YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Mahmud Abbas'ın başkanlık süresinin uzatılması Mısır-Abbas-İsrail ortak hesabı"
"Mahmud Abbas'ın başkanlık süresinin uzatılması Mısır-Abbas-İsrail ortak hesabı"
"Mahmud Abbas'ın başkanlık süresinin uzatılması Mısır-Abbas-İsrail ortak hesabı"
31 Aralık 2008 / 20:26 Güncelleme: 31 Aralık 2008 / 00:00

İsrail'in Gazze'de ortaya koyduğu katliamın beşinci gününde, yetkililer saldırıların süreceğini duyurdu. Fransa'nın ateşkes teklifini redden İsrail, hedef ayırt etmeksizin Gazze'ye bomba yağdırıyor. Gazze'deki katliamın bilançosu ise ağır: 400'ün üzerinde kişi hayatını kaybetti.


Vakit Gazetesi yazarı Ahmet Varol ve Zaman Gazetesi'nden Fikret Ertan, İsrail'in Filistin'e yaptığı korkunç saldırıyla ilgili Kanalahaber.com'a iddialı açıklamalarda bulundu.


• İsrail’in Gazze katliamı ile ulaşmak istediği hedef nedir? Hamas’ın attığı roketler İsrail saldırılarının gerekçesi sayılabilir mi?


                                                           Ahmet Varol    


Her şeyden önce Hamas’ın attığı roketler konusuna açıklık getirmek gerekiyor. Çünkü başta Türkiye olmak üzere dünya kamuoyunda İsrail saldırılarına meşruluk kazandırmak için bu mazereti öne sürüyor. Adeta Filistinliler suçlu, İsrail ise haklı şeklinde gösterilmeye çalışılıyor. “Hamas ateşkesin uzamasını istemiyor” şeklindeki önerme yanlıştır. Hamas’ın karşı çıktığı ateşkesin tekrarı veya uzatması değil, teslimiyetçiliktir. Çünkü İsrail Hamas’tan tek taraflı bir ateşkes yani teslimiyet istiyordu. İsrail’in saldırılarına engel olmayacak bir ateşkes istiyordu Hamas’tan. Hamas’ın reddettiği de buydu. Yani teslimiyeti reddetmişti, ateşkesi değil. Hamas Gazze üzerindeki ambargonun kaldırılmasını istiyordu. Ne yazık ki Mısır’ın ihaneti ve Abbas’ın da Mısırla birlikte hareket etmesinden İsrail cüretlendi. Ateşkes imzalandıktan sonra ilk saldırıyı başlatan Filistin tarafı değil, 5 Filistinli’yi şehit eden İsrail’dir. Hamas ise bu saldırılara roketlerle cevap vermiştir.


• İsrail, Gazze saldırısıyla Hizbullah yenilgisini telafi etmeye mi çalışıyor?


İsrail, Güney Lübnan’da Hizbullah’a yenildikten sonra dünyada tartışılan bir konu gündeme geldi. İsrail’in yenilmez bir güç olmadığı ispat edildi. Gerçi 2005 yılında Gazze’den geri çekilmesi de bir yenilgi idi. 2000 yılında Lübnan’dan çekilmek zorunda kalması da bir yenilgidir. 1968 Kerame Savaşı da bir yenilgidir. Ama bu yenilgiler dünya kamuoyu önünde pek konuşulmadı. İsrail’in bu geri çekilmeleri sanki kendi kararıymış gibi yansıtıldı. Kerame savaşından ise dünya kamuoyunun hiç haberi olmadı. Ama 2006 savaşında Lübnan’da Hizbullah karşısında ciddi bir yenilgi alınca bütün dünyada bu mağlubiyet konuşuldu. Böyle İsrail askeri prestij yönünden büyük bir kayba uğradı. Bu yenilgisini telafi etmek için Gazze’ye bir saldırı planı hazırlığına girdi. İsrail bu son saldırısını 6 ay önceden planlamıştı. Fakat İsrail direk karadan girme durumunda Lübnan’daki hezimetle karşılaşabileceğini biliyordu. Bunun için hava saldırısına ağırlık verdi. Sivil kayıpların sayısını arttırmak için saldırı için çocukların okuldan çıkış saatini seçmiştir. Daha önceki hava saldırılarında hep sabaha doğru harekete geçiyordu. İsrail’in gün ortasında hava saldırısı yapması alışılmış bir şey değildir. İlk gün belirlenen az bir kısmı güvenlik noktaları idi. Çoğunluğu ise okulların bulunduğu noktalardı. İlk gün ölenlerin büyük çoğunluğunu okul çağındaki çocuklar ve başlarında bulunan anneler oluşturmaktadır. Bu kitlesel katliamlarla Filistin halkı üzerinde psikolojik tahribat yapmak ve İsrail’in önüne geçilemez bir saldırı gücüne sahip olduğu imajını tazelemek istemektedir. Bu konuda İsrail’in ciddi bir mesafe aldığı da görülüyor. İsrail sürekli saldırıyor, yeni katliamlar yapıyor, ama kimse kalkıp da “Yeter bu yaptığın bir soykırımdır” demiyor.


• İsrail’in yaptığı bu katliamlar Filistin’de Hamas’ın daha fazla taraftar bulmasına, güçlenmesine sebep olmuyor mu?


İsrail burada bir artı-eksi hesabı yapıyor. Hamas’ın güçlenmesi İsrail için bir eksidir. Askeri prestijini kurtarması ise bir artıdır. Tehdit gücünü kurtarma ve masaya oturulduğunda dayatma gücünü daha etkin hale getirmek için bu metoda başvuruyor.


• İsrail’in olası karadan harekatına Hamas direniş gösterebilecek mi?


Şu aşamada İsrail’in kara harekatını pek muhtemel görmüyorum. Hava saldırılarına karşılık vermek için Filistin’in elinde herhangi teknolojik bir imkan yok. Kara harekatına yapılan hazırlığı İsrail bir tehdit unsuru olarak kullanıyor. Hava saldırılarıyla yıpratma ve özellikle Gazze’yi her açıdan ateş çemberine alma planı var. Mısır, Refah sınır kapısını açtık diyor ama Gazze’den kaçmak için o kapıyı kullananları da İsrail vuruyor. Bu ateş çemberinin oluşturulmasında Mısır da İsrail’in yanında bir cephedir.


• Mahmud Abbas, başkanlık süresini uzatmak için İsrail ile işbirliği yapıyor mu?


Elbette. Bunun gizli bir tarafı yok. Bu konuda bir işbirliğinin olduğunu İsrail gazeteleri de itiraf etti. Bu başkanlık süresinin uzatılması planı Mısır-Abbas-İsrail üçlüsünün ortak hesabıdır.


• İsrail saldırılarından Mısır ve Abbas yönetimi nasıl etkilenir?


Mısır halkının yeniden bir “el-kifaye” demesiyle yönetim değişikliği mümkün olabilir. Ama şu an böyle bir ihtimal görünmüyor. Mısır yönetimi Arap dünyasında çok büyük bir imaj kaybına uğradı. Yemen’de Mısır Büyükelçiliği basıldı. Beyrut’ta Mısır Büyükelçiliğinin önünde büyük bir gösteri oldu. Arap dünyasının her tarafında Mısır’a tepki artarak devam ediyor. Arap toplumlarının hepsi Mısır’ın ihanet içerisinde olduğunu biliyor.


• Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Ebul Geyt’in Başbakan Erdoğan’la görüşmesinin anlamı nedir?


Mısır Dışişleri Bakanı Filistin için bir şey yapıyor görünümü vermek amacıyla Türkiye’ye geldi. Bu bir imaj kurtarma operasyonudur. Perde önünde Filistin için yardım (!) girişiminde bulunurken, perde arkasında ise İsrail ile işbirliğini sürdürüyor Mısır.


• İsrail saldırıları karşısında İslam dünyası somut olarak neler yapmalı? Özelde Türkiye’ye düşen görev nedir?


Bugün Gazze’ye ateş yağdıran İsrail uçaklarının pilotları Konya semasında eğitim görüyorlar. Türkiye’nin bu ayıbı örtmesi lazım. İsrail ile bütün askeri ilişkilerini kesmesi lazım.


• “Mağdur olan Filistin halkının acısını paylaşıyoruz ama devlet olarak menfaatlerimiz neyi gerektiriyorsa onu yaparız” şeklindeki söylemi nasıl buluyorsunuz?


Bu makyavelist bir yaklaşımdır. Makyavelist devlet felsefesine göre devletin menfaati neredeyse devlet de oradadır. İcabında bu menfaat binlerce insanın katline sebep olabilir. Devlet olarak menfaatinin gerektirdiği yer insani olarak Filistin halkının mağdur edildiği bir yer ise hangisini seçeceksin? Devleti mi seçeceksin yoksa insani olanı mı? Devleti seçiyorsan insani olanı iptal ediyorsun. Yani hem acıları paylaşmak hem de devlet menfaatlerini merkeze almak mümkün olmuyor. 



                                                              Fikret Ertan


• İsrail’in Gazze katliamı ile ulaşmak istediği hedef nedir? Hamas’ın attığı roketler İsrail saldırılarının gerekçesi sayılabilir mi?


İsrail’in son operasyonuyla amaçladığı ana hedef Hamas’ı çökertmek. Kadrolarını yok etmek. Silah altyapısını da imha etmektir. Özelde de Gazze’den yapılan roket atışlarını sona erdirmektir. Operasyonun bahanesi olarak gösterilen roket atışları bu kapsamda bir harekatın gerekçesi olamaz. Maalesef roket bahanesi Birleşmiş Milletler tarafından da kabul görülüyor. İsrail’in bu bahanesine karşı Hamas’ın aylardır süren ambargoya karşı roket atması daha haklı bir gerekçe olarak görülebilir.


• Mahmud Abbas, başkanlık süresini uzatmak için İsrail ile işbirliği yapıyor mu?


Böyle bir şeye inanmıyorum. Sadece Mahmud Abbas’ın değil, hiçbir Filistinli’nin böyle bir konuda İsrail ile sırf kendi siyasi iktidarını uzatmak için bir görüşme yapacağına inanmıyorum.


• İsrail’in kuruluşundan bu yana sürdürdüğü bu işgal ve katliamları durdurmak için İslam dünyası somut olarak neler yapmalı? Özelde Türkiye’ye düşen görev nedir?


Somut olarak yapılabilecek fazla bir şey yok. İsrail ve Hamas’ı ateşkese zorlamak gerekiyor. İsrail kolay kolay zorlanacak bir ülke değil. Hamas da roket atışlarına devam ettiği için o da zorlanacak bir konumda değil. Roket atışı kesildiği vakit yeni bir ateşkes anlaşması imzalanabilir. Ama bu sefer yapılacak anlaşmanın muhakkak yazılı hale getirilmesi lazım. Anlaşmayı denetleyecek, taraflara söz geçirebilecek Birleşmiş Milletler’den bir heyet hakem olmalı. Böyle bir mekanizma oluşturulursa bugün yaşanan kan ve acı diner. Aksi halde sürüp-gider.


• Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Ebul Geyt’in Başbakan Erdoğan’la görüşmesinin anlamı nedir?


Gazze ile sınırı olmasından dolayı Filistinlilere yardım edebilecek en önemli ülke Mısır. Bölgenin iki güçlü ülkesi bir araya gelerek ne yapılabileceğine dair konuşmuşlardır. Mısır’ın bu işe daha hazırlıklı olması gerekiyordu. İsrail, Gazze’den çekildiği zaman Mısır’ın Gazze’de yatırımlarda bulunması gerekiyordu.


• Başbakan’ın Ortadoğu’ya yapacağı gezi bir sonuç verir mi?


Çok önemli bir sonuç alınacağını zannetmiyorum. Akan kanın, gözyaşının dinmesi için gerekiyorsa taraflar taviz vermek zorundadırlar. Eğer Hamas halkının geleceğini düşünüyorsa kendisine acı da gelse, kabul edilemeyecek bir pozisyonda da olsa en azından bu roket atışlarını kesip İsrail ile bir ateşkes anlaşması yaparak biraz daha sükunet sağlamalıdır. Aksi halde çok kan dökülecektir.


Mehmet Toprak/ Kanalahaber.com


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler