YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mehmet Ali Şahin'den ODTÜ tepkisi
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, ODTÜ'de yaşanan olaylarla ilgili açıklamalarda bulundu.
Mehmet Ali Şahin'den ODTÜ tepkisi
29 Aralık 2012 / 14:28 Güncelleme: 29 Aralık 2012 / 14:40

 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, ODTÜ'de Göktürk-2 uydusunun fırlatılması törenleri sırasında yaşanan olaylara ilişkin, ''Bu yapılanlar Türkiye'de vesayet rejiminden demokrasiye geçişle ilgili tarihi adımlar attığımız şu dönemde hala vesayet özlemi içerisinde olanların son direnişlerinin provasıdır. Ama asla hedeflerine ulaşamayacaklar'' dedi. 
 
Şahin, genel merkez teşkilatınca Pelemir Otel'de düzenlenen teşkilat içi eğitim programında yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği'nin kimi ülkelerinin küresel ekonomik kriz nedeniyle bütçe görüşmelerinde ''memur ve emekli maaşlarının ne kadar düşürüleceği'', ''eğitim ve sağlık harcamalarından ne kadar kesileceği'' ve ''hangi yatırımların erteleneceği'' konularında görüşmeler yaptıklarını söyledi.
 
Sağlıklı bir ekonomide ülkelerin borç alıp borçlanabileceğine işaret eden Şahin, AB'nin Türkiye'ye müzakere sürecinde, Kopenhag siyasi kriterlerini yerine getirme, ülkenin demokrasi ile yönetilme, insan hakları alanında ilerleme ve Masrih ekonomik kriterleri uygulama gibi yaptırımları sunduğunu belirterek, ''Bize bunu söyleyenlerin ülkelerindeki milli gelire oranla borçlarının neler olduğunu biliyoruz'' diye konuştu.
 
Şahin, ekonomik krizin Türkiye'yi de etkilediğine dikkati çekerek, ''Çünkü işleriniz ülkenizde ne kadar iyi giderse gitsin ürettiğiniz malların bir kısmını ihraç etmek durumundasınız. Ve biz ihracatımızın yüzde 60'a yakınını AB ülkelerine yapıyoruz ama orada yaşayan insanların alım gücü düştü. Bizden daha az mal alıyorlar. Bu nedenle alternatif piyasalar peşindeyiz'' ifadesini kullandı.
 
 
''Yüzde 74 borcu, yüzde 36'ya düşürdük''
 
 
AK Parti'nin göreve geldiğinde Türkiye'nin borç oranının yüzde 74 olduğunu, bu oranın şimdi yüzde 36'ya gerilediğine vurgu yapan Şahin, şunları kaydetti:
 
''Dünyadaki ekonomik krize rağmen Türkiye, yakaladığı siyasi istikrarla dünyadaki bütün ekonomik çalkantılara rağmen ekonomik dengeleri yerine oturmuş, alt yapısını tamamlamış, bu rahatlıkla 2013 yılı bütçesini parlamentoya sunmuştur. Biz bütçemizi görüşürken bazı AB ülkeleri gibi 'Eğitimden acaba ne kadar kesinti yapacağızı' konuşmadık. 'Eğitime bir yıl önceye göre 2013 yılında daha ne kadar ilave yapalım' dedik. Yüzde 20,1 artırdık. 68,1 milyar lira en büyük payı eğitime ayırdık.''
 
Şahin, eğitimin Türkiye'nin en önemli meselesi olduğunu vurgulayarak, AK Parti iktidarının tüm illeri üniversiteye kavuşturduğunu anlattı. 
 
Düzce'de 13 prefabrike okulda eğitim yapıldığını hatırlatan Şahin, ''2013 yılında inşallah bu prefabrike okullarımızın yerine modern okulları yapmak durumundayız'' şeklinde konuştu.
 
Türkiye'de tarım desteklerinin 2013 yılında büyük bir hızla devam ettiğini anlatan Şahin, çiftçilere hibe desteği olarak bütçeden toplamda 13,1 milyar lira pay ayrıldığını bildirdi.
 
Şahin, tarıma destek bakımından bütçesinden en fazla pay ayıran ikinci ülkenin Türkiye olduğunu dile getirerek, son yıllarda tarımsal üretimini artırma ve çeşitlendirmede Türkiye'nin dünyada 7'inci, OECD ülkeleri arasında ise ilk sırada olduğunu vurguladı.
 
 
''2013 yılında 79 bin yeni memur alınacak''
 
 
Şahin, 2012 yılında 100 binin üzerinde istihdam sağladıklarına dikkati çekerek, 2013 yılında 79 bin yeni memur ve 47 bin geçici personel alınacağını bildirdi.
 
Devlette istihdam sağlanan insanların adil bir şekilde sınavdan geçerek kamu kurum ve kuruluşlardaki görevlerine atandıklarına işaret eden Şahin, ''Artık torpili, kayırmacılığı ve iltiması ortadan kaldırmış olan bir iktidar partisi var'' dedi. 
 
Muhalefet partisinin asgari ücrete yönelik eleştirilerine değinen Şahin, asgari ücrete yapılan zamların devlette çalışanlara yönelik değil, özel sektöre yönelik olduğunu ifade etti. 
 
''En düşük memur maaşı bin 700 lira civarında. Kamuda çalışan işçilerin ücretleri bundan daha yüksek'' diyen Şahin, ''Eğer özel sektör, 'Biz bunları kaldırabiliriz, asgari ücret yukarıya çıktığında işçi çıkarmayız, işçinin işine son vermeyiz veya kayıtsız işçi çalıştırma yoluna gitmeyiz' diye bize garanti verirlerse biz de ücreti bin 500 lira civarına çıkarırız. Bizim için sorun değil. Çünkü devlette kimseyi asgari ücrette zaten çalıştırmıyoruz. Ama asgari ücreti belirlerken tabi ki özel sektörün durumunu, onların bu ücretleri kaldırıp kaldıramayacağını da görüşmemiz lazım'' ifadesini kullandı.
 
Şahin, asgari ücrete yapılan zammı yeterli görmediklerini dile getirerek, piyasayı düşünmek, piyasanın kaldırabileceği bir rakamı kendilerine tespit ettirmek zorunda olduklarını kaydetti.
 
Kendilerine göre yeterli olmamasına rağmen, piyasanın istihdam konusunda bir sıkıntı yaşamaması, özel sektörün sorun yaşamaması için masadan çıkan asgari ücret zammını resmi kabul edeceklerini anlatarak, özel sektörün bunun dışında bir ücret vermesi halinde o sektörü de kutlayarak takdir etmeleri gerektiğini söyledi.
 
Şahin, 1 milyon 912 bin işçi emeklisini ilgilendiren ''İntibak Yasası''nın 2 Ocak 2013 tarihinde uygulanacağını vurgulayarak, bu kapsamda bütçelerine 2 milyar 450 milyon lira ödenek koyduklarını anlattı. 
 
Bütçenin her yıl artırılması gerektiğine vurgu yapan Şahin, ''Bunu hiçbir iktidar yapamamıştır. 2000 yılından önce emekli olmuş işçi ve emeklilerimizin mağduriyetini AK Parti hükümeti olarak bu şekilde gidermiş oluyoruz'' dedi. 
 
 
ODTÜ'deki olaylar
 
 
ODTÜ'de Göktürk-2 uydusunun fırlatılması törenleri sırasında hem sevindirici hem de üzücü olayların yaşandığını ifade eden Şahin, hedeflerinin ''uyduları kendi merkezlerimizden uzaya gönderebilmek'' olduğunu, buna yönelik çalışmaların devam ettiğini söyledi. 
 
''İnşallah 8-10 yıl içerisinde kendi uydumuzu kendi topraklarımızdan uzaya göndereceğiz'' diyen Şahin, gelecek süreçte 17 yeni uyduyu gökyüzüne gönderme planlarının olduğıunu bununla ilgili çalışmaların devam ettiğini bildirdi.
 
Şahin, Göktürk-2 uydusunun fırlatılması törenleri sırasında ODTÜ'de yapılan protesto eyleminin öğrencilere yakışmadığını dile getirerek, siyasi partilerin bu durumu istismar etmesinden büyük üzüntü duyduklarını kaydetti.
 
''Özellikle ana muhalefet partisinin bu öğrenci olaylarına destek vermesi, bunların arkalarını sıvazlaması üzücü'' ifadesini kullanan Şahin, ''Bunlar bir öğrenci hareketi değildir. Bu yapılanlar Türkiye'de vesayet rejiminden demokrasiye geçişle ilgili tarihi adımlar attığımız şu dönemde hala vesayet özlemi içerisinde olanların son direnişlerinin provasıdır ama asla hedeflerine ulaşamayacaklar'' diye konuştu. 
 
 
''Biri uzaya uydu atar, diğeri de slogan atar''
 
 
Şahin, ''Vesayet özlemcilerinin'' darbeye zemin hazırlamak için hep gençleri kullandığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
 
''12 Mart'ta, 12 Eylül 1980'de gençlerimizi 'sağcı' ve 'solcu' diye gruba ayırdılar. Aynı silahla sabah sağcı genci, akşam da solcu genci vurdular. Şimdi de ellerinde sadece iki silahları kaldı. Birincisi terör örgütü, diğeri de 'Üniversitede acaba gençleri örgütleyip bir hareket başlatabilir, bir kaosa yol açabilir miyiz'dir. Onlara buradan sesleniyorum, 'Köprünün altından çok sular geçti, beyhude çırpınmayın.''
 
Bazı toplantılarda gençlerin, ''Mustafa Kemal'in askerleriyiz'' diye bağırdıklarını belirten Şahin, bunun kendisine İstanbul İmam Hatip Okulu'nda öğretilen ''Atatürk'ten Son Mektup'' şiirini hatırlattığını anlatarak, ''Siz beni hala anlayamadınız/Ve anlamayacaksınız çağlarca da/Hep tutturmuş 'Yıl 1919, Mayıs'ın 19'u' diyorsunuz/Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz/Mustafa Kemal'i anlamak bu değil/Mustafa Kemal ülküsü, sadece söz değil/Kuru söz değil, iş istiyorum sizden anladınız mı /Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı '' dizesini okudu.
 
Şahin, ''İşte biz uzaya Atatürk ismini yazdık. Onlar sadece sıradan askerler. AK Parti ile CHP arasındaki fark biri uzaya uydu atar, diğeri de slogan atar'' dedi.
 
 
AA
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler