin, aslında hizmet yerine kavgayı seçmiş olan zihniyetin manifestosu niteliğindedir. Bu zihniyetin defterinde, tartışmaya açık bir uzlaşma niyeti yok. Oldu bittiye dayalı, hileci baskın taktikleri var.

Hasan Cemal: Merve Kavakçı, Fazilet milletvekili. Daha Meclis´in ilk gününde türbanıyla meydan okudu. Bunalım kışkırtıcılığı yaptı.

Kurthan Fişek: Meclis´te türban olayları olurken, sokakta 1,5 milyon genç insan varken, üst yönetim Meclis´i erkenden terketmeseydi, provokasyona bak, süngüye sarıl!
Mümtaz Soysal: Meclis´teki başörtüsü olayı, cumhuriyetin geçmişi ve geleceği bakımından düşündürücüdür.

Oktay Ekşi: Sabotaj planının sahibi belli ki Necmettin Erbakan’dan başkası değil. Nazlı Ilıcak‘la Merve Kavakçı da sabotaj planının uygulayıcıları. Görev bölümünü böyle yapmışlar. Ama Erbakan‘la Ilıcak açısından sorun yok. Çünkü bomba onların değil Kavakçı‘nın beline sarılı. Dün Meclis´te yaşananlar işte bundan ibaret idi. (3 Mayıs 1999, Pazartesi) Merve Kavakçı kızımızın marifetini kimi ‘‘bir din ve vicdan özgürlüğü sorunu’’ olarak görüyor. ‘‘Herkes istediği gibi giyinir. O nedenle canı isterse başını örter Meclis´e öyle gelir’’ diyor. Kimi de bu olaydaki asıl amacın ‘‘cumhuriyetin temel değerlerini sabote etmek’’ olduğunu savunuyor. Biz ikinci görüşü benimseyenlerdeniz. Çünkü Merve Kavakçı olayında somutlaşan ‘‘başörtüsü’’ artık ‘‘bireysel tercih’’ ifade etmiyor. O ‘‘siyasal bir sembol’’ oldu. Kaldı ki Merve Kavakçı´nın parlamentoya girip başörtüsüyle görev yapmaya kalkışmasını o kurumun değerleriyle de açıklamak mümkün değil.

Ruhat Mengi: Türkiye, onların TBMM çatısı altında bulunmaya layık olmadıklarına inandı! Yemin töreninde mide bulandırıcı bir yalan havası hakimdi. Merve Kavakçı, fırsat bulsa 'Demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağına' yemin ederek bir ikiyüzlülük örneği vermiş olacaktı. Türbanla yemin etmesine izin verilmediği için bunu yapamadı. Peki ya diğerleri?

Toktamış Ateş: Ben bu tutumu, özgürlüklerime yönelmiş bir tehdit olarak görüyor ve değerlendiriyorum. Sokaktaki insanın başörtüsünden rahatsız olmasam bile TBMM´deki başörtüsü beni endişelendiriyor.

Tufan Türenç: Erbakan, türban olayını Meclis´e taşımak için Merve Kavakçı adlı genç kadını seçtirdi. Huzura, birliğe en çok gereksinim duyduğumuz bir dönemde huzur bozmak için son numarası da bu oldu.

Yalçın Bayer: Erbakan´ın kuklası olarak, Nazlı Ilıcak´ın koruyucu kanatları altında Türkiye´yi geren Merve, Cumhurbaşkanı ile Genelkurmay Başkanı ve komutanlar yemin törenini izlerken salona girebilir miydi? Fazilet sıralarından başını kaldırıp Demirel ve Kıvrıkoğlu´nun yüzüne bakabilen oldu mu? Biliniz ki hayır.

Zeynep Göğüş: Bilemediniz 30 yıla kalmaz, Merve Kavakçı´nın başörtüsünü hatırlayan kalmayacak. Onca provaya rağmen sahnede iyi değil Merve Kavakçı. Ankara Koleji´nin tiyatro kolunda başarısız, yoksa daha iyi oynardı hayatı. Oyunun senaryosu da iyi yazılmamış, yönetmen beceriksiz. Bu oyun, Cumhuriyet Festivali´nde ödül alacak gibi görünmüyor.

Zülfü Livaneli: Merve Kavakçı, kişisel özgürlükleri elde etme değil, siyasi bir huruç hareketi yapma misyonunu taşıyor. Buna sistem izin vermez.

21:49
 // Oktay D gezer
Bu faşist düşüncelerin sahiplerini tekrar hatırlattığınız için teşekkürler KANAL A HABER;bu çok bilmislerin siyasette olanları elenip gitti,olayın 30 yıl sonra unutulup gideceğini buyuranlar şimdi ne diyor acaba?Tukurdugunuzu şimdi yalayın sizi gidi dinazor/mamur fosilleri sizi!!!...
01 Kasım 2013 21:49
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler