YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mayın değil ceset tarlası
Mayın değil ceset tarlası
26 Aralık 2009 08:38
Gündeme bomba gibi düşen açıklamalar yapan Yıldırım Beğler'den bir iddia daha: "Mayın tarlasına 90 kişi gömdük"

 

Güneydoğu'da TSK bünyesinde yıllarca tercümanlık yapan Yıldırım Beğler, Habur sınır kapısındaki 'ölüm tarlalarını' ilk kez açıklayarak Ergenekon savcılarını göreve çağırdı. Özel Kuvvetler tarafından infaz edilen yüzlerce kişinin gömüldüğü yerleri detaylarıyla anlatan Beğler, infaz edileceklerin isimlerin listelenmesine tanıklık ettiğini de kaydetti

 

YÜZLERCE İNFAZ YAPILDI

Yıldırım Beğler, “Yakılma haricinde, iple ya da taş bağlanarak bir yere atılanlar da vardı. Bildiğim bir yerde 100 kişi vardır en azından. Habur sınır kapısının yanında Hezil Çayı var. Burada 47. ve 48. köprüler bulunuyor. İki köprü arasında bulunan bu noktaya infaz edilen yüzlerce kişi, ayağına taş veya ağır bir şey bağlanarak atıldı. A. Astsubay ile Ş. Astsubay yapardı bu işi genelde” dedi. En az 100 cesedin suya atıldığı bu noktayı, o dönemde çektirdiği bir hatıra fotoğrafında gösteren Beğler, “cesetler taş vs. ağırlıklarla atıldığı için birçok insan kalıntısının hâlâ o civarda bulunabileceğine” vurgu yaptı.

ASTSUBAY GECELERİ GÖMERDİ

Yıldırım Beğler'in iddialarına göre bölgede infaz edilenlerin 'gömüldüğü' en büyük alan, halk arasında “mayınlı” olarak bilinen; ama 'temiz' bir bölge: “Burası da yine 48. Köprü'nün 500-1000 metre berisinde, Hezil Çayı ile Aktepe askeri bölgesinin arasında 'Ateşalanı' denilen bir yer. Bu alanı herkes mayınlı bölge zanneder; ama mayın yok normalde. Biz buranın mayınlarını temizledik ve mayınlı bölge süsü verdik. Burada bir dere (Hezil çayının devamı veya bir kolu) var. Bu derenin 20-30 metre üst kısmına da 80-90 kişi gömülmüştür. Adanalı A. Astsubay, geceleri buraya çok kişi gömdü.” Yıldırım Beğler, söz konusu bölgenin krokisini de kabataslak çizdi.

KAPILI ASKERİ BÖLGESİ

Beğler, bunlara ek olarak 2. bölüğün yanındaki “Kapılı” askeri bölgesine de çok sayıda cesedin gömüldüğünü iddia ediyor. 2. bölüğün sağ tarafında bulunan 'Aktepe' ve solundaki 'Kapılı' askeri alanlarını kapsayan bölgeyi genel olarak MAK'ın kullandığını ifade eden Beğler, “PKK'lı olsun, işadamı olsun, kim işkence edilip infaz edilirse bu alana gömülüyordu. MAK'ın özel alanıydı burası” diyor. TSK eski tercümanı Beğler, Silopi çevresindeki zift tankerlerinin içine cesetlerin atıldığına da şahitlik ettiğini savunuyor. Beğler cinayetlerin failleri olarak K. Astsubay, C. Uzman Çavuş, Y. Uzman Çavuş, korucu İ.T., S.T., S.D. ve K.S. isimlerini veriyor.

 

Kayıp iki işadamının cesetleri bulunabilir

İnfaz edileceklerin bazılarının isimlerinin 'yukarıdan' geldiğini, bazılarının da E.A. ve Ergenekon tutuklusu L.G. tarafından yazıldığını savunan Beğler, bu noktada kamuoyunda çokça gündeme gelen kayıp iki kurbanın akıbetine açıklık getiriyor: “Mesela Halil Birlik ile Mehmet Bilgiç isminde iki Silopili işadamı vardı. Bunları Mete (L.G.) kendisi yaptı (İnfaz listesine ekledi). Listemiz bilgisayarla yazılmıştı. (Listenin yer aldığı kara kaplı ajandanın önünde çekilmiş fotoğrafını da gösteriyor). Bu iki adama PKK'ya yardım ve yataklık yapmaktan infaz kararı verildi. Onları 48. kapıdan aldım arabamla...” Halil Birlik ve Mehmet Bilgiç'i L.G.'ye teslim ettiğini anlattıktan sonra şöyle devam ediyor Yıldırım Beğler: “Sorguladılar, ondan sonra A. Astsubay ile Ş. Başçavuş - bölüğün içinden Aktepe Ateşalan'a giden toprak bir yol vardı - oraya götürüp bu iki işadamını oraya gömdüler. Bunu da ilk kez size söylüyorum. Halil Birlik ile Mehmet Bilgiç, Adanalı A. Astsubay ile Ş. Başçavuş tarafından Ateşalan'da gömüldü. Orası araştırılırsa bulunur; çünkü alan dar orada.”

 

Ergenekon savcılarına konuşmaya hazırım

Bölgede şahit olduğu kanunsuzlukları Şırnak'ta savcıya da anlattığını ancak “Sus sus, bunlar ortalığı karıştırır!”cevabını aldığını belirten Beğler ”Ergenekon savcıları ifade vermeye hazırım ama infaz listesindeyim Türkiye'ye gidemem” dedi

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler