YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Memurlara 60 gün uyarısı
Memurlara 60 gün uyarısı
17 Eylül 2010 08:26
Anayasa Paketi'nin kabul edilmesi, uyarı ve kınama cezası alan memurlara yargı yoluna başvurma hakkı getirdi.

12 Eylül 2010 itibariyle 60 günlük zamanaşımı başladı. Daha önce uyarma veya kınama cezası alan memurlar, bu süre zarfında doğrudan idare mahkemesine başvurabilir.

26 maddelik anayasa değişiklik paketi, geçtiğimiz pazar günü oylandı ve yüzde 58'le 'evet' kararı çıktı. Paketin çalışma hayatı ve çalışanlar için neler getirdiğini daha önce üç ayrı yazıyla irdeledik. Dolayısıyla tekrara girmeyeceğiz. Ancak memurlara verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunu açan düzenleme üzerinde biraz daha durmakta fayda var.

Değişiklik öncesi düzenlemede Anayasa'nın 125. maddesinde, "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır" hükmü yer alıyordu. Bu hüküm gereği memurlar, uyarma ve kınama cezaları için yargı yoluna gidemezken, bunlardan daha ağır cezalar için (örn. memuriyetten çıkarma) dava açabiliyorlardı. Ancak bazı hallerde, uyarma veya kınama cezası verilirken açık bir usul hatası yapılmışsa, anayasal kısıtlamaya rağmen yargı yoluna gidilmesi durumunda idare mahkemesi bu davalarda da esasa girerek memur lehine kararlar verebiliyordu. (Örn. Ankara 5. İdare Mah. 2006-951 s. Kararı.) Fakat istisnai olarak verilen bu kararların da idare hukukunda tartışmalara sebep olduğunu belirtelim.

Öte yandan referandumda oylanan 13. Madde ile "Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz" hükmü getirilerek, uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili istisna kaldırılmış oldu. Yani bundan sonra kamu çalışanları, en hafif iki disiplin cezası olan uyarma ve kınama cezalarına karşı da dava açabilecekler.

Eski cezaların akıbeti

Peki referandum öncesi verilmiş olan uyarma ve kınama cezalarının akıbeti ne olacak? Yani bu cezalara karşı yargı yolu kapalıyken uyarılmış veya kınanmış memurlar ne yapacak? Normalde 'kanunların geriye yürümezliği' ilkesi gereği, yeni düzenleme eski uyarma ve kınama cezalarına uygulanamayacak. Daha önce aldığı uyarma veya kınama cezası sicil affına uğramış veya silinmiş memurlar için zaten problem yok. Onların dava yoluna gitmelerine gerek yok. Ancak yargı yolu kapalıyken aldığı uyarma veya kınama cezası hâlâ sicilinde bulunan memurlar için önemli bir hak var. Bu cezalara karşı yargı yolu yeni açıldığı için, bu memurlara da idari yargı yoluna başvurma hakkı doğmuş oldu. Yani anayasa değişikliği, pek çok memur için de 'idareyle hesaplaşma' imkânı getirdi.

Burada ifade ettiğimiz görüşümüzün iki dayanağı var. Birincisi, kanunların geriye yürümezliği ilkesinin ceza hukuku açısından bir istisnası olan 'lehe kanunun geriye yürümesi' ilkesidir. Buna göre yeni anayasa hükmü, eski disiplin cezalarına da uygulanabilecektir. Nitekim Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın veya YAŞ kararlarıyla ihraç edilen askeri personelin görevine dönme imkânı da yine aynı ilkeden çıkarılıyor.

Görüşümüzün bir diğer dayanağı ise uyarma ve kınama cezalarına yargı yolu kapalı olduğu dönemde, bu işlemlere karşı 60 günlük dava zamanaşımı süresinin işlememiş olması. Zira bu cezalara karşı sadece disiplin amirine veya disiplin kurullarına itiraz edilebiliyordu. Şimdi ise yargı yolu açıldı ve artık dava zamanaşımı da işlemeye başlayacak. Ancak zamanaşımının işlemesi konusunda görüştüğümüz hukukçulardan farklı görüşler aldık. Bunlar;

Uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolunu açan anayasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 12 Eylül 2010 tarihi itibariyle 60 günlük zamanaşımı başlamıştır. Dolayısıyla daha önce uyarma veya kınama cezası alan memurlar, bu süre zarfında doğrudan idare mahkemesine başvurabilir.

Diğer görüşe göreyse, anayasadaki değişikliğe paralel olarak 657 Sayılı Kanun'un 135. Maddesi de değiştirildikten sonra 60 günlük dava zamanaşımı süreci başlayacaktır. Dolayısıyla bu memurların kanunda yapılacak değişikliği beklemeleri gerekir.

Her iki görüş de tutarlı olmakla birlikte, bana göre riske girmemek adına, 12 Eylül 2010'dan önce uyarma veya kınama cezası almış memurların bu tarihi takip eden 60 gün içinde idare mahkemesine başvurmalarında fayda var. Böylesi daha garanti olacaktır.  (Bugün)

YARGISIZ İNFAZ SONUÇLARI DAHA DA AĞIR
 // gazanfersah@mynet.com
Bu haber çok güzel de, politize olmuş idareciler sadece ceza vermekle kalmayıp; cezanın sonucu olarak mağdurları bazı sosyal ve maddi haklardan da mahrum ettirmişlerdir.Haber de; mağdurların sosyal ve maddi haklarının telafisi ilgili ayrıntının cevabı ile ne yapılması gerektiğini bulamadım.Mesala teşvikten yararlanamıyorlar.Yine de sağolun!...
17 Eylül 2010 09:23
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler