YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mazlumdan yana tavır alıyoruz
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, 'Nerede bir acı varsa, nerede bir zulüm varsa orada biz mazlumdan yana tavır alıyoruz' dedi.
Mazlumdan yana tavır alıyoruz
12 Ağustos 2012 / 12:10 Güncelleme: 12 Ağustos 2012 / 12:14

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, ''Komşumuz Suriye'de de büyük acılar yaşanıyor. Halkın yönetime karşı bir direnişi var. Uluslararası camianın daha aktif olması gerekiyor. Önemli olan bu olaylar geliştiğinde hızlı şekilde müdahale etmek ve daha acı sonuçlar olmaması için önlemler almak. Tabii Bosna-Hersek'te maalesef geç müdahale edildiği için o acılar yaşandı, katliamlar yaşandı. Burada da aynı durum devam edip gidiyor'' dedi.

Başbakan Yardımcısı Atalay, Boşnak kökenli Devlet Bakanı Rafet Husoviç'in verdiği iftara katılmak için geldiği Karadağ'da gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Karadağ Devlet Bakanı Husoviç'in verdiği iftara hükümeti temsilen katıldığını ifade eden Atalay, bu tür iftar programlarını çok önemsediklerini bildirdi.

Ramazanda Türkiye'de hem hükümet hem de AK Parti olarak çok aktif bir çalışma yürüttüklerini belirten Atalay, ''Halkımızla bir araya geliyoruz. İhtiyaç sahiplerine yardım ulaştırıyoruz. Şimdi de Balkan coğrafyasında Karadağ'da iftar yaptık'' dedi.

Balkan Savaşlarının 100. yıl dönümünü, içinde bulunulan 2012 yılının sembolize ettiğini ifade eden Bakan Atalay, şöyle konuştu:

''Türkiye'de de bu vesileyle birçok etkinlik yapılıyor. Ayrılığın 100. yıl dönümü. Balkanlar'a geldiğimizde hüzün duyarız, bu bölge hüzünlü bir coğrafyadır. Benim Devlet Bakanlığım dönemimde bu bölgeye yönelik çok aktif çalıştım. TİKA'nın çok genişlediği, güçlendiği bir dönemdi. Balkan coğrafyasına, Balkan ülkelerine elimizi uzattık, tarihi eserlerin restorasyonu ve ihyasında belediyelere yardımlarda çok aktif oldum. Türkiye olarak burada soydaşlarımız var, akrabalarımız var. Müslümanı, Müslüman olmayanı, ırkı fark etmiyor. Balkanlar'da bizim akrabalarımız yaşıyor.

Türkiye kendisini Balkanlar'ın bir parçası olarak görüyor. 100 yıllık ayrılık buluşmaya dönüştü. Bu yüzyılda çok şeyler yaşandı, çok şeyler değişti bu coğrafyada. Değişikler oldu, büyük acılar yaşandı. Ama şimdi yeni devletler kuruldu, özgürlükler daha çok gelişti. Bütün dinler, ırklar bir arada yaşıyor. Türkiye de bu bölgeyle ilişkilerini daha çok artırıyor. Bu bölgede bağımsızlıklarını kazanan ülkeleri ilk tanıyan ülke olduk. Karadağ da bağımsızlığını ilk kazandığında, ilk tanıyan ülkelerden biri olduk. Şu anda da devlet olarak en üst düzeyde ilişkilerimiz sürüyor. Bu bölgede Kosova ile Makedonya ile Arnavutluk ile Bosna-Hersek ve Hırvatistan'la çok yakın bağlarımız ve ilişkilerimiz var.''


-Suriye'deki gelişmeler-


Bosna-Hersek'in 1995 yılında soykırım işlenen Srebrenitsa kentini 26 Temmuz'da ziyaret eden BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un, "Srebrenitsa'da dersimizi aldıktan sonra, uluslararası toplum Suriye'deki katliamların derhal durdurulmasını sağlamalı. Benden sonra BM Genel Sekreteri olacakların 20 yıl sonra Suriye'ye gidip müdahale edilemediği için yaşanan olaylardan özür dilemesini istemem" sözleriyle ilgili görüşünün sorulması üzerine Atalay, Bosna-Hersek'in 1990'lı yıllarda çok acılar yaşadığını hatırlattı.

Beşir Atalay, şu anda da Türkiye'nin komşusu Suriye'de de büyük acılar yaşandığını, halkın yönetime karşı bir direnişi olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

''Ban Ki-mun'un dediği gibi, 'uluslararası camia bu konuda yavaş davranıyor'. Uluslararası camianın daha aktif olması gerekiyor. Her gün yüzlerce insan hayatını kaybediyor, her gün oradaki durum daha kötüye gidiyor. Ama uluslararası camia bu konuda yavaş. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ya da Birleşmiş Milletler genel olarak doğrusu çok ileri adımlar atmıyor. Bu açıdan Ban Ki-mun'a hak veriyorum ben. Önemli olan bu olaylar geliştiğinde hızlı şekilde müdahale etmek ve daha acı sonuçlar olmaması için önlemler almak. Tabii Bosna Hersek'te maalesef geç müdahale edildiği için o acılar yaşandı, katliamlar yaşandı. Burada da aynı durum devam edip gidiyor.''


-''Nerede bir zulüm varsa orada biz mazlumdan yana tavır alıyoruz''-


Atalay, ''Türkiye'nin son yıllarda mazlum milletlerin yanında aktif bir şekilde yer alması, son olarak Myanmar'a yardım elini uzatmasıyla'' ilgili soru üzerine, Türkiye'nin gelişen, büyüyen ve zenginleşen bir ülke olduğunu, imkanlarının arttığını belirtti.

Bu nedenle dünyanın neresinde olursa olsun bir acı olduğunda, orada mahrumiyet içinde kalan insanların Türkiye'den yardım beklediklerini ifade eden Atalay, şöyle konuştu:

''Yani nerede bir acı varsa, nerede bir zulüm varsa orada biz mazlumdan yana tavır alıyoruz. Onlara yardım götürmeye çalışıyoruz. Bu Ramazan ayında Myanmar'da yaşananları hepimiz tekrar zihnimize getirirsek, gerçekten insanlık dışı muameleler yapılıyor orada. Türkiye bu konuda aktif tutum aldı. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yardım kampanyası, Dışişleri Bakanımızın ziyareti bunun göstergesi oldu. Bu dünyaya büyük bir mesajdır. Geçen sene bunun aynısını Somali'de yaptık. Somali'de hayat şu anda iyileşiyor. Bizden sonra başka ellerden de Somali'ye ilgi oldu. Somali'de şu anda daha huzurlu bir hayat var, yani fakirliği birazcık daha yenen bir hayat var. Bu Türkiye'nin büyüklüğü. İnşallah imkanımız daha çok olsun, daha çok paylaşalım.''


-Terör-


''Türkiye'nin mazlum milletlerin yanında yer aldığı bir dönemde, ülkede yaşanan terör olaylarıyla'' ilgili soruyu Atalay şöyle yanıtladı:

''Türkiye'de bildiğiniz gibi 30 yılı aşkın zamandır bir terör yaşanıyor. Türkiye terörle mücadele ediyor. Maalesef bu ay içinde de yine böyle terör olayları oldu. Şehitlerimiz oldu. Güvenlik güçlerimiz kararlı şekilde mücadelesini sürdürüyor. Söyleyeceğim zor bu konuda. Şunu da düşünmek lazım tabii; terör söz konusu olduğunda uluslararası irtibatlarını bir yana koyamayız. Yani terör örgütlerinin uluslararası irtibatları var. Zaten Türkiye'ye dönük terörün uluslararası irtibatı çok bilinen bir şey. Sınırımız dışında gelişen, büyüyen bir terör. Dolayısıyla Türkiye'nin bu kadar büyümesi, açılması bazılarını memnun etmiyor ve 'Türkiye'nin önünde hangi engelleri çıkartabiliriz'in hesapları yapılıyor. Tabii terör bir potansiyeldir, bir imkandır ve bunu kullananlar, buna destek verenler de var. Yani büyüyen bir Türkiye'yi herkes istemiyor.'' AA
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler