YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Mahkemeyi, asıl Yargıtay'ın açıklaması etkiler"
"Mahkemeyi, asıl Yargıtay'ın açıklaması etkiler"
"Mahkemeyi, asıl Yargıtay'ın açıklaması etkiler"
22 Mayıs 2008 / 21:29 Güncelleme: 23 Mayıs 2008 / 00:00


Yargıtay’la Hükümet arasında yaşanan bildiri restleşmesi bugün de bir numaralı gündem maddesi. Muhalefet gelinen noktadan hükümeti sorumlu tutarken en çarpıcı yorumlardan biride İstanbul Barosu Eski Başkanı Yücel Sayman’dan geldi. Kanal a’da yayınlanan ‘Gün Ortası’ programına telefonla konuk olan Sayman, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildirisini hukukçuların nasıl yorumladığını anlattı.


"Yargıtay’ın açıklaması sizce hukuki işleyişe uygun mu, doğal buluyor musunuz daha öncede bu tip açıklamalar Başkanlar Kurulu tarafından yapıldı mı?" sorusuna Sayman şöyle cevap verdi:


"Bu gün Bakanların yaptığı bir açıklama var kimi basın AK Parti'ye mal ediyor bunu, Başkanlar Kurulu'nun yaptığı açıklamayı böyle bir görev ve yetkileri olmadığı gerekçesiyle demokratik ve hukuki meşruiyetten yoksun sayıyor bu görüşe katılmıyorum. Çünkü; insanlara kurul ya da Yargıç görüşlerini açıklamak için yetki verilmez. Görev ve yetki içinde bakmak hiyerarşik bir bakış tarzı. Haklarıdır kendi görüşlerini buyurabilirler özellikle kendilerini ilgilendiriyorsa. Demokratik midir demokratik meşruiyeti vardır ama demokratik değildir. Yargıçların da ve savcıların kendi sendikaları, dernekleri, birlikleri yok bir tek YARSAV var. Ama onu da bastırmak için hükümette elinden geleni yapıyor. Yani sanki yasal değilmiş gibi. Asıl demokratik olması gereken eğer yargıyı ilgilendiren bir konu varsa özellikle bunu çeşitli yargıç sendikası, savcı sendikası birliklerinin kendi üyeleriyle tartışarak kamuoyunu aydınlatmalıdırlar. Bu açıdan demokratik bulmuyorum ama yasalara aykırı ya da hukuka aykırı da görmüyorum böyle bir hakları var".


"Hükümetin Yargıtay’a karışlık Başkanlar Kurulu'nun yaptığı açıklamayla alakalı tepkisini belirtmesinden sonra ikinci bir açıklama gelecek gibi görünüyor karşılıklı bir atışmaya mı giriliyor siz ne dersiniz?" sorusuna ise Sayman:


"Mevcut olan bir siyasi gerilimde dışardan algılanması o siyasi gerilimi artırıcı bir işlev gördüğünü söylemek mümkün; çünkü hiç içeriğini irdelemeden herkes kendi siyasi anlayışına göre mutlak olarak kabul ediyor ya da reddediyor".


"İçerik bakımından Cumhuriyet Başsavcısının kapatma davasına ilişkin iddianamesine getirilen zaman zaman sert eleştirilerin yargıyı etkilemeye yönelik olduğunun söylenmesi. En tehlikeli anlayışlardan birisi bu. Bir iddianame ile ilgili olarak ya da bir ilk derece mahkemesinin aldığı kararla ilgili olarak görüş beyan edilmesi yargıçları ve yargıyı etkilemek olarak vasıflandırılır ve bunlar hakkında dava açılır, açılmış davalar var. Bu yanlış bir anlayış yargıyı ya da yargıçları etkilemek bunun bir tek anlamı var o da yargıçların kendi özgür düşünceleri iradeleri dışında bir düşünce oluşturarak istemedikleri aslında uygun görmedikleri düşünceleri belirli etkenlerle, hukuka aykırı yollarla istemedikleri bir karar vermeleri demektir. Bir iddianameyi eleştirmek bu demek değildir bu bir zenginliktir. Yani bu yargıyı etkilemek olarak algılanamaz. Yargıtay da Başkanlar Kuruluda bunu böyle değerlendirerek aslında yanlış bir hukuki değerlendirme yapıyor. Aslında bu yargıyı etkilemek amacıyla açılan davalarda bizim yargı sistemimiz açısından baktığımızda bir anlamda bir baskı yaratmış oluyor ilk derece mahkemeler açısından. Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bu açıklaması ilk derece mahkemesini aksi bir görüşteyse vereceğim karar Yargıtay’da bozulma tehlikesi vardır diye üstelik bu sicilini de etkileyecektir diye aslında düşüncesinin aksine bir karar vermesine yol açmış oluyor".


"AB’liğine sunulan Yargı Reformu strateji taslağı demokratik olanı bunun Yargıçlar hukuk çevreleri arasında tartışıldıktan sonra sunulsaydı demokratik bir yol izlenmiş olurdu. Böyle bir yol izlenmeden sunulmuş olması yasal olarak bir engel yok bu yabancılardan taraftar aramak olarak yorumlanamaz".

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler