YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Masamın üzerindeki iki el bombası süs eşyasıdır"
"Masamın üzerindeki iki el bombası süs eşyasıdır"
"Masamın üzerindeki iki el bombası süs eşyasıdır"
24 Ekim 2008 / 09:06 Güncelleme: 24 Ekim 2008 / 00:00

Ergenekon davasının ilk gününde yaşanan izdiham, alınan önlemler sayesinde dünkü duruşmada tekrar etmedi.


Salonun yetersizliğinden şikayet eden sanık avukatlarının talepleri ise duruşmaya damgasını vurdu Laptop'lara 'Q' klavye yerine 'F' klavye isteyen avukatlar, salona 'web cam'lı bilgisayar ve cep telefonu getirmek için hakimden talepte bulundu. Bir avukat daha da ileri giderek “Duruşma canlı yayınlansın” dedi


Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Cumhuriyet gazetesi imtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk ile İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu'nun da aralarında bulunduğu 46'sı tutuklu 86 sanığın yargılandığı Ergenekon davasının ikinci duruşması dün yapıldı. İlk günkü izdiham alınan önlemler sayesinde tekrarlanmadı. Duruma ortamından şikayet eden sanık ve avukatları, bilgisayarların 'Q' klavye olduğunu belirterek 'F' klavye ve 'wap cam'lı laptop istedi.


HAKİM BOŞ KALAN KOLTUKLARA TUTUKSUZ SANIKLARI ALDI


13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Köksal Şengün ve üyeler Hasan Hüseyin Özefe ve Sedat Sami Haşıloğlu Silivri Cezaevi Adliyesi salonunda görülen duruşmayı saat 09:30'da başlattı. Duruşmaya tutuklu sanıklar, avukatları ve ziyaretçiler katıldı. Salonda anıkların sağ ve sol taraflarına avukatları, arka tarafına ise müdahil avukatları ile sanık yakınları ayrı bölmelere oturtuldu. İlk duruşmada yaşanan izdiham nedeniyle alınan önlemler sayesinde 20 koltuk boş kaldı. Bunun üzerine hakim, bazı tutuksuz sanık ve avukatlarının da salona aldı.


DURUŞMADA 'F' KLAVYE KRİZİ!


Oturumda söz alan bazı sanık avukatları da görüntülü (web cam) diz üstü bilgisayarlarının duruşma salonunda kullanmak istediklerini ifade ederek, görüntülü olmayan bilgisayarlara belgeleri yüklemenin çok zor olduğunu, rahat çalışmaları için görüntülü olan kendi bilgisayarlarının duruşma salonuna alınmasını talep ettiler. Tutuklu sanık Vedat Yenerer'ın avukatı Vural Ergül de duruşma salonundaki bilgisayarlarda bulunan iddianamenin word formatında olmasını ve "F" klavye konulmasını istedi.


TUTUKLU VE TUTUKSUZ SANIKLAE BERABER YARGILANACAK


Kerinçsiz'in avukatları Kadir Kartal ve Tolga Akalın mahkeme başkanının sözünü keserek taleplerini sıralamaya başladılar. Akalın duruşmanın TRT'den canlı yayınlanmasını istedi. Kartal da aynı öneriyi tekrarladı. Diğer bazı sanık avukatları da cep telefoları, laptop, masa gibi bazı taleplerde bulundular. Mahkeme duruşmaya saat 13:00' kadar ara verdi. Aradan sonra toplanan mahkeme tutuklu ve tutuksuz sanıkların birarada yargılanmasına karar vererek duruşmayı pazartesiye erteledi.


GÖRÜM SALONDAN ÇIKARILDI


Mahkeme Başkanı ara kararı okurken Hüseyin Görüm, ayağa kalkıp 'Herkes dinlesin. Herşeyi anlatayım. 9 - 10 aydır susturdunuz bizi' diye bağırdı. Mahkeme Başkanı, 'Yerine otur. Bağırıp çağırmakla olmaz' dedi. Öğleden sonraki duruşmada da bağıran Görüm, salondan çıkarıldı.


SANIK VEKİLLERİ İDDİANAMENİN OKUNMASINI İSTEDİ


Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde başta Gazi Güder Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz, Orhan Tunç, Emin Gürses'in avukatları olmak üzere bir çok sanık vekili iddianamenin okunmasını talep etti. Bazı sanıklar ise iddianamenin okunmasının bir aydan fazla süreceğini belirterek tahliyelerini talep ettiler. Sanıklardan Muammer Karabulut ise söz alarak iddianamenin Lozan Barış Antlaşması'nın sınırlarının ihlaline aykırı olduğu ileri sürerek 'Diğerleri tahliyelerini istiyorsa ben tutukluluğumun devamını istiyorum' dedi. Görüşü sorulan Savcı Pekgüzel iddianamenin okunması konusunda takdiri mahkemeye bırakırken tahliye taleplerinin reddini istedi.


PERİNÇEK'İN TALEBİNE RET


Duruşmanın öğleden önceki oturumunda talepleri değerlendirmek için ara veren mahkeme heyeti DTP, İnsan Haklar Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, Diyarbakır Barosu gibi dernekler ile Akın Birdal, Osman Baydemir, Pervin Buldan'ın müdahil olma talebini savcı Mehmet Alipekgüzel'in görüşü doğrultusunda reddederken Cumhuriyet'in talebini kabul etti. Savcı, Ergenekon sanıklarının kişisel bilgilerini kaydettiği ve konuyla ilgili ayrı bir dava açıldığı için adli tıp uzmanı Şebnem Korur Fincan'nın müdahilik talebinin ise kabul edilmesini istedi. Mahkeme de bu yönde karar verdi. Mahkeme, Anayasa Mahkemesi tarafından yargılanması gerektiğini ileri sü-rerek dosyasının ayrılmasını isteyen Doğu Perinçek'in gönderilmesi talebini de reddetti.


BOMBALAR SÜS ÇIKTI!


Ergenekon tutuklusu Muzaffer Tekin, duruşmanın öğleden sonraki bölümünde söz alarak Danıştay saldırısı sonrasında gözaltına alındığı sırada, masasının üzerinde bulunan iki adet el bombasının, 1985 yılından beri masasının üzerinde süs eşyası olarak durduğunu iddia etti. Tekin şöyle konuştu: “Danıştay saldırısı sonrasında gözaltına alındığımda masamın üzerinde iki adet el bombası vardı. Bunlar 1985'te emekli olduğum tarihten itibaren masamın üzerinde duran iki adet el bombasıdır. Bomba denilen şey süs eşyasıdır.”


"DEVLET BU DİNLER"


Zekeriye Öztürk'ün avukatı Yaşar Ağsu ile Mahkeme Başkanı Köksal Şengün arasında geçen diyalog, salonda gülüşmelere neden oldu. Ağsu, Şengün'e “Sanık avukatlarından Sertaç Giray'ın gözaltına alınmasından sonra hepimizin telefonlarının dinlendiği, takip edildiği izlenimi oluştu. Çok rahatsız ve huzursuzuz. Sizden ricam devlet bizi dinlemesin” dedi. Şengün bu talebe, 'Devletin mahkeme başkanlarını takip etmediğini nereden biliyorsunuz? Devlet bu dinler' karşılığını verdi.


"BAĞIRMAKLA BU İŞ HALLOLMAZ"


Mahkeme duruşmanın öğleden önceki bölümünde avukat ve sanıkların talebini görüşmek üzere 10 dakika ara verdi. Arada verilen kararları okuyan başkana müdahil taleplerin reddine karar verildiğini öğrenen avukatlar itiraz etti. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, 'Bitsin bu ara karar ondan sonra sizin taleplerinize de bakarız. Bağırmakla bu iş hallolmaz' dedi.


HAKİMDEN KUKUK DERSİ


Savunma avukatı Kadir Kartal, 'Tuncay Güney, kim bu adam? CIA mı MOSSAD ajanı mı? Niye bu adam burda değil? Özür diliyorum ama hukuka tecavüz edilmiş' diye söyleyince Şengör'den azar işitti. Mahkeme Başkanı 'Avukat bey hukukun kutsallığının ne olduğunu ben de bilirim sizin kadar. Bu mahkeme savunmaya en az sizin kadar saygı duyar' diye konuştu.


BURASI STAD DEĞİL


Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde ise Sevgi Erenerol'un avukatıyla mahkeme başkanı arasında ufak bir tartışma yaşandı. Avukatın sözlerinin salonda alkışlanması üzerine Köksal Şengün, “Burası futbol sahası değil, alkış yeri değil. Bunun bir daha tekrarı olmasın lütfen' dedi.


Yeni Şafak


 


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler