YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mahkemede 'Avcı' gerginliği
'Devrimci Karargah Örgütü' davasında savunma yapan sanıklar, Hanefi Avcı'ya tepki gösterdi.
Mahkemede 'Avcı' gerginliği
11 Ağustos 2011 / 21:43 Güncelleme: 11 Ağustos 2011 / 21:47

''Devrimci Karargah Örgütü'' davasında savunma yapan tutuklu sanıklardan Fatih Aydın, ''Devletin bir işkenceciyi önümüze atması provokasyon amaçlıdır. İşkenceci polis şefinin dosyasının bu davadan ayrılmasını istiyorum'' dedi.

İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuklu sanık Hanefi Avcı'nın en arkadaki sırada diğer sanıklardan ayrı oturduğu ve başında iki jandarma görevlisinin beklediği görüldü.

Sanık ve avukatlarının savunmalarının sesli ve görüntülü olarak kaydedildiği duruşmada savunmasını yapan Fatih Aydın, eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı ile aynı davada yargılanmak istemediğini belirterek, ''Devletin bir işkenceciyi önümüze atması provokasyon amaçlıdır. Devrimciler olarak devletin bu provokasyonuna gelmeyeceğiz. İşkenceci polis şefinin dosyasının bu davadan ayrılmasını istiyorum. Aksi halde çıkacak olaylardan mahkemeniz ve devlet sorumludur'' dedi.

Fatih Aydın, iddianamedeki suçlamalara ilişkin savunma yapmayacağını da ifade etti.

Aydın'ın ardından söz alan Hanefi Avcı'nın avukatı Refik Ali Uçarcı, Fatih Aydın'ın, müvekkiliyle ilgili değerlendirme yaparken 'bu davadan tefrik edilmesi, edilmediği takdirde sonuçlarına katlanılması gerektiğini' söylediğini kaydederek, bu tür değerlendirmelerin mahkeme ortamında yapılmaması için gerekli duyarlılığın gösterilmesini talep etti.


-''KARŞI DEVRİMCİ HANEFİ AVCI''-

 

Duruşmada söz alan tutuklu sanık Cemal Bozkurt da Hanefi Avcı'nın bir ''karşı devrimci'' olduğunu savunarak, şöyle konuştu:

''Devlet, Hanefi Avcı'yı Devrimci Karargah duruşmasına sokarak kozunu oynadı. Hanefi Avcı, devrimcileri zindanlara sokan aktörlerden birisidir. Bir işkencecinin bu dosyada devrimcilerle özdeşleşmiş gibi sunulması devrimcilere ağır bir hakarettir. İddianamede şeytanlarla melekleri, katilleri özdeşleştiriyorlar. Eğer özdeş isek neden Hanefi Avcı'nın etrafında jandarma bariyeri örüyorsunuz  Onu mu bizden, yoksa bizi mi ondan koruyorsunuz  Eğer özdeş değilsek onun bu dosyada ne işi var ''

Mahkeme Başkanı Eşref Aksu'nun ''İddianamedeki suçlamalara ilişkin açıklama yapacak mısınız '' sorusuna Bozkurt, ''Bizi bir işkenceci ile aynı dosyada yargılıyorsunuz diyorum, siz bana bu soruyu soruyorsunuz. Bu bana bir hakarettir'' diye tepki gösterdi. Aksu'nun ayağa kalkması konusunda uyardığı Cemal Bozkurt, ''Kalkmıyorum, ne diyorsanız deyin'' ifadesini kullandı.

Tutuklu sanıklardan Özgür Dinçer de Hanefi Avcı meselesinden dolayı duruşma salonunda bulunmaktan utanç duyduğunu, tek başına bu davada yargılansa bundan rahatsız olmayacağını kaydederek, ''Katil ve faşist bir polis şefi ile aynı ortamda bulunmaktan çok rahatsızlık duyuyorum. Savunmamı hazırlamıştım ama bu şartlarda yapmayacağım'' diye konuştu.

Duruşmada, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve bu davayla birleştirilen dava dosyasının, aralarında Hanefi Avcı'nın da olduğu 22 sanığının savunmasının alınmasına geçildi.

İlk olarak savunması alınan tutuklu sanıklardan Osman Baha Okar, yayınevinde çalıştığının bilindiğini ve solcu olmasının soruşturmaya dahil edilme gerekçesi olduğunu öne sürdü.

Okar, ''dergi'' ve ''toplantı'' sözcükleri geçen telefon konuşmalarının suç unsuru olarak görüldüğünü ve telefon kayıtlarının, iddiaların aksine suçlu olmadığını ortaya koyduğunu ileri sürdü.

Asılsız suçlamalar sonucu 11 aydır tutuklu olduğunu ve sol içerikli bir dergide çalıştığı için hakkında delil uydurulduğunu iddia eden Okar, iddianameyi hazırlayan savcının lehine olabilecek delilleri araştırma zahmetine girmediğini ve bunun görevi kötüye kullanma suçu oluşturduğunu savundu.

Okar'ın avukatı da ''Bu iddianame roman yazma yeteneği iddianame yazma yeteneğinden gelişkin bir savcı tarafından yazılmıştır'' ifadesini kullandı.

Tutuklu sanıklardan Semih Aydın da davada suçlanmasının sebebinin Muammer Adıyaman'ın emniyetteki ifadeleri olduğunu belirterek, Devrimci Karargah örgütüyle hiçbir ilgisi bulunmadığını öne sürdü.

Kendisini bu örgüt üyeliğiyle suçlayanların bunu kanıtlaması gerektiğini kaydeden Aydın, Devrimci Karargah örgütünü ilk kez Bostancı çatışmasında öğrendiğini söyledi.

Sanık Hakan Soytemiz de iddianamede ilişkisi olduğu belirtilen Ulaş Erdoğan ve Serdar Kaya'yı tanımadığını belirterek, ''Bu kişilerle görüştü'' iddiasının yer aldığı tarihte Tekirdağ Cezaevinde bulunduğunu kaydetti.

Ulaş Erdoğan da Mahkeme Başkanı Eşref Aksu'nun ''Hakan Soytemiz'i tanıyıp tanımadığını'' sorması üzerine, Soytemiz'i daha önce hiç görmediğini, ilk defa soruşturma kapsamında adliyede tanıdığını ve emniyette de kimseyi teşhis etmediğini söyledi.


-''GÖRÜŞLERİNE KATILMADIĞIM BİR SİYASİ ÖRGÜTTE OLMAKLA YARGILANIYORUM''-


Tutuklu sanıklardan Oğuzhan Kayserilioğlu da siyasetle uğraşan sosyalist bir kişi olduğunu, kendisine göre görüşleri bulunduğunu ve sosyalist camiada tanındığını ifade ederek, ''Görüşlerine katılmadığım hatta yanlış bulduğum bir siyasi örgütün içinde olmakla yargılanıyorum. Bu örgütün görüşlerine katılmıyorum. Silahı ön plana çıkararak siyaset yapılmasını yanlış buluyorum. Devrimci Karargah'ın ideolojik zemini benim görüşümle çok ayrı bir zemindedir. Yaptığım şeyler meşru, haklı ve insanlığa hizmet olduğunu düşündüğüm şeylerdir. Sırf bu yüzden de Devrimci Karargahçı olmam'' dedi.

Türkiye'de sosyalist mücadelenin açık ve meşru zeminde yapılması durumunda anlamlı olacağını ifade eden Kayserilioğlu, ''Sosyalist biri olarak sosyalist bir parti kurmak istiyorum. Toplumsal Özgürlük Partisi kurma çalışmalarımız vardı. Eğer bırakılırsam bir hafta dinlenir, tekrar bu faaliyetlerime devam ederim. Çünkü yasal zeminde sosyalist bir siyaset üretiyoruz'' diye konuştu.

Mahkeme heyeti, saatin geç olmasını göz önüne alarak, duruşmaya yarın devam edilmesini kararlaştırdı.

Yarınki duruşmada tutuklu sanıklardan Hanefi Avcı'nın da savunma yapması bekleniyor. AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler